19 Ağustos 2009 Çarşamba

GÜL KENT


Sabah erkenden denize gittim, kimsecikler yoktu henüz. Elimde Thomas Hardy'in "Çılgın Kalabalıktan Uzak" romanı, uzandım kumlara... Nasıl iyi geldi anlatamam.

Yorulmuşum ben, hem de çok yorulmuşum. Biz anneler yanlış mı yapıyoruz bilmiyorum. Çocuklar söz konusu olunca kendimizi kaybediyoruz. Oysa durmasını bilmeliyiz biraz, fırsat da tanımalıyız belki. Sınırlarımızı çok zorluyoruz, sonra da " Ağrıdan sızıdan tutmaz ellerim,ayaklarım!" moduna giriyoruz. Bir şeyler eksik kalsa kıyamet mi kopar?

Deniz en güzel zamanlarını yaşatıyor şimdilerde. Akvaryum gibi. Dibindeki kum taneleri sayılıyor. Dünyanın en güzel denizlerinden biri burasıdır gibi geliyor bana. Serin sularında kendime geliyorum. Tatilin bitmesine on gün kaldı. Sona yönelince daha bir anlam kazanıyor gözümde.

Ancak kulağımıza kötü haberler de gelmiyor değil. Söylentiye göre Gül Kent atıklarını denize boşaltmaya başlamış. Umarım doğru değildir.Kimsenin böyle bir hakkı olamaz. İş anlaşılsın hemen şikayet edeceğim. Aslında her sitenin arıtıcısının olması gerekiyor. Olmayana ruhsat verilmiyor. Ama biz kaçak güreşmeyi seven bir toplum olduk son zamanlarda. Yasaları delmenin ustasıyız, hatta sadece bu konularda çalışıyor çoğumuz!

Gül Kent bir arsa kooparatifi... Çok uzun yıllar önce kurulmuş. Hala yapılmayan arsalar var. Evler tek tek yapıldığı için sonradan yapılanların arıtıcıya bağlanıp bağlanmadığı da kuşkulu. Yetkilileri ve sorumluları uyarıyorum, gül demekle siteler gül kokmuyor! Yazık etmeyin denizimize, geleceğimize! Kıymayın siz de ülkemize...

Yine şikayetle bitiriyorum bu yazıyı da, gördünüz işte! Ne yapsam sorunsuz yazı yazamıyorum, oysa güzel başlamıştı her şey. Bir daha olmayacak diye de söz veremiyorum size. Daha Sağlık Ocağından da bahsetmeliyim bir sonrakinde, ondan sonra belki...

Dostça kalın, sevgiyle yaşayın.


4 yorum:

Dolunay dedi ki...

inşallah oyle bır durum yoktur .sevgılerımle.

Adsız dedi ki...

Umarım yoktur... Umarım belediye gerekeni yapar. Gerçekten güzelim sahillerimiz gitmesin böyle elden...

Şükrü Yılmaz dedi ki...

Sevgili Kardeşim ve Enişte Bey
Günaydın Hayırlı Günler Sevdiklerinizle birlikte güzel,neşeli,ve bereketli günler dilerim.Sevgiyle,Saygıyla vede Sağlıkla Kalın ALLAH'a Emanet olun. http://sukruyilmaz.net/img/gunaydin3.jpg

Yorum:Hani bizde bir deyim vardır tabiri caizse özür dilerim Bokun Adını Gül koymuşlar derler böyle site olurmu hiç sağlıklarını ve insanlara saygı duymuyorlarmı bir an evvel gereken şikayetlerinizi bildiriniz...

Şükrü Yılmaz
Antakya-HAtay

http://sukruyilmaz.net
http://sukruyilmaz.com

ÖLÜMDEN SONRA

Öldük, ölümden bir şeyler umarak.
Bir büyük boşlukta bozuldu büyü.
Nasıl hatırlamazsın o türküyü,
Gök parçası, dal demeti, kuş tüyü,
Alıştığımız bir şeydi yaşamak.
Şimdi o dünyadan hiç bir haber yok;
Yok bizi arayan, soran kimsemiz.
Öylesine karanlık ki gecemiz
Ha olmuş, ha olmamış penceremiz;
Akar suda aksimizden eser yok

Alıntı:Cahit Sıtkı Tarancı
http://www.siirdefteri.com/?sayfa=siir&siir_id=597

Çınar dedi ki...

Şikayet ediyorsun çünkü duyarlısın çevreni doğayı daha da önemlisi ülkeni seviyorsun iyi olsun istiyorsun. Olmuyor. O zaman da elinden birşey gelmezse şikayet ediyorsun,susup razı olmaktan çok iyi.

Sevgiler