28 Ağustos 2009 Cuma

MİSAFİRİM BUGÜN BEN


Ayvalık'a bu yıl son kez gittik. Hiç bu kadar sessiz olmamıştı Ayvalık. Sokaklar neredeyse boştu. Terkedilmişliğin hüznü bulaşmıştı caddelere, sokaklara... Evli evine, köylü köyüne dönmüş; burası yalnızlığıyla baş başa kalmıştı. Ama böylesi de güzeldi. Ilık, tatlı tatlı esen rüzgar mutluluk hormonu taşıyordu beyinlere, yüreklere...

Aslında bu kimsesizliğin nedeni tatilcilerin bir kısmının dönüşü değildi sadece. Ramazanın yanında, akşamki maçların da etkisi vardı. Kafeler, çay bahçeleri TV ekranlarına kilitlenmiş insanlarla doluydu. Büyük- küçük fark etmiyor vallahi, erkekler bir anda hiç tanımadıkları kişilerle bir anda dost ya da düşman olabiliyorlar, saatlerce konuşacak konu bulabiliyorlar. Yeter ki futbol olsun! Bizim yanımızda yürürken akılları maçlardaydı biliyorum...

Sonuçta güzel bir akşam geçirdik. Fazla kaçırılan akşam yemeğinin sıkıntısını sodalarla gidermeye çalıştık.

Hepsinden önemlisi Ayvalık yolu üzerindeki tüm seramik satış mağazalarını gezdik. Renk beğendik, fiyatlar aldık. Kalite farkını fark etmeye çalıştık.

Bu konuda fazla bir bilgim de yoktu, iyi oldu. Ege seramikde karar verecek gibiyiz, ama biraz daha bilgi edinmek gerekiyor. Çünkü gezdiğimiz yerlerdeki fiyat farklılıkları kafamızı karıştırdı.Sokul, diye bir yer var, orada fiyatlar uçmuş zaten. Yeni ürün de ondan dediler, bilmiyorum artık. Bilgisi olan varsa ve paylaşırsa sevinirim. Sanırım ekim gibi döneceğiz yazlığa bu işler için. O zamana kadar araştıracağız artık.

Bugün yazlıktaki son günümüz, denizle vedalaşmaya gideceğim birazdan. Misafirim bu gün ben... Yarın yolcu!..

1 yorum:

sufi dedi ki...

Tatil yerlerine sırtını dönüp gitmek nedense hüzün veriyor insana değil mi?