11 Eylül 2009 Cuma

BAŞBAKANI KUTLUYORUM


Vallahi de kutluyorum, billahi de kutluyorum. Haklı, yerden göğe kadar haklı...

"Susun!" , diyor. "Konuşmayın!" diyor. "Tartışma Programlarına Aman ha Katılmayın! diyor...

Dün akşam, Adalet Bakanı televizyonun birinde konuştu. Tek başınaydı. Monolog halindeydi. Kimse onu sıkıştırmadı, tek başına rahat rahat anlattı,anlattıkça battı, ama hiç bir şey söylemedi. Söyleyemedi, bilmiyor çünkü! Sadece muhalefetten yardım dilendi, üstelik onları suçlayarak...

Bugün, biraz önce de, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı basın toplantısı yaptı. Keşke yapmasaydı! Acıdım kendisine... Olamaz ya, bu kadarı da olamaz! Siyaset Meydanına Ali Kırca'nın çıkardığı çocuklardan birini getirselerdi, ondan daha aklı başında konuşurdu. Bilmiyor, hiç bir şeyi bilmiyor, inanın bilmiyor! Sel nedeniyle, başbakanla, helikopter turu atarken görmüş bazı yanlışlıkları! Gözlerini açarak talimatı verdim, diyor. Başbakanımız da talimat verdi, takip edecek yaptıklarımızı, diyor.

Hep şu CHP suçlu, diyor! Biz bir şey yapmadık, diyor! Niye bu kadar zamandır düzeltmediniz, diyenlere: Yargı suçlu, diyor. Bilim insanları suçlu, bilir kişiler, bilen kişiler, suçlu diyor. Yazık ya, üzüldüm gerçekten!

O, buraya bilmediği için seçilmedi mi zaten? Bilse susar mıydı bu kadar zaman? Bilse, her emre eyvallah der miydi ki? Bilmediği için, eyvallah diyeceği için oturtulmadı mı o koltuğa, diğer koltuklarda oturtulanlar gibi...

O, muhallebi imparatorluğunu kurdu, biliyor bu işi... Bir de laleler, laleler, laaaleeeleer dikti her köşeye, kısa sürede solsa da!

Başka da bir şey bilmiyor, bilmediği için de yapmıyor! Ama bu kez kızdı! Kimsenin gözünün yaşına bakmayacakmış, yıkacakmış, ruhsatsız, plansız her yeri yıkacakmış! Hadi kolay gelsin!.. İstanbul'da ve Türkiye'nin her köşesinde yıkılacak çok yer var...

Önceliği "Alidibolara!" versin, isterse...

Siz başbakan olsanız, bu kişilerin konuşmasına izin verir miydiniz? Tek başlarına rahat rahat konuşurken bile batıyorlar. Bir de karşılarına muhalefetten kişileri koyup gazetecilerle birlikte, halkın gözü önünde tartıştırmaya kalksanız ne olur durumları?

Haklı başbakan, vallahi de haklı, billahi de haklı. Bu milleti uyandırmanın ne gereği var! Kendisi çıkıyor mu tartışma programlarına? Onlar da çıkmasın. Kapalı kapılar ardında apaçık açılımlar koyarız önlerine, olup biter nasılsa! Yiyenlere, afiyet olsun...

16 yorum:

Ozgur dedi ki...

Sevimsiz, ruhsuz. Bi de bu adamları müslüman diye seçenler var. TV yağmacıları gösteriyor güya. Asıl yağmacılar ortada konuşuyor sürekli!

aysema dedi ki...

Sevgili Özgür,

Asıl yağmacılar bunlar gerçekten de. Koca ülkeyi yağmaladılar doymadılar daha.
Biz de üç beş tabak alanlara kızdığımız kadar, bunlara kızmıyoruz.Ya da asıl suçluları görmezden geliyoruz.
Birkaç garibanı yakalayıp işi unuttururlar zaten. Çabuk unutuyoruz nasılsa...

Adsız dedi ki...

Tabak çanak yağmalayıcıları yakalanmış yaşasın! Bir de ülke kaynaklarını yağmaıayanlarla, yağmalatanlar yakalansa ya!

nalan dedi ki...

Göz açtırmayıp ne kadar ruhsatsız varsa yıkacakmış.
Eyvah derim ben buna.
Demek ki tepkiden çekinip de yapamadıklarını bu araya sıkıştıracaklar.
Benim anladığım budur :(

aysema dedi ki...

Sevgili Nalan,

İşte, senin de dediğin gibi, bu durumu fırsat bilip muhalif olanlara uygulayacaklar yıkım işini. Yandaşlara dokunmayacaklar. Onlar yeni Alidibo durumlarını sürdürecek...

Nereye kadar? Kaynaklar tükendi, halktan homurtular gelmeye başladı. Umarım gidicilerdir. Bıraktıkları enkaz nasıl temizlenir bilmiyorum.

aysema dedi ki...

Sevgili Adsız,
Dileyelim bir gün onlar da bağımsız yargıda hesap versiner...

Angel dedi ki...

Onların boynunda öbür dünyada çamurlu eller, kanlı kanlı minik eller olucak. Parayla imanın kimde olduğu bilinmez derler. Biliyorum çamurlu, kanlı paralar onlarda amaaa imanın zerresi yok onlarda.

aysema dedi ki...

Sevgili Angel,

Dinci bunlar, dini kullanarak, dindarları kandırıyorlar. Hesap vermeliler, hem de bu dünyada...

Gülen Tezer Üstün dedi ki...

Aysema öğretmenim;
Ne üzerine siyaset yaptıklarını onlar da biz de biliyoruz. Onlar için bu gidişler 'her canlı nasılsa bir şekilde gidecek. Onların kaderleri böyle yazılmış' Bu düşünce tarzında olduklarından üzüldüklerini hiç sanmıyorum. Savunulacak ne vardıki çıkıp basın toplantısı yapabildi bu kişi hiç anlamadım?
95teki selde sorumluluğu olan her kişi bir üst koltukta oturuyor şimdilerde ama 'yaşama hakkı'na ancak bu kadar sahip çıkan İstanbul halkı da sorumludur bu işten ve hiç yırtmaya çalışmasınlar.
Yağma yapanları bir biçimde serbest bırakanlar yağmanın ne kadar basit bir suç, ne kadar affedilir bir şey olduğunu gösterdiler; kendilerinden bildiklerinden olmasın sakın?
Hala istifa eden bir tek yetkili bile yok.
Yine alkış!

aysema dedi ki...

Sevgili Gülen,

Hiç istifa ederler mi? İstifa ederlerse tranvaydan inmeleri gerekecek. Demokrasiyi araç olarak kullanıyorlar. Asıl amaca ulaşıncaya kadar her şeyi kullanacaklar. Tepkileri görünce biraz durup sonra yeniden devam edecekler. Tatlı mı kanlı mı olacak durumları...

Vatanı yağmalayanların yanında diğerleri masum kalıyor da ondandır.

Ar damarı çatlamış bir kez, ne desek boş...

maydanoz dedi ki...

Güzel blogunuza, maydanoz blog topluluğu arasında tanıtımı için bir sayfa ayırdım, selamlar.

aysema dedi ki...

Sevgili Maydanoz,
Çok teşekkür ederim. Çalışmalarınızda başarılar dilerim.

kamikaze dedi ki...

Çok güzel dile getirmişsiniz Aysema öğretmenim,işte konuştuk demek için göstermelik basın toplantısı yapmışlar.suçlular kimse bir an önce cezalandırılmalı normal ülkelerde.maalesef ki yetkililer ,yağmacıları bile serbest bırakıyorlar!!!

Zeugma dedi ki...

Bu güzel yazı için ben de sizi kutluyorum Aysema Öğretmenim..
Tüm kalbimle..
Sevgiler...

aysema dedi ki...

Sevgili Kamikaze,

Yetkililer yasa tanımıyor en başta. En çok yargıyı suçladığı ifadeler beni güldürdü. Yargı, yaptığımız yasa dışılıkları görmesin, diyor resmen.

Yazık ki bu insanlar bizi yönetiyor.

aysema dedi ki...

Sevgili Zeugma,

Mutlu etti yorumunuz beni. Beğenmenize sevindim. Çok teşekkür ederim.

Keşke gerçekten kutlayacağımız doğru ve güzel şeyler yapsalar...