3 Eylül 2009 Perşembe

BİR MUM DA SEN YAKAR MISIN?


Özgür Anne, Okuyamazsın, Deniz Kabuğu ve Elçin'in bloglarını okudum içim titreyerek... Siz de okuyun ve bir mum da siz yakın.

Ramazan ayındayız. Bayram geliyor biliyorsunuz. Sadece iftar çadırı kurmakla, birkaç torba kumanya dağıtmakla kendinizi rahatlatmayı bırakın artık. Açın gözlerinizi, çevrenize alıcı gözlerle bakın biraz da.

Acılar yaşanıyor bu ülkede, hastalar var, hastalıklar var... Sağlıklı yaşamak her geçen gün daha da zorlaşıyor. Hastalardan alınan katkı payı artacak, bütçe açıkları yine halkın sırtına yüklenecek duydunuz mu?

Evet tek tek yardım yapmaya çalışıyoruz, yapmalıyız da. Bir çocuğu sevindirmek az şey mi? Ama çözüm bu değil baylar , bayanlar!

ÇÖZÜM: Sağır sultanları uyarmak, sesimizin duyulması için hep birlikte, her sorunda gürlemek! Bunu yapabiliyor muyuz? Yapsaydık, yapabilseydik bu durumlara düşer miydik hiç?

Halk her geçen gün yoksullaşırken birileri palazlanıyor. İşsizler ordusu çığ gibi büyüyor. Ülke elden gidiyor a dostlar, görmüyor musunuz? " Bütün orduları dağıtılmış, bütün tersanelerine girilmiş, bütün kaleleri zaptedilmiş. Bundan daha elim ve daha vahim olmak üzere ... "

Üstüne titrediğimiz çocuklarımız savaş ortasında kalırsa ne yapacağız? Bizi birbirimize kırdırmanın planları yapılıyor, susuyorsunuz!

Ne zaman konuşacaksınız?

4 yorum:

içimdeki yolculuk dedi ki...

susmayanlarda var hocam.evet hayat yedim içtim gezdim falancı yerde müzik eşliğinde şunu
yaptım buna aldım bunu giydimden ibaret değil.gerçek olan gerçekler varki bir çoğu bunlara sırt dönmüş durumda.ve toplum olarak koyunlaştırılmaya alışık olmaktan mıdır yoksa insanın kendi doğasından mıdır bilinmez..ama söz konus bir çocuk minicik bir beden bu konuda insanların duyarsızlığı beni çok üzüyor hemde çok

Gülen Tezer Üstün dedi ki...

Sevgili öğretmenim; eğitim ve sağlığın ücretsiz olması insan haklarındandır. Görmezden gelineni, bizden esirgeneni biz örgütlenerek kendimize sağlarsak belki yapabilme gücümüzün yaptırım talep etme gücüne de eşdeğer olduğunu anlarız.

içimdeki yolculuk; bir gün bütün yılanların uyanacağını umuyorum..

DemotikE dedi ki...

Sayın Üstün bir çok örgütümüz zaten vardı...
Bugün sadece tabela haline getirildiler...
Yaptırım... Kiminle? Hangi güçle?
Bir ülkede en büyük güç halkın gücüdür. Ama bunu en iyi anlayan ve kendisi için kullanan, bizim gibi sadece hamaset yapan, Türk'ü Türk'e meth eden aptal zihniyetten uzak, akıllı ve çalışkan, bizi yok etmek için kolları sıvamış, iç ve dış güçler.
Bizler bunu yıllardır dile getiriyoruz. Sayın Aysem'a bugünlerde dile getiriyor.
Oysa biz bunu ilk dile getirdiğimizde, vatan haini de olduk, felaket komplosu yazarıda.
Dahası demokrasi düşmanı damgası yedik. Şimdilerde "artık çok geç" diyoruz.
Bugün de buna inanan yok.
Sorarım; Yarın gerçekliği anlaşılsa ne olacak?
Eğri oturup doğru konuşalim. Kendimizi aldatmayalım. Ordusunu kaybetmiş cumhuriyetten hayır gelmez.
Şimdi çok kişi bu lafa da inanmayacaktır. Hiç farketmez...
Bizler artık anlatamamaya ve milletin anlamamak için direnmesine alıştık...
Dostça kalınız.

Emine Albayrak dedi ki...

Sevgili Öğretmenim;
demek istiyorum izninizle ve desteğiniz için ayrıca teşekkürü bir borç bilirim.
Yazık ki görmezden geldiğimiz her bir gerçek gün gelicek bir ilmekken bir top çileye dönücek..

Saygılarımla...