28 Eylül 2009 Pazartesi

İTİRAF EDİYORUM

Ben bugün hırsızlık yaptım. Pişman değilim. Yine olsa yine yaparım. Ayrıca çok da mutlu oldum. Artık beni de "adam!" dan sayar mısınız bilemem...

Bugün kardeşimin ayağının kontrolü vardı. "Sabah yedide hastanede olun!" demişler, biz de tam yedide oradaydık. Koltuk değnekleriyle güçlükle taksiden indi. Ben hemen görevliye koştum:

"Tekerlekli sandalye alabilir miyim? Kardeşimin ayağı kırık, alçılı da..."
"Yok!"
"Anlamadım, yok olan ne? Vermiyor musunuz?"
"Tekerlekli sandalye yok!"
"Hiç mi?"
"Hiççç!"
"Nasıl olur, koca hastanede tekerlekli sandalye olmaz mı?" Ne yapacağız şimdi?"
"Sedye alacaksınız kardeşim, sandalye yok!!!

Kardeşim, koltuk değneklerinin yardımıyla hoplaya zıplaya en yakın sandalyeye oturdu. Babam da yanında... O sırada baktık bir hasta tekerlekli sandalyeye kurulmuş geliyor. Sordum, acilden almışlar.

Ben de hemen acil kapısına gittim. Tekerlekli sandalye buradan alınıyormuş galiba, dedim. "Yok", dedi, "Sedye verelim" dedi, "Bak onu da bulamazsın, biraz sonra!" dedi. Yetkilileri sordum, henüz gelmemişler. Hastalar erken gelip sıra alıyorlar. Daha doğrusu doktorların kapısında asılı kağıda adlarını yazıyorlar.
Neyse lafı uzatmayayım, ben kapı kapı dolaştım. Başhekimlik binasının kapısındaki görevliye de derdimi anlattım. İnsafa geldi, "Ortopedi servisine bir bakın" dedi.

Durulur mu? Ben de durmadım. Uçarak çıktım merdivenleri. Döne döne buldum servisi. Kapıdan girdim, baktım karşımda "tekerlekli sandalye" bomboş durmuyor mu? Kaptığım gibi çıktım oradan. Hem gidiyorum, hem de arkamı yokluyorum. Yakalanmak da var değil mi? Yok, yakalanmadan hırsızlık yapmıştım. İşin tuhafı bu beni mutlu etmişti. Utanma mutanma da hissetmedim.

Sandalye önde, ben arkasında hastaların imrenen bakışları arasında kardeşimin yanına geldim. Oturttuk içine, doktorun kapısına kadar götürdüm.Röntgen çektirin gelin dedi doktor, alt kattaki röntgen bölümüne indik, tekrar yukarı çıktık. Kardeşimin alçısı çıksaydı keyfime diyecek yoktu, ancak bir hafta daha kalsın, sonra çıkaralım, diyince biraz canımız sıkıldı. Yere basma! diye de tembihledi...

Hırsızlık maceram başarıyla tamamlandı. Ama yine içim rahat etmedi. Kardeşimi ve babamı bekletme pahasına, koşa koşa sandalyeyi aldığım yere koydum, döndüm. Kimseler görmedi, kimseler duymadı...

Bari buradan Ankara Numune Hastanesi yetkililerine duyurmuş olayım.Her yerde kimlik karşılığı veriliyor sandalye, sizde neden yok? Üste para da verseniz sağlam insan o sandalyelere binmeyeceğine göre, lütfen hastalarınıza yardımcı olunuz.Sedyeler yatan hastalar için uygun olabilir, bacağı alçılı hasta için hiç de uygun değil bilesiniz. Zorla insanları başka seçenekler aramaya yöneltmeyiniz.

Hem her zaman aldığını yerine koyan hırsızları da bulamazsınız benim gibi...


22 yorum:

Haykırış dedi ki...

Ahh sevgili Aysema kardeşim keşke her hırsız anlattığınız türden olsa ama heyhat nerdeee..
Geçmiş olsun dileklerimi kabul buyurun.
Burda hatalı olan siz değilsiniz ki sizi o duruma sokan Hastane görevlileridir. Ne demek yok, bulamazsınız lafları o zaman kapatsınlar hastaneyi görevin bihakkın yapıldığı hastanelerde çalışsınlar saçmalık onlarda asla kendinizi suçlamayın bende olsam aynısını yapardım.
Siz, kardeşlik hissinizin gereği yapmanız gereken ve hatta yapılması gerekeni yapmışsınız. Açık gözlülük derler adına ki mutlaka olması gereken bir davranış şekli kutluyorum seni. Kardeşinize acil şifalar diliyorum.
Saygılarımla

Angel dedi ki...

Keşke sizin aldığınız sandalyeyi koydukları gibi,
Sayın hırsızlar, pos bıyıkları altından dişlerini göstererekten gülerek aldıkları paraları,
Selde, depremlerde ölenlerin canlarını, çaldıkları değil DENİZ okyanus olduğu halde hala fenerle bulunamayan hayırseverlerin! paralarınıda getirse yerine koysa demi?
Siz hırsızlık yapmadınız ki Aysema Abla, aldığınız bişeyi yerine tekrar koydunuz eğer o sandalyeyi evinize getirip salonun baş köşesine koysaydınız o zaman hırsızlık olurdu.
Tekrar geçmiş olsun dileklerimle,

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Bir gün herşeyinden memnun olduğumuz, bizi zor sokmayan, kendi işimizi kendimiz halletmek zorunda bırakmayan biryerler olcak da biz de onlara teşekkür yazıları yazacak mıyız merak ediyorum. Nereye dokunsak herşey elimizde kalıyor :(

sufi dedi ki...

Ah Aysemam;
Bundan 5 yıl önceye gittim senin sandalye bulma maceranla birlikte.Ben de hastane kültürü sıfır bir insan olarak ayağı kırık anacığıma bir sandalye bulamamıştım da kendimi ne kadar aşağılayıp beceriksizliğimle erinmiştim.Oysa kadının biri hastaneyi birbirine katıp 5 dakikada yaratmıştı aranan aleti.Ya Ben, ne işe yarıyorum ki diye düşünmüştüm o gün!Çalmayı bile becerememiştim,"yuh sana" demiştim kendi kendime.Anamın merhamet dilenen gözleri gitmedi hiç yüreğimden.İşte bugün o günü hatırlattın bana.
Ama yine de sevgilerimle.
Kabul ettim ben beceriksiz bir kadınım.

Angel dedi ki...

Sevgili sufi,
Lütfen ne beceriksizliği rica ederim. Asıl beceriksiz tedavi katkı payı almasını bilip bu parayı sandalyeye çeviremeyendir.
Lütfen kendinize haksızlık etmeyin.

aysema dedi ki...

Sevgili Haykırış,
Başka çare yoktu zaten. Sedyeye çıkmak kolay mı tek bacakla.
Teşekkürler...

aysema dedi ki...

Sevgili Angel,

O sandelyeyi eve getirmek de çok kolaydı inan. Herkes sadece "dur" denilen yerde duruyor, "yasak" diyiyor. Başka bir şeyle de ilgilenmiyor. "Gözlerimi kaparım vazifemi yaparım" durumları...

Sandalyeyi kapının önünde bırakabilirdim, o zaman servisin bulması çok zordu, çünkü kapanın elinde kalırdı.

İnsanda bitiyor her şey aslında. Uğraşmak, çalışmak zor gelince ilk akla gelen yapılıyor. "YASAK"...

sEVGİLERİMLE...

Adsız dedi ki...

operim ben o hirsizi:)

aysema dedi ki...

Sevgili Aydan Atlayan Kedi,

Bütün çabalarımız, söylemlerimiz, eleştirilerimiz o özlemle yapılmıyor mu zaten?

İnsana yaraşır bir yaşam istiyoruz.Bir gün olur mu dersin?

Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Sufi,

Anılarına götürüp seni üzdüğüm için üzüldüm. İnan ben de çok beceriksizim bu konularda. Bugün şansım yardım etti de boş sandalyeyi buldum, yanında da kimse yoktu iyi ki...

Aslında hakkımız olanı almak için bize bunları yaşatanların utanması gerekir. Sandalye var, ama uğraşmak, takip etmek zor geliyor onlara...

Yıllarca sağlık giderleri için paramız kesildi maaşlarımızdan. Gereksinim duyunca eziyet etmenin anlamı ne?

Annenle ilgili yazdıkların benim de yüreğimi dağladı. Keşke geçmişi geri getirebilseydik!

Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Angelcim, çok haklısın canım. Sevgiler...

aysema dedi ki...

Sevgili Adsızım,

Bu hırsız da sizi öpüyor... Bak hırsızlık işe yaradı galiba. Birden sevgi görmeye başladım...

Gülen Tezer Üstün dedi ki...

Çala çala sandalye mi çaldın öğretmenim; şöyle bir banka içi boşaltamadıktan ve ç-aldığın sandalyeyi hiç üşenmeden yerine koyduktan sonra seni hırsızdan mı sayarım ben?? Sen insana yakışır biçide bir hasta tedavisi için gerekli olan malzemeyi hakkın olsa da alamamış ama kişisel becerinle işi çözmüşsün. Bunun adı hırsızlık mı oluyor şimdi :P cık cık becerememişsin :)
Kardeşe çok egçmiş olsun. Öpüyorum ikinizi de.

sünter dedi ki...

Sevgili aysema,
kurumlar,yetkililer sorumluluklarini yerine getirmedigi sürece bizlerde böyle "beyaz" hirsizliklar yapmak zorunda kalicaz:)
Beyaz yalan olurda beyaz hirsizlik neden olmasin?
Ikiside birilerine iyilik icin yapilir sonucta:)
Sevgiler

Adsız dedi ki...

Hirsizliğin tarifi kendıne hak ve menfaat sağlamak için maddi değeri olan bir malı almaktır.Hırsızlık yaptım diye böbürlenme.Sen sadece emaneten almışsın ve işi bitince bırakmışsın. Yani atıl duran bir malı amacı doğrultusunda kullanmışsın.Ne var bunda. iyi günler geçmiş olsun.

MELİS dedi ki...

Böyle hırsızlığa can kurban,iyi ki
yapmışsınız öğretmenim:)
Sevgiler

neşe dedi ki...

Bunun adına hırsızlık demezler..Hem utanması gereken de siz değilsiniz.Bence budurumda yapılabilecek en akıllıca şeyi yapmışsınız....Sizi kutlarım.Bu duruma getirenler utansın..

aysema dedi ki...

Sevgili Gülen,
Yanıtları geciktirdiğim için özür dilerim.

Sandelye işini birinci de çözdüm de ikincisinde sedyeye mecbur olduk...

Teşekkürler.

aysema dedi ki...

Sevgili Sünter,

Ortopedi servisinde tekerlekli sandalye olmaz mı? Hem de Ankara'da...

Kendileri zırhlı araçlarla geziyorlar halkın sırtından...

Sevgilerimle.

aysema dedi ki...

Sevgili Adsız,

Emaneten aldım zaten. Ortopedi bölümünde kullanılmayacak da nerede kullanılacak bu sandalyeler...

Engelli insanları düşünmeyecek kadar duyarsız olmuşuz. Hastanede durum buysa vay halimize!

aysema dedi ki...

Sevgili Melis,
Çok teşekkür ederim.

aysema dedi ki...

Sevgili Neşe,

Keşke utanmayı bilseler! O zaman işler böyle olazdı ki...