27 Eylül 2009 Pazar

MERHAMETLİ İNSANLAR NASIL ÖLDÜRÜR?


Bu sıra TV'lerle ,dizilerle pek içli dışlı yaşıyoruz. Kanaldan kanala, diziden diziye, yarışmadan yarışmaya atlanıyor evde. Ben de ister istemez göz misafiri ya da kulak misafiri oluyorum...

Ne mi gördüm, ne mi duydum? Şiddet, şiddet, şiddet birinci sırada. Aşk( diyorlar adına ama...), intikam, yalan dolan , entrika...

Hangi sahneye başımı kaldırıp baksam kadınlar dövülüyor, hem de ölesiye! Dayak dayak dayak... Babalar-abiler ahlaksız,zorba; analar silik, ezik; kızlar hem kendilerinin hem de annelerinin dayağı hak edeceği işler peşinde!..

Son damla ise ATV'de yeni başlayacağı duyurulan bir dizinin tanıtımıyla ilgili cümle oldu. Cümle şu:

"Merhametli insanlar bıçakla öldürür, çünkü ceseti çabuk soğur!"

Neymiş merhametli insanlar bıçakla öldürür!

Kızan, eline bıçak alıp etrafa saldırsa haksız mı? RÜTÜK eski Türk filmlerindeki sigaraları sansürleye sansürleye dumana mı boğuldu nedir? Sigara öldürür de bıçak öldürmez mi? Ya dayak ? İnsan onurunu yok etmiyor mu?

Sönen Fener ışığını yakma çalışmalarından asli görevlerine bakamıyorlar mı yoksa? Ya da Fener yanıyor da gözleri mi kamaştı?

Veya tüm bunlar sıradanlaştı da biz mi çağın gerisine düştük?

22 yorum:

Haykırış dedi ki...

"Sönen Fener ışığını yakma çalışmalarından asli görevlerine bakamıyorlar mı yoksa? Ya da Fener yanıyor da gözleri mi kamaştı?"
Ayakta alkışlıyorum başka lafa gerek yok. Tespit yerinde deyim şahane. Kör gözlere inat afiş yapıp asmak gerek.

cAt dedi ki...

son cümleler sağlam vurmuş. söze gerek yok. dizilerdeki gibi yaşamaya çalışıyo gençler çocuklar. sonra düşünüyoruz şiddet niye artı.

Angel dedi ki...

Biz anlıyoruz da bu anlamlı sözlerin manasını, hikmetini onlar nasıl anlayamıyorlar ANLAMIYORUM.

aysema dedi ki...

Sevgili Haykırış,

Kör gözlerin gözü paradan başka bir şey görmüyor ki... Dini imanı para olanlardan iyi birşeyler bekleyen bizler hayalci miyiz neyiz?

aysema dedi ki...

Sevgili cAt,

Hoşgeldiniz. Her türlü şiddet özendiriliyor, suçlular cenneti oldu ülke.
Sonra da ne oluyor bu çocuklara diye dövünüyoruz?

Suçlulara af,suçsuzlara her türlü eziyet! Ne ala memleket. İnsanı zorla suçlu yapacaklar...

aysema dedi ki...

Sevgili Angel,

Anlamak gibi bir dertleri yok ki? Götürmek tek bildikleri... Bir gün onlar da gidecek, gitmeli, belki giderler... Offff!

Sevgiler...

Haykırış dedi ki...

Konuyla belki ilintili değildir şeklinde düşünebilirsiniz ama hafızamı rahatsız ettiği için yazmak zorunda kaldım. Vaktiyle gün sonu kasa sayımında kasası 400.-TL (yıl 1979) noksan çıkan arkadaşımız için Genel Müdürlükten Müfettiş geldi tetkik sorgu, sual derken ıhh bulunamadı ve o çalışandan zararı karşılayacak miktar dahilinde senet alınarak görevden el çektirildi.
Şimdi bu noktada düşünüyorum, bir yanda trilyonlar gidiyor ohh paşa keyfim deniliyor. Diğer yandan 400.-TL için kişinin geleceği kararıyor. Bu nasıl ADALET. Sahi yan yatan adalet adilane olur mu?

Angel dedi ki...

Adil olmayan adalet ne yazık ki halk için geçerli.
kör olan gözler için de diyorum ki acaba bOşbakanımız tvlere çıktığında amerikanlardan bir hoca ona bir dua veriyorda halka mı üflüyo ki bu kadar körüz?
Ya da çevremde körü körüne hükümeti destekleyenler, 10 yıl önce başı açık olanlar hacca falan gitmeden, rüya görüpte hikmete ermeden böylesine yaşamaları para karşılığı mı?
bu ne kadar sevap olur ki.Ben başımı kapatırsam para için İçimdeki Allah korkusu olmayacakmı?
Dıştan kandırmak kolay da, içinde seni yaradanı nasıl kandırıyorlar anlıyamıyorum.
Uzun oldu ama son bir not.
bugün starda ruhat menginin programında özellikle zülfü livaneli o kadar güzel ama bir o kadarda ağır konuştu ki Chp'ye karşı pes dedik doğrusu.
umarım denk gelir tekrarını izleyebilirsiniz.

aysema dedi ki...

Sevgili Haykırış,

Adalete "Ergenekon" davasında güveniyorlar, "DOKUNULMAZLIK KALKSIN" denilince güvenmiyorlar.

Deniz Fenerine yayın yasağı, diğerlerine özel servis bilgileri!

Ama ben gerçek Cumhuriyet Savcılarına güveniyorum. Geç de olsa adalet yerini bulacak, bulmalı...

Aslında bilinçli olarak tüm kurumlar yıpratılmaya çalışılıyor gibi geliyor bana...

aysema dedi ki...

Sevgili ANGEL,

Her hafta o programı izliyorum. Bu haftakini de izledim...

Zülfü Livaneli iyi bir müzisyen benim için. Kültür adamı da olabilir, ancak onun dışındaki düşünce ve eylemlerini onaylamıyorum.
Seçilememesine de üzüldüm. Keşke seçilseydi. Anlaşılan AKP onu oyuna getirmiş.

Türkiye'nin adayını(Z.Livaneli'yi) değil de Kitap Yakan Mısırlı adayı desteklemiş. İkisi de seçilememiş sonuçta.

Şimdi, öncelikle kime kızmanız gerekir? Kendi ülkesini desteklemeyen Türk Dışişleri Bakanlığına değil mi? Hayır, o CHP'yi ağır bir şekilde suçluyor. Günler öncesinden de AKP'ye övgüler diziyordu.

Hiç unutmuyorum. CHP, Zülfü Livaneli'yi İstanbul Belediye Başkanlığına aday göstermişti. Seçim konuşmalarında CHP'yi kötüleyerek, ben başkayım, bana oy verin diyordu. Sonuçta ikisi de kaybetti.

CHP etkin muhalefet yapamıyor, ya da ondan çok şey bekliyoruz. En çok da oy vermeyenler eleştiriyor. Ancak eleştirirken insafı elden bırakmamak gerekiyor.

Sonuçta mecliste parmaklar sayılıyor.

İkinci Cumhuriyetçiler, kürtçüler, bölücüler, dinciler güç birliği yapmış yürüyor... Onlara bir şey diyeme, CHPye vur, haksızlık değil mi?

O döneklere zaten sözüm yok. Bugün başını örter yarın .... açar. Çıkarları her şeyin önündedir çünkü.

Sevgiler...

sünter dedi ki...

Sevglili aysema,
bicaklamak merhamet göstergesiyse biz baya merhametli bir milletiz demek!
Hele Garipoglu tam bir merhamet abidesi!!

Fener sönmedi malesef hala yaniyor.Istanbulul Bakirköyde gezerken gördüm. Bildigin stand kurmuslar standin basinda 4 genc iki kiz iki erkek bagis topluyorlar.
Milletin gözü hala acilmamis.
Almanyanin tarihinde böyle büyük bir dolandiricilik olayi yasanmamis.Ilk Deniz Feneri olayi böyle bir "serefe" nail oldu.Bunu günlerce tüm yayin organlari duyurdu. Gercek suclulularin Türkiye´de oldugunu da üstüne basa basa duyurdular.
Buna ragmen bu kurulus hala alanen bagis toplayabiliyorsa bu millet hem kör hem sagir.
Ya da biz safiz da onlarin hala kandirildigini düsünüyoruz. belki de gayet iyi biliyorlar nereye yardim ettiklerini.
Galiba senin de dedigin gibi biz bu yeni olusturulan cagin gerisinde kaliyoruz.

Gülen Tezer Üstün dedi ki...

Fener değil nur ışığı o nur!

Parpali dedi ki...

Bu ülkede hiçbir kuruma, görevliye güvenemiyor olmak ne acı. Geçen gün bir arkadaşım, bir kadının, küçük kızını sokak ortasında evire çevire dövdüğünü anlattı. Karışanlara, "size ne benim kızım" dediğini. Devletin böyle insanların(!) elinden o çocuğu alması gerektiğini düşündüm. Ama devlet korumasındaki çocukların neler yaşadıklarını hatırladım sonra. Dayak, tecavüz vs. Olur da böyle bir haber çıkarsa, sanki hiç bilinmiyormuş gibi şaşıran insanlar...
Çok Güzel Hareketler'in yılbaşı programında, 2009'a girmeyi reddeden bir köyün skeci vardı. Biz gelen bütün hizmetleri hesapladık, ancak ve ancak 1974'e girebiliyoruz, diyorlardı. Ne kadar doğru değil mi?

nalan dedi ki...

sabah yarım yamalak izleyebildim haberlerde. bir mahallede ahalinin altınlarını toplayıp sonra da sırra kadem basan bir dolandırıcıdan bahsediliyordu. sürü psikolojisi hakim bir toplumuz ve aptallık bulaşıcı şekilde yayılmakta.
aptalız biliyorum çünkü 10 yıl boyunca 20 kişi bir kooperatif kanalı ile kaz gibi yolunduk. üstelik sonunda tapumuzu da tefecinin bi,rinden satış yöntemi ile aldık. kime söylesek çok ucuz kurtulduğumuza kannat getirdi. daha başımıza gelecek var diye tahmin ediyoruz, çünkü kooperatifi bir ton borç içinde bırakarak sıyrılıp gitti 7 sülalesi yanasıca!
Ama şu anda yerel bir belediye ile ev yapmaya devam ediyor.
İroniye bak. Dolandırıcılar baş tacı edildiği sürece bir arpa boyu yol gitmek mümkün olacak mı ?

sufi dedi ki...

O filmleri izleyen çocuklar o kadar salak ki; dumanı gözüküp de duman çıkaran adı saklı şey gözükmeyince neyin ne olduğunu anlamıyorlar zaten!
Bizler de salağız ya, ne feneri, ne öldürmesi, ne bıçağı deyip görmeze bilmeze yatıyoruz galiba. Sevgilerimle.

aysema dedi ki...

Sevgili Sünter,

Gözleri dönmüş bunların. Ne pahasına olursa olsun diyebilirsiniz kişisel hayatınızla ilgili. Ancak bir ulusun geleceğiyle ilgili bunu söylerseniz yer yerinden oynamalı değil mi? Bizde bir iki cılız ses dışında tepki bile yok. Durmuş bekliyoruz. Bir kişi her şeye tek başına karar veriyor.

Yırtık pabuçlu "KÜÇÜKLER" bugün dünya zengini olmuşsa ve yönettiği halk her geçen gün yoksullaşıyorsa daha çok fenerler yakar bu ulusu...

Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Gülen,

Kimler geldi, kimler geçti... Bunlar da gidecek bir gün, ama yıktıklarını düzeltmek çok kolay olmayacak.

aysema dedi ki...

Sevgili Parpali,

En kötüsü de bu. Evet, güven duygumuzu kaybettik. Bir kez kişinin yüreğine kuşku düşmeyegörsün iflah olmaz. Hele bu tüm toplumla ilgiliyse fena, çok fena...

Kadın çocuğunu, kocası karısını, devlet herkesi dövüyor. Televizyonlarda silahlar konuşturuluyor. Şiddet özendiriliyor.

Aileden sorunlu yeni bakan, öpüşme sahnelerini sansürleteceğini açıklıyor.
Ya yaşanan bunca şiddet ne olacak? Bu konuda ne yapıyorsunuz? Neden aklınız hep sansürlemede, yasaklarda? Bunu yapmak için bakan olmaya da gerek yok. Çözüm üretebiliyor musunuz onu söyleyin. Yoksa sizi de mi dövüyorlar, şiddete alışalım mı?

Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Nalan,

Ahh o kooparatifler, bilmez miyim? Bizi de yedi bitirdiler. İki ev parasına bir yazlık edindik. Yıllarca ödedik, bir yığın yolsuzluklarla, borçlarla uğraştık. Yapacak fazla bir şey de yok. Üyeler birbirini tanıyıncaya kadar soygun tamamlanmış oluyor. Pek çok sahte isim de kaydediyorlar(yakınları, dost-ahbap isimleri) genel kurullarda sayı üstünlüğü onlarda görünüyor... Uğraş dur!..

Size kolay gelsim. Önerim aklı başında olanların ortak hareket etmesi...

Düzen suçluları koruyor. Çal çırp paran olsun, ver parayı düzen lehine işlesin...

Nereye dokunsan elinde kalıyor.

Hele bir de belediyeler var ki...

aysema dedi ki...

Sevgili Sufi,

Fenerin isini pisliğini onlar da biliyor sanırım. Baksana halkın bu pisliği görmemesi, duymaması için yasaklar getirdiler. Ama yetmedi. Kötü kokular her yerden duyuluyor. Umalım bu kokularda boğulsunlar.

Sevgiler...

neşe dedi ki...

Yazı çok güzel.Yorumlar da en az yazı kadar güzel.Ben ne diiyebilirim, ancak nokta koyabilirim.................

aysema dedi ki...

Sevgili Neşe,

Çok çok teşekkür ederim.