14 Eylül 2009 Pazartesi

UMUT ÇİÇEKLERİMİZ OKULLU OLDU


"Gel sen bir çiçek ol yavrum
Kendi ülkenin renginde
Şu yeryüzü demetinde"

Tahsin Saraç'ın dizeleriyle başlamak istedim söze. Bence eğitimde yapılması gerekeni çok güzel özetliyor bu dizeler. Kendi ülkesinin rengini yitirmeden dünya insanı olmalı çocuklarımız! Bunu da ruh sağlığını koruyarak başarmalı.

Ruh sağlığını amaçlamayan bir eğitim çağımızda düşünülemez. Kişilik kazanmayı, yetenek geliştirmeyi, toplumun uyumlu bir üyesi olmayı (toplumsallaşma), sağlıklı insan ilişkileri gibi bir çok kavramı içerir ruh sağlığı.

Çocuğun ruhsal gelişimini üst üste konulan yapı taşları gibi düşünebiliriz. Taşları ne kadar düzgün yerleştirirsek yapı da o denli sağlam kurulur. Bu nedenle çocuk gelişiminde temeli sağlam atmalıyız. Bu yapının temel taşının "sevgi" olduğunu siz de biliyorsunuz zaten. Sevgi güvenli bir aile ortamında en uygun ve yeterli biçimde sağlanabilir. Sevginin yetersizliği kadar çocuğun sevgiye boğulması da ruhsal uyumsuzluklara neden olabilir. Yani sevgi konusunda da ölçüyü kaçırmamak gerekir.

Çocuk aile içinde büyümelidir. Araştırmalar aile dışında yetişen çocukların ruh sağlığının daha bozuk olduğunu gösteriyor. Elde olmayan nedenler dışında, bence olanaklar zorlanmalıdır. Özellikle ilk yaşlarda çocuk ana babasına yakın olmalıdır.

Ancak aile yaşamı da çocuğun ruh sağlığını bozucu etkiler içerebilir. Bence çocuk yetiştiren her aile bir kez daha kendi aile ortamını gözden geçirmelidir. Olabildiğince işe buradan başlamalıdır ana babalar! Bu durum sandığımızdan daha da önemlidir.

Evet, çocuklarımız, ev dışında da örselenebilecektir. Sokakta, okulda olumsuz davranışlarla karşılaşacak, bunlar çocuğunuzu geçici ya da kalıcı bir şekilde etkileyecektir. Ama unutmamamız gereken en önemdi durum şudur: Çocuğumuz dış etkilere karşı direncini, dayanma gücünü, başetme yeteneğini aile ortamında öğrenecektir. Ve sizin desteğinizle fazla yaralanmadan sorunlarını çözebilecektir.

Küçük bir sorun karşısında siz paniklerseniz, bunu da çocuğa yansıtırsanız çocuğunuzdan nasıl bir tepki bekllersiniz sevgili anneler ve de babalar? Sakin, sabırlı, öğrenmeye açık, tutarlı, güvenilir, iyi ilişkiler kurabilen, özverili, çalışkan... Haklısınız çok zor bir görev. Ama itiraf edin, çok da zevkli bir uğraş! Değmez mi bu kadar sorumluluk yüklenmeye? Gözlerinizin içi gülüyor, değer değer, dediğinizi duyar gibiyim. Yanılıyor muyum yoksa?

Artık çocuğunuz büyüdü. Şimdi okullu oldu, sınıfları doldurdu. Bağımlılıktan bağımsızlığa doğru büyük adımlarla yürüyor bakın. Ne gurur verici bir tablo bu! Gözlerim yaşarmıştı, çok iyi anımsıyorum o günleri. Eminim sizler de aynı duygular içindesinizdir.

Duygularınızın tavan yaptığı şu günlerde lütfen aklınızı bir kenarda unutmayın.Çocuklarınız kendine yetebilme, anne ve babasından bağımsız olarak gereksinimlerinin bir bölümünü karşılayabilmelidir. Sorumluluklarının gereğini tek başına yerine getirmesi konusunda isteklendirilmelidir. İyi bir başlangıç devamını da getirecektir.Okulda kendini yönetebilmeli, sizden ayrı düştüğü için kendini çaresiz hissetmemeli. Aile çevresi dışında arkadaşlık ve bağlar kurmaya yönelmeli. Sevgi çemberini genişletmeli.

Bencil davranışları törpülenmeli, paylaşma ve işbirliğinin önemi vurgulanmalıdır. Hep alıcı olmaktan çıkıp vermeyi de öğrenmelidir çocuklarımız.

Sevgili okuyucularım, bu amaçlara ulaşmak yazıldığı gibi kolay olmuyor biliyorum. Ama elimizden geleni esirgememeliyiz değil mi? Çocuklarımız yavaş yavaş da olsa sorumluluk ve görev alabilecek bir şekilde yetiştirilmelidir. Çocuk engelleri aşarak başarıyor. Sorunları çözerek kişilik kazanıyor. Bu konuda çocuklarımıza destek olmalıyız. Ancak, bu böyle diye, boyundan büyük sorumluluklar yükleyelim demiyorum. Yanış anlaşılmasın lütfen. Yapabileceklerini bırakalım çocuklarımız kendisi yapsın, başarmanın mutluluğunu tatsın...

Tüm çocuklarımızın yolu açık olsun. Umut çiçeklerimiz her zaman açsın, hiç solmasın. Hepsinin gözlerinden öpüyorum ayrı ayrı... Ve bir kez daha diyorum ki:

Gel sen bir çiçek ol yavrum
Kendi ülkenin renginde
Şu yeryüzü demetinde

5 yorum:

Adsız dedi ki...

Allah allah döktürmüşsün yine. Negüzel konulara temas etmişsin. DERS gibi desem. Yanlış olmasa gerek...

Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

onlarında öğretmenlerinin de yolları açık olsun

aysema dedi ki...

Sevgili Adsız,
Çok teşekkür ederim.
Bu arada yorumunuz iki kez yazılmış yanlışlıkla. Birini siliyorum.

aysema dedi ki...

Sevgili Lale,

Öğretmensiz olmaz. Bugüne kadar öğretmenin yerini tutacak bir şey de bulunmadı.

Toplumumuzu çağdaş uygarlığa taşıyacak gerçek öğretmenlere selam olsun. Yolları aydınlık olsun. Hepsini sevğiyle kucaklıyorum...