31 Ekim 2009 Cumartesi

DIŞARDAN


Siz Ali Bey, Veli Beyefendi busunuz.
Gelecekler önünde suçlusunuz.

Yöneteceksiniz de ulaşacak ha,
Çağdaş uygarlığa ulusunuz.


Ön karanlık,
Art karanlık,
Sağ karanlık,
Sol karanlık.
Kara toprak içine mi gömülüyoruz?


Bir ülke, yarısı çırılçıplak
Yarısının yediği ekmekle tuz.


Uyur itleri,
İnekleri,
Ayıları.
Bütün aydınları uykusuz...


Milyonu trahom toplumun, milyonu sıtma,
Milyonu verem, bilmiyor muyuz?


Ne olmuşuz,
Ne yapmışlar bize?
Nasıl bağlanmış elimiz, kolumuz?

Böyle giderse biline hep.
Mustafa Kemal'le bile yokuz!

De,
Yüreğin nice yanarsa yansın,

Efendilerin yüreği buz...



Fazıl Hüsnü Dağlarca


14 yorum:

GünCeraN dedi ki...

Büyük ozan, yürekli haykırmış. Birilerinin kulağına gide...

mr_lonely dedi ki...

Anlayana sivrisinek saz...
Anlayana tabi.

haykırış diyor ki; dedi ki...

Nice yıllar öncesinden şu anki durumu teşhis edip kaleme almış.
Eğrisi yok ki, kitabın taaa ortasından konuşmuş..
Efendilerimiz keyfi alemlerinde, vatandaşın çektiği ızdıraptan onlara ne ki..
İyi akşamlar.
Sevgi ve saygıyla,

Şeniz dedi ki...

Tarih tekerrürden ibarettir derler. Bir zamanlar yaşananlar yeniden yaşanıyor başroldekilerin değişikliğiyle. ama halk, ezilen,sömürülen, düşünülmeyen horlanan halk yine aynı halk.

aysema dedi ki...

Sevgili Günceran,

Gitse ne olacak ki, "Efendilerin Yüreği Buz"...

aysema dedi ki...

Anlamadıkları gibi anlayacakları da yok sevgili dost...

aysema dedi ki...

Yıllar geçiyor, değişen fazla bir şey olmuyor. Değişenler de geri geri gidiyor Sevgili Haykırış...

aysema dedi ki...

Sevgili Şeniz,

Ders almadığımız için oluyor bütün bunlar, çabuk da unutuyoruz...

Kara Kalem dedi ki...

Dilek bir kaç gündür öyle sinirliyimki. Bu agresif durumum ruh halimden kopup kalemimede yansıyor. Aslında sürekli bir küfür etmek duygusu kapladı içimi hani. Ana avrat düz gitmek istiyorum sürüdeki sebepli koyunlara. Kaç teneke yağ, kaç teneke onur eder diye sormak isterdim suratlarına tükmüklü. Ben anamla akşam karanlığında giderdim semt pazarına. Yere dökülenleri beleş toplamak için. Biz almalayalım diye esnaf ayaklarıyla ezerdi sebzeleri ama yinede çömelir oracığa ayıklardık içindekileri. Yoksulluk bile onur gerektiriyor. Bu millet ümmete sığındıkça gitgide gözümde insan olma vasıflarını yitiriyor. Hani içimden diyorum ya bunlar son yapılanlarla bir dahaki seçimde artık doğru karar verirler. Yok güzel arkadaşım, yok. Maya da var malesef. Maya bozuk. En iyisi tekrardan kapıları kapatmak dış dünyama. İnan kalbim sıkışıyor, hasta olurum diye korkmaya başladım. Hepsinin canı cehenneme diyorum da başka bir şey elimden gelmiyor. Üzgünüm biraz iç döküş oldu bu yorumdan çok. Kendine iyi bak hocam.

aysema dedi ki...

Sevgili Kara Kalem,

Seni çok iyi anlıyorum, duyarlısın öfkeleniyorsun tüm duyarlı insanlar gibi. Hepimiz çok kızıyoruz ülkemizin içinde bulunduğu duruma. Ancak tepkiler çığ gibi büyümeye başladı. Sabır bardakları doldu, taşıyor. Bu umut verici bir durum.

Gör bak, şimdi bunlara yalakalık yapanlar, yarın gelecek iktidarlara da aynısını yapacaklar. Hem de utanmadan, sıkılmadan "Değiştim, dönüştüm" yalanını söyleyerek. Biz yeni gelenlerin de yanlışları olursa eleştirmeye devam edeceğiz. Çünkü hiçbir karşılık beklemeden ulusumuzu seviyoruz. Kısıtlı olanaklarımızla, ama çok zengin sevgi yüklü, insan yüreklerimizle, insanca yaşamak istiyoruz.

Sen üzülme, kendimize iyi bakmalıyız. Çünkü onlar bilinçsizce çoğalıyor, üremeyi marifet sayıyorlar. Biz az ,ama insan gibi insan yetiştiriyoruz.
Nitelikli insan yetiştirmek o kadar kolay değil.

Sevgilerimle...

MAVİANNE dedi ki...

çok güzel gerçekten de
iyi pazarlar

aysema dedi ki...

Mavianne size de iyi pazarlar... Beğendiğine sevindim.

Zeugma dedi ki...

Hepimizin hislerine tercüman olan harika bir şiirmiş gerçekten..
Teşekkürler öğretmenim..

aysema dedi ki...

Sevgili Zeugma,

Asıl ben teşekkür ederim. Beğenmene sevindim.