22 Ekim 2009 Perşembe

İZMİR'DEN SEVGİ VE SELAM GÖNDERİYORUM


İzmir Tepekule Kongre Merkezinden sesleniyorum şu anda.

Dünkü toplantıları dikkatle izledim. Sayın Demirel'i hem yakından görme, hem de dinleme olanağını yakaladım. Geçmişte ona haksızlık mı yaptık diye düşündüm. "Süleyman, hep Süleyman demiştik ya! Şimdikiler onu bile özlettiler ya helal olsun!!!

Enerji Bakanı konuştu. Pek de alkışlanmadı. Şurdan bir laf atsam diye geçti aklımdan, ama söyleyeceklerimi aklımdan geçirmekle yetindim. İçeri atılıp çıkamamak da var, gözüm yemedi doğrusu. Başka türlü bağırmam da olanaksızdı, hani şu son zamanlarda moda olan türden. Onların mahkemesi "jet mahkeme", ayaklarına geliyor, suç olan ifadeleri yazmıyor! Bize de böyle bir mahkeme kursalar bak neler neler diyeceğim...

Dün akşam Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezindeydik. İzmir Devlet Senfoni Orkestrası (izDSO)nı dinledik.
Şef: Stefano Mazzoleni
Solist:Francesco Grollo (TENOR)

Giuseppe Verdi, Pietro Mascagni, Giacomo Puccini birinci bölümde; aradan sonra da Rossini, Ernesto De Curtis vb... eserleri seslendirildi.
Küçük bir not: Keşke bizden de birşeyler sunulsaydı. O zaman keyfim tam olacaktı!..

Büyük alkış aldılar izleyicilerden, tekrar tekrar sahneye gelip birkaç parça daha söylediler. Ben de çok beğendim. Özellikle de orkestradaki sanatçıları tek tek izledim. Hepsine ayrı ayrı hayran oldum. İşlerini o kadar büyük bir ciddiyetle ve uyum içinde yapıyorlar ki -keşke ben de bir müzik aleti çalabilseydim- diye iç geçirdim...

Gecenin tek kötü haberi, Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezinde düşmem oldu. Hem de ne düşüş! Yüzükoyun gümmm... O düşüşe karşın hafif bir bilek ağrısıyla sıyırmış olmamı bir şans olarak değerlendiriyorum. Sanırım konserden önce Tepekule'de düzenlenen kokteylde ikinci bira bardağı sebep oldu bu düşüşe... Bir bardak neyime yetmiyordu ki? Yol yorgunluğu, konferans dinleme vb eklenince düştüm işte.... Fazla bir şey yok, yürüyorum.

Şöyle Kemeraltını bir dolaşsaydık isteğimi gerçekleştiremeyeceğim, ayak nedeniyle...

Ben ikinci günkü toplantılara katılmadım. Eşimi dış salonda beklerken de bu satırları yazıyorum.

Bu akşam da körfez turu varmış tekneyle... Bakalım katılıp katılmama konusunda kararsızız. Dün geceyi Konak Öğretmen Evinde geçirdik. Bu gece Dikili'ye yazlığa gitsek diyoruz.

Şöyle bir baktım da yazdıklarıma, neden buradayımı- yazmamışım. Efendim Türkiye 11. Enerji Kongresine eş durumundan katılıyorum ben de...

Şimdilik bu kadar... Blogumu ve blogerleri özlediğimi söylemeden gitmeyeyim. Hepinizi ne çok seviyormuşum meğer...

9 yorum:

Parpali dedi ki...

Çok geçmiş olsun. Dikkat edin kendinize.

beenmaya dedi ki...

geçmiş olsun
biz de sizi özledik
:))

Haykırış dedi ki...

Sağlıcakla gelmenizi bekliyoruz.

sufi dedi ki...

Sevgili Aysemam;
Sen taa Adnan Saygun sanat merkezine kadar gel, evime 1 durak ve bana uğrama olur mu? Neyse bundan sonraki gelişlerinde seni ben ağırlamak isterim.Geçmiş olsun canım, sevgilerimle.

Zuzuların Annesi dedi ki...

Aysema hn.Kötü bir tecrübe olmuş düşmeniz çok geçmiş olsun...
Ama katıldığınız etkinlikler çok güzel,umarım bir kaç saatliğine de olsa gündemden uzak kalmak size iyi gelmiştir...
Bizde sizi seviyoruz:)

Şeniz dedi ki...

hoşgeldiniz. Geçmiş olsun. Ama üzüldüm akşamüstü işten dönerken öğretmen evinin ordan geçtim siz oradaymışsınız. Körfez turu ne güzel katılın ama sırtınoza kalınca bişide alın. Dikiliye elbette gidin buralara kadar gelmişken. gazete almayın, tv açmayın, sadece radyoda 3.kanalı ya da 100,60'ı dinleyin. 1.cisi klasik müzik 2.side türk sanat halk müziği kanallarının yeri. ohh tatil yapın son yaz günlerinden kalan kırıntılarla :))

kamikaze dedi ki...

merhaaba aysema öğretmenim, İzmir'imize hoş geldiniz.çokkk geçmiş olsun.çok üzüldüm ayağınızı incitmennize.inşallah geçer en kısa zaman da .sizinle tanışmayı isterdim kısmet artık.ne güzel geçmiş kongreniz.bol bol tadını çıkartın.Dikili de eminim şu zamanlar da harikadır.kendinize iyi bakın.görüşmek üzeree.

Prima Rima dedi ki...

Geçmiş olsun öğretmenim.

aysema dedi ki...

Sevgili Dostlar,

Hepinize çok çok teşekkür ederim.
Sevgilerimle...