4 Kasım 2009 Çarşamba

ALDATILDIM ALDATILDIM


Geçenlerde eşimle "aldatma", "aldatılma" konuları üzerinde konuşmuştuk. Konunun nereden açıldığını anımsamıyorum.
Benim bu konudaki düşüncem şu:

İnsan eğer aldatma gereksinimi duymuşsa, en azından aldatan tarafında sevgi bitmiştir. Sevgisiz bir evliliği sürdürmenin de anlamı yoktur. Derhal bitirilmelidir.

En çok kızdığım da şudur:

Birliktelik sürerken iki tarafı da idare etmenin alçakça oluşudur. İnsan dürüst olmalı değil mi? Bitirelim, dersin, bitirirsin. Sonra da istediğin haltı yersin, bana ne?

Neyse efendim, ertesi akşam eşim işten geldi; Mutfakta yemeğimizi yedik. Ayıptır söylemesi balık vardı menüde, salata bir de... O iki kadeh rakı, ben bir kadeh bira içtim. Güzeldi yani. Sonra salona geçtik.

Çaylarımızı içerken eşim "Ayşe Arman'ı okudun mu?" diye sordu. Okumamıştım, zaten arasıra okuduğum bir yazardı. Tiryakiliğim yoktu doğrusu. "İstersen oku, dün akşam konuştuğumuz konuya denk gelince ben okudum." dedi.

Hürriyetin sayfasını açtım okudum Ayşe Armanı, bir şey bulamadım bu konuyla ilgili. Meğer Ayşe Aral ile Ayşe Arman isimleri karıştırılmış. Bir iki kez aynı yanılgıyı ben de yaşamıştım.

Offff ki offff sevgili okuyucular, içim yandı, çok etkilendim, çok üzüldüm, çok düşündüm... ne derseniz deyin ama o yazıyı bulun okuyun. Ben şimdi yazıyla ilgili Ayşe Aral'a gelen yorumları yayınladığı bugünkü yazısının linkini vereceğim, her biri ayrı bir aldatılma öyküsü... TIK

Kafam çok karıştı vallahi hem de billahi! Bugüne kadar hiç düşünmemiştim, aklıma bile getirmemiştim. Şimdi bugün ben oturup tıkır tıkır eski mektuplarımızı yayınlarken "Acaba o beni hiç aldattı mı ki "sorusu geldi oturdu yüreğime? Aldatıldım mı dersiniz? Eşime -utandım- soramadım, size soruyorum... Eşim beni aldatmış olabilir mi? Bu nasıl anlaşılır ki?

Yazımı bir bilmece sorarak tamamlamak istiyorum. Aşağıya alıntılayacağım sözlerin kime ait olduğunu bileni ödüllendireceğim. İşte buyrun...


"Devletle çatışarak bir yere gidemezsiniz. Demek devletin de, bu çok yüksek gayeleri gerçekleştirmek için belli bir kıvama gelmesi lazım. Devletin belli ölçüde, o kıvama geldiğini söyleyebiliriz..."

"Evet, tırmanma şeridindeyiz. Yükümüz çok ağır ve zirvelerde bizi görmeye tahammülü olmayan bir sürü hasmımız var."

"Arkadaşlarımızın mevcudiyeti İslami geleceğimiz adına bu işin garantisidir. Bu açıdan ADLİYE, MÜLKİYE veya başka hayati bir müessesede bizim arkadaşlarımızın mevcudiyeti öyle ferdi mevcudiyetler şekinde ele alınıp öyle değerlendirilmemelidir. Bizim varlığımızın bunlar nabzıdır."

"Hala bu sistem devam ediyor ve bu sistem içinde arkadaşlarımız istikbale yürüyecektir. Öyleyse o sistemin püf noktalarını bilmeleri lazım, keşfetmeleri lazım, aşmaları lazım, hava boşluğu gibi bu da meselenin diğer yanıdır."


"Ama her doğruyu her zaman söylemek doğru değildir... Dünya sizi yakın takibe almışsa..."

"Nihai hedefe ulaşana kadar, yani sonuca ulaşıncaya kadar, her yöntem, her yol mübahtır. Bunun içerisine YALAN söylemek de, insanları ALDATMAK da girer...

"Siz bir sivilsiniz, silahınız yok, kuvvet ve kudretiniz de sermayeniz kadar... Oysa askerde tek başına bile olsanız, iktidarsınız, silahınız, ferdi kabiliyet ve cesaretinizin yanı sıra, içinde bulunduğunuz birliğin kuvvet ve iktidarını da yanınızda bulur ve yerinde bir PAŞA'yı, hatta bir ORDUYU bile esir edebilirsiniz."

Bilmece bildirmece:

KÖSTEBEK (Dr Necip Hablemitoğlu) İsimli kitaptan aldığım yukarıdaki sözleri hangi ünlü Türk Büyüğü söylemiştir? Bugün yaşadıklarımızla bir ilgisi var mıdır? Açılım görüşmelerinin tam da 10 Kasım tarihine denk getirilmesi ne anlama geliyor?

Geldik yazının sonuna...

Sadece kişisel aldatılmalara mı tepki göstereceğiz, güle güle diyeceğiz? Yoksa koca ulusu, vatananamızı aldatanlara da aynı şekilde güle güle diyecek miyiz?

Not:
Ek 1: TIK

13 yorum:

WindRider dedi ki...

sevgili aysema,

verdiginiz linke bakmadim acikcasi, zira aldatilma oykulerine kizsam mi uzulsem mi bilemesem de cok etkileniyorum.

bireysel aldatilma konusunda cok yorum yapmak istemem, cok subjektif ve ozel bir konu cunku. basimiza gelip gelmedini bilmemiz bile bazen mumkun olmayabilir...

toplumsal aldatilmada ise aldatanlarda suc bulamiyorum ben. bildiginiz gibi, bir zincir en zayif halkasi kadar gucludur ve de "cahil birakilmislar" aldatilir kolayca - ya da bazi ufak cikarlar icin bile isteye farkinda olarak aldanirlar. bu durumda, ne aldatan, ne de aldanan "suclu" diyebilirim. sucu olan, farkinda olup da sesini cikart(a)mayan kesimdir.

alintilar yaptiginiz kitabi duymus olmama ragmen henuz okumadim, ancak belli ki okuyacagim, su "fethullan gulen hocaefendi"nin veciz sozlerini biraz daha derinlemesine bilmek lazim tabii, bilmeli ki onlem almali, degil mi? (iyimser bir yaklasim mi? belki...)

bilmecenizde "unlu turk dusunuru" demeniz once beni azicik aldatti :) ama zaten yanit belliymis.

sevgilerimle

mr_lonely dedi ki...

Ailevi meselelere biz girmeyelim bence. :D
Ama aldatmak hakkında bir şey söyleyeyim, karaktersizliğin daniskasıdır. Sevgilisini veya eşini aldatan insanın benim gözümde hiç bir değeri yoktur. Eğer aranızda aşk bitmişse ayrılırsın kimsenin birisinin gururuyla oynama hakkı yoktur...

Sorunun cevabına geleyim, Fetullah Gülen söylemiş. ama ben onu bir büyük olarak kabul etmiyorum. Yazılarını falan araştırıp okumadığım için bu sözlerini de bilmiyordum. :D
Google'dan buldum. Kopya çektim yani hocam. :D
Benim cevabımı geçersiz sayabilirsiniz.
(Lisede hiç kopya çekmemiştim içimde kalmıştı)

Açılımın 10 kasım'a denk gelmesi tesadüf olamaz. Sonuçta dikkat edersek, bizim için değeri olan her güne bir şeyler denk getiriliyor. Amerika ziyareti de 29 Ekim'e denk gelmişti mesela. Gelen tepkiler üzerine ertelendi.

Aldatma kısmına gelince. Kim olursa olsun aldatılırsam güle güle derim. Arkama bile bakmam.
Ki ülkeyi aldatanlara da güle güle diyorum ben. En azından oy vermiyorum. ama benim tek başıma verdiğim tepkinin bir anlamı olmuyor.
Ki anketlere baktığımız zaman hala %35 oy oranlarının olduğunu görüyoruz. Yani her şey müstehak o kesime...

Saygılar...

mr_lonely dedi ki...

Bu arada hürriyet'te yazarların eski yazılarını okumak isteyenler, yazarın sayfasına gidip arşivine bakabilir. Hürriyet'te yazdıkları tüm yazılar arşivde kayıtlı olarak duruyor...
Ben Yılmaz Özdil'in yazılarını okuyorum sürekli de oradan biliyorum. :D

mr_lonely dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Parpali dedi ki...

Bu ülkeyi aldatanlara güle güle denebilecek mi? Umutsuz konuşmak istemezdim ama, ruhumuzu hasta etti bu adamlar.

Ayşe Aral'ın yazısını da okudum. Onca sene hiçbir şeyden şüphelenmemiş olmak ve sonra bu durumla birdenbire yüzleşmek, duvara toslamak gibi bir şey. İnsan hisseder muhakkak diyorum içimden. Ama demekki yalan söylemek konusunda ustalık derecesi varmış beyefendinin. Bir kere göz yummak, her şeyi baştan kabullenmekmiş gibi gelir bana hep. O yüzden çok acı da çeksem, ardımda bırakır, yoluma devam ederdim.

Zuzuların Annesi dedi ki...

Aysema hocam;
Ayşe hn.'ın yazısını,bir kaç yorumu ve sizin mektuplarınızı okudum.Cevap veriyorum;
*Ayşe hn.ve tüm o yorumcular için kötü bir tecrübe:(
*Sizin mektuplar bence çok keyifli ve temiz!:)Hele bir de tarihlerine bakıyorumda ben daha 1 yaşında bile değildim o zamanlar:)
*'Türkiyede bile yaşayamayan!ünlü türk büyüğü içinse'yorum
yapmayacağım!Kendi gitti cemaati kaldı başımıza yadigar desem olur mu?:((
*Toplum olarak aldatılmamıza ve ses çıkarmamamıza gelince;
klasik ve çok acı olarak'bana dokunmayan yılan'düşüncesinin arkasına sığınıyor pek çok kişi,halbuki o yılan teğet!geçiyor yanıbaşlarından haberleri yok!
Neyse sanırım çok uzattım...
ALDATMAYAN VE ALDATILMAYANLARDAN OLMAK ÜZERE...Sevgiler.

haykırış dedi ki...

Sevfili Aysema kardeşim,
Dinimiz Yalan söylemenin yasak olduğunu kesin bir dille ifade etmişse ve bu durum karşısında Fetullah Gülen gerekirse mübahtır deyip insanları Yalana teşvik ediyorsa baştan kaybetmiş demektir. Bu insana nasıl güveniliyorsa....
Ve hala %35 anketlerden çıkıyorsa yazıklar olsun diyorum.
Yüreğimden muhterem eşime olan sevgi eksik olmayıp hala 36 yıl önceki gibi tazeliğini muhafaza ettiğine göre ne, nedir bilemem ki.
Gözüm, beynim ve ruhum eşime endeksli. Özetle aldatma, aldatılma nemenem bir şeydir bilmiyorum. Allah hiç kimseye tattırmasın.
Sevgi ve saygıyla

Ruyayla dedi ki...

Sevgili Aysema ;
Linkini verdiğim yazıyı okuduktan sonra Ayşe Aral'ın yazısını aramaya başladım ve sanırım buldum :)

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=12838834&yazarid=344&tarih=2009-11-02

Seni kocaman öpüyorum
sevgiler..

sufi dedi ki...

Sevgili Aysema;
Ülkesine ve neslini ALDATANIN cezasının nasıl kesileceğinin yazısını yazdım, yarın yayınlayacağım inşaallah.
Yazında bahsettiğin adı geçen Çok değerli kişi,
Taa oralardan tarikatına mesajında; "Türkiye'de faili meçhul cinayetler olacak" mesajını vermişti de 3-5 gün sonra bahsettiği olaylar gerçekleşmişti."Tetik oralardan mı çekiliyor acaba?" diye düşünmüştüm o zamanlar.Şimdi de hangi kişileri hangi konularda güdümlüyor, göreceğiz demek istemiyorum.Cevabım yarinki yazımda.sevgilerimle.

sünter dedi ki...

Yorumlari okuyunca anladim su meshur Türk büyügünün kimligini:)yani bende kopya cektim.
Ama ben su gülen mi? aglayan mi henüz cözemedigim adamin ne yazilarina ne konusmalarina tahammül edemedigim icin bilemezdim tabii ne dedigini:)
Bir kitabini okumustum. Ilk adi duyulmaya basladigi zamanlar yani 15 yil kadar önce iste.( ben o zaman duymustum)
Bana yetmisti.

Milleti aldatanlara güle güle diyecekmiyiz?

Güle güle diyebilmek icin önce fark etmek lazim aldatildiginin.
Uyanmak lazim. Ama nasil?
Basbakan uyanilmamasi icin elinden geleni yapiyor
Bir cok kiside gönüllü uyuyor zaten.
Vardir ya hani, rahati bozulmasin, kocasinin sundugu imkanlardan mahrum kalmasin diye esinin capkinliklarini bilip de göz yuman kadinlar, iste tipki onlar gibi sirf kisisel olanaklardan mahrum kalmamak icin ülke soyulmus, aldatilmis, satilmis farketmez yeter ki benim rahatim bozulmasin diye gönüllü uyuyanlar var oldukca ve malesef cogunlukta oldukca
güle güle demek biraz zor gözüküyor.

Sevgiler

aysema dedi ki...

Sevgili WindRider,
Sevgili mn_lonely,
Sevgili Parpali,
Sevgili Zuzuların Annesi,
Sevgili Haykırış,
Sevgili Rüyayla,
Sevgili Sufi,
Sevgili Sünter...

Her biri oldukça değerli ve bilgi yüklü yorumlarınız için teşekkür ederim.

Kişisel sorunumuz yok çok şükür, ancak toplumsal sorunlarımız oldukça fazla. En büyüğü de bizi yönetenlere güven duymuyoruz. Bunda da haklıyız. Değiştim dönüştüm diyerek geldiler. Eylemleriyle söylemleri çelişiyor. Tek kişi bir ulusun geleceğini yönlendirmeye çalışıyor. Diğerleri sadece parmak kaldırıyor, boyun eğiyor. Buna da demokrasi diyorlar...

Düzelmesi dileğiyle hepinize çok çok teşekkür ederim. Sevgilerimle...

Şeniz dedi ki...

Aldatan kişi önce kendini aldatıyordur bence.
Aldatıyorsanız sevgilinizi,karınızı bitmiştir sevgi. Peki halkını aldatan kişi için durum nedir SATILMIŞ KİŞİDİR.

aysema dedi ki...

Şenizcim çok haklısın canım, teşekkürler...