12 Kasım 2009 Perşembe

BİR PARMAK BAL ÇALMAK


Sevgili Kürt Kardeşlerimiz, Sevgili Dindarlarımız, Sevgili Alevi Dostlarımız, Sevgili Arkadaşlarımız!


Farkındasınız değil mi? Hepimizin ağzına bir parmak bal çalarak işi götürmek istiyorlar, ama yere dökülen bal şisesi onların ayaklarını kaydırmaya başladı. Kaydıkça telaşlanıyorlar, telaşlandıkça foyaları ortaya çıkıyor.

Açılım maçılım, demokratikleşme memoklaştırma, türban mürban, birlik mirlik, dayanışma mayanışma bahane, paldır küldür gidilen yol şahane(!)

Hani kavgada yalancı pehlivanlar vardır, hem karşı tarafa saldıracak gibi yaparlar, hem de tutun beni anlamına gelecek şekilde "tutmayın beni" diye bağırırlar. Yaşadıklarımız buna benzemiyor mu?

Sen tek başına yedi yıldır hükümet olacaksın, bütün sorunları çözeceğim diyeceksin, sonra da toplumun her kesimini gerecek tartışma ortamı yaratacaksın, olacak iş mi bu?

Muhalefet sert olabilir, ama hükümet ortamı germez, aksine sakinleştirmeye çalışır. Milli birlik bütünlük diyip toplumu germenin, ayrıştırmanın çözüme ne faydası olur ki?

Hükümet kasıtlı olarak bunu yapıyor. Çünkü kimse onun umurunda bile değil. Her ağıza bir parmak çalıp durumu idare etmek istiyor. Her şeyi, herkesi araç olarak kullanmak istiyorlar, amaçları için...

Şu telefonları dinleme işinin insan haklarıyla, haberleşme özgürlüğüyle, demokratikleşmeyle, birlik bütünlükle, kürt açılımıyla bir ilgisi olabilir mi?

Oyun içinde oyun oynanıyor ülkemizde.

Bu oyuna alet olanlar hepimizi felakete sürükleyeceklerdir.

12 yorum:

Çınar dedi ki...

Oyun içinde oyun evet tam da böyle...

Bir telaş bir panik içinde hangi dalı sallayacaklarını şaşırdılar bunlar fena şıkıştılar bence. Ya da bütün bunlar hedef saptırmaca. Ekonomi dibe vurmuş durumda dış borç hiç bu kadar büyümemişti ama onlardan bahis yok ülkede refah üst düzey de birtek pkk nın kalkınmasında sıra. Dağdan gelenlere 5 bin tl verilecekmiş yetmez yanında bunca yıldır kampta ve dağdayken evleriniz bakımsız kaldı onu da yapacağız yetmedi yeter ki gelin bunca yıl ekip biçemediğiniz tarlalarınızın zararını da karşılayacağız.

Bu arada Allah'ın günü bittiği için 10 Kasım'da açılıp saçılmalar. Ortalık mı karışıyor hadi bir iki kişi daha alıverelim içeri. Bu da olmadı iyice aklını karıştıralım uyumayan kaldıysa uyuyanları uyandırmasın. Onu bunu dinleyelim o da olmazsa kendi kendimizi dinler, delirtiriz milleti...

"Bu arada halk ipteki cambaza bakarken biz de işi kökten çözüveririz az kaldı" diyor olmalılar

Sevgiler canım

mr_lonely dedi ki...

Muhalefetin neresi sert ki. Ana muhalefet partisi ve diğer muhalefet partisi sırf çözüm üretiyorlar. Bunların önerilerini dinleseler onlar için daha faydalı olur farkında değiller. Sırf muhalefetin çizdiği yol haritasını takip etseler her şey güzel giderdi. Sonra da çıksınlar miting alanlarında hepsini biz yaptık desinler. Yine tek başına hükümet olsun vallahi razıyım.

yeniay dedi ki...

Neden herkesin gizli telefon görüşmelerinin kayıtları, yayınlanırken ülkenin Başbakanı ile bir işadamının yaptığı iddia edilen telefon görüşmesine basında tek satır olsun yer verilmiyor?
Telefon görüşmeleri özeldir yayınlanmamalıdır bu bir ahlaksızlık ve suçtur
Ama bazı telefon görüşmelerini yayınlayıp bazı telefon görüşmelerini görmezden gelmek daha büyük ahlaksızlıktır.
Ben merak ettim ve araştırdım konuyla ilgili hiç bir detay en ufak bir ip ucu bile bulamadım yok
Bilen varsa açıklasa da bizde meraktan kurtulsak................

Zeugma dedi ki...

Son günlerde gündeme gelen can sıkıcı olaylar rastgele ve tesadüfen gerçekleşmiyor tabii ki.
Hepsi ince ince hesaplanıp önümüze sürülüyor. Dört bir taraftan hem de..Hangisi tutarsa.
En başarılı taktiğin hangisi olduğuna dair bahis bile oynuyorlardır eminim..
Oyun içinde oyun.
Umarım öyle bir oyuna gelirler ki asıl felakete kendileri düşerler..
Sevgilerimle..

sufi dedi ki...

Aysema'm;
Seni merak ettik, nerelerdesin canım?

aysema dedi ki...

Sevgili Çınar,

Dediklerine katılıyorum. Halk yoksulluk içinde, ekonomi berbat, işsizlik giderek patlama noktasına geliyor, çare bulamayacaklarını anladılar sahte gündemlerle idare etmeye çalışıyorlar. Ama az kaldı, kendi sonlarını hazırlıyorlar.

Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili mr_loneyl,

Doğru, muhalefetin önerilerini dinleseler işe yarayacak, ama bunlar sadece kendilerini düşünüyor, sorunları çözme derdinde değiller ki...

Ayrıca muhalefet de biraz sertleşse iyi olacak...

Sevgiler...

aysema dedi ki...

Sevgili Yeniay,

Her konuda aynı değil mi?

Deniz Feneriyle ilgili tek satır var mı ortalarda. Ya da kendilerinden yana olanlarla ilgili dinleme?

Ama ergenekonla ilgili savcının aldığı ifadeler anında kendi gazete ve dergilerinde... Aleyhlerinde olan tlf. kayıtları çarşaf çarşaf...

Hiç böylesini görmedi bu ülke.

Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Zeugma,

Yöntemlerini F.Gülen belirliyor. Kendi sözleri arasında var. Bir adım atın, baktınız sorun var, geri adım atarak bekleyin, fırsatları kollayın, diyor.

Kendi tuzaklarına düşerler umarım...

Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Sufi,

İstanbul'dayım. Yağmur Bebekten fırsat bulunca girebiliyorum bloglara. Okuyorum hızlıca, yorum yazamıyorum pek. Haftasonu çok hareketliydi...

Çok teşekkür ederim. İlgin mutlandırdı beni. Sevgilerimle...

sufi dedi ki...

Sevindim oralarda olmana ve Yağmur bebekle birlikteliğine.Ben de Ata bebekle 24 ünden itibaren beraber olacağım o günleri iple çekiyorum sevgilerimle.

aysema dedi ki...

Sevgili Sufi,

İnsan çocuklarıyla aynı şehirde yaşamalı bence... Hem özlüyoruz hem de elimiz üzerlerinde olurdu. Artık şimdilik git gel yapacağız değil mi?

Ata Bebek'i çok çok öpüyorum. Torun sevgisi başka bir şey.

Sevgilerimle...