5 Kasım 2009 Perşembe

DİL SÖYLER SAKLANIR BAŞ BELAYA KATLANIR



YAKARIŞ

Gün batıyor. Sevgili korkun gönlümde doğuyor. Kumral akşam bana sessizlikler içinde büyüklüğünü fısıldıyor... Bu alaca karanlıklar arasında bir kulun, dilmaç(tercüman) kullanmadan, öz bilgisiyle sana diller dökmek istiyor. Ödünç giyim almadan, kendi çaputlarıyla karşına çıkmak diliyor.

Onun yalvarışlarını dinlemez misin?

Kanadı incinmiş, karnı acıkmış bir serçenin ötüşcüğünü anlarsın! Boynu bükük, benzi uçuk bir çiçeğin isteciğini duyarsın. Bugün bir Türk'ün, yıpranmamış sesini birinci olarak sana işittirmek isteyen suçunu bağışlasan gerektir.

Ey, yüce gökleri ışıklı yıldızlarla, azgın denizleri köpüklü dalgalarla süsleyen Tanrı! Kullarına kendilerini tanımak, kendilerinde özünü tanıtmak üzre onlara beyin, gönül verdin. Onlardan yüzbinlerce Türkler sevgili son yalvacının(peygamber) doğru izinden bu us(akıl), bu duygu kanatlarıyla yüksele yüksele uçmağa(cennete) ermek istediler...

Ahmet Hikmet Müftüoğlu'ndan alıntıladığım parçayı okudunuz. Yazar Tanrı'ya yakarırken:

" Kanadı incinmiş, karnı acıkmış bir serçenin ötüşcüğünü anlarsın!" "..... bir çiçekciğin isteciğini duyarsın"

Ve:

"Bu alaca karanlıklar arasında bir kulun, dilmaç(yani tercüman) kullanmadan, öz bilgisiyle sana diller dökmek istiyor..." diye sesleniyor.

Şimdi herkese soruyorum: Türkçe ibadet denince neden bazılarının uykusu kaçıyor? Arapça kutsal bir dil midir? Yoksa "din alimi" edasıyla salya sümük ağlayarak kurdukları saltanatlarını yitirme endişesi midir onları korkutan?


Sözlerimi kızımın çocukken bana sorduğu bir soruyla bitirmek istiyorum:

"Allah Türkçe bilmiyor mu?"

17 yorum:

nalan dedi ki...

vallahi soruya bak hizaya gel !

mr_lonely dedi ki...

Kızınızın küçükken sorduğu soruyu, sakalı dizlerine kadar inen koca koca amcalar cevaplayamıyor hala. Lafı dolaştırıp cevabı yutuveriyorlar.
Amaç dini değil dili kutsallaştırmak. Ayrıca bir amaç daha var, yüzyıllardır bize doğru diye yedirdikleri yanlışların gün yüzüne çıkmasından korkuyorlar. Türkçe okuyan herkes doğru yorumu kendisi yapacak çünkü.

Adsız dedi ki...

Güzel dil Türkçe bize
Başka dil gece bize
İstanbul konuşması
En saf, en ince bize

Katılıyorum, ibadet Türkçe olmalıdır. Allahla aramıza başkalarının girmesine gerek yok. Herkes neye AMİN dediğini bilir en azından değil mi?

Bir de cahil cühela dini kendine göre yorumlamaz.Milleti aldatamaz.

sufi dedi ki...

Aysema'm;
Kızının sorusunun cevabını inanıyorum en uygun dille sen vermişsindir.Bizler büyüdük ve böyle soruları sormaz olduk. Çünkü bize cevap vereceklerin hangi yalanın hangi amaçla ardına saklanıp göz boyamak ve bilgileri saptırmak isteyeceklerinin de bilincindeyiz artık.Bir millet uyanıyor, onlar istese de istemese de.Korkuları da; bizleri artık cehennem senaryolarıyla korkutamayacakları bilincine varmış olmaları.Onların tekelinde olduğunu sandıkları DİN ellerinden gidiyor çok şükür sevgilerimle.

Dolunay dedi ki...

ah hocam o kadar haklısınkı her yazında...

GünCeraN dedi ki...

Bence de ibadet, doğru bir tercüme şartı ile Türkçe olmalı. Daha doğrusu, milletin anlayabileceği ve benimseyebileceği kadarıyla...

"Şunu da ekleyeyim, bunu da yazayım" derken, benim yorumum yine başlı başına bir yazı haline geldi.

Üstelik bu sadece ibadet konusunda idi, bir de Türkçe'nin bilim dili olması tartışması var ki, evlere şenlik.

aysema dedi ki...

Sevgili dostlar değerli katkılarınıza çok teşekkür ederim. Beni mutlu ettiniz. Konu önemli, tartışılmasında yarar var.

Yıllar önce Ahmet Hikmet Müftüoğlu böyle Türkçe bir dua denemesi yazmış. Biz hala neleri tartışıyoruz.

Arapça okuyanlar yanlış okuyabiliyor, dinleyenler anlamadığı için her dinlediğine amin diyor.

Arapça duaları ezberleyeceğimize Türkçe anlamını bilsek daha yararlı olur değil mi?

Zamanında matbaaya da çıkarları ya da önemleri azalacak diye karşı çıkanlar 250 yıl ülkemize matbaanın gelişini geciktirdiler. Kitapsız aydınlanma da olmuyor biliyorsunuz...

Sevgilerimle.

GünCeraN dedi ki...

Kilise'yi sarsıp, Avrupa'yı Ortaçağ karanlığından çıkaran en önemli şey, Martin Luther'in matbaada bastığı İncil. Herkes İncil'i kendisi öğrensin ve papazların/rahiplerin safsatalarına kanmasın diye. Bugün gelinen nokta ortada.

"İlim, Çin'de de olsa alıp geliniz" emri ortadayken 250 sene beklenmesi olsa olsa çıkarcılık. Matbaanın telif hakkı da Gutenberg'te ama tarih Uygurlar'ı işaret ediyor, Avrupa karanlıktayken. Biz, biraz da burnu büyüklük yapıp kendi tarihimizi bile öğrenememişiz. Bu açıdan kaybımız 250 değil, tam 1000 sene!

Ama şimdi ağlama zamanı değil. Zararın neresinden dönersek kâr.

aysema dedi ki...

Çok haklısın Sevgili Günceran.

Çok çalışmamız gerekiyor çooook...

Sevgiler.

sünter dedi ki...

Sevgili Ayema,
hem "Insanin niyeti önemlidir" derler, ki dogrudur, hem de "Illaki arapca ibadet olcak türkceden olmaz, sayilmaz" derler.
Beni de bu celiski bitiriyor.

Kaldi ki Allah insanin zihninden geceni bile biliyorsa istersen kus dilinde ibadet et.

Ayrica kizinin sordugu o soruyu bende cok kez soruyorum.

Cevap olarak :"Sus carpilcan" diyorlar:)

Henüz sükür Rabbime carpilmadim:)

Not:
Yukardaki dua okudugum en güzel duaydi
Sevgiler

Tabiat Ana dedi ki...

sevgili aysema,
sanırım bazıları değil Türkçe Allahın yürekten geçeni dahi bildiğini unutup anlamadığımız sadece ezberlediğimiz dualarla yakarışın daha etkili olacağını düşünüyorlar.Oysa o değilmi insana şah damarından bile yakın olan! ha Türkçe ha ingilizce ha arapça ne farkeder önemli olan gönülden olması gerçekten olması....
sevgiler....

Zeugma dedi ki...

Bu yazınız bir akrabalarının mevlidine giden komşumuz Suzan Abla'nın başına gelenleri getirdi aklıma.Tam da yeri..
Mevlid okutulacak evde en az 50 kadın yeni başlamış ve ün salmış çok güzel sesli bir hafız hanımı dinlemek için merakla bekliyorlar..Kadın gerçekten de Süleyman Çelebi'nin Mevlid'ini bülbüller gibi okuyor ve oradaki herkesi ağlatıyor.Fakat o da ne ??
Hafız Hanım sonlara doğru ''fâilâtün, fâilâtün, fâilün'' diyerek iyice coşmaz mı?

Bizimkiler şaşkınlıkları birkaç saniye sürmüş önce. Ama akabinde eğitimli oldukları için hemen anlamışlar kadının o dizeleri bir edebiyat kitabından ezberlediğini..

Gülmemek için zor tutmuşlar kendilerini..
İşin en komik yanı da hafız hanım ''fâilâtün..'' diye bağırdıkça oradaki yaşlı hanımlar 'Allaaahh!!'' diye ağlıyorlarmış..

Sevgilerimle...

Batuhan Doğu Alkaya dedi ki...

Çok doğru bir yazı.70milyonun üzerinde bir nüfusun %95'i müslüman iken bu yüzdenin yarısından fazlası ''bende dahil'' namaz kılmıyor , camilerden uzak kalıyor.Ve bunun büyük ölçüde nedeni tek kelimesini dahi anlayamadığımız dua'lar.

Kızmayın bana ; ama kim türkçe altyazısı olmayan ve Arap'ça olan bir filmi izler ?

Bu yüzdendir ki biz dinimizden uzaklaşıyoruz.

aysema dedi ki...

Sevgili Sünter,
Zaten en çok başvurdukları yöntem sindirme, korkutma... Cahil halka "çarpılacaksın" demek yetiyor.

Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Tabiat Ana,

Hoşgeldin, özlemişim yorumlarını. Haklısın her şey gönülde gizli. Ancak bazılarının işine geliyor bilinçsiz insanları kandırmak.
Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Zeugma,

Yorumun çok güldürdü beni, tam da söylediğin gibi. Ezberleyip okuyorlar, anlamını kendileri de bilmiyor.

Bu arada İstanbul'dayım, hızlıca yazılarınızı ve yorumları okuyorum, yanıtları geciktiriyorum. Kusura bakmayın olur mu? Zamansızım...

Sevgiler...

aysema dedi ki...

Sevgili Batuhan Doğu Alkaya,

Sahte hocalar insanları dinden uzaklaştırıyor gerçekten.

Yorum için teşekkürler...