2 Kasım 2009 Pazartesi

GDO (Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar) İŞTE BUDUR

Balıktaki yapraklara dikkat ediyor musunuz? Olmayacak işler için söylenen bir söz vardı hani: "Balık kavağa çıkarsa ancak bu iş olur!" Artık bu söz kullanılmayacak ve balıkların tadı kaçacak gibi görünüyor.
Muz istedi çocuğunuz, verdiniz? O da ne?
Muz mu mısır mı? Aman dikkat muz yerken dişleriniz kırılmasın!..





Bir paket karpuz göndermek istemez misiniz sevdiklerinize? Ya da balık tadında mısır? Washington'da tattığım(yiyememiştim) tatlı mısır ve tatlı turşu geldi aklıma! Tek kelimeyle berbattı...

Şaka bir yana sayın hükümet üyelerimiz bizi açılımla birbirimize düşürürken kimseye çaktırmadan, sessiz sedasız ve de aleyhimize olduğu kuşkuları taşıyan her olayda olduğu gibi GDO'yla ilgili izini jet hızıyla geçirivermiş meclisten iyi mi?

Genetiği değiştirilmiş gıdalarla ilgili Ziraat Mühendisi Odaları, Gıda Mühendisleri, çeşitli bilim insanları tehlikeli diyor.

Yalnız hemen endişe etmeyin canım, zararları hemen çıkmıyormuş. Radyasyonlu gıdalarda olduğu gibi 15-20 ya da 30 yıl sonra çıkıyormuş.

Radyasyon kanser vakalarını tetiklemişti. Bugünkü kanser hastalarımızın tohumları 1986 yılındaki Çernobil kazasıyla atılmıştı. O zaman ekilen tohumlar ne yazık ki bugün çok canlar yaktı, sırada GDO var...

Peki yeni armağanımız GDO ne gibi zararlar veriyormuş?

İnsana, hayvana, çevreye olan zararları saymakla bitmez. İşte birkaç tanesi:

*Kısırlık yapıyormuş ( Bunu başbakanımızdan saklamışlardır mutlaka, en az üç çocuk yapın diyip de milleti kısırlaştırmaya önayak olmak başka nasıl açıklanır ki...).
*Antibiyotiklere direnç azalıyormuş.
*Allerjileri tetikliyormuş.
*Bebeklere zarar veriyormuş...

Daha fazla bilgi isteyenler buraya baksın lütfen.

Biz organik gıda peşinde koşarken başımıza örülen çoraba ne demeli?

GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ GIDALARA HAYIR DİYORUM.



Ek 1 :Yalçın Bayer de yazmış bu konuda.
TIK
Ek 2: Yılmaz Özdil
TIK TIK

11 yorum:

Kitap Kurdu dedi ki...

Yıllardır başımızda olan bir bela bu GDO ürünleri. Oğlum 5 yaşında elimden geldiği kadar organik besliyorum onu. Ama nereye kadar???:((((

Şeniz dedi ki...

Akşam haberlerde izlemiştim serbest kalmış tüm dünyada yasaklanırken. ahh ahh kime diyelim şikayetimizi kim dinler bizleri ?

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Doğası bozulmuş hangi şey normal etki yaratabilir ki zaten? Akıl alacak gibi değil. İnsan bu ülkede aklını nasıl koruyabilir bilemiyorum.

mr_lonely dedi ki...

GDO'yu gündemden önce Yılmaz Özdil'in yazısında okumuştum. Bir kaç yıldır faaliyette olan bir durummuş zaten ama 4 üründe kullanılıyormuş. Yeni yasa ile birlikte tüm ürünlerde serbest oldu.
O kadar serbest oldu ki, GDOlu ürünü ülkeye sokmak serbest ama üzerine bu üründe GDO var diye bir yazı koymak yasak.
Yani GDO'lu bir meyve sebze yememek gibi bir şansınız yok. Organik diye aldığınız ürünlerde bile GDO olacak.
Ve birisinin bu ürünün genetiğiyle oynandı demesi YASAK...

Ben de yazacağım hele biraz daha dallanıp budaklansın. :D

Zeugma dedi ki...

Sevgili öğretmenim;
GDO'lu ürünlerin oluşturduğu sağlık risklerini doğrulayan bilimsel araştırmalara her geçen gün bir yenisi eklenirken evet, başımıza tam bir çorap örülüyor.
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı'nın bile "hukuk, egemenlik ve halk sağlığı açısından bir skandal" olarak gördüğü bu olayı nasıl fütursuzca onaylıyorlar.
Yazıklar olsun..
Türk ırkını yok etmeye soyunmak bunun adı...
Söyleyecek söz bulamıyor insan :(

özlem dedi ki...

Ben de, ben de, ben de kesinlikle hayır diyorum, hatta "bu kadar da olmaz artık " diye bağırasım geliyor Aysema'cım.
Sevgilerimle...


www.hayatizlerim.com

Çınar dedi ki...

Yazımda da dedim ya öğretmenim, bunlar kesin karar verdiler,başka türlü yok edemediler tarih boyunca her yola baş vurmalarına rağmen,toptan köklerini kurutalım olsun bitsin dediler.

Konu korkunç ama post çok güzel olmuş ellerine sağlık.

Sevgiler

beenmaya dedi ki...

sahi biz nasıl bir ülkede yaşıyoruz???

sufi dedi ki...

Aysemam;
Köyleri dolaşıp doğal tohum toplama zamanımız geldi galiba.Esrar gibi el altından yapacağız bunu herhalde.Bulunduran bile suçlu olarak tutuklanabiliyormuş çünkü.
İsrailden alınan tohumları değil de kendi tohumlarını kullananlara kesilen cezaların olduğunu 2 yıl önce bir domates yetiştiricisi dostumdan duymuştum ve inanamamıştır.Meğer ki çoktan uygulamaya geçilmiş bu yasa,Genleri değiştirilmiş tohumlar çiftçiye çoktan kullandırılıyormuş.Biz de yiyormuşuz.Hoş bize bir şey olmaz ya canım!Neyse, sevgilerimle.

Galeni dedi ki...

Acaba diyorum rejimi değiştirme çabalarını ikinci plana düşürmek için yeni yeni gündemler yaratma çalışmalarından biri olmasın bu GDO serbest bırakılması. Tıpkı imza krizi gibi, ya da domuz gribi ya da türban tartışmaları. Ya da lar bitmez ki...
Sahi bir ara mayınlı arazilerin temizlenmesi diye bir gündem mi vardı?

aysema dedi ki...

Sevgili Dostlar, konu gerçekten çok önemli, duyarlılığınıza ve yorumlarınıza teşekkür ederim. Sadece bugünü değil toplumun geleceğini de tehdit ediyor. Bu nedenle tartışmaları dikkatle izliyoruz.

Sevgi ve saygılarımla...