1 Kasım 2009 Pazar

HAYVANLAR ALEMİ








Masal bu ya, bir zamanlar ülkenin birinde veba salgını başlamış. Salgın ki ne salgın! İnsanlar, hayvanlar art arda ölüyormuş... İnsanlar için aşı bulunmuş da hayvanlarla ilgilenen pek olmamış.

Yaşam mücadelesi veren hayvanlar çaresiz. Yiyecek bir lokma hayvan bulamaz duruma gelmişler. Aslan bunun üzerine toplamış bütün hayvanları:

"Dostlarım bu 'veba', Tanrı'nın bize verdiği bir cezadır. İçimizde kim günahkarsa bulup çıkaralım. Onu Tanrı'ya kurban edelim." demiş.

Tilki:

"Sayın kralım bunu anlamak için ne yapmalıyız? diye sormuş.

Aslan gülmüş:

"Kolay" demiş. " Herkes ne günah işlediyse söylesin. Önce ben anlatacağım günahlarımı." diye de eklemiş. Başlamış anlatmaya:

"Pis boğazım yüzünden çoook koyun yedim? Hadi koyun yenir diyelim, hiç çoban yenir mi? Ne yazık ki ben yedim. Alın benim canımı, feda olsun size! Ama ondan önce siz de benim gibi suçlarınızı söyleyin." demiş.

Tilki:

"Aman sultanım, sizinki kötülük değil, iyilik... Ne olmuş yani o suskun koyunları yemişseniz? Çobana gelince iyi bir ders vermişsiniz! Koyun gütmede ne oluyor? Başka iş mi bulamadı? Satsaydı koyunları zengin olurdu..." demiş.

Tilki bunları söyleyince ormandaki tüm hayvanlar onu alkışlamışlar.

Sonra sırayla gelip kendi suçlarını anlatmışlar. Hepsi de haklı bulunmuş. En azılı olanın bile bir evliya olmadığı kalmış.

Sıra gelmiş eşeğe. Eşek söz almış:

"Bir gün hiç unutmam, papazların çayırından geçiyordum, çok da acıkmıştım. Şeytan dedi ki şu yeşil çayırlardan bir tutam ye! Ben de dayanamadım, koparıp yedim..."

Bunu söyler söylemez bütün hayvanlar bağırmaya başlamış, her kafadan aynı ses çıkıyormuş. Neredeyse o anda parçalayıvereceklermiş eşeği! Neyse ki kurt yargıç olup kürsüye çıkmış:

"İşte, içimizdeki günahkar olan bu mendebur yüzünden Tanrı bizi cezalandırıyor. Onu Tanrı'ya kurban etmeliyiz!" diye kararını açıklamış.

Kurdun bu önerisini haklı bulmuş tüm hayvanlar. Zavallı eşeği oracıkta öldürüp parçalamışlar...

Bir masal anlatmak istedim sadece...

4 yorum:

sufi dedi ki...

Aysemam;
Sadece bir masal anlatmak istediğini söyledin ama çok şeyler anlattın doğrusu.Biz eşek olduktan sonra, semer vuran da ölüme ferman buyuran da çok olur canım. Teşekkürler,sevgilerimle.

UykusuZ dedi ki...

Sevgili öğretmenim, ülkede eşşek çok ama unutmayalım ki asil hayvanlar da var bekleyen sabırlı bir şekilde. O sabır taşmak üzere

aysema dedi ki...

Sevgili Sufi,

Bilirsin Şeyhi'nin Harname(eşekname) isimli güzel bir mesnevisi vardır. Oradaki zayıf eşek yıllarca hiç düşünmeden kendisine verilen her işi yapıyor.

Gözlerini kapayıp vazifesini yapıyor yani.

Sormadan, sorgulamadan, düşünmeden, başkalarının ne yaptığının farkına farmadan... Sonra işten atılınca öküzleri farkediyor. "Bunların başına taç neden, bizde bu fakr-u ihtiyaç neden? " diyip bilinçsizce tarlaya girip yemyeşil ekinleri yiyor. O sırada tarla sahibi gelip kuyruğunu ve kulağını kesiyor.

Eşekler örgütlenmedikçe, seslerini güçlü bir şekilde duyurmadıkça, ÇIKARLARI DOĞRULTUSUNDA KOLAYCA BİRARAYA GELEN MİDE BAĞIMLILARI tarafından harcanacaklardır...

Sevgilerimke.

aysema dedi ki...

Sevgili Uykusuz,

Tüm eşekler örgütlenmedikçe her türlü haksızlığı yaşamak zorunda kalacak.

Tek tek haykırışlarımız duyulmuyor ki? Etrafları dalkavuk ordusuyla kuşatılmış. Sahte şakşakçılardan doğru sesler duyulmuyor...

Sevgilerimle...