18 Ocak 2010 Pazartesi

ÇOCUK OLSAYDINIZ?


Biliyorsunuz çocuklar bize bakıyor...

Siz çocuk olsaydınız hangisine özenirdiniz?

1) Abdi İpekçi
Milliyet Gazetesi başyazarıydı. Birlikten, kardeşlikten, barıştan söz ediyordu yazılarında. 1 Şubat 1979'da öldürüldü.

2) Otuz yıl bu ülkeye hizmet etmiş prof. lar, savcılar, yargıçlar, öğretmenler,mühendisler, doktorlar, müdürler, memurlar, işçiler, emekçiler bugün nerede?

Banka kuyruklarında?


Ya da Abdi İpekçi Parkındaki banklarda gazetesini okuyup "Ne olacak bu memleketin hali?" ni düşünüyor. Bir de ödeyeceği faturalara yetiremediği maaşını...

Henüz emekli olamayanlar da İpekçi Parkından seslerini duyurmaya çalışıyor.


3) Mehmet Ali Ağca :

O şimdi TV'lerin gözbebeği ! Abdi İpekçi'yi öldürdü, Vatikan'da Papa'yı yaraladı. Otuz yıl cezasını çektikten sonra özgür. Teklifler yağıyor kendisine... Çoook ünlü... En lüks otellerde yeri ayrılmış. Çok da zengin olacak anlaşılan...


"Bilmek ve bilmemek nedir?
Öğrenimin amacı ne olmalıdır?
Mertlik, tokgözlülük ve doğruluk nedir?
İyiye özenmeyle açgözlülük
Krala bağlılıkla kölelik
Özgür yaşamakla keyfine göre yaşamak
Arasındaki fark nedir?

Ölümden
Acıdan
ve
Ayıptan
Ne zaman korkulmaz?"

19 yorum:

sufi dedi ki...

Zaten biraz çocuğuz ya!
"İmza:başa dönmeye adım atmış geriye sayan biri" desem olur mu?

beenmaya dedi ki...

hepimiz ses çıkarmamakla, aktif olarak olmasa bile pasif kalmakla suça iştirak etmiş olmakla ağca değil miyiz diye sormuş ya bugünkü yazısında can dündar...

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

Dilekcim, bu sabah haberleri izlerken aynı şeyleri düşündüm. Hislerimize tercüman oldun...

JİVAGO dedi ki...

İyi insanlar sinmiş sesleri çıkamıyor.Sesi çıkanlar fişleniyor,
medya satılmış durumda.Tekel işçileri,çalışanlar,emekliler aç
durumda......

Yeni bir blogcu olduğumdan şimdilik
bu kadar yazayım.

Saygılar,

Mehmet Bilgehan Merki dedi ki...

Sevgili Aysema,

Namuslu insanların en az namussuzlar kadar cesur olmalarını sabırla bekliyorum.

GünCeraN dedi ki...

Bu memlekette çirkinler kral olur.

Yeri gelmişken İpekçi cinayeti ile ilgili bir şey söylemek istiyorum. Sosyal-demokrat/ulusalcı İpekçi'nin, MHP'li Gümrük Bakanı Gün SAZAK'ın kaçakçılık konusundaki -bilhassa masonlara karşı- sıkı tutumunu desteklediği biliniyordu, nitekim Uğur Mumcu da bundan bahsetmişti.

Aynı cümledeki üç büyük insan da suikaste kurban gitti ve birini milliyetçiler, diğerini komünistler, öbürünü dinciler katletmiş olarak sunuldu ve üç görüş de bir şekilde lekelendirildi, kardeş kavgası körüklendi. Millet, bu cinayetlerin arkasındakileri biliyor ama bir daha bu oyunlara gelmemek en büyük temennimiz...

Bunun için de eğitim şart ve bilhassa çocukları korumak ve zamanı gelince bilinçlendirmek öncelikli görevimiz.

Şeniz dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Şeniz dedi ki...

Biraz önce ki yorumumu hissettiğim şekilde dökemediğim için kelimelere sildim.
Beni asıl üzen, haberlerde bir psikoloğa ağca'nın ruhsal hali ile ilgili sorulan sorular oldu. Çok da merak etmiyum açıkçası bir katilin ruh halini. Çünki o ruh halini haince, pis bir şekilde tetiğe basarken gösterdi.
Aslında o psikoloğa bunca şaşa ve saltanatla çıkan katili izlerken Merhum İpekçi'nin yakınları ne hissediyor diye sormalıydılar.

haykırış dedi ki...

Sayın Aysema Öğretmenim,
Korku salınarak sindirilen halktan beş yıldızlı otel odasını seyretmek beklenilir nitekim de öyle oldu şakşakçı TV ler haber yaparken yastığının dahi kuş tüyünden olduğunu bildirdiler işte bu kadar meraklıyız.
Sevgi ve saygılar

aysema dedi ki...

Sevgili Sufi,
Ahh keşke çocuk olsak!..

aysema dedi ki...

Sevgili Beenmaya,

Biz sustukça kimler kimler gitmedi ki...

Yarın Hırant Dink'in, 24 Ocak Uğur Mumcu'nun ÖLÜM YILDÖNÜMÜ... Bahriye Üçok, Ahmet Taner Kışlalı, Muammer Aksoy,Necip Hablemitoğlu, Kemal Türker, Onat Kutlar ve niceleri...
Bu insanların yetişmesi yıllara mal oluyor. Ya tetikçiler, bir silah ver eline bu değerleri yok etsin, olacak iş mi?
Bir de kahraman ilan ediyorlar!

aysema dedi ki...

Sevgili Lale,

Yapılanları hepimiz görüyoruz şaşkınlıkla...

aysema dedi ki...

Sevgili Jivago,

Hoşgeldin blog dünyasına...

Yazdıklarının hepsine, ne yazık ki, evet diyorum. Sustukça işi azıtıyorlar. "Suskunluğumuz aseletimizden" deme lüksümüz de yok artık...

aysema dedi ki...

Sevgili Mehmet Bilgehan,

Rahmetli İnönü ne güzel söylemiş de işimize gelmeyeni pek duymuyoruz galiba... Artık namusluların da sesini duyurma zamanı...

aysema dedi ki...

Sevgili Günceran,

Nice fidanlar da onlarla birlikte öldürüldü.

Ne yazık ki bugün aynı oyunlar tezgahlanıyor ülkemizde. İşbirlikçilerle birlikte...

Uyanık olmak, kardeş kavgasına düşmeden gerçekleri dile getirmeliyiz.

aysema dedi ki...

Sevgili Şeniz,

Nedense hep suçlular el üstünde tutuluyor. Onlara gösterilen duyarlılığın yarısını da yitirdiklerimizin ailelerine gösterebilsek! Bizlerin içi yanarken aileleri neler çekmiştir kimbilir?

Ve gerçek suçlular yine yok ortalıkta...

aysema dedi ki...

Sevgili Haykırış,

İnsanın vicdanı rahat değilse o kuş tüyü yastıklar diken olmaz mı? İnsanları kandırsalar da kendilerini kandırabilecekler mi?

Vicdan varsa eğer...

mr_lonely dedi ki...

Ben Abdi İpekçi'ye özenirdim. Birilerinin canını sıkardım, çomak sokardım sonra da cinayete kurban giderdim...

aysema dedi ki...

Sevgili mr_lonely,

Gazeteci ol, ama cinayete kurban gitme. Kimse gitmesin...

Gerçi şu sıralar gazeteciler eskisinden daha kötü durumdalar. Çoğu sahibinin sesi olmuş, mahçup mahçup ortalıkta dolaşıyor ya, o da başka bir sorun...

Sevgilerimle...