17 Ocak 2010 Pazar

EKMEK-BARIŞ-ÖZGÜRLÜK İÇİN DEMOKRASİ VE HAKLAR MİTİNGİ




Tekel işçilerinin 33 gündür süren eylemi devam ediyor. Son üç gündür oturma eylemi yapıyorlar. Üç gündür gece gündüz Ankara'nın soğuğunda, battaniyelere sarılıp oturuyorlar.

Televizyonlar, sus pus diyeceğimiz kadar, azıcık ya gösteriyor ya göstermiyor. Taleplerine yanıt alamazlarsa salı günü başlamak üzere 10bin işçi açlık grevine başlayacakmış.

Yarın Türk İşin öncülüğünde, Tekel işçilerine destek amacıyla, Ankara'da miting yapılacakmış. EKMEK-BARIŞ-ÖZGÜRLÜK İÇİN DEMOKRASİ VE HAKLAR MİTİNGİ düzenlenmiş.

Yarınki mitingin çok görkemli olacağına inanıyorum.

Nereden mi biliyorum?

Bu akşam dostlarımıza yemeğe davetliydik. Gece dönüşte, ben bunun işaretlerini gördüm. İnanın gördüm.

Zonguldak'ın tüm otobüs şirketlerinin otobüsleri dolmuş durağının yakınında dizi dizi sıralanmıştı. Kaç tane olduğunu sayamadım. Ama binlerce kişi otobüslere biniyordu. Kalabalık, çok kalabalıktı. Ve oldukça da coşkulu...

Her ilden bu kadar otobüs geleceğini düşünürsek mitingin ses getireceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Tabi engellemezlerse...

Bakalım Futbol İhalesini Canlı veren TV kanalları EKMEK-BARIŞ-ÖZGÜRLÜK isteyen emekçilere duyarsız kalabilecek mi?

Bekleyip göreceğiz...


8 yorum:

Şeniz dedi ki...

Zonguldak'tan böyle coşkuyla dolmuş otobüsleri bende yıllar önce 300 nisan gecesi Kastamonuya giderken mola verdiğimiz bir dinlenme tesisinde görmüştüm.
Ne oluyor yaa diye düşünürken 1 mayıs geldi aklıma.
İnanıyorum ki oraya giden insanlar sadece tekel işçilerine değil kendi düşünceleri içinde gidiyorlar.yolları açık olsun inşallah. Rabbim yarını güneşli bir sıcak gün olarak geçirtsin inşallah.

aysema dedi ki...

Sevgili Şeniz,

Zonguldak bu işe el atmışsa korksunlar. Ünlü madenci eylemi unutulmadı. O zaman Başbakan Özal'dı ve bu eylem onun iktidarının sonunu getirdi. Ankara'ya yürüyen Madenciler Mengen'de durduruldu. E5'e çıkması engellenmeye çalışıldı, barikatlar kuruldu. Ama sonunda işçinin ayağına gelip a nlaşma yapmak zorunda kaldılar.

Kimsenin keyfine göre her istediğini yapacağı bir ülke değildir ülkemiz. Herkese şans verilir, beklenir. Ama bıçak kemiğe dayanınca da demokratik haklar kullanılır. Bu devirde kimse padişah olmaya özenmesin.

Sevgilerimle...

Kara Kalem dedi ki...

Anama sordum "Nerde ölmemi istersin" diye.

"Nerde ölürsen öl oğul ama sen ben ol, kimsenin kapısının önünde köpekleşme".

aysema dedi ki...

Sevgili Kara Kalem,

Anan doğru söylemiş. Kimsenin köpeği olmamak, "ben" kimliğimizle haksızlık yapanlara karşı( bize yapılmamış olsa bile) "biz" olarak karşı durmak, doğru bildiklerimizi söylemek zorundayız.

Haksızlıkları görüp de susmak biraz da daha büyük haksızlıklara ortam hazırlamak anlamına geliyor değil mi? Sustukça sıra başkalarına geliyor. Doğru bildiğimizi söylemek zorundayız.

Sevgilerimle...

Asuman Yelen dedi ki...

Emek-barış-özgürlük isteyen kalabalıkları halka canlı nakledecek bir kanal kaldığını zannetmiyorum.Bu konuda sizin 5 nolu güzel sorunun cevabının son kelimelerini tekrarlayacağım maalesef.
Ama ne yazık ki...
Sevgiler...

sufi dedi ki...

UMUT: hala benim yüreğimde aynı sıcaklığını koruyor.

Sevgilerimle.

aysema dedi ki...

Sevgili Asuman Yelen,

Suç işlemek kadar suç işleyenlere tepkisiz kalmak da suçtur değil mi?

Korkunun ecele faydası yoktur. Hep birlikte haksızlığa karşı durabilseler hem ülkeye hem de kendilerine daha çok yardımları olacak değil mi?

aysema dedi ki...

Sevgili Sufi,

Umudumuzu yitirmedik. Yoksa neden bunları yazalım ki...

Umut hepimiziz...