14 Ocak 2010 Perşembe

HANGİMİZ GÜÇLÜYÜZ?




Doğa mı İnsan mı?

Doğa kendi düzenini sürdürüyor. İnsanoğlu çoğu kez çaresiz kalıyor...

Depremlerle sarsılıyoruz. Ateş düştüğü yeri yakıyor! Haiti'deki deprem nedense bizde pek dikkat çekmedi.

Televizyona bakıyorum şu anda. Sabahtan beri canlı yayn yapıyorlar. Bir ihale yapılıyor. Futbolda Yayın İhalesi bu... Milyon dolarlar konuşuluyor. Karlı bir pazar, aynı zamanda toplumu uyutmanın da etkili bir aracı değil mi?

Aynı pazarlığı emekleriyle çalışanlar için de yapsalar ne güzel olurdu! Düşünsenize canlı yayında pazarlık. Paranın nasıl da pula dönüştüğünü görürdük hep birlikte!

Futbola gösterdiğimiz ilginin kaçta kaçını depremlere ayırıyoruz? Haiti depremi medyada pek yer bulamadı. Gündemimiz, çoğuda yapay olarak yaratılan gündemimiz, çok dolu. Oysa ne ocaklar söndü, ne çok acılar yaşandı değil mi? Çabuk unutuyoruz.

Unutmak hem iyi hem kötü... Acılara tutunarak yaşanmıyor ki! İçimize gömüp kaldığımız yerden sürdürüyoruz yaşamı. İyi olan yanı belki de budur. Ya kötü yanı? Hiç mi hiç önlem almıyoruz.

Evet, doğa bizden güçlü. Ancak o bunu bilmiyor, insan olarak bizler bunun farkındayız. O zaman felaket gelmeden zararı azaltmak için bir şeyler yapmak gerekmez mi?

Felaket, geliyorum der mi demez mi?

Der, görmesini gören gözler bunu anlar. İstisnalar olsa da çoğu kez felaket geliyorum diye bas bas bağırır. Duyan kulak, gören göz lazım...

Denizci değilim. Denizcilere bakarsanız esinti, fırtınadan çok önceleri ya da çok sonraları esen hafif mi hafif bir rüzgar... Hani hava ha duruldu ha durulacakken esen... Hani biraz sonra rüzgar, fırtına gökyüzünden bastıracak da onun haberciliğini yapmak için inceden inceye esen...

Denizci değilim dedim değil mi?. Gerçi bir zamanlar küçük kızım denizde yelkencilik yaptı. Dalgıçlık da yaptı. Daldı denizlerin dibine de yüreğimi ağzıma getirdi. Rahmetli kayınpederim, her ne kadar yüzmeyi bilmese de kaptanlık yaptı yük gemilerinde. Hayatımda bir kez balığa çıktım. Yaz tatillerinde de tekne turlarına katıldım birkaç kez. Denizle ilgim ,yüzme dışında bu kadarcık.

Ben denizci değilim. Yeryüzünün tüm sularında açmayı bildiğim tek yelken, yüreğimin yelkenleri...

Yüreğimin yelkenleri doğanın sesinden anlamasa da toplumun sesinden biraz anlıyor. Toplumdaki esintilerin nelere gebe olduğunu hissediyor. Bunlar kopacak fırtınaların habercisi mi endielerini paylaşmak istiyor. Bunun pek çok kişinin hoşuna gitmediğini bile bile yapıyor, ama neden?

Doğa mı daha güçlüdür, insan mı? Bence insan... Çünkü doğa güçlü olduğunu bilmiyor. Oysa insan aklı bunun bilincinde...

O zaman çaresiz değilsiniz. Çare sizsiniz...


14 yorum:

zihni dedi ki...

Sevgili aysema Hocam,

"Ezenin elindeki en etkili silah ezilenin bilinç(sizlik) düzeyidir" demiş
Steve Biko.

Doğa "insandan güçlü" dediğiniz gibi. Doğ'nın entropisi ile savaşmak için güç gerek. Güç ve egemnlik aracı para olunca,
paralının burnu kanasa (parasının büyüklüğü oranında) dünyaya haber olur da, Hati yerle bir olsa haber ve ilgi değeri olmayacağı, formülün kuruluşundan bellidir!

Ezenin elindeki en etkili silahı almak sadce "farkında olmak" kadar kolay, ama "farkında olmak" gibi ince zarı yırtmak için, koyun değil, insan olmak yeter.

Ozgur dedi ki...

Çok güzel olmuş... Haiti depremi pek çok blogda yankısını buldu. Bugün tesadüfen yabancı bloglarda dolaştım. Bizim derdimiz bize yetiyor diye mi düşünüyoruz nedir bilmiyorum...

aysema dedi ki...

Sevgili Özgür,

Blog yazanlar gerçekten duyarlı insanlar. Çoğu böyle en azından.

Televizyonlara baktım da bugün canım sıkıldı. Dört saat canlı yayında futbol ihalesi yayınlandı.Sırayla artırım yaptılar. Ne gerği vardı bunun. Sonucu verirsin olurdu.

Tartışma programlarında koca bilim insanları iki cümle kuruyor, süremiz doldu, diye kesiveriyorlar.

Meclis TV'de Anamuhalefet lideri konuşuyor. Bir saatlik süre bitti diye cümlesinin sonunu bile beklemeden şak diye kesiveriyorlar.

Sonra da saatlerce açık artırmayı yayınlıyorsunuz.

Ülkenin bu kadar sorunu varken bu niye?

Neyse uzatmayayım. Yorum için teşekkürler...

aysema dedi ki...

Sevgili Zihni,

Bütün bu yoksullaştırmalar, muhtaç duruma getirmeler bu yüzden değil mi? Kendileri hızla zenginleşirken halkı yoksul bırakıp sonra da birkaç torbayla hem yardımsever oluyorlar hem de vicdanlarını kendilerince rahatlatıyorlar. Üstüne aldıkları oy da cabası... Ne tatlı hayat!

Bu hep böyle mi gidecek?
Pireler devleri yutacak:
Yedi nüfuslu haneye
Üç buçuk tayın yetecek?

Orhan Veli bunu yıllar önce sormuş...

Sevgilerimle.

Şeniz dedi ki...

O arttırma sırasında aklıma şu geldi.
Şimdi bu arttırmayı bizlere ulaştırmak için gereken naklen aracın elektriği hangi barajdan, hangi sularla oluyor.
Zaten o naklen maç sırasında giden elektrik enerjisi fazla geliyor bana. Ne gerek var ki?
İzmir'de Şirinyer hipodrumu geceleride at yarışları yapılıyor. O atlara gündüzmüş hali vermek için kullanılan lambalardan etraf gündüz gibi.
Yazık o elektriğe yaa vallaha.
Ama sıra tekel işçilerine, doktorlara, eczanelere, vatandaşa gelince nedense bir akrep giriyor ki ceplere aman Allahım...

aysema dedi ki...

Sevgili Şeniz,

Amaç milleti uyutmak. Bunun için de her türlü fedakarlığı yapıyorlar.

Çalışan insanları yoksullaştırıp ya da baskıyla sindirip bildiklerini okumak için yapılıyor bütün bunlar...

İlaçta Marketler Zincirini kurmuşlar bile... Cüneyt Zapsu'yu bu sahnede göreceğiz yakında ve diğer yandaşları...

Sevgiler.

Mehmet Bilgehan Merki dedi ki...

Acıyı ne yazıkki sadece yaşayan ve tadan biliyor. Acı paylaşılmaz. Derlerse de inanmayın. Acı paylaşılmaz. Acı sadece yaşanır. Ve ne yazıkki artık kimse kimsenin acının yaşamak istemiyor! Bana insan değerlerinden söz açmayın sakın. Artık çağımızda insan sadece birey, toplmunda tek başına, yalnızken tek başına. Bırakın dünyanın öbür ucundaki acıları, benim 8 askerim kurşunlandığında "bunu kim yaptı" diye tartışma çıkaranlar bile acıyı paylaşmayı düşünmüyor... Benim insanıma ağlamayan başkasına mı ağlayacak...(Haiti için hiçbir hükümet açıklaması duymadım ya siz?)

Şeniz dedi ki...

Bir da başlık hakkında bişi yazmak istedim.
"Hangimiz daha güçlü? Doğa mı? İnsan mı?"
Bence İNSAN!
Ne kadar doğa olaylarıyla yıkılsakda yılmıyoruz, ayağa kalkıp yine her tarafı bitirip talan eden çekirge sürüleri gibiyiz. yıkıyoruz, yakıyoruz, dağları deliyoruz, bitki örtülerini, ormanları, oralardaki yaşamları mahvediyoruz. Daha neler var sayıcak.
Aslında şimdi aklıma geldi de belki de insanda doğadanda daha güçlü sanırım PARA.

aysema dedi ki...

Sevgili Bilgehan,

Haklısınız, giderek yalnızlaşıyoruz, bireyselleşiyoruz.

Örgütlü toplum değiliz artık. Gemisini kurtaran kaptan olduk çoğumuz. Bana dokunmayan yılan.... diyoruz. Ama sıra bize gelince de bağırıyoruz.

Yine de insanlığını kaybetmeyen duyarlı olanlarımız da var. Az, ama var. Çoğalması dileğiyle.

aysema dedi ki...

Sevgili Şeniz,

Ne yazık ki tehlikeler için önlem almayan bizler, doğanın dengesini her geçen gün bozuyoruz.

Para her şeyin önüne geçti, araç olmaktan çıkıp amaç haline geldi. Geldi ama, bir gün paranın yenilmeyeceğini de göreceğiz acı acı...

beenmaya dedi ki...

doğa intikamını alıyor diye düşünüyorum böyle zamanlarda. biz insanların akılsızlıklarının, bencilliklerinin intikamını. ama akılllanıyor muyuz elbette hayır. nasılsa bedel ödeyen biz değiliz diğerleri diye ses çıkarmamaya, bir şey yapmamaya, sadece kendimiz için yaşamaya devam ediyoruz...

Çınar dedi ki...

Bir yorumunda dediğin gibi yapılan herşey milleti mışıl mışıl uyutmak için değil mi?

Ve haklısın Zapsu'nun marketler zinciri hazır. Bütün isyanlar boşuna:((

Haiti depreminde ölenler yakınlarını kaybedenler açıkta kalanlar için dua etmekten başka elimizden birşey gelmiyor. Allah yardımcıları olsun

Sevgiler canım

aysema dedi ki...

Sevgili Beenmaya,
Bence de doğa intikamını alıyor, hem de çok kötü bir şekilde...

Ve bu intikam sırasında suçlu suçsuz herkes payına düşeni alıyor. Sivil toplum örgütleri güçlenmedikçe görevliler hiçbir şey yapmadan felaketi bekleyecektir.

Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Çınar,

Önceden kendi adamlarını hazırlıyorlar, tüm hazırlıklar tamam olunca da yasalarla oynuyorlar. Örgütsüz tepkiler de ses getirmiyor.

Haiti'de yaşanan felaket beni de çok üzdü. Elimizden fazla bir şey de gelmiyor. Yardım toplayanların neler yaptığını yaşayarak öğrendik değil mi?

Sevgilerimle...