6 Ocak 2010 Çarşamba

SİZİN ANNENİZ GÜZEL Mİ?



Tekstil işçiliği ağır işlerden sayılmış. Yasaya göre ağır işlerde çalışan kadınlara her ay beş(5) gün izin verilmesi gerekiyormuş.Gerekçeleri: Kadınların adet sancıları! Ne güzel, ne insancıl değil mi?

Değil, hiç değil! Görünüşte güzel, ama bir tuzak bu...

Şimdi çoğunlukla tekstilde kadın işçi çalıştıran patronlar: "Bu durumda kadın işçi çalıştırmayız, artık!" diyorlar. Ne yapacaklar peki? Kadınları işten çıkaracaklar!

Aslında tekstilde kadınlar bu haklarının farkında bile değil. Her ay beş gün izin kullanan da yok zaten. Adet sancısı bahane, kadınları eve kapatma işi şahane...

Değil adet sancısı, hamilelik izni, süt izni bile patronların gözünde suç unsuru! Bu durumdaki kadınları işten yıldırmak için ellerinden gelenleri yapanların sayısı hiç de az değil ne yazık ki...

Son zamanlarda kadın üzerinden siyaset yapanların özlemi yavaş yavaş gerçekleştirilmeye çalışılıyor gibi geliyor bana! Türbanla yapamadıklarını şimdi kadınlık özelliklerini bahane ederek yapmaya çalışıyorlar...

Kadın dediğin hanım hanımcık olmalı. Evinde oturup çocuklarına bakmalı, eşinin emirlerine boyun eğmeli. Gerekirse ikinci, üçüncü eşlerle kardeş kardeş yaşamalı. Erkek ne yaparsa hoş görmeli. Onu mutlu etmek için kişiliğini yok saymalı...

Neymiş o? Çalışacakmış, ekonomik özgürlüğü olacakmış, çocuklarının geleceği konusunda söz sahibi olacakmış, yanlışlıkları görüp dile getirecekmiş, ülkesinin gelişimine katkı sağlayıp söz sahibi olacakmış! Mış mış da mış mış... Geçin efendim geçin bunları! Kadınlar kırsınlar kıçlarını evlerinde otursunlar! Karınlarının doyduğuna şükretsinler değil mi efendim.

Erkekler işsiz gezerken bu kadınları çalıştırmanın anlamı ne?! Biz önümüzü görür, önümüzü düşünürüz!

Hem fazla dırdır ederlerse bunun dörde kadar yolu var? Gider yenisini alırsın. Peygamber Efendimiz dörde kadar izin vermiş. Gerçi kendisi on birle yetinmiş, o günkü koşullar bunu gerektirmiş de ondan. Kendi kızını tek eş olması koşuluyla evlendirmiş, ama o başka konu şimdi...

Duydunuz mu haberi:

(Darısı başımıza diyerek okuyun lütfen. Az kaldı belki bizde de...)

İran'da önerge olarak sunulan ve evli erkeklerin ikinci bir eşle evlenebilmesinin önünü açan yasa tasarısı Meclis'ten geçti. Yeni yasaya göre evli bir erkek, karısının rızası olmasa bile ikinci bir kadınla evlenebilecek.(Haber 7 Com.)

12 yorum:

Mehmet Bilgehan Merki dedi ki...

Gerçek niyetlerini sinsice uyguluyorlar.

aysema dedi ki...

Her konuda sözleriyle eylemleri arasında öyle büyük farklar var ki... Toplumun şaşkınlığı bundan. Hangisinin gerçek hangisinin yalan olduğunu anlamak için çok dikkat etmeyi gerektiriyor.

Teşekkürler.

Prima Rima dedi ki...

Hadi buyur burdan yak diyorum...yakındır.Neye yakındır desek başımıza gelmıyor mu sanki?Gün doğdu erkeklere ve bunu yapacak dünya kadar insan var Dilek abla hemde çevremde!!

aysema dedi ki...

Sevgili Prima Rima,

Erkekler haklı! Kim istemez ki bunu?

Düşün dört erkek olsa: Biri, ikisi dışarda çalışıp eve para getirse, biri bizi gezdirse, diğeri gönlümüzü eğlendirse... Hepsi mutfağa girse güzel güzel yemekler yapsa, kardeş kardeş geçinse...
Biz de elimizde kumanda yan gelip yatsak...

Ohh Ne tatlı hayat!?

Şaka şaka tabi. oOlur mu öyle şey?

Bu tür düşünen erkekler var, ama aklı başında, eğitilmiş, insan gibi insan erkeklerimiz de var, çok şükür.

Yapmalarına izin vermeyiz, merak etme. Kafamızın tasını attırmasınlar, bıçak kemiğe dayanırsa hepimiz aslan gibi savunuruz haklarımızı. Türkiye, İran değil. Hem onların Atatürkleri hiç olmamış ki! Yanılıyor muyum?

sufi dedi ki...

Bir erkeğin çalışmasıyla zor geçinen ailelere ikinci kadın alma hakkı gibi bir hak Atatürk'ün kurduğu bir cumhuriyete zaten çöreklenemez de,(Kadının her kuruluşta ikinci sınıf vatandaş, kusurlu çalışan görülmesi) önlenebilir mi, o konu tartışılır.5 gün izin verilme meselesi; erkeklerden az maaşı hakettiklerini vurgulamak için gerekçe olarak sunulmuştur sanıyorum.Bilmem yanılıyor muyum?Sevgilerimle.

aysema dedi ki...

Bence, Sevgili Sufi gönüllerinden geçen çok eşlilik, imam nikahı. Ancak bunu gizli-açık yapıyorlar zaten. Resmileştirme olasılıkları da yok. Tüm kadınlar ayağa kalkar değil mi?
Kadınların iş hayatından çekilmesi dertleri, bu da çoğunlukla kendilerine güvenemediklerinden ve kadınları köleleştirme isteklerinden kaynaklanıyor sanırım.

Sevgiler.

Şeniz dedi ki...

Bir şarkımıydı, yoksa bir müzikalden miydi bir şarkı vardı.
Neler olacak neler, neler olacak.
Görün bakın bu işler nasıl olacakk.
Az kaldı yakındır tepemizde elinde silahla gezecek olan polisler.

aysema dedi ki...

Sevgili Şeniz,

Dilerim olmaz. Biz kadınlar daha çok sesimizi duyurmalıyız. Kadınlarımız işlerine daha sıkı sarılmalı...

Bugün bir haber okudum: Malum birileri 81 ilden kadınları(her ilden 25 kişi ) genel merkez kararıyla eğitime alıyormuş. Bunlar da kapı dolaşacaklar, bilinçsiz kadınları kandıracaklar, örgütleyecekler... Üç-beş kuruşa pek çok yoksul ev kadını bu işte çalışacak...

Biz eğitim olanağı bulmuş kadınlar ne yapıyoruz?

Sevgiler...

Adsız dedi ki...

SEN DE BİZİM EVE GELİRSİN

Star TV’de yayınlanan Suç ve Ceza adlı programa katılan 2 eşi ve 7 tane çocuğu olduğunu söyleyen İzmirli medya patronu “Biz müslüman toplumuz, Peygamberimizin çok eşliliğini alıyoruz, öğreniyoruz". dedi. Kendisine karşı çıkan Serap Ezgü'ye "İstersen sende gel" dedi. Bir anda stüdyoda soğuk bir rüzgar esti. Serap Ezgü araya girerek şu itirazda bulundu; “ 1400 yıl öncesinin şartlarıyla bugünün şartlarını bir düşünmüyorum. Hz. Muhammed'in her huyunu, davranışını, ibadetini Allah'a bağlanışını örnek alabiliyorsak ne mutlu bize ama o günün koşulları içindeki çok eşli yaşamını örnek alıyorsanız bu demek değildir ki Hz. Muhammed'i örnek alıyorsunuz. Medeni kanunumuzda tek eşlilik var, Türkiye bir hukuk devleti hukuk ve yasalar bunu uygun görüyor.”

2 Ocak-Hürriyet Mağazin'den alıntıdır.

Arzu dedi ki...

Yazdıklarınız doğru ama son yazdıklarınız beni şaşırttı.
Peygamber Efendimiz dörde kadar izin vermiş. Gerçi kendisi on birle yetinmiş diyerek peygamberimize gerçi kendisi diyerek saygısızlık ettiğini düşünüyorum. Keşke herkez her konuda peygamberimizi örnek alsa.O zamanın koşullarına göre bu zamanı kıyaslayamayız. Neden o kadar eşli hiç yerde okuyup araşdırdınmı ?

aysema dedi ki...

Sevgili Adsız,

Plan yavaş yavaş uygulamaya giriyor işte... Bu tip örnekleri daha sık çıkaracaklar ortalığa, amaç hazmettire hazmettire yasallaştırmak.

Serap Ezgü de alet olmuş ne yazık ki...

aysema dedi ki...

Sevgili Arzu,
Yorumun için teşekkür ederim. Uyarın için de... Yalnız dikkat ettiysen, "O günkü koşullar bunu gerektirmiş de ondan." diye de eklemişim.

Kuran-ı Kerim'i de okudum. Bu konuda yazılanları da... Tekrar teşekkürler.

Sevgilerimle.