22 Ocak 2010 Cuma

YALANCININ MUMU

Evvel zaman içinde bir baba varmış...

Milli Eğitim Bakanlığı'nda etkili bir görevdeymiş . Yurt İçi ve Yurt Dışı Eğitim Öğretim Genel Müdürü'ymüş... Yani yurt dışına, devlet bursuyla gönderilecek öğrencileri belirleyen en yetkili kişiymiş...

Bir de oğlu varmış bu babanın...

Oğlu, devlet bursuyla İngiltere'de eğitim görmüş. Ülkenin polis akademisinde hocalık yapmaktaymış. Tek derdi askerlermiş. Polisleri çok sever, askerleri düşman görürmüş.

Babası ise, Milli Eğitim Müdürü iken nurculuk ayininde yakalanıp yargılanmış...

Oğul'un avukatı ile Ağlayan'ın avukatları tesadüfen aynı kişiymiş...

Bu Oğul, ne zaman ülkede sorunlar çığlık olup sağır sultanları rahatsız edecek duruma gelse hemen bir sahte belge, o da olmazsa hayali darbe planları attırırmış ortaya...

Kendi gibi özel olarak yetiştirilmiş kişilerle birlikte yaparlarmış bu işi. Hele Suboran , Conzar, Tosunalkan, Yıldırımboğan varmış ki sanki bu iş için özel olarak yaratılmışlar.

Yenilen pehlivan yenilgiye doymazmış ya, bunlar da haberlerinin yalan olduğu anlaşıldıkça yenisini servise hazırlarmış. O kadar çalışıyorlarmış ki ayrıntıları gözden kaçırıyorlarmış...

Ancak bazen her şey ayrıntıda gizlidir değil mi efendim? Çok bilen çok da yanılırmış!

Bomba patlarken daha çok ses getirsin diye ya da -kendilerince başka bir nedenle- bazı kurumları, bazı gazetecileri de eklemişler son haberlere...

İşte bu bombaları da diğerleri gibi sadece ses bombasıymış. Şeytan ayrıntıda gizlidir değil mi efendim?

Bazıları ise dedikodu yapmayı çok severmiş:

"Taraf'ın bombası bu sefer çok çabuk elinde patladı. Dikkatli gözler Taraf'ın yalanını hemen yakaladı.

Mahşetten yayınlanan ve iç sayfalarda da geniş yer verilen darbe 2003 yılında planlanmış. Yazının, "Dost Durumu" ara başlıklı bölümünde, darbeye destek olacak kuvvetler sıralanıyor. Taraf'ın haberine göre, "Balyoz Eylem Planı"na yardımcı olabilecek kuvvetler şunlar:

"TSK'nın her kademesine müzahir eleman temini konusunda referans uygulamasına (ÇYDD, ADD, Türkiye Gençlik Birliği vb.) devam edilerek azami koordinasyon sağlanmasına..."

Buraya dikkat... Parantez içinde sayılan kuruluşların arasında Türkiye Gençlik Birliği'nin de adı geçiyor. Peki, 2003 yılına ait olduğu iddia edilen darbe senaryosunda "dost kuvvet" olarak adı geçen Türkiye Gençlik Birliği ne zaman kuruldu?

Türkiye Gençlik Birliği yöneticileri, derneğin 19 Mayıs 2006'da kurulduğunu ifade ediyor. Derneğin resmi internet sitesi de bunu doğruluyor. Türkiye Gençlik Birliği'nin resmi internet sitesindeki ifade aynen şöyle.

"19 Mayıs 2006 tarihinde Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde toplanan Türkiye Gençlik Kurultayı'nda, vatansever, Atatürkçü gençlik hareketlerini kitleselleştirecek merkezi bir örgütün; Türkiye Gençlik Birliği'nin kurulması kararı alındı. BURADAN ALDIM. Bir de BU var efendim...

"Yalancının mumu yatsıya kadar yanarmış..." deseler de bunlar gece gündüz çalışıyorlarmış.

Darbe yaptırmak için çıldırıyorlarmış...

Halk : "Vallahi Gerçek Darbe olsa inanmayacağız artık!" deme noktasına gelmiş.

Oysa bu ülkede, 12 Eylül 1980'de, Gerçekten Darbe yapılmış...

Pek çok karanlık olay, cinayetler o dönemde yaşanmış... Ama nedense o dönemi sorgulamak kimsenin aklına düşmezmiş de herkesin, hayali darbelerin peşine düşmesi, istenirmiş.

İşte bütün düğüm burada gizliymiş...

Bu arada halk kendi derdine düşmüş. İşsizlik, yoksulluk bellerini bükmüş. Bakmışlar olacak gibi değil, hep birlikte seslerini yükseltmeye başlamışlar. Kurtarın bizi, sesleri her yerden duyulur olmuş. Pataküteşahlar "açıyorum" diyerek tüm kapıları kapatmış herkesin yüzüne...

"Açıl susam açıl!" demişler, ama içte ve dışta açılan kapı görülmemiş...

Aksine eskisinden de kötü, çıkmaz yola girilmiş.

O zaman?

"Acele etmeliz!
Bir Hayali Darbe daha ortaya atıp tüm sorunları unutturmalı, camileri bombalayacaklarmış, diyerek halkı din üzerinden kandırıp yanımıza çekmeli ve önce Anayasa değişikliğ, sonra da erken seçim yapmalıyız..." Dediklerine dair dedikodular, her tarafta yapılır olmuş.

Masal burada bitiyor. Gökten üç bomba, ay pardon, üç elma düşmüş...

14 yorum:

beenmaya dedi ki...

yalancının mumu yatsıya kadar yanıyor elbet ama o zamana kadar o yalan/lar yüzünden, inandığımız, ses etmediğimiz için bizler de yanıyoruz aslında...

nazpek dedi ki...

mumlar yanıyor etrafını yakıyor iyi geceler TÜRKİYE

alizafersapci dedi ki...

Aydınlatan yazınız için teşekkürler, herkesin okumasını dilerim. Keşke blog dışındakilere de ulaşabilse...

Mehmet Bilgehan Merki dedi ki...

Bu masalın kahramanı kim acaba?

nalan dedi ki...

bu masalın tam zıttını anlatanlar var ve dinleyen inanan bir dolu kalabalık.
efsanelere,üfürükçülere,cin çıkacak civciv çıkacak hikayelere inanıp bilimsel öğretilere sırtını dönen bir kalabalık bu.
simsiyah,kopkoyu :(

Sokak Kedisi dedi ki...

Hedefe kilitli ve herşey mübah zihniyetiyle yaşıyorlar bu insanlar

Üstelik hitap ettikleri zümre o kadar geri bırakılmış ki (adamlar emellerine yürürken kendilerine zemin yaratmak için kasıtlı olarak geri bırakmış bunları) adı TARAF olan bir gazetenin yazdıklarının gerçek ve kurmaca olmadığına körü körüne inanabilecek kadar taraflar...

aysema dedi ki...

Sevgili Beenmaya,

Onlarda mum çok, sönenin yerine yenisini getiriyorlar.

Yakmasa da isi, kokusu yayılıyor.

Uyanmak, uyandırmak aydın olanların görevi değil mi?

aysema dedi ki...

Sevgili Nazpek,

Kimse yanmasın! Bu güzel ülkede herkese yer var. Yeter ki yakıcı, yıkıcı, bölücü olmasın.

aysema dedi ki...

Sevgili Ali Zafer,

Çok teşekkür ederim efendim.

aysema dedi ki...

Sevgili Mehmet Bilgehan,

O kadar çok var ki onlardan, ihtiyaç duyuldukça uzak diyarlardan gönderiliyorlar. Bugünler için özenle yetiştirildiler...

aysema dedi ki...

Sevgili Nalan,

Bu konuda suçun birazı da bizde...

Bu yoksul ülke, bu cahil halk için daha çok çalışmamız gerekiyordu değil mi? Kızı kendi başına bırakınca ya davulcuya, ya zurnacıya, ya da tarikatların kucağına...

aysema dedi ki...

Sevgili Sokak Kedisi,

Bunlarla başetmek zor gerçekten de. Çünkü siz her şey kuralına göre olsun, yasalara uygun düşsün diye uğraşıken onlar hiçbir kuralı dikkate almıyorlar. Amaçlarına ulaşmak için herşeyi yok etmeyi göze almışlar bir kere.
Gözü dönenlerden korkmak gerekir.

mr_lonely dedi ki...

Zaten bütün Atatürkçüler darbeci, bütün Fethullahçılar da vatan sever insanlar. Atatürkçüyüz ya Allah bizim belamızı versin. :@

aysema dedi ki...

Sevgili mr_lonely,

O zaman ben vatan sever değilim!