22 Mart 2010 Pazartesi

ANAYASA MI BABAYASA MI?



AKP'nin hazırladığı taslak açıklandı, 23 (ya da 26) madde değiştiriliyormuş. Görünen o ki bu yirmi üç maddeyi önümüze getirip "Evet" mi, "Hayır" mı dedirtecekler!

Haydi Abbas, vakit tamam, değişiklik diyordun, işte sana değişiklik paketi(!) al oyna, ay pardon, oyla; oylayabilirsen!

Elinizi vicdanınıza koyup söyleyin lütfen, hangi anne çocuklarını bu kadar zor durumda bırakır ki? Sabırla anlatır, öper, okşar, dur düşün der. Çocuğuna seçenekler sunar, onun gönlüne de uysun ister. Hatta daha bilinçli olanları ,tutar elinden çocuğunu götürür mağazaya istediğini sen seç, der.

Dünyaya gözlerini açtığı andan insanlaşacağı ana kadar geçen sürede gösterdiği sabrı hangi babayiğit görmezlikten gelebilir. Anne sabır demektir, hem de yıllarca süren bir sabır sürecidir bu. En küçük ayrıntıları bile atlamayan, her şeyin, o küçük ayrıntılarda gizli olduğunu yaşayarak gören, bilen kişidir anne...

Onun için diyorum ki AKP'nin hazırladığı bu taslak metne lütfen kimse "Anayasa Değişikliği Paketi" demesin. Babalardan özür diliyorum, gerçek babalara saygılarımı iletiyorum buradan; benim kastettiğim "baba" sözcüğü asla sizleri kapsamıyor. Malum babalar var ya onu kastediyorum.

Buna "Babayasa" desem kızarlar mı bana? Kızarlar, kızarlar biliyorum; ama yine de yazıyorum. Çünkü bu kadar maddenin hepsine birden "Evet", "Hayır" dedirtmek ancak "Babalar Dünyası"nda olur! Yanılıyor muyum?

18 yorum:

alizafersapci dedi ki...

Yanılmıyorsunuz ama bu babalar dünyasını yıkmanın you kadın özgürleşmesi değil mi!

aysema dedi ki...

Sevgili alizafersapçı,

Kadınların özgürleşmesi pek sorunun çözümüne büyük kattı yapacak, buna ben de tüm yüreğimle inanıyorum.

Ancak buradaki "baba!" larla değil analar, babalar bile tek başına başedemez.Onlarla mücadelenin yolu: Güçlü, bağımsız, sorunları çözülmüş yargıdan geçer diye düşünüyorum.

İşte bunu önlemenin yollarını açmaya çalışıyorlar diye düşünüyorum.

Yöntem yanlış, zaman kısıtlaması yanlış, toplumun tüm kurumlarının görüşünün alınmaması yanlış, en yanlışı da böyle hayati bir yasayı konunun uzmanı olmayan halka sunup toptan oylatma istekleri.

Saygılarımla...

Bekriya dedi ki...

yok yok yanılmıyosun :) babalara geldiğimizi söyleyebilirim ben :)

Mehmet Bilgehan Merki dedi ki...

SEvgili Aysema,
Bu yapılan değişiklik falan değil. Gerçekte "Laik Türkiye Cumhuriyeti"nin var olan değerlerinin yıkılmasında bir başka köprü başı. Değiştirilmek istenen Anayasa'nın kendisini savunmuyorum. Ancak Anayasa'ların, diğer kanunlardan farklı olarak toplusal oydaşlıkla çıkarılmasının gerekli olduğunu savunuyorum., Aksi takdirde egemen yürütmenin kendi oy çokluğu ile devletin, ulusun değerleriyle kişisel oynaması olacağını bununda topluma bir yarar getirmeyeceğini düşünüyorum.

aysema dedi ki...

Sevgili Bekriya,

"Babalara Geldik" tam da bu durumu özetliyor. Teşekkürler, sevgiler...

aysema dedi ki...

Sevgili Mehmet Bilgehan Merki,

"Bu yapılan değişiklik falan değil. Gerçekte "Laik Türkiye Cumhuriyeti"nin var olan değerlerinin yıkılmasında bir başka köprü başı."

Aslında "GÜVENSİZLİK" sorunu yaşıyoruz, alıntıladığım yorumunuza da tümden katılıyorum.

Halk oylaması bence de iyi bir yöntem olabilirdi, ancak toplumun tüm kesimlerinin katıldığı bir taslak olsaydı.

Yangından mal kaçırır gibi seçim öncesi yapılması, buna farkı anlamlar da yükleyerek; toplumun aldatılması olayına dönüştürülmesi çok tehlikeli bir oyun değil mi?

haykırış dedi ki...

Anayasının, temel hak ve özgürlüklere bir teminat olduğunu düşünürsek geniş bir katılımcı görüşü alınarak ortak bir paydada çıkarılması gerekirdi. Oysa bir odada ve bir zihniyetin kaleminden dökülen düşüncelerle hazırlanan taslak asla Anayasa olmamalı.
İşin tuhaf tarafı, muhalefetten destek isteyecekler CHP ve MHP vermiyor bu kez referanduma gidecekler yani halka bizlere..
Dikkat ediniz...
Taslakta ki bir maddeyi beğeniyorum ama diğerlerini hayır. Beğendiğim bir madde için EVET kullanmışsam beğenmediklerimde kabul görecek.
Bu yüzden AKP'nin Anayasası olacak bu taslağın tamamına şimdiden HAYIR...
Sevgi ve saygılarımla

aysema dedi ki...

Sevgili Haykırış,

Zaten tek dertleri, o beğenilmeyen, sadece kendi işlerine yarayacak maddeleri geçirtmek için diğerlerinden yararlanmak. Aba altındaki sopayı iyi görecek insan sayısı dilerim çok olur...

Sevgilerimle...

Bu arada bloguma verdiğiniz "Kişisel Blog Ödülü"nden onur duydum. En kısa sürede bu konuda da yazacağım. Tekrar teşekkürler...

sufi dedi ki...

Sevgili Aysema'm;
İktidardaki parti tarafından,basın mensuplarına;
"Çoğunluğu arkasına almış bir iktidar anayasa değişikliği bile yapamıyorsa, o ülkede demokrasi mi olur?" dedirtiliyorsa 4 bir ağızdan , Atatürk'ün kızları olarak toplanıp genelkurmaya giden kadınlarımız için muhalefet Partisi; "bizim partiyi kötü duruma düşürdü bunlar oy kaybettirdiler bize"denilebiliyorsa, Vay halimize!
16 milyon işsiz olduğu güzel ülkem seni kimlere emanet edeyim ağıtları yakarım ben de.Neye EVET? evet demesek de sen bulursun bir puntunu.Hatırlatırız bir gün elbet "Onları bilmedikleri bir cihetten yakalarız" ayetini.
Sevgilerimle tontini.

MELİS dedi ki...

Sevgili Aysema Öğretmenim,

Atatürk Cumhuriyet'in temel niteliklerini 1937
Anayasa'sının en başına
(mdde 2) yazmıştı:"Türkiye Devleti,Cumhuriyetçi,Milliyetçi
Halkçı,Devletçii, ve Devrimcidir." Bu özlü saptama,Türk Devrimi'nin bir özetidir.Bu 6 ok,Türk Devrimi'nin ve anayasanın
temel niteliklerini özetler.1961 Anayasası,1945 Atlantik
Sisteme geçişle birliktee değişen koşullarla oluşan fiilli durumu düzenlemiş ve kuşkusuz 6 okun ve Atatürk devrimlerinin refomlaştırarak aynen sürdürmesini sağlamıştır.Şimdi bütün muhalefet partileri darbecilerin
yargılanmasının önünü açan Anayasa değişikliğini yıllardır dile getirmiş olmasına rağmen,AKP bunu kullanarak laiklik ve
Cumhuriyet ilkelerinden sapacak Anayasa taslağını "kılıfına "uygun",nereye çekerseniz
önü açık olarak hazırlamıştır.

Anayasa Mahkemesi Başkanı
Haşim Kılıç'ın kişilği ve geçmişi ile AKP'nin adamıdır.
Kendisi 12 Eylül öncesinde
İslam devrimi için silahlı mücadele veren bir grubun yayın organı olan Gölge Dergisinin Ankara temsilciliği
yaptığı MİT tarafından bilinmektedir!!
Fazla yoruma gerek var mı?

Sevgiler

aysema dedi ki...

Sevgili Sufi'm,

Umarım kendi kazdıkları kuyuya düşerler de "adalet" diye bağırırlar.

Bu ülkenin gençleri işsizse, insanlar büyük-küçük demeden kendi canına kıyacak duruma gelmişse, hatta ulusumuzun yetiştirdiği komutanlarımız intihar etmişlerse, bilim insanlarımız yargılanmayı yıllardır tutuklu olarak bekliyorlarsa ve tüm bunların, çok az kişinin umurunda olduğu görülüyorsa her şey boş. Ben de boş olduğunu biliyorum, ama yine de yazmadan duramıyorum işte.

Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Melis,

Önce sakallarını kestiler, sonra kılıklarını düzettiler, sonra yemin billah "Değiştik, dönüştük!" dediler. Yanlarına gözü dönmüş, çıkar-makam düşkünü onlardan olmayan kişileri de aldılar, "Bakın biz değiştik!" görüntüsünü onlar sayesinde perçinlediler. Biraz da hokus pokus gücü ele geçirdiler. Şimdi kalanları da ele geçirip "Bizleri" dönüştürmek istiyorlar eski hallerine...

Sözlerine katılıyorum. Haşim Kılıç'ın durumunu biliyorum. Ama olanlar yetmiyor, hepsi öyle olsun istiyorlar.

Yorumun için çok teşekkür ederim canım. Sevgilerimle...

JİVAGO dedi ki...

Tayyip Erdoğan'ın Anayasasının içeriği:

1)Milli Egemenlik üst devletlere devrediliyor

2)Millet egemenliği ortaçağ kurumlarıyla paylaşılıyor

3)Devletin ülke ve milletiyle bütünlüğünün altı oyuluyor

4)Yargı ve hakimler ''tarafsızlaştırılıyor'' !

5)Vatandaşlık tanımından Türk sözcüğü çıkartılıyor

6)Türkçeden başka
dillerin anadil olarak okutulması getiriliyor

7)Kamu mülkiyeti,kamı ekonomisi ve kamu hizmetietkisizleştiriliyor ve tasfiye ediliyor

8)Eğitimin tekliğine son veriliyor

9)Cumhuriyetin laiklik ilkesi ortadan kaldırılıyor

10)Diyanet İşleri Başkanlığı ideolojikleştiriliyor ve siyasallaştırılıyor

11)Atatürk Devrim ve İlkeleri Anayasadan da tasfiye ediliyor

12)Ordunun devlet yönetimi içindeki konumu zayflatılıyor

13)''Yurtta barış,cihanda barış'' yerine emperyalizmin ''ebedi barış'' ı getiriliyor.

(İsteyen dostlar olursa bu maddeleri çok geniş kapsamlı tartışalım.)

Yeni anayasada alabildiğine getirlen ve övünülen ''ÖZGÜRLÜKLER'' =

1)Bölünmeye özgürlük (Etnik bölünmeye ve bölücülüğe özgürlük,Mezhep ekseninde bölünmeye ve bölücülüğe özgürlük,Cemaat ekseninde bölünmeye ve bölücülüğe özgürlük,Yerek bölünmeye ve bölücülüğe özgürlük

2)Bireysel ve özel çıkara özgürlük ve destek

3)Milletin ve milli devletin zayıflatılmasına ve çökertilmesine özgürlük

4)Atatürk Devrimi'ni bütünüyle yıkmaya özgürlük

5)Dinciliğin istismarına ve toplumun ve devletin din esaslarına göre düzenlenmesine özgürlük,daha doğrusu bir avuç çıkarcının din adına kendi çıkar ve tahakkümlerini gerçekleştirmesine özgürlük.

özgürlük-özgürlük-özgürlük;ne güzel
Sayın aysema,
Sevgilerimle,

JİVAGO dedi ki...

Kaynak olarak Teori Dergi'si
kullanılmıştır.

aysema dedi ki...

Sevgili Jivago,

Bu kadar özgürlük fazla değil mi?

Şaka bir yana doğru söze alkıştan başka ne denir?

Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Jivago, teşekkürler...

Asortik Krep dedi ki...

Çok güzel bir yazı olmuş..
Siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının en büyük ödevi bunların gerçek anlamda ne ifade ettiğini millete anlatabilmektir. Yine hızlı bir sürece girip insanlar uyanmadan oylamaya sunulacaktır.
Jivago, güzel yorumlamış,yazdıklarınızı mail olarak mail grubuma atmayı düşünüyorum izin varsa..

aysema dedi ki...

Sevgili Asortik Krep,

Şimdi gördüm yorumunuzu, çok teşekkür ederim.

Amacımız halkımızın yaklaşan tehlikenin farkına varması değil mi? Bu konuda Ruhat Mengi'nin Star Tv'de her pazar 12.30' da başlayan tartışma programı çok aydınlatıcı oluyor. "Her Açıdan" Bunu da duyurmakta yarar var.

Benim yazımı da gönderebilirsiniz. Amacımız daha çok kişiye ulaşmak, ben bundan memnun olurum. Sevgilerimle...