29 Mart 2010 Pazartesi

AV AV DA AV AV



Fındık içi işlerim
Al yanaktan dişlerim
Eğer benim olursan
Saçların gümüşlerim
(mani)

Demagoji, "Halk Avcılığı" demektir. Yani gerçekleri halkın gözünden kaçırmak için, asıl konuyu anlatıp halkı aydınlatmak isteyenleri halkın gözünden düşürüp laf kalabalığı içinde halkı aldatmanın bir yoludur.

Çok da etkili bir yoldur. Hele yandaş medyayı oluşturup onlara bir de tüm medyayı temsil ediyormuş gibi birlik de kurdurmuşsanız tadından yenilmez...

Artık kim tutar sizi, koş koşabilirsen!

Kanal kanal, meydan meydan dolaşıp: "Av av da av av!"

Taşlar bağlanmış, meydan onlara kalmış bir kere: "Av av da av av!"

Neymiş? Halka soracaklarmış! Neyi? Anayasa Değişikliğini...

Kardeşim değil halk; yıllarını hukuka vermiş nice değerli hukukçu bile bu yapılan değişiklerdeki cinliği anlamakta zorlanıyor. Halk nasıl anlasın?

O zaman okullara ne gerek var? Her alanda uzman yetiştirmek için bu kadar emek niye harcıyoruz ki? Kapatalım okulları! Her konuyu halka soralım, olsun bitsin.

Vekillere de gerek yok, aslı dururken! Bu halk 550 milletvekilini besleyecek kadar zengin mi? Parmak kaldırıp indirip köşeyi dönüyor çoğu? Kendilerini düşündükleri kadar halkı da düşünselerdi bu durumda olur muyduk?

Halk ne bilsin? Partileri destekleyenlerin eğitim düzeylerine bakarsanız sorunun korkunçluğunu anlarsınız. Ne kadar eğitimsiz insan varsa o kadar "av" var demektir. Avlanacak kişi sayısının çokluğu avcıların iştahını kabartıyor. Onun için de avlayıp malı götürmeye çalışıyorlar. Av av da av av, bu sıralar en çok duyduğumuz sesler olacak. Malum seçim yaklaşıyor.

Daha önce nefesini kestikleri, soluksuz bırakacak kadar kemer sıktırdıkları; işsiz, aşsız bıraktıkları halkı öpüp okşama zamanı!
Bu halka güvenmiyor musunuz, diyenler; bu halkın 12 Eylül Anayasa'sını % 92 'yle referandumda kabul ettiğini görmezden geliyorlar? Hangi halka güveniyorsunuz?

Bugün övgüler dizdiğiniz halk, aklı başında kişilerin tüm uyarılarına karşın, değiştirmek istediğiniz Anayasa'yı %92'yle kabul etmemiş miydi? Demek ki halk uzmanlık isteyen konularda yanılabiliyormuş değil mi?

Tüm bunları bilmezler mi? Bilmez olurlar mı? Biliyorlar da işlerine gelmiyor. Kendilerini kurtarmanın derdinde halka methiyeler diziyorlar. Çünkü karşısındakileri insan olarak görmüyorlar. Onlar acıktıklarında anımsanacak "av"lar sadece...

Onlar daha çok av av da av av diyecekler nasılsa. Ben sözü Karacaoğlan'a bırakıp aradan çekiliyorum.

"Dinleyin ağalar, hata işledim.
Hayrı bıraktım da şerre başladım.
Öpem derken, al yanaktan dişledim.
Kurt yiyip de çürüyesi dişinen..."


KİMSE AV DA OLMASIN, AVCI DA! İNSAN OLSUN YETER...


14 yorum:

Ecehan dedi ki...

Eminol, bu millet bunca uzman geçinenden(!)çok daha iyisini yapar fırsatını bulursa. Ve o zaman aslında hiç de uzak değil artık.

NzN dedi ki...

Yıllardır eğitimsiz dolayısıyla da bilinçsiz bir millet yaratma çabasında olanlar bugün yarattıkları eserin nimetlerinden faydalanır durumdalar. Düşünme yetisi gelişmemiş, eğitimsiz milletle kukla gibi oynayarak alet ediyorlar canım insanlarımızı oyunlarına...

2 çamaşır makinası veririz, olmadı "gel bacım senin oğlanı biz özel okulda okutalım üstüne bir de bütün borçlarınızı ödeyelim" der yine istediğimizi alırız.

Bilinçiz bırakılan daha da acısı bunu farkında bile olmayan topluluklar da onlara söz hakkı verildiğinde minnet gösterisinde bulunmak istiyorlar doğal bir "insani" değer olarak.

Bu ülkenin en büyük eksisi eğitimdir. Önce aile içi eğitim sonra okullarımızda verilen eğitim...
Eğitim almamış, alamamış bir insana da öyle ya da böyle istediğini yaptırabilirsin... Düşünmeyi, araştırmayı, olay ve durumlara bilinçle yaklaşmayı, vizyon geliştirmeyi minicik beyinler büyürken aşılamazsan eğer sonra ne yaparsan yap pek mümkün olmaz bence.

sufi dedi ki...

Aysema'm;
Sen AV AV DA AV AV deyince aklıma "Avlan gölünün" başına gelenler geldi.
Biliyorsun, "Devletin hüküm ve tasarrufundaki tabii servetler satılamaz." Yeraltı servetleri; sular, göller, akarsular, nehirler, ırmaklar, kayalar, dağlar, madenler, ormanlar, mera, yaylak, kışlak, sulak alanlar gibi doğal varlıkların satışının mümkün olmadığı anlamına gelir bu.Oysa önce kurutulup, sonra geri kazanılmış Avlan gölü her nasılsa! Satılacak bu gölün ortasından Elmalı-Finike karayolunun geçmesi ise işin çekiciliğini son derece arttırıyor."Bölgesel kalkınmayı desteklemek amaçlı" gibi kılıflar hazırlana hazırlana
geldik bugünlere. Hazine ve orman arazilerini bile acımadan kırdık geçirdik uydurduk kılıfına.Anayasa taslağına da evet diyelim bari, çıkalım sağ ve selamet yarınlara.Sevgilerimle, Tontini.

Ozgur dedi ki...

Utanarak söylüyorum ki benim de aklıma Ela geldi:) Av av diyor sürekli:)

Mavi Balon dedi ki...

Yüce halk olarak şunlara avlanma yasağı koymak istiyorum ben onaylanır mı acaba?

Çınar dedi ki...

Hap gibi yutturacağım tek tek dedi ya büyüğümüz. Yutturacaklar işte söylüyorlar açık açık ta anlayana...

Sevgiler

aysema dedi ki...

Sevgili Ecehan,

Doğrusunu anlatan olursa haklısın, en iyi kararı verir. Ancak o kadar çok bilgi kirliliği var ki... Yine de umarım öyle olur.

Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili NzN,

Yazdıklarında haklısın, yıllardır çalıştılar. Şimdi ektiklerini biçiyorlar. Tüm medyayı ele geçirme çabalarını tamamladıkları zaman işi bitirecekler. Şimdi bazılarını kullanıyorlar, ama amaçlarına ulaşınca onları da bir kenara fırlatacaklar...

Teşekkürlerimle sevgilerimi gönderiyorum...

aysema dedi ki...

Sevgili Sufi,

Satılmadık bir şey bırakmadılar ki... Hala bütün bunları göremeyenlere ne denir, bilmiyorum.

Paylaşım için çok teşekkür ederim, sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Özgür,

Ela hiç aklımdan çıkmıyor ki... Onun "av av"larını yerim ben. Öpüyorum hepinizi...

aysema dedi ki...

Sevgili Mavi Balon,

"Av yasağı" işi çok hoşuma gitti doğrusu.

Ancak avcı kadar av olanlar da suçlu değil mi? Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Çınar'ım,

Hap gibi, hazmettire hazmettire diyip duruyorlar, bekleyip göreceğiz. Umarım uyanırız. Sevgilerimle...

ramazan dedi ki...

Aynen imzamı atıyorum.Çok güzel di.
Sevgiler.

aysema dedi ki...

Sevgili Ramazan,

Çok teşekkür ederim. Dilerim halkımız gerçekleri görür. Sevgilerimle...