25 Mart 2010 Perşembe

TUVALETE GİDEBİLİR MİYİM?


Daha önce de Sayın Mahmut Şanlıer'den bir duyuru almıştım ve hem onun duyurusunu, hem de bu konudaki düşüncelerimi açıkladığım bir yazı yayınlamıştım. (Öğretmenim Tuvalete Gidebilir miyim?)

Geçenlerde aşağıdaki duyuru yorumu tekrar göndermiş Mahmut Şanlıer. Bu konudaki düşüncemi o yazımda belirtmiştim. Yinelememe gerek yok. Değişmedi düşüncem, ancak yine de duyurmak istedim.

Birkaç saat, googlede, bu konuda neler var, diye araştırma yaptım, fazla bir şey bulamadım. Ancak, en azından bir duyuru sitesi yapmışlar, "Okulumuza Tuvalet" kampanyasını duyurmuşlar. Bazı haber kanallarında da bu duyurulara yer verilmiş. Çalışmalarında başarılar dilerim.

Ancak şunu da eklemeden geçemeyeceğim. Her şey çok iyi, herkes mutlu diye TV'lerde bangır bangır bağıranlar hala tuvaleti bile olmayan okullarla ilgili bu duyurulardan utanmıyorlar mı? Ya da ne bileyim, köylülerimiz bu kadar mı okuldan uzaklaştı? Üç kişi bir araya gelse köy okuluna tuvalet yapamaz mı?

Tarikatların okullarının, dershanelerinin,yurtlarının gökdelenlerle yarıştığı bir ortamda; koskoca Türkiye Cumhuriyeti kendi okullarının tuvaletini yapamıyorsa...

Bu kötü kokular olmayan tuvaletlerden gelmiş olamaz değil mi?

Geleceğimiz olan Sevgili Yavrularımıza, karşılık beklenmeden yapılan her çabayı, desteklemekte yarar var...

İşte o duyuru:






Sn Ayseme Hnm,


Daha önce bu konunuza

(http://ruyalargercekoldu.blogspot.com/2009/03/daha-neler.html) yorum yazıp Okulumuza Tuvalet kampanyasından size ve diger kullanıcılara bahsetmiştim.

O sayfada yazdığımız yorum; sanırım "Site editörü" adlı kullanıcı ile bir tutulup değerlendirilerek blog sitenizde bizlerin yaptığı sosyal çalışma ile yeni bir konu açmışsınız.
(http://ruyalargercekoldu.blogspot.com/2009/03/ogretmenim-tuvalete-gidebilir-miyim.html)

Açmış olduğunuz http://ruyalargercekoldu.blogspot.com/2009/03/ogretmenim-tuvalete-gidebilir-miyim.html bu blog sayfanızı 25 şubat 2010 tarihinde fark ederek cevap metnimizi sitenizde yorum yazarak cevaplandırdık. Lütfen cevap metnimizi sitenize ana sayfadan duyurmanızı rica ediyoruz.

Ayrıca bizim tüm çabamız hala tuvaletsiz okulların tuvaletinin yapılması ve onarılması üzerindedir.

Lütfen bu habere bakınız: http://www.ogretmenlersitesi.com/haber/6938

Bizler bu gibi konuları hala internet haber siteelrinde görünce üzülüyoruz.

Duyarlı vatandaş olarak neler yapabiliriz sorusunu her zaman kendimize soruyoruz?

07.03.2010 tarihinde Kanal A TV de yapılan haber
http://www.kanalahaber.com/kanal-a-ana-haber-haberi-44540.htm

Mahmut ŞANLIER
Okulumuza Tuavlet Projesi
0543 427 96 00

20 Mart 2010 10:33

Sil


Saygılarımla...

20 yorum:

senem dedi ki...

calisma cok guzel gercekten.
ama neden tarikat okullari deniliyor ben pek anlamiyorum. neyin kastedildigini anliyorum aslinda ama, boyle dusmanliklara ihtiyacimiz yok bence. onlar da devlet tarafindan yillardir teftis edilen okullar. Yaptiklarini takdir edip etmemek kisinin verecegi karar ama karar verirken de biraz vicdan olcusune tartirmak gerekir kanaatimce. Zaten bizi Cezayire cevirmek isteselerdi bunun icin coktan birsey yaparlardi. O kadar olcusuz insanlar olduklarini sanmiyorum.
Acikcasi bu is benim kafami karistiriyor, ne olacak bu isin sonu diye uzuluyorum. Dusman kardesler ulkesi gibiyiz.

Pilli Petro dedi ki...

bek
ri
ya

http://ucuncubasamak.blogspot.com/ adresine taşıdım blogu takip adresini bu şekilde değiştirin lütfen

aysema dedi ki...

Senem Hanım,

İsterseniz yazıyı bir kez daha okuyun. Ya dikkatli okumadınız ya da önyargılısınız...

Koskoca Türkiye Cumhuriyeti'nin okullarında tuvalet yokken, tarikat ya da cemaatlerin yurt dışında bu kadar okul kurmasının nedeni ne? Ayrıca bu insanlar nasıl devletten bile zengin duruma geldi kısa sürede? Biraz düşünürsen sanırım daha gerçekçi değerlendirmeler yapabilirsin.

Blogun olsaydı ziyaretine gelirdim. Yanılmıyorsam daha önce de yazdıklarına benzer yorum bırakmıştın başka bir yazıma.

Katkın için teşekkür ederim.

aysema dedi ki...

Sevgili Bekriya değiştirdim.

Sevgilerimle...

JİVAGO dedi ki...

İyi geceler Aysema hanım,

Sayın Senem hanım herhalde Türkiye'de
yaşamıyor.PC'den de belli...

Tarikat,cemaat çok tan olduk.Yoksa
sizin haberiniz yok mu? Son engel de
kalksın tamamdır bu iş!

Sevgilerimle

senem dedi ki...

PC'min arastirilmasi cok ilginc geldi dogrusu. Hic hoslanmam kurcalamalardan.

Aysema hanim siz blog yazip emek veriyorsunuz, ben de gelip tek yorumla sacmalayip gidiyorum gibi bir durum olusturmak istemiyorum. Bu ifadeyle sik karsilasmaya basladim ve bu vesileyle fikrimi beyan etmek istedim. Emeginize duydugum saygidan dolayi sinirinizi bozmak benim de pek hoslancagim birsey degil gercekten.

Simdi bu konuyla ilgili son birsey soyleyecegim. Para kaynaklari neden denetlenmiyor? Yani illegal yoldan bir kazanc varmi? Kacakcilik, uyusturucu, insan ticareti gibi, bir kisiyi kisa zamanda zengin edecek bir isle mesgullerse neden kimse killarina dokunmuyor, oyle degilmi? Benim bildigim kadariyla bu ise gonul vermis kasap, manav, memur gibi sokaktaki insanin verdigi paralarla bu isi basariyorlar. O zaman sorun bu insanlarin kafasinda, neden paralarini veriyorlar, nicin ikna olmuslar. Bence bunlar uzerinde dusunulmesi gereken konular. Neticede bu insanlar uzaydan gelmedi, icimizden ciktilar. Bircok insanin yanlista ittifak etmesi munkun olmakla beraber daha dusuk ihtimaldir.

Bu arada ben ilk defa yorum yaptim burada, belki isim benzerligi oldu. Onceden yorum birakmis olsam soylerdim, bunda utanilacak birsey yok.

Benden bu kadar bir daha yorum birakmayi dusunmuyorum bu konuda.

Hoscakalin.

aysema dedi ki...

Sevgili Jivago,

Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Dilerim korkulan olmaz.

Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Senem,

Bloguma ilk kez ziyarete gelen, yurum bırakan kişilerin bloglarına mutlaka teşekkür amaçlı, iadeyi ziyaret yaparım. Bunun adı kurcalama olamaz değil mi? Sizi kurcalamadım yani.

Yazdıklarınızdan ne demek istediğinizi anlayacak kadar bilgi birikimim var.

Ancak kampanyayı duyurmadan, o kampanyayı ve düzenleyicilerini araştırdım. Bunu da yapmak zorundayım değil mi? Araştırdığımı da belirttim yazımda zaten. Mahmut Bey, birkaç yorumla duyurmamı isteyince kuşkularımla birlikte okuyucularıma açık açık duyurdum.

Benzer şeyler yazan bir başkasıyla karıştırmış olabilirim sizi. Kusura bakmayın, iyi ki "yanılmıyorsam" demişim.

Ne iş yaptığınızı, nasıl yaşadığınızı, ekonomik sosyal durumunuzu bilmiyorum. Ancak sokaktaki kasap, manav, özellikle de memurların ne kadar güç koşullarda yaşadığını biliyorum. Sadece onların yardımlarıyla bu okulların bu kadar çoğalmasını da gerçekçi bulmuyorum.

Hem neden yurt dışında?

Deniz Fenerinde Almanya'da yaşayan insanların nasıl kandırıldıklarını da bildiğinizi düşünüyorum.

Neyse, ziyaretiniz için teşekkür ederim. Tekrar gelip gelmemek sizin tercihiniz.

Ülkemiz ve ülke insanımız için güzel günler diliyorum ben...

Efsun dedi ki...

Merhaba Aysema, yurtdisinda DEVLETTEN gelen yardimlarla yapilan TARIKAT teskilatcigina para yetiyor ama gel görki tuvaletleri pislik götürüyor memleketimde! Neden domuz gribi vakalari okullarda daha cok görüldü, neden günlerce bir sürü okul kapatildi bu yüzden? Neden burada hic bir okul kapatilmadi? Temizlik imandanmi geliyordu yoksa isimize gelincemi temiz ve imanli oluyorduk??? Burada calistigim okul Fethullah Gülen'in para akittigi bir okuldu, peki bu adam sokaktaki manav, terzi mi? Devletin hic mi destegi yok bu insanlara? Milyonlarca soru birbirini takip eder böylece... Sevgiler, bende sizi ekledim:)

aysema dedi ki...

Sevgili Efsun,

Çok teşekkür ederim katkın için.

Aslında durum çok üzücü. Halkımız her geçen gün yoksullaşırken, gençlerimiz iş bulamazken, anaları babaları işlerini kaybederken birileri ters orantılı bir şekilde zenginleşip güçleniyor.

Birileri "Al gülüm, ver gülüm." ilişkisi içinde saltanatlarını pekiştirmeye çalışıyorlar.

Bilinçli insanlarımız bu düzenin ve tehlikenin farkında. Bilinçsiz insanlarımız yumuşak karnından, yani din duyguları üzerinden kandırılıyor. Veya yoksullaştıranların verdiği küçücük yardımlarla mutlu oluyor.

Şu sokaktaki manav, kasap,memur neden kendi çocuklarının okullarına göstermedikleri ilgiyi,yardımı başka ülkelerin çocuklarına, okullarına yapıyor ki?

Tekrar teşekkürler. Sevgilerimle...

senem dedi ki...

Ben sizi kastetmemistim Aysema hanim kurcamala derken, yanlis anlasilma olmus heralde son bir duzeltme yapmak istedim. Onun disinda bu konu onumuzdeki gunlere cok tartisilcak sanirim, bizim de tartismamiza gerek yok, cunku netice alamayacagiz. Benim nihai gorusum kendimize dusman olusturmadan once karsi tarafin hangi kodlarla motive oldugunu anlamaya calismak. Daha sonra da bu tutumun ne kadar zararli yada yararli oldugunu analiz etmek, tabi bu cok cetrefilli bir konu. Nihayetinde cumhuriyete ve demokrasiye zarar vermeyen topluca hareketler sahsen benim hosuma gidiyor, diyorum ki biz de ne guzel beraber calismayi, sinerji uretmeyi ogrenebilmisiz. Ve bu sinerjiyle Turkce ogretilmis, ihracata katki saglanmis. Muhakkak bunlardan siz de rahatsiz degilsinizdir. Rahatsiz oldugunuz noktalari tahmin edebiliyorum. Bunu bizzat isin icindeki insanlarla konusmak bence en isabetli yol, uzaktan uzaga karsilikli yumruk sallamak ancak vakit kaybi olur. Ve bunu toplum olarak bir an once yapmamiz gerekiyor, artik enerjimizi dogru durust seylere harcayabilmemiz icin kendi icimizdeki hesaplardan kurtulmaliyiz. Burada herkesin ayni fikirde bulusmasindan bahsetmiyorum, elbette herseye ragmen farkli fikirler olucak, ki olsun derim kesinlikle. Ama dusmanca bakmadan birbirine, filanci fismanci diye asagilamadan, is verirken sucu bucu diye ayiklamadan.

Para konusuna gelince devletin her kurumu Sayistay tarafindan denetleniyor, para vermesi mumkun degil. Hadi verdi diyelim birileri, bu kesin ortaya cikar ve kimse siyasi istikbalini boyle oldurmek istemez. Inanilmasi guc ama gercek sokaktaki insan duzenli olarak parasinin bir kismini vermeye ikna olmus, tabi bunun icinde isadamlari da vardir yani daha yuksek meblagla katki veren ama onlar da bu ulkenin insani yani parasini illegal olmayan diledigi yere verebilir. Bunun cok tartisildigi donemlerde eger devlet okullarimiza el koymak isterse biz buna acigiz yani bunca emegi devlete devretmeye raziyiz denilmisti seffaflik adina. Demek istedigim gonul rahatligi icin hersey denetlensin. Diyebilirsiniz ki denetleyenler de onlardansa ne olucak peki. O zaman herhangi bir bakanligin herhangi bir teftis kuruluna bakilirsa cok cesitli fikirlerden insanlar olduklarini gorursunuz. Biri sakladiysa oburu mutlaka bulur para kaynaklarindaki problemi.


Not:Aysema hanim blogcunun keyfini kaciran, yazma istegini olduren yorumcular herzaman dikkatimi cekmistir, ben ilk yorumumu daha dengeli yazabilirdim. Blogcunun motivasyonunu onemsiyorum, cunku sizi okuyoruz ve bunun bedeli olmali.

Adsız dedi ki...

senem hanım,birinci yorumunuzdan başlayalım.ama neden tarikat okulları deniyor,demişsiniz.çünkü abdullah gül ve recep tayyip erdoğan, gülen cemaatinin
öğrencileridir ve piyasada bol mikterda hacı hoca kılığında ayinler yapılırken kasetleri vardır.

siz bırakın doğuyu,istanbul'un göbeğindeki kur'an derslerinde abilerin layıklık ve cunhuriyet karşıtı yetiştirilip,yeni gelen öğrencileri nasıl avladıkları,özel evlerde atatürk karşıtı beyin yıkadıklarını bilmiyorsunuz herhalde.

siz,onlar için ölçüsüz olmadıklarını söyleyebilirsiniz çünkü bilmiyorsunuz,arabistanda safe-house (güvenlik evlerinde) yeşil sermaye layiklik karşıtı dolarların paletlenerek tırlarla gizli türkiye'ye gönderildiğini.özal döneminde albaraka türklerin vb.bankaların islam devleti olma yolunda kurulduğunu ve son 7 yıldır bunun arttığını.

gülen efendi neden türkiye'ye gelemiyor,anayasa mahkemesi neden AKP'yi 11'e 10 gibi büyük bir çoğunlukla LAYİK'lik karşıtı buldu?

ABD'nin yıllardır ortadoğu ülkelerini 21'nin sınırını değiştirmek için "büyük orta doğu projesi ve gap projesi
için gül ve tayyip beyi özel görevlendirdiğini,fettulah'ı neden koynunda beslediğinin cevabını verebilirseniz aysema öğretmenimin izniyle sayfada tartışmaya devam edelim.zira sizin nur cemaatine üye olduğunuzu düşünüyorum.

ayşegül

(aysema öğretmenim sayfanı kullandığım için kusura bakmayın.beni de bloğum yok.sizin izleyecinizim.)

saygılarımla

Adsız dedi ki...

senem hanım,

büyük şehirlerde ki yapılanmaları
dışında, azarbeycan başta olmak üzere bütün türk cumhuriyetlerinde,
hedefleri doğrultusunda yüzlerce (masum gibi gözüken)okulları vardır.bir gün gülen efendi türkiye'ye,iran islam devrimini yapan hümeyni gibi dönmeyi planlamaktadır.

2009 yılı 14 nisan'ında genel kurmay başkanı ilker başbuğ,harp akademilerinde 2 saatlik yaptığı konuşmada,cemaatlerin doğu ve güneydoğu çalışmalarını anlatmıştır.en çarpcı konuşması :

"bugün bazı cemaatler ekonomik güç olmaya gidiyor.sorun dini duygularının kendi amaçları için alet olarak kullanılmasıdır.Hedeflerine en büyük olarak türk silahlı kuvvetlerini görmektedirler.Bunun için her fırsatta ordu aleyhine faaliyetlerde bulunmaktadırlar.Bunu
türk silahlı kuvvetleri'nin istihbaratı tespit etmiştir."demiştir!!!!!!

Yine diğer ordu istihbarat servisleri: "AKP iktidarı ile birlikte güneydoğu'da cemaat ve tarikatların artarak devam ettiği,sadece diyarbakır'ın "bağlar" ilçesinde ve "şehitlik" semtinde 200'ün üstünde irticai dernek kurulduğunu,tehlikenin çok büyük olduğunu,"söylemişlerdir.Bunların hepsi ordu istihbarat kaynaklarında vardır.Hizbullah olarak bilinen "mustazaflar derneği" öncülüğünde oluşturulan "peygamber severler platformu " 8 mart 2009 günü istasyon alanında 70 bin kişil miting yaparak,kürtçe mevlit okutmuşlardır.bu esnada 14 CIA amerikan ajanının eşlik ettiği saptanmıştır.

TEHLİKE ÇOK BÜYÜKTÜR HANIMEFENDİ!!!

isterseniz size sayfalarca yazabilirim.iran'da da baştan demokratik ve sivil kurumları arkasına alıp,güzel sözler söyleyen humeyni ve muhafızları , aynı meydanda muhaliflerini öldürmüşlerdir!!!!!!...buyrun cevabınızı bekliyorum,

devam edelim mi?

ayşegül

Adsız dedi ki...

Aysema hanım,tesadüfen sitenize girdim.Aşağıda ki,bir tespiti sizle
paylaşıyorum.

Saygılarımla
Cüneyt


Tayyip Erdoğan'ın Bush ile 5 Kasım 2007'deki görüşmesinden sonra Ankara'ya gizlilik koşulları altında gelen heyette üst düzey subaylar görünümünde istihbaratcılar vardı.35 kişiden oluşan CIA-PENTAGON karma heyeti,Amerikan Büyükelçiliği yakınındaki bir binaya
yerleşti.

Heyetin ziyaret nedeniyle ilgili resmi bir açıklama yapılmadığı gibi basında konuyla ilgili tek
satır haber yer almadı.
Ekip,Türkiye'deki en üst düzey Amerikan askeri temsilciliği olan birTümgeneral'in bulunduğu ODC ile irtibat içinde çalışıyor. ODC (Office of Defense Cooperation)
nın Türkiye'deki resmi görevi Türk-Amerikan savunma işbirliği.Ama ODC,başından beri bir
operasyon merkezi olarak işlev görüyor.ODC'nin merkezi,Terörle Mücadele Mükemmeliyet Merkezi'nin
de içinde bulunduğu Ankara Kirazlıdere'de.Esas işlevi,ABD'nin hedef bölge olarak
belirlediği Kuzey Afrika'dan Orta Asya'ya kadar uzanan coğrafyada Türk Ordu'suna taşeronluk
politikasını dayatmak.Bu hedef için,hem ideolojik hem de pratik faaliyetlr,Mükemmeliyet Merkezi aracılığıyla yürütülüyor.Ancak daha önemlisi,ODC üzerinden yapılan provokasyonlar
ve tertipler bu merkez tarafından planlanıyor.Türkiye'deki uzantıları aracılığıyla işleme geçiliyor.

TÜRK ORDU'SUNUN TERÖRE KARŞI MÜCADELEDE VE ABD-AB'YE KARŞI TUTUMLARIYLA BİLİNEN EMEKLİ ORGENERALLERİN GÖZALTINA ALINMASININ BİR YÖNÜ TÜRK SİLAHLI
KUVVETLERİ'NE YÖNELİK BÜYÜK BİR TAHRİK.BİR BAŞKA ÖNEMLİ YÖN, TSK'NIN EMİR KOMUTA ZİNCİRİNİ BOZMAK. ''ERGENEKON YAYGARACISI'' MEDYANIN, ''BU BİR DEVLET
OPERASYONU'', ''TSK'NIN ONAYIYLA GERÇEKLEŞTİ '' ÇARPITMALARI BU AMACI TAŞIYOR.

ABD Büyükelçiliği boylu boyunca operasyonun içinde.Türkiye'deki görevinin ardından Pentagon'da etkili bir pozisyona getirilen Eric Edelman'ın görev döneminden beri Büyükelçilik ile özellikle İçişleri Bakanlığı arasında doğrudan temas var.FBI bürosu ile Emniyet arasında sıkı bir bağ var.Bunların yanısıra Fettullahcı müdür ve yardımcıları da bu
faaliyetlerin içindedir.Ayrıca, eski CIA İstasyon Şefi James Jeffrey'i Büyükelçi olarak İran ve kukla devlet göreviyle tayin edildiğide bilinmektedir.

James Jeffrey,daha önce Adana Konsolosluğu Politik-Ekonomik Birim Sorumluluğu'nu üstlendi.

Sofya,Ankara,Yunanistan,Bosna,
Kuveyt görevlerinden sonra Ankara Büyükelçilik Müsteşarı oldu.
Beyefendinin görev yaptığı Adana Konsolosluğu, CIA, MOSSAD, ve MİT 'in
kesiştiği bir nokta.

Jeffrey'in son görevi ise Bush'un Ulusal Güvenlk Danışman Yardımcılığı.Üst düzey bir CIA
görevlisi olduğu bilinen Jeffrey,son dönemde Türkiye ile ilgili çıkışlarıyla dikkat çekiyor.

Jeffrey'in şimdiki göreviyse Gülen
Cemaati'nin Türkiye ve Ortadoğu
üzerinde etkisini arttırarak,dinler
arası diyalog savsatası ile,bütün
tarikat ve cemaatleri kullanarak
parçalanmış Ortadoğu petrol ve
enerjisini üstüne AB-D'nin oturması
ve PKK'yı da dinin içine yerleştirmektir.

-alıntı-

İşte bunun için,TARİKATLAR OKULU
DENİLİYOR.


(Deniz Feneri, Kanal 7, Samanyolu
tv yolsuzlukları sırada...ne
SAYIŞTAYI allahaşkınıza!)

Adsız dedi ki...

YILMAZ ÖZDİL - 24 MART 2010




Yargıyı yok et yasa, yürüt...


Anayasa’da değişiklik yapıyor arkadaşlar...

Anayasa’ya göre kapatılması istenen partinin kapatılıp kapatılmayacağına, Anayasa’ya göre kapatılması istenen parti karar verecek.



- Suç işledik mi?

- İşledik.

- Kapatılalım mı?

- Kapatılmayalım.

- Yaz kızım, kapatılmamıştır.



Boşanmak istiyorsunuz mesela...

Hâkime ne?

Toplansın sülale...

Referandum yapılsın.



Diyarbakırspor’a saha kapatma cezası mı verilecek? Federasyon karışmasın... Tribünlere sandık konulsun, Diyarbakır taraftarı karar versin. Hakemi, futbolcular seçsin... Zaten, boşu boşuna maç yapmayalım, oylama yapalım, kimin taraftarı fazlaysa o şampiyon olsun.



Gardiyanları mahkûmlar seçsin.

Zabıtaları pazarcılar seçsin.



Komutanları erler seçsin; yap kışlada kampanyanı, topla 3 bin kişiyi albay ol... Ordudan kimin atılacağına generaller karar veremeyeceğine göre, okuldan kimin atılacağına niye öğretmenler karar
veriyor? Çocuklar reşit olana kadar
sınav sorularını veliler belirlesin.



Ana veya babanın dediği olmasın...
3 kişilik ailelerde salt çoğunluk aransın,
4 kişilik ailelerde karar alınamazsa,
rafa kaldırılsın, gelin veya damat
gelene kadar kadük kalsın.



Devlet dairesinde 100 memur
varken, niye sen müdür oluyorsun?

Hani demokrasi?

Ya herkes müdür olsun, komisyon yönetsin ya da müdürü memurlar seçsin.



Vatandaşın en çok oy verdiği parti iktidar olunca, güzel... Aynı vatandaşın
en çok seyrettiği dizi, çirkin... Öyle mi?

Behlül RTÜK başkanı olsun.

RTÜK başkanı da gitsin Bihter olsun.



Belediye otobüsünün nerede duracağına yolcular karar versin; oytobüs olsun... Çoğunluk nereye istiyorsa, pilotlar oraya uçsun. Kadıköy’den bindik, Karaköy’e mi Eminönü’ne mi, kaptanı alakadar etmez, demokrasi var, uzlaştık uzlaştık, uzlaşamadık akıntı karar versin.



Herkes kendine anayasa hazırlasın, herkes kendi anayasasına uysun, birbirimizin anayasalarının birbirimize uymadığı durumlarda, hiç ağlanmasın, herkes ne hali varsa görsün...

Hukuk mukuk kalmadığına göre, bu saatten sonra Allah cezamızı versin.

aysema dedi ki...

Senem Hanım,

Ben söyleyeceğimi söyledim. Siz de düşüncenizi açıkladınız. Teşekkür ederim.

aysema dedi ki...

Sevgili Ayşegül,

Ne demek, tabi ki düşüncelerini bizimle paylaşacaksın. Herkes özgürce bildiklerini paylaşmalıdır. Söylediklerinde de haklısın, katılıyorum sana... Çok teşekkür ederim.

aysema dedi ki...

Sevgili Cüneyt,

Paylaştıkların çok önemli. Dikkatle okuyup üzerinde düşünmek gerekiyor.

Çok teşekkür ederim...

aysema dedi ki...

Sevgili Adsız,

Yılmaz Özdil'in bu yazısını diğer yazıları gibi beğenerek okumuştum. İyi ki yazıyor.

Size de çok teşekkür ederim paylaştığınız için...

aysema dedi ki...

Sevgili Ayşegül,

Tehlike büyük haklısın, ama Kurtuluş Savaşı'ndaki koşullar da çok kısıtlıydı değil mi? Bu ülke kolay kazanılmadı ki kolay kaybedilsin...

Sevgilerimle...