14 Nisan 2010 Çarşamba

AYIP AYIP

OLAY 1)

Yer :Ankara
Zaman: 12 Nisan 2010

30 Lise öğrencisi "Sınavsız Üniversite istiyoruz" diyerek eylem yapmış bugün. Televizyon haberlerinde olayın görüntüleri dehşete düşürdü beni.

Öğrencilerin üstüne polisler üşüşmüş, çocuklar görünmüyor. Sadece kıyamet gibi polis copu inip kalkıyor!

OLAY 2)

Yer: Samsun
Zaman: 12 Nisan 2010

Adliye önünde bir saldırı anı yansıyor haberlere. Bir yığın insan yumruk yumruğa...

Olay bir veya iki kişinin BDP eski başkanı Sayın Ahmet Türk'e saldırısı ve bu saldırıyı önlemeye çalışan milletvekilleri.

Hayret hiç polis yok! Polisler adliyenin merdivenlerine dizilmiş, toplu halde olayı izliyorlar. Ahmet Türk hastaneye kaldırılıyor, burnunun kırıldığı duyuruluyor.

(Dava,"Muş'ta güvenliği sağlayamayız!" denilerek Samsun'a alınmış.

Milletvekilleri davayı izlemek amacıyla Samsun adliyesine gelmişler.

Üzülerek söylüyorum, devletin görevlileri burada da güvenliği sağlamak için özensiz davranmışlardır.

Polisler aldıkları emre göre hareket ediyorlar, asıl suçlu o emri verenlerdir. Polis teşkilatımızı kendi amaçlarına alet etmek isteyenlerdir. Yoksa polisler bizim çocuklarımızdır. Yaşadıkları ağır koşullar da hiç kolay değildir. İşsizlikten bunalan gençlerimiz, bulduğu işi kaybetmemek için verilen emri uygulamak durumundadır.
Ülkem adına çok üzülüyorum.)


OLAY 3)
Zaman: 12 Nisan 2010

Yer: Ankara

Hakim ve Savcılar sorunlarını konuşmak için Ankara Adliyesinde toplanmışlar. Bir savcı, oturacak yer bulamadım diyerek bağırmaya başlıyor. Sanki oraya özellikle tepki göstermek, haber olmak için gelmiş izlenimi veriyor.

Bu olayla "Gerçek Cumhuriyet Savcıları" nın değerini düşüremeyeceğini o da biliyordur herhalde.

Keşke yapmasaydı. Kendisini uyaran bayan güvenlik görevlisine bir de resmen saldırıyor! Onun adına üzülüyorum.


OLAY 4)
Yer: Hakkari
Zaman: 13 Nisan 2010

Samsun'da Sayın Ahmet Türk'e yapılan saldırı nedeniyle bir gün sonra gösteri yapılmış.


Ekranlara bir görüntü yansıyor:

Polisler kelepçeledikleri bir çocuğu ağzı burnu kanlar içinde sürüklüyerek götürüyorlar. Annesi çocuğunu kurtarmak için çırpınıyor. O da payına düşeni alıyor. İnsanlığımdan utandım. Bu çifte standart niye?

Açılım maçılım diyerek yapılmaması gereken ne kadar yanlış varsa yapanlar siz değil miydiniz? Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu böyle!

Üzülüyorum, çok üzülüyorum.


Daha birkaç gün önce, Van'da CHP Başkanı Sayın Deniz Baykal'a yapılan yumurtalı saldırı ve polisin arabadan erken indirmeye çalıştığı iddiaları... İyi ki erken inmemiş, inseydi ne olurdu! Saldırıyı yapanların kimlikleri...

Bütün bunlar, tarafsız bir şekilde, üzerinde derin derin düşünülmesi gereken olaylar...

Ayıp demek az kalıyor biliyorum, ama ne diyebiliriz ki?


N'oluyoruz?

6 yorum:

sufi dedi ki...

Kaç 4 olay Aysema'm? Artık ipin ucunu kaçırdık.Kuzuların sessizliğine bürünmemiz, kurban edilmeyeceğimiz ya da kuzular ülkesi kurmayacağımız anlamı taşımıyor yine de.Sevgilerimle.

Ozgur dedi ki...

cinnet...

ŞANSLI dedi ki...

Sevgili aysema
Olay 5 olay 6 bu böyle gidecektir.Her gün yeni bir gündemle uyanıyor Türkiye...Şaşkın şaşkın seyretmeye kaldık.
Allah sonumuzu hayır etsin.
Sevgiyle kal...

aysema dedi ki...

Sevgili Sufi,
Gerçekten çok üzülüyorum ülkem adına.

Sevgiler...

aysema dedi ki...

Sevgili Özgür,
Evet, toplumca cinnet mi geçiriyoruz?

Öpüyorum...

aysema dedi ki...

Sevgili Şanslı,

Sonumuz hayrola, haklısın.
Sevgilerimle...