8 Nisan 2010 Perşembe

GENÇ BAKIŞ


Kanal D'de sunulan Genç Bakış programı şu anda bitti. Saat 04.28...

Yazmadan duramadım.

Sayın Yarsav Başkanı Sayın Emine Ülker Tarhan'a,
TBMM Eski Başkanlarından DP Genel Başk. Sayın Hüsamettin Cindoruk'a,
Program sunucusu Milliyet Gazetesi Yazarı, Sayın Abbas Güçlüye,
Ankara Üniversitesi Öğrencilerine
ve
Kanal D'ye teşekkür ediyorum. Hepsini ayrı ayrı kutluyorum.

Bu arada bir de şikayetim var:

Halkı bilinçlendiren bu tür tartışma programlarının, herkesin izleyebileceği saatlerde yayınlanması gerekmez mi? İnanın erken saatte olursa pek çok kişi izleyecektir. Çoğunluğun uyuduğu bir saatte olması ülkemiz adına büyük kayıptır.

Halkın bilinçlenmesi kimleri neden rahatsız ediyor?

Ayrıca bu tür tartışma programlarından kaçan siyasetçileri de kınıyorum. Ezberlediklerini tek taraflı kılıç gibi nefes almadan papağan gibi tekrarlamanın marifet olduğunu düşünüyorlarsa yanılıyorlar. Herkesin tartışmayı öğrenmesi gerekir.

Çünkü tartışmayı bilmeyenler kavga ederler...

Herkese İyi Uyanmalar...

6 yorum:

Pilli Petro dedi ki...

aa dün akşam yaprak dökümü vardı kim kiminle yatmış, kime ne olmuş diye millet merak içinde nasıl yayından kaldırılsında bilinçlendirici tartışma programları koysunlar öğretmenim.

para kazanacaklar ! bak mesela bugün aşk-ı memnu var burda herkes akşam ne olacak diye konuşuyo yapılır mı şimdi bu mal insanlara böyle bişi.


bırakın uyusunlar efendim :) iyi sabahlar

aysema dedi ki...

Sevgili Pilli Petro,

Ben diziler olmasın demiyorum. Bu iki diziyi, ben de izliyorum. Onlardan çıkarılacak pek çok yaşam dersi de var. Ancak o kadar çok doldurma, saçma sapan program var ki en azından onların yerine konabilir.

Yeri gelmişken bir eleştirimi daha yazayım. Sinir oluyorum çünkü, belki duyarlar!

Değerli bilim, sanat, düşünce insanlarımızı davet edip gündeme dair görüşlerini soruyorlar. Yanıta başlıyor konuşmacı, bir dakika bile olmadan sunucu araya giriyor, ZAMANIMIZ AZ KALDI, diyip kendi saçma yorumunu uzun uzun anlatıyor, Lütfen tamamlayın diyerek konuşmacıya sözü bırakıyor. Bir cümle tamamlanmadan şak yayın kesiliyor.

Oysa değersiz kişilerle yapılan söyleşiler saatlerce sürdürülüyor. Abuk sabuk kişilere programlar yaptırılıyor.

Ne kadar inkar etsek de televizyon tek eğlencesi çoğu kişinin. O zaman doğru kullanılması hayati öneml taşıyor bizim toplumumuz için.

Sevgilerimle...

Gülen Tezer Üstün dedi ki...

Öğretmenim, Abbas Güçlü her program başı ve sonunda programın erken saate alınması için kanala posta yazın, telefon açın diyor.
Bu arada bir öğrenicinin Hüsamettin Cindoruk'a 'bir zamanlar R.T.E'ın avukatlığını yapıyordunuz da neden şimdi karşısındasınız?' sorusunu takdirle karşıladım.

ZAMANIN AZ KALDIĞINA DAİR BİR UYARI ALAN KONUŞMACININ YERİNDE OLMAYI ÇOK İSTERDİM ÇÜNKÜ SİZİN AZ ZAMANINIZA SIĞDIRILACAK KADAR AZ DEĞİL SÖYLEYECEKLERİM DER BULUNDUĞUM YERİ TERK ETMEYİ ÇOK İSTERDİM!

aysema dedi ki...

Sevgili Gülen'im,

Zamanlama konusundaki eleştirimi bir de buradan duyurmak istedim ben de... Diğerlerini dikkate almadıklarının farkındayız değil mi?

Programın içeriğine dair söyleyecek çok şey var. Ancak genele baktığımızda önemli bir program...

Ben bu tür programları erken saatlere alırlarsa pek çok kişinin izleyeceğine inanıyorum. Tartışmalar, çok yönlü bakma yeteneği ve düşünme yeteneğini geliştirmeye katkı sağlar düşüncesindeyim.

Bilim insanlarından, başka programlarda, kalkıp gidenlari gördüm, ama hiç haber yapılmadı. Bilim insanı da kim ki? Doğru dürüst insan...
Kimin ilgisini çekiyor bu özellikler?
Sen anladın ne demek istediğimi.
Sevgiler...

Gülen Tezer Üstün dedi ki...

Ah öğretmenim ah, ben anlıyorum da..
Dün akşam Tv8'de 8.Gün programında Ceza Hukukçusu Ersan Şen'in yaptığı açıklamalara karşın Nazlı Ilıcak ve ekürisinin sürekli olarak 'ama o ayrı konu' 'ama o ayrı' diyerek sözünü kesmeleri üzerine stüdyoyu terk etmek üzere ayağa kalktı.
Bu programların yayın saatlerinin erkene alınması ne demek?? Ben mümkün görmüyorum, derin bir uykudan uyanmamızı, 'haberdar' olmamızı neden istesinler ki?
Çark dönüyor işte!

aysema dedi ki...

Sevgili Gülen,

Ben de bir kısmını izledim. Biraz Siyaset Meydanına baktım, en çok da Kanal Türk'ü izledim.

Nitelikli kişilerin karşısına öyle papağanlaşmış kişileri getiriyorlar ki olacak gibi değil.

Çıkar istekleri çeşit çeşit olan insanlar sözbirliği ediyorlar bu doğrultuda.Söyleyecek çok şey var aslında...

Sevgilerimle...