8 Nisan 2010 Perşembe

KOPYA



Sevgili Oyum,

Kopya çekerken yakaladığım öğrencilerimin anılarını canlandıran bu eğlendirici yazını gülümseyerek okudum. Çok hoştu doğrusu!

Aslında, değil öğretmen, sıradan (ilgili) bir kişiyi sınavda gözetmen yapsanız, daha sınavın başlarında kopya çekmek isteyenleri anlar. Ah! o gözler yok mu, o gözler bizi ele veriyor!

Tanık olduğum anıların içinden biri var ki beni hala çok güldürüyor.

Sınıf, topluca kopya çekmeye karar vermiş. Sınav sorularını dağıttım,sınav başlamıştır dedim, başarı dileklerimi ilettim.

Ama baktım, çocuklar sınav kağıdından çok kaçamak bakışlarla tahtaya bakıyorlar. Sınıfın arkasına gidip tahtaya baktım, ne var diye…

Görünürde bir şey yoktu. Lise öğrencileri olduğu halde, sadece tahtanın sağ üst köşesinde “KONUŞANLAR”başlığı altında tek tek isimler sıralanmıştı.(Bu konuşanlar, sınıftaki yaramazlık yapan öğrencilerin öğretmene şikayeti anlamını taşıyor okullarda, sınıf başkanı tarafından yazılıyor.)

Edebiyatımızda Beş Hececiler diye anılan şairlerimizin adları alt alta sıralanmıştı, ve bu soru yanıtlamalarını istediğim (aslında herkes kolayca yanıtlar da puan alır diye seçtiğim iyi niyetli bir soruydu.)

Faruk
Nafiz
Çamlıbel
gibi üç adlı şairlerimizin adlarını böyle peş peşe görünce içten içe kahkaha atarken, sınıfın önüne geldim, sırtım tahtaya dönük:

O, soruyu iptal ettiğimi, puanlarını da diğer sorulara bölüştürdüğümü söyledim sevgili öğrencilerime…

Afalladılar; ama neden, diye sordular saf saf…

Siz nedenini benden iyi bilirsin, dedim. Hep birlikte gülüştük ve sınav, kuralları içinde tamamlandı…

Bk yazın bana ne yaptı? Çok teşekkür ederim.

Sevgili öğrencilerimize girmek zorunda oldukları tüm sınavlarda başarılar dilerim…

Sevgilerimle…


Sevgili "Oyumben" in beğenerek okuduğum ŞU yazısına yaptığım yorumu sizlerle de paylaşmak istedim. Cimriliğim tuttu, kıyamadım mı nedir? Aldım yanımda getirdim işte... Nedenini tam bilemiyorum. Ama ben de kopya çekmiş oldum böylece!

Sevgilerimle...


EK: " ŞU" nu da okur musunuz?

EK 2:


31 yorum:

NzN dedi ki...

Bu pazar YGS'ye girecek minik bir melek var bizim ailede de.

Biz de kara kara düşünür haldeyiz ne yapmalı ne etmeli de rahatlatmalı yavruyu diye?!
Bu konuyla ilgili yazıyı yayınladım ve buraya geldim ki benzer bir sınav konusu çıktı karşıma !

beenmaya dedi ki...

bu yöntemi hiç duymamıştım :)))

ben bir futbol maçları için hazırlanan şarkı ve sloganlardaki bir de kopya çekme yöntemleri konusundaki yaratıcılığımıza hayranım zaten :)))

aysema dedi ki...

Sevgili NzN,

Tüm öğrencilerimize, tüm çocuklarımıza başarılar diliyorum. Keşke onlara daha iyi şeyler verebilsek, keşke umutlarımızı paylaşabilsek, hızla sürüklendiğimiz kaos ortamına dur diyeblsek...

Off!

Yazını okumaya geliyorum. Sevgiler.

ŞANSLI dedi ki...

Ben de tüm öğrencilere başarılar dilerim.Güzel bir anı.Diğer arkadaşımızın anısıda çok ilginçti.Paylaşımın için teşekkürler.
Sevgiler:)

Mehmet Bilgehan Merki dedi ki...

Çok ilginç bir anı, okurken ister istemez seneler önceki yaşadıklarımız aklıma geliyor. elbette o zaman hiç öğretmen açısından düşünmüyorduk. Ne kadar başarılıyız diye öğünürdük.

aysema dedi ki...

Sevgili Beenmaya'm,

Vallahi kopya için harcanan zamanın yarısı kadar çalışılsa zaten sorun kalmayacak.

Futbol konusuna gelince oradaki hayran olduğum gücü, enerjiyi, gönülden gelen sevginin birazını ülke ve ulus sorunlarında kullansalar var ya sırtımız asla yere gelmez...

Ama biz gücümüzü gereken yerlerde harcamaya göre değil, gereksiz yere, olmadık işler peşinde harcamaya programlanmış robotlar gibiyiz...

Spor(özellikle futbol) eğlence olmaktan çıkmış, en büyük sömürü ve uyutma aracı olarak kullanılmaya başlamış nicedir...
Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Şanslı,

Çok teşekkür ederim, beğenmene sevindim.

Geleceğimiz olan çocuklarımız hep başarılı olsun. Gönüllerine, ilgi alanlarına uygun çalışsın; sağlıklı, mutlu yaşasın...

Sevgilerimle.

aysema dedi ki...

Sevgili Merki,

Bir zamanlar hepimiz çocuktuk, olaylara kendi açımızdan bakmamız doğal.

Ancak koca koca insanların empati kuramaması, şartlanmış bir şekilde ezberletilenin dışına çıkamaması anormal değil de nedir?

Sevgilerimle...

Zuzuların Annesi dedi ki...

Faruk,Nafiz,Çamlıbel:))))
Oyy saflarım benim yaa,çok güldüm çok:))
Öğretmenlik zor ama -cin olmadan adam çarpmaya- çalışan gençlerle ilgili kimbilir nice güzel anınız olmuştur Aysema hocam?
Yapılan iş kötü olsa da işleyiş ve niyetteki saflık çok hoşuma gitti benim:))İyi ki paylaştınız...
Bu arada yeni profil fotonuz çok hoş efendim,iyi günlerde kullanın:))

oyumben dedi ki...

Kopye etik açıdan incelendiğinde oldukça yanlış bir davranış şekli.
Fakat ben faydalı tarafları olduğuna inanıyorum.
Bi kere organize çekilmiş ve başarıyla sonuçlanmış bir kopyenin, sağladığı dayanışma ve beraberlik ruhunu başka hiç bir şey sağlayamaz.
Kopye çeken insanın adrenalin seviyesi yükselir.
Kopye çeken kişi, duygu kontrolü yapmalıdır.
Dışardan bakıldığında kopye çektiği anlaşılmamalıdır.
Soğukkanlı olmalıdır.
Risk alabilmelidir.
Konsantrasyonu artırır kopye.
Öğrencinin yaşam süreci içerisinde sınavda sorulan bir soruyla karşılaşma ihtimali oldukça zayıftır oysa hayat kopye çekilirken sergilenen tüm yeteneklerin bir manzumesidir adeta.
Zeka ve aklın tüm kıvrımları kullanılmalıdır kopye çekerken. Belki de soruyu çözerkenkinden daha fazla.
Sonra zamanlama yeteneği de gelişmiş olmalıdır kopyacının.
Kopye veren, sahip olduğu bilgiyi paylaşmanın mutluluğunu duyumsar. Faydalı bir insan olarak hisseder kendini.
Alan, verene muhabbetle bağlanır. Arkadaşlığın, paylaşmanın büyüsüne kapılır.
O an için kendine sunulan kopye bilgileri, veren arkadaşına sevgiye dönüşür sınav kağıdına aktarılırken.
Zor bir dersten geçilmesini sağlayan kopye, iki insanı birbirine ömür boyu bağlayacak bir köprü olur.

Ne güzelmiş ya kopye çekmek ehi.

aysema dedi ki...

Sevgili Zuzuların Annesi,

Şu zamanlamaya bakar mısın? Kalp kalbe karşıdır, diyenler boşuna dememişler. Sana yazdığım yorumun zamanıyla, senin bana yazdığın bu yorumun zamanı aynı: 13.20...

Aynı anda birbirimize konuk olmuşuz, ne güzel...

Her şey için çok teşekkür ederim.

Bu Foto'yu ben de çok seviyorum. Çocuklar bizden habersiz, çekmişler... Anısını da yazayım mı? hADİ YAZAYIM...

ögür Anne'nin sevgili kocişinin ailesi, ilk kez, Zonguldak'a bizimle tanışmaya, kızımız ve oğlumuzun(sevgili damadımız)birlikte çıkacakları hayat yolunda biz büyüklere düşenleri konuşup planlamaya geliyorlardı.

Bu mutluluk verici bekleyişin ve heyecanın sonucundaki kucaklaşma anımızdı fotoğrafa düşen. Poz değil, gerçekti ve değerliydi.

Eski bilgisayarımda kalmıştı, buraya aktarmayı başarınca sizlerle de paylaşmak istedim.

Dikkatini de kutluyorum.

aysema dedi ki...

Sevgili Oyumben,

Haklı olduğun yanlar var ne diyim?

Ama şu zımba işini hala anlamış değilim. Hala gülüyorum...

Sevgilerimle...

Zuzuların Annesi dedi ki...

Evet bence de kalp kalbe karşıymış:)Ne mutlu bize:)
Geldim,okudum ve çok beğendim hocam:)Hikayesi olan her şey gibi bu kare,bence de çok özel ve siz böyle özel bir anınızı benimle paylaştığınız için daha da özelsiniz:))
Sevgilerimi sunuyorum...

aysema dedi ki...

Sevgili Banucuğum,

Ben de çok teşekkür ederim. Sevgilerimle...

Yelish dedi ki...

cok hos :)))
Halam Ingilizce ogretmeniydi ve yazili kagitlarini okurken yakaladigi bir kagida cok gulmustuk.Ondeki ogrenciye bakarak kopya ceken akilli ogrenci , sorunun cevabi olarak 198 yazmisti.Sorunun cevabi suydu :ZOO (hayvanat bahcesi ) ama ondeki ogrencinin kagidina bakip onu 200 sanan akilli , ayni olmasin , anlasilmasin diye 198 yazmis ! :)
Hala guleriz

Bayiliyorum ogretmen anilarina

sevgiler

Yelish dedi ki...

cok hos :)))
Halam Ingilizce ogretmeniydi ve yazili kagitlarini okurken yakaladigi bir kagida cok gulmustuk.Ondeki ogrenciye bakarak kopya ceken akilli ogrenci , sorunun cevabi olarak 198 yazmisti.Sorunun cevabi suydu :ZOO (hayvanat bahcesi ) ama ondeki ogrencinin kagidina bakip onu 200 sanan akilli , ayni olmasin , anlasilmasin diye 198 yazmis ! :)
Hala guleriz

Bayiliyorum ogretmen anilarina

sevgiler

Yelish dedi ki...

cok hos :)))
Halam Ingilizce ogretmeniydi ve yazili kagitlarini okurken yakaladigi bir kagida cok gulmustuk.Ondeki ogrenciye bakarak kopya ceken akilli ogrenci , sorunun cevabi olarak 198 yazmisti.Sorunun cevabi suydu :ZOO (hayvanat bahcesi ) ama ondeki ogrencinin kagidina bakip onu 200 sanan akilli , ayni olmasin , anlasilmasin diye 198 yazmis ! :)
Hala guleriz

Bayiliyorum ogretmen anilarina

sevgiler

aysema dedi ki...

Ayy o da çok güzelmiş!

Bir de kağıt değiştirenler vardı, arkadaşlık adına yakalanan...

Başarılı olan sınav kağıdını doldurup isim yerine de arkadaşının adını yazıp çıkmıştı çabucak. Far etmemiştim. İyi bir öğrenciydi, bu son sınavdan zayıf alması onu etkilemiyordu.

Ancak adını yazdığı arkadaşı için bu son sınav geçip kalmasını belirleyecek derecede önemliydi.

Arkadaşı çıktı, o oturuyor. Sınıf neredeyse boşaldı, bizimki oturuyor. Bakışıp duruyoruz, çümkü bir şey de yazamıyor.

Sonunda yerinden kalktı, ağır ağır masaya yaklaştı, ama gözleri ben bir şeyler yaptım, der gibi bakıyor, arada gözlerini kaçırıyor, yüzü allak bullak uzattı kağıdı, elleri titriyor yavrumun.

Gözüm isim kısmına kayıverdi ve baktım isim başka!

İki kağıtta arkadaşının adı var; kendi adı yok. Sınava girmemiş gibi...

Neyse yaz tatilinde arkadaşını çalıştırdı çalışkan olan. Bütünleme sınavında hak ederek başarmış oldu...

Sevgilerimle...

sufi dedi ki...

"Kopya çekme" hikayeleriyle neşelendim ben de.Hababam sınıfında hissettim kendimi.Yüreğinize sağlık, sevgilerimle.

aysema dedi ki...

Mutlu olduk o zaman sevgili Sufi'm,

Sevgilerimle...

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

Çok hoş.:)

Pilli Petro dedi ki...

çok güzeldi gülümsettiniz beni :)

Gülen Tezer Üstün dedi ki...

Öğrencilik hayatım boyunca sadece bir kere o da sürekli sınıfta kaldığım din dersi ve ahlak kültüründen kopyayı formamın eteğine dikmek suretiyle başarısız bir kopya çekme girişimim olmuştu, yani ağzım dolu dolu anlatacağım bir kopya çekme öyküm yok.
İngilizce sınavlarında verdiğim kopyaları en sondaki sıranın sonuna kadar ulaşma başarısını saymazsak tabii :)
Okuduğum bu anı çok zekice :)

Adsız dedi ki...

Sevgili hocam, okul yıllarımda hep kopya hazırlamışımdır.Ama inanın hiç birisini de çekmedim. Benim için kopya hazırlamak bir nevi ders çalışmaktı. He ne hikmet ise hazırladığım ktopyalardan sorular gelirdi ve ben de kopyayı hazırlarken bu soruları çalışmış olduğumdan sınavda başırı oluyordum.
Bu vesile ile pazar günü yapılacak olan YGS' gerecek kardeşlerimize şahsınızda başarılar diliyorum.

Adsız dedi ki...

Sevgili hocam, okul yıllarımda hep kopya hazırlamışımdır.Ama inanın hiç birisini de çekmedim. Benim için kopya hazırlamak bir nevi ders çalışmaktı. He ne hikmet ise hazırladığım ktopyalardan sorular gelirdi ve ben de kopyayı hazırlarken bu soruları çalışmış olduğumdan sınavda başırı oluyordum.
Bu vesile ile pazar günü yapılacak olan YGS' gerecek kardeşlerimize şahsınızda başarılar diliyorum.

aysema dedi ki...

Sevgili Onuncu Köyün Adamı,

Çok teşekkür ederim.

aysema dedi ki...

Sevgili Pilli Petro,
Teşekkürler canım. Sevgiler...

aysema dedi ki...

Sevgili Gülen'im,

Öğrencilik anıları çok hoş. Şöyle biraz eşeleyince kimbilir ne tatlı anılar çıkacaktır gün yüzüne değil mi?

Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Adsız,

Yanılıyorsam söyleyin lütfen, bu yorum Sayın A. Öztürk'ten mi geldi?
Üslubunu benzettim de...

Kopya hazırlıkları bir çalışma yöntemi olabilir. Ama çok daha özen gerektiği için zaman kaybına neden olur. Bence en iyi çalışma yöntemlerinden biri ye "yazarak çalışmak"tır.

YGS'ye girecek öğrencilerimize başarılar diliyorum, emekleri boşa gitmesin.

Sevgilerimle...

Adsız dedi ki...

Hocam inanın sizi tebrik ederim. Çok dikkatlisiniz. İnanın altına imzayı atmayı unutmuşum.Ama ne fark eder.Benim Cingöz hocamdan hiç kaçar mı bu

A.ÖZTÜRK

aysema dedi ki...

Sevgili Öztürk,

Bunda sizin üslubunuzun da katkısı var, unutmayın.

Teşekkürler...