13 Nisan 2010 Salı

MAHMUT ESAT BOZKURT

"Bozkurt, ülkenin kurtuluşunun cephe savaşçısı, kuruluşunun devrimcisidir. Devrimci Cumhuriyet’in devrimci Adalet Bakanıdır. Türk Medeni Kanunu başta olmak üzere öncülüğünü yaptığı hukuk devrimi süreciyle Türk halkının tebaalıktan yurttaşlığa, ümmeten çağdaş topluma sıçrayışının öncülerindendir. Kurtuluşun ekonomik, toplumsal ve hukuksal devrimlerle tamamlanmaması durumunda ortaçağ karanlığına dönüleceğinin bilincindedir.

Bozkurt Türk ve Türk halkı tanımını Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının tümünü kapsayıcı anlamda kullanır. Halkı yüzyıllarca sömüren, kendi ülkesinde uşak durumuna düşüren sömürgecilerin dayattığı ekonomi politikanın son bulmasını, işbirlikçi sermayenin yerini ulusal sermayenin almasını, ekonominin millileşmesinin kavgasını verir.

Meriç kıyılarından Bingöl dağlarının kuytularına kadar tüm ülke coğrafyasındaki yoksul, öksüz, kimsesiz yurttaşların hukuk güvencesine alınmasında ve devrimci Cumhuriyet’ in hukuk platformunda savunulmasında Cumhuriyet savcılarının sorumluluğuna işaret eden sözlerinden bu gün için de alınacak dersler vardır."

Devamı için BURAYI tıklayınız lütfen. Bugünlerde ona neden kızdıklarını anlayacaksınız. Avukat Hüseyin Özbek yazmış.

10 yorum:

JİVAGO dedi ki...

ÖZ TÜRK KÖYLÜLERİ

Türkiye'mizin büyük işlerinden birisi, belki birincisi, bence öz Türk köylülüleridir. Şüphe yok ki bubüyük işin yanıbaşında düşünmeye değer daha hayli meseleler vardır. Bunlar, öz Türk tüccarları, öz Türk sanayicileri, öz Türk
işçileridir. Fakat bütün bu unsurları hakkı ile kollayabilmek için başta köylünün vaziyetini yirminci asrın icabına göre organize etmek zarureti vardır. Köylü meselesi ortada dururken yapılacak işler karanlığa kubur sıkmak kabilinden bir şey olur. Çünkü yukarıda saydığımız iktisat unsurları köylü müstahsiller ayakta durdukça yaşayabilirler. Türkiye bir memlekettir ki onun yüzde 90'ını elleri nasırlı öz Türk köylüsü teşkil ediyor. Bu nasırlı eller üstündedir ki Türk'ün alevden bayrağı dünyanın dört bir ucunu aydınlattı :

Öz Türk köylülerine, bu heybetli kitleye bakınız! Onun güneşler altında derileri kırışmış asil alnında bu memlketi, bu milleti ve bunları tarihini okuyacaksınız

Onu küçük görmeyiniz!:

Ona hor bakmayınız!:

O alın, on bin yıllık bir medeniyete, öz Türk medeniyetine
bakan bir güneştir.

Dünün olduğu gibi bugünün de, yarının da varlığı onun ışıkları içinde yıkanacak, onun ışıkları altında büyüyecek, yükselecektir.

Hakikat bu olunca öz Türk köylülerinin vaziyeti büyük bir ehemmiyet alır. Türkiye'de
köylü meselesi son büyük ihtilalden doğan yeni devlet sistemimizin bir direk, bir temel meselesidir.

Makale,Anadolu Dergisi
İkinciteşrin (Kasım) 1939 sayısında yayınlanmıştır.


Aysema hanım, uzun olan bu makaleyi kısaltarak yazdım. Bugün, buğdayını, tahılını, meyvesini dışardan ithal eden tarım ülkemizin, ayrıca köylerden kentlere göç eden, göç etmek zorunda bırakılan,
toprak ağalarının toprak reformu yaptırmadığı, bazı bölgelerde hükümetlerden de güçlü aşiret sistemini o günlerde gören Bozkurt'a selam olsun.Yazacak şey çok, hem yok!

Sevgilerimle

Mehmet Bilgehan Merki dedi ki...

Değerli üstad benden önce yazılacakları yazmış bana da hem sizi hem de onu alkışlamak kalıyor... Sevgiyle kalın

oyumben dedi ki...

Tarih tekerrür edecek mi?

GünCeraN dedi ki...

Bugün o Bozkurtlara her zamankinden çok ihtiyaç var. Çünkü Bozkurtlara her zamankinden çok saldırılmakta.

Bozkurt görse, "Varsın bana desinler ama Türk milleti sağolsun, Türk devleti varolsun" derdi herhalde. Üstüne de benim düşünemeyeceğim bir zeka ile cevabını yapıştırırdı. Ama burada sadece Mahmut Esat'a laf gitmiyor.

Bu hakarette milliyetçi Adalet Bakanı Mahmut Esat, Carl Schmitt ise, Hitler kime karşılık gelmektedir? Kime Hitler yakıştırması yapılıyor?

WarhaWk dedi ki...

O soruyu Ziya Gökalp'e sormak lazım.

Cenk

aysema dedi ki...

Sevgili Jivago,

Paylaşım için yeşekkür ederim.

Bugün gerçekten doğru dürüst bir tarım politikamız yok. Çiftçimiz, köylümüz emeğinin karşılığını alamıyor, dolayısıyla büyük kentlere göçüyor. Üreticiyken tüketici durumuna düşürülüyor. Hala aşiretler söz sahibi.

Eskisen silolarımız doluyken, şimdi dışarıya bağımlı bir hale geldik. Nereye dokunsak sorun yumağı...

Tekrar teşekkürler...

aysema dedi ki...

Sevgili Merki,
Teşekkür ederim.

aysema dedi ki...

Sevgili Günceran,

İnsanları yaptıklarına ve düşüncelerine göre değerlendirmeliyiz. Yoksa dini, cinsi, ırkına göre değil.

Bu konuda Atatürk ilke ve devrimleri yolumuza ışık tutuyor. Akıl ve bilimi rehber edinirsek sorun çözülür değil mi?

Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Oyumben,

Tarihten ders almasını bilenler daha az sorunla karşılaşırlar. Ama biz tarihi yeterince bilmiyoruz ki ders alabilelim...

aysema dedi ki...

Sevgili WarhaWk,

Ziya Gökalp, başlangıçta ırk milliyetçiliği yapmışsa da sonradan bundan vazgeçmiştir.

Atlarda soy sop aranır, ama insanda aranmaz noktasına gelmiştir.

Sırf aynı ırktan geliyoruz diye yanlışlıkları görmemezlikten gelmek nasıl yanlışsa; farklı kökenden insanların olumlu özelliklerini yok saymak da yanlıştır.

Sorun insan olmakta, yurt,ulus sevgisinde ve özlenen uygarlık düzeyine ulaşmak için çalışmakta... Yurttaş olmanın gereğini yapmak yeterlidir.

Bilmiyorum, bunu mu kastetmiştin?