14 Nisan 2010 Çarşamba

SAHİ YA ?


Bir zamanlar yaktık söndürdük, yaktık söndürdük! Elimiz elektrik düğmesinde saat tam dokuzu bekledik. Aç kapa, aç kapa!

Evlerin pencereleri ateş böcekleri gibi yanıp yanıp sönüyordu hatırlar mısınız?

Niye? "Sürekli aydınlık için bir dakika karanlık!" diyorduk...

Susurluk'ta bir kaza olmuştu ve her şey ortalara saçılmıştı!

Çok şey konuşuldu, çok araştırma yapıldı, çok kişiden söz edildi.

Sonra bugünlere geldik.

Suçlu suçsuz pek çok kişiye dokunur dokunur olduk, bazılarına çok kötü dokunduk!

Ama, nedense birilerine hiç dokunamadık!

Benim de hep merak ettiğim şeyleri Ömer Özdamar yazmış...

Bir bakın isterseniz? ŞURADA:

4 yorum:

yeliz dedi ki...

aydınlık için 1 dakika karanlık... o dönem İTÜ gümüşsuyu yurdunda kalıyorum, bizim gece müdüresi tatlı kadın, şalteri indirirdi, mecburi eylem:) bi gün arkadaş bitirme tezini yazıyormuş, kaydetmemiş, yaygarayı koparmıştı:) sonra anons edilerek devam ettik eylemimize... güzel günlerdi, şimdi çok gerilerde kalmış gibi

Newbahar dedi ki...

Bu bir dk karanlık eylemlerine hiç katılmadım, katılmamda. Geçenlerde de küresel ısınma içinmiydi neydi dünya karardı!
Ne değişti..Hiiiiç. Hiçbir şey değişmez, hiçbir işe yaramaz bu tür eylemler.
Kimsede şu düzeni bozuk dünyanın, ülkenin suçunu üzerine alıp gocunmaz. Öyle değil mi?

Sevgi ve selamlar

aysema dedi ki...

Sevgili Yeliz,

Bir ara tencere tava çalmışlığım da var bu konuda.

Ama işe yaradı mı emin değili. En azından tepkimizi, onaylamadığımızı belirtmiştik.

Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Newbahar,

Bu da bir yol, ama hiç olmazsa kendimizi rahatlatıyoruz tepki göstererek. Bence katılım çok olsa etkisi daha fazla olur tepkilerimizin...

Sevgilerimle...