26 Nisan 2010 Pazartesi

YİBO SİİRT


Sözcükler utanır mı? Bu kez utanıyor inanın. Geri geri kaçıyor harfler, heceler, kelimeler... Ama yazmak zorundayım, tepki göstermek zorundayız.

Biz duymak istemesek de acılar yaşanıyor; utanç, utanması gerekenlerin yüzünü kızartmıyor!

Güçsüzler güçlülerden korkuyor, güçlüler güçsüzleri baskı altında tutuyor. Baskılar olmadık işlere imza atıyor.

Çocuklar babalarından, babalar, "İster asarım, istersem keserim!" anlayışındaki Başbakandan korkuyor. Herkes, büyük küçük herkes, derdini içine atıyor.

Doğurtun, diyor; doğurtuyorlar. Eskiden en azından yakınlarındaki okula gönderiliyordu çocuklar. Şimdi Yatılı Bölge Okullarına atılıyorlar. Ohh sorumluluktan da kurtulmuş oluyorlar böylece. Ya sonra?

Sonra babaları bir yanda, çocukları diğer yanda tecavüzcü olup çıkıyor. Gücü yeten yetene!

Çocuk ne yaşıyorsa onu öğreniyor!

Yedinci sınıf öğrencisi çocuklar, sınıf arkadaşlarının zorla çıplak fotoğrafını çekiyorlar; sonra şantajla-tehditle, kız arkadaşlarını iki ve üç yaşındaki yeğenlerini yanlarına getirmeye ikna ediyorlar! Kızımız minicik yavruları, büyüklerinin yaptığını uygulama derdine düşmüş küçük adamların önüne atıveriyor!

Kız çocuğu babasından korkmasa, başına geleni ailesine anlatsa belki masum o iki çocuk kurtulacaktı. Hiçbirini kurtaramadık, sessiz kaldıkça da Siirt'te yaşananlar gibi daha nice kurbanlar vereceğiz! Kimbilir belki şu anda bile...

Bir yıl boyunca tüm etkili ve yetkililer susmuş! Ört ki ölsün, bu düzen sürsün mü demişler?

Bu adiliklere sessizce ortak olanları ne yapacağız?

Suçlu kim? Bu çocuklar mı? Bilenler, bilip de gözyumanlar mı? Siz mi, biz mi, hepimiz mi? Delirtilmek mi isteniyoruz toptan?

Biliyorum, üzülüyoruz. Utanıyoruz. Kızıyoruz. Endişeleniyoruz. Lanet okuyoruz. Görmek, duymak istemiyoruz. Ama biz susarsak başka çocuklara da sessiz sessiz kıyacaklar yine... Razı mısınız buna?


EK: Hürriyet-Yonca TOKBAŞ

EK 2: BURADAN Aldım.

•Çocuk destek hattı 0 216 450 54 54

Alo 183 Aile, Kadın, Çocuk Ve Özürlü Sosyal Hizmet Danışma Hattı

•MOR ÇATI KADIN SIĞINAĞI VAKFI (İstanbul) 0 212 292 52 31- 0 212 292 52 32 – 33

•KADIN DAYANIŞMA VAKFI (Ankara) 0 312 435 00 70 - 0 312 430 40 05/06

•KARŞIYAKA KENT MECLİSİ KADIN DAYANIŞMA MERKEZİ (İzmir)
0 232 330 58 18 - 0 232 368 22 74

•ANKARA BAROSU KADIN DANIŞMA MERKEZİ (Ankara) - 0 312 311 51 15

•KADIN SIĞINMA EVİ VE KORUMA DERNEĞİ (Adana) - 0 322 351 51 12

•KA-MER (Diyarbakır) - 0 412 224 23 19

•CİNSEL SUÇLAR BİRİMİ (İstanbul) - 0 212 522 08 80

•ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ (İstanbul) – 0 212 512 99 21

•Adli Tıp Kurumu Cinsel İstismarı Muayene Birimi (İstanbul) – 0 212 585 06 60

•Çağdaş Hukukçular Derneği (Ankara) – 0 312 232 36 69

•Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu (İstanbul)
0 212 245 45 93 - 94

•İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Polikliniği – 0 212 635 11 79

EK 3:
BİR MİLYON KALEM
ÇOCUK İSTİSMARINA KARŞI EL ELE



28 yorum:

ŞANSLI dedi ki...

Çok duyar olduk bu günlerde bu tür haberleri!korkunç bir şey bu Dilk çiğim korkunç:(

Gülen Tezer Üstün dedi ki...

Öğretmenim; :( Günlerdir ne haber izleyebiliyorum ne de gazete okuyabiliyorum. Olaydan da şu an itibarıyle haberim oldu :( Bu nasıl iştir? Üzerinden bir sene geçen böyle vahim bir olayı biz yeni duyuyoruz! Nasıl oluyor bu?
Evet doğurun, atın yatılı okullara, gemisini yürüten kaptan da keyif sürsün! Nasıl susar bir aile böyle bir olay karşısında hiç anlamıyorum.
Biz de yatılı okulda okuduk ama böyle şeyler görmedik!
Midem kalktı benim!!!

aysema dedi ki...

Sevgili Şanslı,

Evet, tam da o sözcük kullanılmalı bu olay için. Tek kelimeyle korkunç!

Hem çocukların yaptığı bu olay; hem de daha önce duyduğumuz etkili yetkili makamlardaki kişilerin kız çocuklarına yaptıkları sistemli tecavüz olayı ve bunu gözlerden kaçırma çabaları...

Çocuklarının yüzüne nasıl bakıyor bu alçaklar? Ve hala makamlarına kurulmuş oturuyorlar!

Ve onları görevden alması gereken başbakanın haberi duyuran basını ahlaksızlıkla suçlaması...

Yok yok "korkunç" sözcüğü de az kalıyor bunlar için. Yeni sözcük bulmalı!

aysema dedi ki...

Sevgili Gülen,

Susan aile değil ki sadece! Tüm yetkililer susmuş. İki farklı olay var.
Biri makam sahiplerinin iki öğrenci kız kardeşe aylarca tecavüz etmeleri;

İkincisi 8 ilköğretim okulu öğrencisinin biri erkek diğeri kız iki bebeğe sırayla tecavüz edip boğarak öldürmeleri!

Ve bu olayların duyurulmaması, yetkililerin birbiriyle çelişen ifadelerle olayı örtbas etme çabaları...

sufi dedi ki...

Dünyanın çivisi mi çıktı, şirazesi mi dağıldı, ipin ucu mu kaçtı?

laleninbahcesi dedi ki...

Dilekcim ben iki gündür yediğimden , içtiğimden, bir şeye gülümsemiş olmaktan utanç duyuyorum... Uyusam uyansam bu bir kabus olsa ve bundan uyanunca kurtulsam diyorum.

nazpek dedi ki...

Boğazım düğüm düğüm yutkunamıyorum bu nasıl işdir öğretmenim.

Eylem dedi ki...

haberi okurken gazetede dehşete düştüm.nasıl olur onlar daha çocuk dedim.ama çocuk dediklerim hem tecavüz hem cinayet işliyor.insan ne diyecegini bilemiyor bu vahşet karşısında.

aysema dedi ki...

Sevgili Sufi,

İnançlarımızın huzur, sevgi, iyilik aşılayan tüm özellikleri unutulmuş; korku,baskı,sindirme,sömürü aracına dönüştürülmüş birileri tarafından.

Eğitim birliği (tevhid-i tedrisat) yok sayılmış! Milli Eğitim okullarına önem verilmezken, tarikat-cemaat okullarına kıyak üstüne kıyak çekilmiş.

Çocukların başını örtmek için uğraşılmış, ama açıkta kalan başka sorunları için hiçbir şey yapılmamış.

Tüm değerlerimiz alt üst edilmiş. Katiller, hırsızlar, dolandırıcılar, gerçek suçlular dalkavuklar, yağcılar kahraman ilan edilmiş, korunmuş, kollanmış, yüceltilmiş...

Yurtseverler tu kaka edilmiş. Sürüm sürüm süründürülmüş.

Ve halk tv'lerle uyutulmuş, uyutulmuş, uyutulmuş...

Çivisi çıkmış, evet.

aysema dedi ki...

Sevgili Lale,
Keşke kötü bir rüya olsa...

Ama değil, rüya değil işte! Hep birlikte haykırmalıyız, dur demeliyiz bu pisliklere...

Güzel insanlarımızla el ele vermeliyiz, dünyamızı daha fazla kirletmelerine izin vermemeliyiz.

yeliz dedi ki...

ne diyeyim, rüyalarıma girdi, haberin tamamına dayanamadım

aysema dedi ki...

Sevgili NazPek,

Utanıyorum, ilk kez öğretmenliğimden utanıyorum...

Kime inanacağız, kime güveneceğiz şaşırmış durumdayız. Herkese kuşkuyla bakarak yaşanır mı? Çocuklarımızı nasıl yetiştereceğiz bu ortamda?

Ezilmiş, horlanmış, kişilikleri zedelenmiş öğretmenlerin eline nasıl bırakacağız gözbebeğimiz çocuklarımızı?

Diyanet işlerinden binlerce kişi milli eğitim bakanlığına geçirildi, öğretmen oldu, yönetici kadrosuna oturtuldu.

Milli Eğt. Bakanı ve Kadından-Aileden Sorumlu bakanların durumlarına bakar mısın? Biat etmekten başka yaptıkları ne var?

Örgütlü olmaktan başka çözüm gelmiyor aklıma...

gökçe7 dedi ki...

Sevgili arkadaşım,günlerdir acı içimde,yazmayı tasarlrken yazınızı gördüm.Yargılama sürecinde saklılık da beni çıldırtıyor.Failleri neden manşet edilmiyor,hacısından hocasına,ihmali görülen hemen herkesi.Bu nasıl din,vicdan.80 den beri zorla okuttukları din kültürü ve ahlak dersleri daha mı ahlaklı kıldı insanları...

aysema dedi ki...

Sevgili Eylem,

Çocuktan katil, çocuktan sapık yetiştiriyoruz ne yazık ki...

Ve onları insanlaştırmak için, insanca yaşamaları için hiçbir şey yapmayanlar, suçlarını saklamak için el birliği yapıyorlar.

Utanıyorum.

aysema dedi ki...

Sevgili Yeliz,

Dayanılacak gibi değil ki...

Belki çocuk ölmeseydi ortaya da çıkmayacaktı. Belki daha bilmediğimiz niceleri var!

Bence okumalıyız, araştırmalıyız, sesimizi daha gür çıkarmalıyız.

14'le 70 yaş arasında 100 kişi bir yıl boyunca küçük kızlara tecavüz etmişler sırayla bu yerde... Ve hep birlikte saklamışlar.

Eee onların çocukları da onlara benzemiş işte. Gör öğren dünyası değil mi? Ne ekersek onu biçmiyor muyuz?

aysema dedi ki...

Sevgili Gökçe7,

İşin içine sahte hacılar, sahte hocalar, şıhlar, islamcı yazar diye geçinenler, insanların inancını sömürerek para imparatorluğu kuran Fenerler olunca gizlilik kararı alınıyor. Herkes suspus oluyor o zaman.

Bir insan kendisinde olmayanı en çok dile getirir ki foyası ortaya çıkmasın. Din, iman, ahlak diyerek halkı kandırıyorlar. Ama sonları geldi, hesap verecekler.

zihni dedi ki...

sapıklık, cinayet, hırsızlık... çoğalsın ki, din çözüm olarak sunulsun.
din egemen olsun ki çok ve sadakaya muhtaç bir nesil yaratılsın. Cahillik çoğalsın ki, sömürü artsın. Sömürü artsın ki, ağalar cenneti bu dünyada yaşasın.
ırgatlar da öbür dünya cennetiyle avutulsun.. bu düzen sürsün gitsin!!!

aysema dedi ki...

Dini çıkarlarına alet ediyorlar, halkın güçlü din duygusunu sömürüyorlar. Dindarlar öbür dünyada mutlu olacağını düşünüp her türlü sömürüye boyun eğsin; kendileri de ciplerle fink atsınlar, devletin uçaklarıyla gezip dolaşsınlar istiyorlar.

Kısa sürede zenginliklerine zenginlik kattılar. Medyanın çok büyük bölümünü ele geçirdiler, halkı uyutmaya devam ediyorlar.

Ağalar, şıhlar, cemaatler, tarikatlar kol kola sömürmeye devam ediyorlar Sevgili Zihni.
Halkı uyandırmazsak uyanacak gibi de değil...

elifin terazisi dedi ki...

Siirt'te eşimin işi nedeniyle yaşadım. Oradaki eğitimsizliği, din baskısını yaşamadan anlatmak çok zor.Yoksulluk edebiyatına sığınıyorlar , eğitim alınması BİRİLERİNİN işine gelmiyor. Biz oradayken altı yaşındaki bir kız çocuğu, defalarca tecavüze uğramıştı. Zavallı yavrucak yoğun bakımda yatarken, aile namusumuz kirlenmiştir diyerek figan ediyordu...
O zamanlar altı yaşındaki kızıma ,kolsuz bluz ve şort giydirdim diye ne küfürler işitmiştim.

beenmaya dedi ki...

tecavüz ve cinayet tek kelimeyle korkunç bir vahşet. ve eğer bu vahşetin yaşı 14lere 15lere kadar inmişse, tüm bunların üzeri bir güzel örtülmüşse o zaman durumumuz içler acısı, durumumuz vahim demek!

aysema dedi ki...

Sevgili Elif'in Terazisi,

İyi ki yazdın bunları, duyurmak gerekir, bildiğimizi duyduğumuzu söylemeliyiz.
Ne yazık ki son yıllarda pek çok yöremiz ortaçağ karanlığına götürülmek isteniyor. Hem de planlı, örgütlü bir şekilde. Bu oyunu bozmak, tuzağa düşmemek gerek.

13 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz edildi diye, sanki suç onunmuş gibi çocuğuna zehirli pide yedirip öldüren anneler var bu ülkede. Beyni yıkanmış, afyonlanmış,uyutulmuş insanlar var. Köle gibi kullanmak için eğitimden uzak tutulan insanlar...

Bu düzen bozulmalı...

aysema dedi ki...

Sevgili Beenmaya,

Bütün bunların yanında, yerel ve ulusal yöneticilerin olayı örtbas etme çabaları var. Herkes biliyor, görüyor, susuyor! Vahşet ötesi!

Büyük tecavüzcülerin içinde öğretmenler, polisler,esnaf, hacılar, hocalar ve başkaları var. Ve kimseye bir şey olmuyor.Olay kapatılmaya çalışılıyor!

DecisionS dedi ki...

"medya olayı abartmasın", herifin dediğine bakınız,inanılır gibi değil. Bu herif 10 yıldır TC yi yönetiyor. yuh bize yuh

aysema dedi ki...

Yuh ki ne yuh Sevgili DecisionS!

Medyanın çoğunu satın almış, ama yetmemiş. Hepsini istiyor. Foyaları saçıldıkça ürküyorlar, ürktükçe anayasaya saldırıyorlar...

JİVAGO dedi ki...

Bu kez sessizce okudum. Yorum yaparsam korkarım sayfalara sığmaz Sevgili Aysema. Size ve diğer yorumcu
dostlara katılıyorum. Psikolojik
Savaş2ın değişik bir varsiyonu..
Sevgilerimle

aysema dedi ki...

Sevgili Jivago,

Haklısın sözün bittiği yerdeyiz artık. Yorum için teşekkürler...

kamikaze dedi ki...

Duyarlılığınız için sağolun öğretmenim.sessiz kalmamak için numaraları koyduğunuz ve bilgilendirdiğiniz için sağolun.umarım bundan sonra yaşanmaz.

sevgi ve saygılarımla.

aysema dedi ki...

Sevgili Kamikaze,

Duyarlı olan herkese teşekkür ediyoruz. Birlikten güç doğacak. El ele verirsek hiç olmazsa bir kısmını önleriz. Bıkmadan usanmadan dile getirmeliyiz. Tüm suçlular hesap vermeli değil mi?

Sevgilerimle...