4 Mayıs 2010 Salı

NAMUSSUZLAR KADAR...



Yukarıdaki fotolar Zonguldak İnönü Parkı'ndaki İkinci Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü'nün heykelidir. Üzerindeki ünlü sözünü hepiniz bilirsiniz, ama hatırlamakta fayda var diye düşündüm...
"Suçluların telaşı içindesiniz sözü" de İnönü'ye aittir.


Sarı taksiye dikkat eder misiniz?

"Ne senden geçeriz Ata'm, ne senin eserinden."

17 yorum:

içimdeki yolculuk (funda) dedi ki...

sarı takside ne var belli olmuyor ??

ŞANSLI dedi ki...

Ben anlamadım canım sarı taksiyi!yalnızca plakası silinmiş.
Sevgiler:)

laleninbahcesi dedi ki...

Şimdi de İnönü'nün adı üstünden politika yapmaya çalışıyorlar. Duyduğumda yanlış duyuyorum, herhalde bu kadarınıda yapamaz dedim ama adamın dilinin ayarı yok ki...

Mehmet Bilgehan Merki dedi ki...

Sevgili Aysema,
Öyle günlere geldik ki, yıllardır kutsal bir hazine bellediğimiz manevi değerlerimizde ağır bir saldırı altında. Emperyalizm sinsi yüzüyle, içten ele geçirdiği işbirlikçilerle ülkemizin ve insanlarımızın altını oymaya çalışıyor. Tüm maddi değerlerimizin yok edilmesinden sonra sıra manevi değerleimize de geldi. Bakalım bıçak ne zaman kemiğe dayanacak?

aysema dedi ki...

Sevgili Funda,

Sarı taksinin camında Atatürk vardı, çok hoşuma gitti, ama trafik akarken çektim, yayınlayınca iyice belli olmadığını fark ettim ben de. Geri de çekemedim. Sevgilerimle. İlgine teşekkürler.

Mavi Balon dedi ki...

"Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. " Mustafa Kemal ATATÜRK !
Aklıma gelen bu oldu.

aysema dedi ki...

Sevgili Şanslı,

Plakası silinmemiş, arabanın aynasından görünmüyor canım. Camında Atatürk'ün kocaman portresi vardı, ama uzaktan pek fark edilmedi. Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Lale,

Sanki tüm davranışlarıyla "Beni kapat, beni kapat!" diye yalvarıyorlarmış gibi geliyor bana. Mazlumu oynamakta görüyorlar kurtuluşu...

Olacak iş mi bu? Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Merki,

Son yıllarda dağılan, parçalanan ülkelere baktığımızda endişelenmekte haklı olduğumuzu görüyorum. Önce halkı birbirine düşür, farklılıkları kışkırt, kin tohumları serp, orduyu zayıflat, tüm değerleri tu kaka yap ki kolay lokma olsun! Akıl fikir, ne diyim başka...

aysema dedi ki...

Sevgili Mavi Balon,

İşte Atatürk'e bunun için çok kızıyorlar. İleri görüşlü olduğu için. Taaa o zamandan uyarısını yapmış, olacaklara dikkatleri uyanık tutma gereğini vurgulamış.

Gaflet, dalalet hatta...

Teşekkür ederim canım, çok teşekkür ederim.

kamikaze dedi ki...

Sizin hatırlattığınız gibi , İsmet İnönü'nün dediği gibi suçluların telaşı içindeler.

sufi dedi ki...

Halk arasında bazı deyimler vardır Aysema'm bilirsin! "dibine yanmak..." "eceli gelen ...... cami duvarına ...." gibi. Hatırlatayım dedim.Sevgilerimle.

aysema dedi ki...

Sevgili Kamikaze,

Bu kadarı da fazla, ama yapacak bir şey yok. Her gün bir şey çıkarıyorlar...

Teşekkürler.

aysema dedi ki...

Sevgili Sufi,

Tam da bu duruma uygun söylediğin, kışkırtıyorlar durmadan...

Teşekkür ederim.

Adsız dedi ki...

Söz güzel. Keşke kendisi de, namussuzlar kadar cesur olan namusluları tabutluklara tıkıp işkenceden geçirmeseydi de, daha sonra 12 Mart ve 12 Eylül'e, ve halen süren Ümraniye soruşturmasına örnek teşkil etmeseydi. Malum, Evren de "kardeş kavgasına son vermek için" el koymuştu yönetime. Bu yönüyle, İnönü ile Erdoğan da ruh ikizi. Sözcü'deki fotoğrafa bakınca gördüm ki simaen de benziyorlarmış.

aysema dedi ki...

Sevgili Adsız,

Eleştiri yapmalıyız, eleştiri iyiye-güzele-doğruya ulaşma isteğimizin bir sonucudur ve gereklidir.

Ancak eleştiri yaparken insafı elden bırakmamalıyız. Ve elmalarla armutların farkını yok saymamalıyız. İnönü'yle sözünü ettiğiniz iki kişiyi aynı kefeye koymak doğru mu sizce?

Hele sözünü ettiğimiz bir kişi ulusal kahramansa ve artık yaşamıyorsa daha dikkatli olmak gerekmez mi?

Adsız dedi ki...

Enver Paşa da artık yaşamayan bir ulusal kahramandır, fakat bugün hem bir kısım muhafazakar cephenin, hem de Rus yanlısı sol cephenin eleştirilerine maruz kalıyor, üstelik yapmadığı ve düşünmediği şeyler de (Sarıkamış'ta 90 bin askerin tek kurşun atmadan donması efsanesi, Ermeni soykırımı, masonluk..vb.) eklenerek yeni bir Enver Paşa yaratılmak isteniyor. (Elbette Atatürk'ün liderliğine alternatif yaratılmaması için başta geri plana itilse de, bugün hakaretlerin arkası kesilmiyor.)

İnönü'nün Evren ya da Erdoğan kadar aşağı seviyede olduğunu elbette düşünmüyorum. Fakat, savaşın Rusya lehine döndüğü anda tarafsızlığını bozarak Türkçüleri Rusya'ya kurban etmesi ve yaşadığı günlerde Atatürk'ün karşı çıkmasına rağmen sosyalist kadrolaşmanın önünü açarak "o kış, ülkeye komünizmi getirmesi", ardından Hitler'in yenilmeye başlaması ile güçlenen Stalin'in Kars-Ardahan söylemlerinden çekinerek rotayı ABD'ye kırması ve ABD ittifakı geleneğinin bu günlere kadar gelmesi Kurtuluş Savaşı'mızın bu büyük paşasının kahramanlığına gölge düşürmüştür. O gün, yine başka bir ulusal kahraman, Mareşal Fevzi Çakmak sayesinde karar askeri yargı tarafından bozulmuştur. Fakat, aralarındaki benzerlik, 12 Eylül'de ve bugün ulusal destanımız "Ergenekon" adı altında karalanan, Türk milliyetçiliğinin savunucusu ulusalcıların ve milliyetçilerin "ataları" olan Türkçüleri ve Türkçülüğü yargılamasında ve başta 19 Mayıs nutku ile karalamasında görülmektedir.

Niyetim, İnönü'nün Hitler'e benzetilmesini savunmak değil, tabii ki. Fakat, bunların da görmezden gelinmesine karşıyım.

Saygılarımla..