5 Mayıs 2010 Çarşamba

NEDEN DÖNDÜLER?


Bence korkmuşlardır.

Parti Kapatmayı neredeyse imkansız hale getiren Anayasa değişikliğinin sekizinci maddesine "Hayır" diyen AKP vekilleri kendi partileri tarafından "Ergenekoncu" olmakla suçlandı, listeler yapıldı ya! Korkmuşlardır, haklı olarak!

On yedinci maddeye karşı çıkamadılar...

Eee "Ergenekoncu!" diyip çok kolay bir şekilde içiri tıkılanların başına gelenleri bizden iyi biliyorlar. Gizli, açık; sahte, gerçek belgelerin nasıl oluşturulduğunu da...

Ne diye başlarını durup dururken belaya soksunlar ki? En iyisi bu: Gözlerimi kaparım vazifemi yaparım!

Görmedim, duymadım, bilmiyorum...

Var mı sözü olan?

12 yorum:

Adsız dedi ki...

Bir de "Erken Seçim" tehdidini ekleyin!

Seçilemeyecekler bir daha, biraz daha keyif sürsünler yazık!

Oya

beenmaya dedi ki...

başbakan uçurumdan atlarsa bizim de atlamamız gerekir dedi ya içlerinden biri...

Fantazi Dünyası dedi ki...

yasalar değişir tarih değişmez. ceza kaçınılmaz.

Mehmet Bilgehan Merki dedi ki...

Sevgili Aysema,
Bu konuda Adil Hacıömeroğlu'nun bolgun çok ilginç, tamamen katıldığım yazısını, blog listemden okuyun. size de çok ilginç gelecek...

elifin terazisi dedi ki...

Öyle iki gün üstüste nankörlük edilmez ki...

aysema dedi ki...

Sevgili Oya,

Bir söylentiye göre kendileri bilerek geçmesini istememiş. Yargıyı kendilerine uygun hale getirince muhalefet partilerini kolayca kapatmak için...
Teşekkürler...

aysema dedi ki...

Sevgili Beenmaya,

İnanamadım duyunca, başbakanın vekili mi bunlar? Milleti unutmaları normal o zaman!

Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Cezalar kaçınılmaz, işte bunu önlemeye çalışıyorlar tüm güçleriyle...

Teşekkür ederim yorum için.

aysema dedi ki...

Sevgili Merki,

Teşekkür ederim, okudum ve beğendim. İzlemeye aldım.

aysema dedi ki...

Sevgili Elifinterazisi,

Durmak yok, nankörlüğe devam! Sevgilerimle...

oyumben dedi ki...

Onlar görmiyor, bilmiyor, duymuyor olabilir. Ama biz görüyor, biliyor ve duyuyoruz. Tam tersi olsa daha mutlu olurduk eminim.

aysema dedi ki...

Sevgili Oyumben,

Aptalca ya da hainlikle mutlu olacağımıza böyle kalalım mı?