18 Eylül 2010 Cumartesi

POZİTİF AYRIMCILIK

Bu koltuklar da nereden çıktı demeyin, koltuk çok önemli... Parası olanlar, hastaysa, burada bekleyip rahat rahat muayene olabiliyor.

Ben de kıydım paraya sorunumu çözdüm. Yalnız koltuklar öyle genişti ki üç kişinin sığabileceği koltuğu tek kişilik yapmışlar, içini dolduramadım. Çoğu da boş boş duruyordu zaten. Kalkıp tek tek hepsine oturmak geçti aklımdan, ama fıtığı azdırmanın bir anlamı yok diyerek vazgeçtim.

Bugün sanki bir başka ülkedeydim, şu ayrımcılık güzel şey be! Bir ihtimam, bir özen neredeyse şımaracaktım. Prof. beni iyice muayene etti. On gün yatacaksın, dedi, hem de günde yirmi saat... Anlayacağınız on gün yan gelip yatacakmışım, on günün sonunda da kontrole bekliyor sevgili prof. doktorum. Ayrımcılığa evet, ya bu ayrımcılık güzelmiş dostlar. Ne yapıp edin, nereden bulursanız bulun yeter ki paranız olsun, ondan sonra kapılar birer birer, hiç beklemeden önünüzde açılıyor.

Vatan-millet-hak-adalet-eşitlik demekten vazgeçebilsek kim bilir daha ne ayrıcalıklar yaşayacağız şu fani dünyada!

Ben birazdan yatmaya devam edeceğim. Ama gitmeden şu aşağıdaki fotolara dikkatli bakmanızı istiyorum.

Sevgili kadınlarımıza düşündükleri pozitif ayrımcılık bu mu? Ve de çocuklara...
Şu çocuğun, erkek olanının başını görüyor musunuz? Göremiyorsanız, üzerine tıklayın, iyice yaklaşsın. Kızımızınki de hiç fena değil, yalnız başını örtmeyi unutmuşlar! lYakın bir gelecekte tüm çocuklarımız, kadınlarımız böyle giyinse ne güzel olur değil mi?
Bu da özel olmayan, ilk gittiğim, ama sonuç alamadığım devlet hastanemizden... Hani şu oturacak bank bile bulamadığımız, iğne atsan yere düşmeyecek büyük çoğunluğumuzun gittiği hastane koridorlarından...

Siz söyleyin hangisi daha iyi?

Kocaman koltukta tek başına oturmak bence daha iyi. Ohh, gel keyfim gel! Bana ne diğerlerinden, beni hiç mi hiç ilgilendirmiyorlar! Bundan sonra böyleyim, iyi mi? Yan gelip yatacağım...

Yok ülkede kalkışma varmış, gizli toplantılar, gizli gizli verilen sözler varmış,şimdi o sözlerin diyetinin ödenme zamanıymış, insanlar, bebekler teröre kurban veriliyormuş,

Anayasa manayasa tangur tungur ediliyormuş,

Van'dan, Trabzon'dan sonra, çan sesleri Ayasofya kapılarına dayanmış, müslümanlığı kimseye kaptırmayanlar, din-iman diyerek dindarları tavlayanlar, şimdi gelsin paralar, diye avuçlarını ovuşturuyormuş, Van seferber olmuş, çan sesleriyle Ermeni ayinini bekliyormuş, eleştirenin tepesine biniliyormuş...

Sınav soruları birilerine servis ediliyormuş.

Akilli(!) adamlar, bilmem Fillandiya'dan mı gelmiş, iç işlerimize burnunu sokuyorlarmış, yine de baş tacı ediliyorlarmış;

Türkiye büyüyormuş, işsizlik azalıyormuş, yoksul insan kalmıyormuş, her şey güllük gülüstanlıkmış, mış mış da mış mış...

Artık bakış noktasını değiştirmek gerekiyor galiba...

Nereden baktığınız önemli, hasta hasta ayakta bekleyenlerin arasından bakarsanız tüm bu güzellikleri göremezsiniz tabi! Ben artık kocaman koltuklara kurulup oradan mutlu azınlığın arasından bakacağım. Tek sorunum para bulmakta, ama umutluyum, kendime Bursa ipeğinden bir türban edineceğim, sonra da jipli türbanlıların arasına karışacağım. Bana ne ya, diğerleri ne yaparlarsa yapsınlar!

Ben keyfime bakacağım, yan gelip yatacağım. Alan alsın; satan satsın; bölen bölsün... Siz de öyle yapın anacım! Bayyy...

9 yorum:

beenmaya dedi ki...

her sorunumuz çözülmüştü zaten sadece anayasamız kalmıştı onu da hallettik referandumla daha ne olsun öyle değil mi...

beenmaya dedi ki...

bu arada tekrar çok geçmiş olsun. lütfen dikkat edin kendinize ve doktorun sözünden çıkmayın...

alizafersapci dedi ki...

Geçmiş olsun, iyilikler dilerim.

JİVAGO dedi ki...

Geçmiş olsun, sağlıklar dilerim.

Adana,Mersin'in kurtarılmış mahalle ve bölgelerini kurtardık da, büyük
şehirlere gücümüz yetmiyor sevgili
aysema..Sevgilerimle...

Zeugma dedi ki...

Müthiş bir yazı olmuş, kutlarım..

Geçmiş olsun, iyi bakın kendinize..
Stresten de uzak durun...

Sevgilerimle...

elifin terazisi dedi ki...

Tekrar geçmiş olsun.
Ayol bu ayrımcılık değil ki, "parayı veren, düdüğü çalar" gibi olmuş.
Bazıları öyle mi, tuttukları altın oluyor...

zihni dedi ki...

Liberalizmin felsefesini öyle bir karikatürize etmişsiniz ki,

Yalnız Liboşlar hiç böyle sesli düşünmüyorlar. Onlar, "cahilsevciliğinde" cemmatlerden iyi puan toplama yarışındalar.

50 yıldır muhalefet yapan aydınların büyük çoğunluğu işin yordamına ayak uyrurmayı tercih etselerdi, bu toplumun sırtında pozitif ayrımcılığın tadını çıkarmazlar mıydı! Ama etik yolları tercih ettiler ve uğrunda savaş verdikleri yoksulların büyük bir kesiminden de tekme yeme tersliğini dahi sindirme pahasına....

Geçmiş olsun efendim, bir de o müjdeyi bekliyorz:)

cemo dedi ki...

Geçmiş olsun :( Acil şifalar dilerim.

Paran varsa pozitif ayrımcılığı her alanda yaşıyorsun doğal olarak.Tabi paran varsa halkın ne çektiğini görmez ve anlayamazsın.Ama ilginçtir bizim halk kendini köpek yerine koyan sadaka kültürünü dibine kadar pompalayan insanlara oy vermeye de bayılıyor.Bir nevi mazoşistlik ne diyeyim mucize olsada Allah akıl fikir verse.

Ecehan dedi ki...

Öteki dünyada birleri bana "naaannniiikkk!" yaparsa o zaman bu yazıyı hatırlayacağım sanırım:-)