20 Ekim 2010 Çarşamba

KAÇAĞA BAĞLAMAK


"Bir soğan soyuluyor
Ağlıyor gözler
Bir devlet soyuluyor
Aldırmıyor öküzler"
(Şair Eşref)

"Doğu Anadolu'ya atanarak bir ilçede ev bakan bir arkadaşa ev sahibi musluklara ilişkin açıklama yapar:
- Mutfak musluğu ile banyo musluğu kaçağa bağlı; lavabo musluğu su saatine...
Arkadaş şaşkınlıkla sorar:
- Neden ikisi kaçağa bağlı da, lavabo saate?
İşte yanıt:
- Lavaboda abdest alıyoruz; haram karışmasın diye kaçağa bağlamadık!..
Bugün, yönetici sınıf dahil, büyük bir kesimde böyle bir din telakkisi var... İbadette titiz ol, gerisini boşver... Çal, çırp,yürüt,götür!..

Bu telakkiye izin veren bir din olabilir mi?

Velev ki karanlığa gidiyoruz, "Hamdolsun" Deniz Fenerimiz var!.."

Lavabo örneğini Adnan Binyazar Cumhuriyet gazetesinde yazmıştı, bir kez daha hatırlatmakta yarar var...
Kaçak güreşenlerden bıkmadınız mı daha? Ben bıktım.
Her şeyi kaçağa bağlamış geri geri gidiyoruz.

Dinde,türbanda, devlet düzeninde, hakta, adalette, terörün önlenmesinde, içte, dışta, her yerde, her durumda...

"Mustafa Kemal'i gördüm düşümde
Daha diyordu...

Al bir kalpak giymişti al
Al bir ata binmişti al

Zafer ırak mı dedim
Aha diyordu"

(F.H.Dağlarca)



ALİ DİBO NEDİR?
Ali Dibo, AKP'den ihraç edilen eski AKP Hatay Milletvekili Fuat Geçen'in açıklamalarına göre , devletin olanaklarının eşe, dosta ve de akrabalara dağıtılma yöntemine Hatay'da verilen admış...

Efendim, yöntem şöyle işliyormuş: Diyelim ki bir ihale açılacak, bu ihaleye herkes katılabilirmiş. Ancak önceden hazırlanıp yetkili ve etkililere verilen, eş-dost-akraba adlarının bulunduğu listeye göre ihaleyi kazandırılacaklar belirlenirmiş. Diğer katılımcılar figüran olduklarıyla kalırmış...

Bunu topluma kim duyurdu belgeleriyle? Fuat Geçen. Ben onun yalancısıyım. O şimdi nerede, ne yapıyor? Bilmiyorum. Yalnız AKP'den atıldığını biliyorum. Ali Dibo yapıyor diye suçladığı kişi şimdi nerede biliyor musunuz? O şimdi Adalet Bakanımız... Hayırlı olsun! Hepimiz adaleti aramıyor muyuz?

Peki Ali Dibo ADALETLİ bir şey mi?

(4 Mayıs 2009'da yazmışım)

12 yorum:

elifin terazisi dedi ki...

Öğretmenim hep zor yerlerden soruyorsunuz, basiretimiz bağlandı.

WarhaWk dedi ki...

Dilek öğretmenim,deveye sormuşlar neren düzgün diye,bu yazınız da diğerleri gibi.Düşündürüken güldürüyorsunuz.

Saygılar,Cenk

zihni dedi ki...

fabrikalar bir bir peşkeş çekilmekte,
işsizlik kader olmuş,
icra daireleri görülmemiş çoklukta dosya yığılmış,
büyük şehirlere oy ve ucuz iş gücü toplamak için tarıma kilit vurulmuş,
öğrenciler eğitim masrafı yüzünden köşeye sıkışmış...

ne yapsak acab, hangi alana yatırım yapsak??

"din-cemaat" sektöründe iyi para var diyolar sn. Hocam, oraya mı yatırım yapsak acaba?

aysema dedi ki...

Sevgili Zihni,
Yatırımı boşver sen, eşine şöyle vakkodan parlak renkli bir türban al, tak koluna çık dışarı...

Bak o zaman "Yürü ya kulum" hesabi tüm kapılar açılacak karşına.
Tüm malum kanallar (sayıları da az değil) kap gitarını al gel diyecek!"
Sen de köşe olacaksın. Hem de sevap kazanacaksın...

O zaman biz bloggerleri unutma sakın, bir şarkı da bizim için çal, söyle...

aysema dedi ki...

Sevgili elifin terazisi,
Çok haklısın. Ben eskiden de böyleydim. Sadece resmi değil, resmin altındakileri de görmek zorundayız değil mi?

aysema dedi ki...

Sevgili WarhaWk,
Düşündürürken güldürebiliyorsam daha ne isterim şu hayatta. Mutlu oldum.

beenmaya dedi ki...

Korku, insanı kör eder, dedi koyu renk gözlüklü genç kız.

Haklısınız, gözlerimiz görmemeye başlamazdan önce bizler zaten kör olmuştuk, korku bizi kör etmişti. Aynı korku yüzünden körlüğümüz sürüp gidecek.

Konuşan kim, dedi doktor.

Bir kör, diye yanıt verdi ses. Sıradan bir kör, buradakiler gibi...

Bunun üzerine gözü siyah bantlı yaşlı adam sordu; körlüğün tam olarak var olabilmesi için, kaç kişinin kör olması gerekir?

Bu soruya kimse yanıt veremedi.

KÖRLÜK/JOSE SARAMAGO

sufi dedi ki...

Neyzen'e sorarlar:
"-Neyini çalarken mi neselenirsin,yoksa neseli oldugun zaman mi çalarsın?"diye.
Maliye Bakani hakkinda yolsuzluk dedikodularinin dolaştigi bir dönemdir o zamanlar.
Neyzen: " Maliye Vekili değilim ki,çalarken zevk alayim "....diye yanıtlar.
Varsın onlar çalarken zevk alıp dursunlar köprüler yollar ,dereler ırmaklar satılığa çıktı yakında havayı da satarız olur biter dostum sevgilerimle.

aysema dedi ki...

"Korku, insanı kör eder, dedi koyu renk gözlüklü genç kız.

Haklısınız, gözlerimiz görmemeye başlamazdan önce bizler zaten kör olmuştuk, korku bizi kör etmişti. Aynı korku yüzünden körlüğümüz sürüp gidecek."

Doğru söze ne denir Sevgili Beenmaya. Hem korkunun ecele faydası da yokmuş.
Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

"Neyzen'e sorarlar:
"-Neyini çalarken mi neselenirsin,yoksa neseli oldugun zaman mi çalarsın?"diye.
Maliye Bakani hakkinda yolsuzluk dedikodularinin dolaştigi bir dönemdir o zamanlar.
Neyzen: " Maliye Vekili değilim ki,çalarken zevk alayim "....diye yanıtlar."
Ama Sevgili Sufi, onlar şimdi büyük iş adamı, yumurtadan çıkmışlar ama seni beni beğenmezler dindarlıkta. "Rabbime Sordum: Amerika (Cevelant mıydı neydi) dedi" diye Tanrıyla bile konuştuklarını ima etmişlerdi. Biz de yutmuştuk!
Neyzen keşke yaşasaydı...

sufi dedi ki...

Aysema'm herkes cevabını aldı, başardı da "nerede ameliyat olacağını" bile sorabildi Allah'ına. Benim Allah'ıma "bu dünyanın sonu ne olacak?" diye sordum da; cevap alamadım. Dedim ki; benim Allah'ımla onlarınki ayrımı diye.

aysema dedi ki...

Ah Sufi'm, sen de benim gibi hep en zor soruları soruyorsun?

Her işimizi Allah'a havale edip yan gelip yatabilsek biz de... Fena mı olur? Sevgilerimle.