2 Kasım 2010 Salı

SON KEZ YAZMA NİYETİNDEYİM

Bakım ve onarımdan geçen laptopumla baş başa kaldık sonunda...
Sevgili damadıma teşekkürlerimi iletiyorum huzurlarınızda.
Eee artık damatların bir görevi de kayınvalidelerinin bilgisayarıyla ilgilenmek değil mi ama?

Yorumlarınızı okudum, bloglarınızı dolaştım hızlıca. "Cumhuriyet Özgürlük, İnsanca Varlık Yolu" başlıklı yazıma yorum bırakan "Adsız" konuğuma bir iki şey de ben söylemek istiyorum. Gerçi Sevgili Zihni çok güzel bir şekilde kendi blogunda gerekenleri söylemiş. Mehmet Bilgehan Merki de doğru saptamalar yapmış. Bana fazla söz kalmamış, ama yine de eklemek istediklerim var. Onları da yazdıktan sonra umarım bir daha bu konuya dönmem. Son kez yazma niyetindeyim türbanı...

Önce Adsız okuyucumun yorumunu aynen yayınlıyorum:

"biri size Türkiyenin müslüman bir ülke oldugunu söylemeli, ben gönüllüyüm.
Evet canlarim Türkiye, dini islam olan ,dolayisiyla insanlarinin cogunlugunun müslüman oldugu bir ülke. Durup bir düsünün, kendinizi hristiyan bir ülkede yasiyor sanmaktan ve de dinin gerilemenin yegane sebebi ilan etmekten vazgecin.
Önce dönüp bir kendinize bakin, fasistlikten vazgecin.
Biktim bu ülkede uzayli sanilmaktan, bu ülke üzerinde atalarimiz yüzyillarca yil hüküm sürdü ve tüm renkler tüm ayri dinler koyun koyuna kardesce yasamayi basardi,ama benim hatirladigin son 15 yildir basörtülüler üniversite kapisindan bile sokulmuyor. Bu ne barbarlik, ben iki dil konusuyorum,yurtdisinda iki üniversiteyi onur derecesince bitirdim, üstüne master, ama ülkeme döndügümde insanlar basimdaki örtüye bakip ise almadilar. Niye ya, niye?
Bu mu sizin cagdasliktan anladiginiz, beyin göcünü tetiklemek mi?
Takmislar bir basörtüsüne, iste din söyle din böyle.
Bir rahat verin, baskasinin nefes almasindan rahatsizlik duymamayi ögrenin. beni rahatsiz etmiyor kimsenin acik basi, yakamdan bir düsün ya. ben bu ülkede hizmet etmek istiyorum, ama basörtülüleri öcü sanan fasitler sayesinde evde oturmam isteniyor. bu nedir ya, hayatimda böyle zulüm görmedim. bir avuc zavalli beni üniversiteye sokmuyor, kim veriyor size bu hakki? Cahalet mi dediniz ?iste bu cehaletin ta kendisidir. Ünivesitelerin kapisini basörtülüyüz diye bize kitleyin, sonra camiler aciliyor diye caniniz sikilsin.Neresi burasi, vatikan mi? Ögretmenseniz madem, bir egitimci gibi aydin olun.
dini, dindarlari sevmiyor olabilirsiniz, bu sizin seciminiz, ama benim üniversiteye girme hakkimin elimden alinmasini cani gönülden desteklediginiz icin sizi kiniyorum.

Evet cami cok, cünkü Allah´in evlerinde huzur buluyoruz.
Sizi rahatsiz ediyorsa, lütfen vatikana dogru.

mars mars..."


Son zamanlarda bu tür yorumlar yazan adsızlar çoğaldı mı ne? Bir de imzasız, isimsiz mektuplar, gizli tanıklar! Neyse burası biraz karanlık...

Adsız arkadaş beni Vatikan'a göndermek istemiş hem de marş marş diyerek. Ama ne adına gideceğimi, ayrıca nasıl gideceğimi, masraflarımı kimin karşılayacağını belirtmemiş. Kendisi de biliyordur mutlaka Vatikan'a gidenler oldu, hatta büyük miktarlarda onlara yardım yapıldığını da yazdı gazeteler, islamı ılımlaştırıyoruz da dedilerdi hatırlarsanız... Dinle sorunu olanlar yapıyor bütün bunları. Çok şükür benim dinle, dindarlarla bir sorunum yok. Amaaaa dincilerle sorunluyum arkadaş.

Sanırım dincilerin de dinle sorunu var.
Dinin değişmez kuralları var. İnanan insan huzurludur. Ama dinciler hep huzursuzdur, herkesin huzurunu kaçırmayı da iş edinmişlerdir.

İnanırsınız inanmazsınız bu ayrı, ancak dini türbana indirgeyip beş vakit türbanla yatıp kalkarsanız, bir yandan da ılımlı islam derseniz inandırıcı olamazsınız. O zaman siz din üzerinden maddi manevi nemalanırsınız ki bunun adı dindarlık değil, dinciliktir.Türbanı sorunlaştıranlar da dincilerin ta kendisi. Çözümsüzlük en çok onların işine geliyor çünkü.

Ülkede müslümanların inançlarını yaşarken sorunla karşılaştığını hiç düşünmüyorum. Ancak inanmayanların, ya da başka türlü inananların sorunlar yaşadığını hepimiz biliyoruz. Diyanet İşleri Başkanlığının o koskaca bütçesinde inanan inanmayan herkesin katkısı var. Herkesten toplayıp bir kesime dağıtmanın bırakın dini, adaletle bağdaşır bir yanı var mı? Başka türlü inanan, bir kişi bile olsa, onun hakkını yemek yakışık alır mı?

Adsız vatandaş iki dil konuşuyormuş, yurt dışında iki üniversite bitirmiş, üstüne bir de master! Vallahi ballı börek... Kutluyorum kendisini, hatta hayran oldum becerisine. Hangi üniversitelerde okuduğunu, oralara nasıl gittiğini, ne yiyip ne içtiğini, bunları kimin karşıladığını yazsa da bilsek. Gerçi anlatımından pek belli olmuyor, ama sonuçta yurt dışında okuma olanağı bulmuş şanslı bir kişi. Oysa ülkemizde onun kadar şanslı olmayan bir dolu insanımız var. Onların çocukları buradaki devlet okullarında okumak zorunda. Cami önemli, ama gereğinden çok yapmanın da dine bir faydası yok, belki ticarete faydası olduğu için bazı kesimler okuldan çok cami yaptırma dernekleri kuruyorlar. Üstü cami, altı kuyumcu! Oysa okullar sadece okul, pek para kazandırmıyor. Okuldan çok dershanelere düşkün olmaları da bu yüzden sanırım.
İbadet evde de yapılabiliyor. Dinin kuralları bir kez öğrenilince unutulmuyor. Anne-baba bunu kolaylıkla öğretebilir çocuklarına. Ama eğitim-öğretim için okul gerekiyor. Taşımalı eğitimle okuluna gitmek zorunda küçücük çocuklar sabahın köründe... Ve Diyanet İşleri Başkanlığının bütçesiyle Milli Eğitim Bakanlığının bütçesini bir karşılaştırın bakın. Yaaaa! İşte bu adaletli değil.

İş bulma konusunda Sayın Adsızın sorunu olduğunu sanmıyorum. Bir dolu özel şirketleri var bu kesimin, son yıllarda türban diye diye hepsi köşeyi döndü,ama nedense türbanlılar orada çalışmak istemiyor ya da onlar türbanlıları işe almıyor, bunun da sorgulanması gerekmiyor mu? Tabi asıl sorunun iş olmadığını Adsız da biliyor. Amaç başka, türban sadece şimdilik araç olarak kullanılıyor. Türkiye'yi dönüştürme planlarının bayrağı olmuş bir kere, dolan dolandığın kadar. Adsız, şanslı çocuklardan işi hazır, türbanını takıp malum şirketlerde rahatlıkla çalışabilir isterse,ille devlet diye tutturmasına da gerek yok... Amma diğer çocukların bu şansı yok. İşsiz işsiz, aylak aylak dolaşıp duruyorlar ortalıkta.
Ayrıca türban türban diye yeri göğü inletenler bu ülkenin hangi sorununda sesini çıkarıyor? Onların gürültüsünden sorunları dile getirenlerin sesinin duyulması da engelleniyor. Örneğin bir füze kalkanı sorunu var, ABD ülkemize konuşlandırmak istiyor. Kaç kişinin bundan haberi oldu? Dış sorunlarımız var, iç sorunlarımız var. Ekonomik,sosyal, kültürel,eğitim sorunlarımız var.Haber olmaz çünkü türban tüm sorunların üstünü örtüyor, bilinmesini, duyulmasını, sorulmasını engelliyor.

Demokrasi kurallar rejimidir. Herkesin bu kurallara uyması gerekir. Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik ve de hukuk devletidir. Laik devletler her dine aynı mesafede durmak zorundadır. İnanmayanların da güvencesidir devlet. Hukuk devletinde herkes Anayasa'ya uymak zorundadır. Kimse kendini yasaların üstünde göremez. Beğenmediğiniz maddeler varsa TBMM'de değiştirme olanağınız var, ancak yasalaşıncaya kadar hepimizin eski yasalara uyması gerekmez mi? Yıllardır iktidarda olanlar sorgulanmalı bence. Referandumdan sonra Anayasa'yı değiştireceğiz demediler mi? Şimdi seçimden sonra demeye başladılar. Neden?

Çünkü çözüm üretmek diye bir dertleri yok. Hep gibi yapıyorlar, hep tutmayın beni! diye bağırıp ipe un seriyorlar, özgürlük mözgürlük bahane! Hep bana, hep bana; diğerleri öte yana mantığında yuvar yuvar yuvarlanıyoruz birlikte.

Yaa işte böyle Adsız kardeş...

Keşke senin de yazacak bir blogun olsa, biz de yazdıklarını okuyup yorumlama olanağı bulsak fena mı olurdu? En azından Türkiye'nin diğer sorunları karşısında ne düşündüğünü öğrenmiş olurduk, belki yurt dışına gitme konusunda başka çocuklara yol gösterirdin. Ya da en azından bizim yazılarımızı, yorumlarımızı okuyucularınla paylaşırdın. Sahi paylaşır mıydın?


Özdemir İnce'nin Hürrüyetteki yazısından bir bölüm:


MEHMET METİNER’İN KİTABI

Selefiye ve Vahabi akımlarını, Müslüman Kardeşler (İhvanü’l-Müslimin) hareketini bilmeden Türkiye’deki türban fesadını anlamak mümkün değil. Milli Görüş kuşağı bu akım ve hareketlerin etkisiyle büyüdü; kişilik ve kimlik edindi. Pakistanlı Mevdudi, İranlı Ali Şeriati (1933-1977) ve Mısırlı Müslüman Kardeşler’in (MK) lideri Prof. Seyyid Kutub’un (1906-1967) eserlerini okuyarak İslami formasyon kazandı.
Örnek aldıkları düşünürlerin tamamı “İslam’a Dönüş”ü, “Öze Dönüş”ü temsil ederler ve bir Kuran Nesli yaratmayı ülkü edinmişlerdir. Hedefledikleri İslami devlettir. Dolayısı ile demokrasi ile herhangi bir ortak alanları mevcut değildir.
Türkiye’deki Kuran Nesli’nin hal ve gidişini öğrenmek istiyorsanız Mehmet Metiner’in “Yemyeşil Şeriat Bembeyaz Demokrasi” adlı kitabını salık verebilirim.

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz.

22 yorum:

Mavi Balon dedi ki...

Harika bir cevap olmuş Adsız'a. İşte kimlik bunalımı, sorunu burada başlıyor adın yok mu senin kardeşim olmadı göbek adın vardır onuda kullanabilirsin. Elinize sağlık Aysema Ablacım.

elifin terazisi dedi ki...

Hani Aysema Hanım bizim başlar açık ya, kahkülümüz, perçemimiz gözümüze giriyor. Esas büyük sorunu göremiyoruz demek ki.İşsizlik, sağlık, eğitim, yoksulluk, yolsuzluk, terör, birlik, bütünlük gibi önemsiz fani soruncuklarla kafa oyalıyoruz.
Bütün suç bizde...

Mehmet Bilgehan Merki dedi ki...

Tamamen katıldığım cümleler. Ancak her bulaştıklarında yanıt vermekten çekinmeyeceğiz. evet, her seferinde cevap vermeye tenezzül edeceğiz. Çünkü artık İsmet Paşa'nın dediğini hayata geçirmek zorundayız. Ancak cahiller kadar cesur olursak bu saldırının üstünden gelebiliriz. Her gazete sayfası, her kitap, her blog mücadelemizin barikatları olmalı.

kuzunun annesi dedi ki...

Harika bir yazı . Söylenebilecek herşeyi özetlemişsiniz gerçektende.
Çok öpüyorum sizi

Pilli Petro dedi ki...

beğenmiyorlarsa okumasınlar bizi de germesinler. hep kendilerine göre düşünüyolar ne ala. pazar günü yapılan eğitim bilimleri sınavında türbanla girilebildi ama insanların parmağından nikah yüzüklerini aldılar, araba anahtarlarını topladılar, hiç tanımadığı insanlara çantalarını eşyalarını emanet ettiler.

bu mudur demokratiklik ? o kopya çekenleri deşifre etseler ya kaçı türbansız acaba ? hangi cemaatten aldılar soruları. insanı inançtan çıkartan bu şarlatanlardan nefret ediyorum. inanan sessizce inancını uygular bir yerini yırtmaz !

eğer ki onlar müslümansa ben değilim, inanmıyorumda. vatikana demiş ya kendini önden alalım biz.

çok sinirlendim

WarhaWk dedi ki...

Bütün yazdıklarınıza katılarak küçük bir anımı anlatmak istiyorum.7-8 sene
önce Ankara Yıldız semtinde bir cuma namazına gitmiştik. (Cenaze)
Arkadaşım ısrar ederek içeride namaz kılmamızı söyledi,Türkçe de kılabileceğimi söyledikten sonra girdik.İçerisi çok tenhaydı.Vaaz veren imam dikkatle beni incelemeye başladı.Siyah saçı,
siyah sakalı ve gür bıyıkları benim de dikkatimi çekti.Medyada gördüklerime benzemiyordu. Dışarı çıktığımızda arkadaşıma neden baktığını sordum.Yeni açılan camiye güney doğudan atandığını ve PKK'nın adamı olduğunu,şüphelendiğinden bakmış olabileceğini söylediğinde inanmamıştım.
Daha sonraki yıllarda bölücülerinde
"din işlerini" kendilerine paye
edinerek halk üzerinde oyunlar oynadığı ortaya çıkınca arkadaşımın haklı olduğu ortaya çıktı.

Orta doğu Projesi kapsamında emperyalizmle işbirliği içinde olan
ve din tüccarlığı yapanları sizin gibi kınıyorum.

Saygılar , Cenk

WarhaWk dedi ki...

Sizi "Vatikan" a göndermek isteyen adsızın;

"VATİKAN
PARA VE KAN İMPARATORLUĞU
(Sedat Memeli, Kaynak Yayınları)"

şiddetle okumasını öneririm.

WarhaWk dedi ki...

yazarı : Sedat Memili

yanlış yazmışım, affola..

laleninbahcesi dedi ki...

bu gün İstanbul içinde Arabistanda dolaştım...Din bireysel değilmidir... hep öyle öğrenmedik mi? Allah'la kul arasında değilnmiydi her şey. Kendi ile kulu arasında aracı istemeyen... Ama biz öyle bir hale geldik ki... Dinin ticaretinin yapıldığı bir coğrafya artık burası...

cemo dedi ki...

İş bulamadığını beyan eden o yüksek eğitimli arkadaş bi zahmet müsiad'a başvursun malum müslüman işadamları derneği ya orası ona güzel bir iş ayarlar aa pardon onlarda almıyorlardı değilmi Türbanlıları ama bu arkadaşları her nedense yurtdışında okutmak için bir dünya para bağışlıyorlar .Kadın okusun ama çalışmasın evinde otursun diye olmasın sakın :)

Başbakanımız ne güzel söylüyor en az 3 çocuk en azı 3 olanın normali 5'tir 5 çocuk doğur bide çalış bakalım çalışabilirsen :)))

Dindarların faşist muamelelere maruz kaldığından bahsetmişte hiç madımakta yakılan aydınlardan oruç tutmadığı için dayak yiyen gençlerden ya da sırf hristiyan oldukları için malatyada hunharca katledilen insanlardan bahsetmemiş neden acaba aa doğru tabi kendi "müslümanlık" kalıplarına uymayan herkes kafir ve her türlü zulmü hakettiklerinden olabilir mi acaba?

Yazılacak çok şey varda değmez anlayış değişmiyor maalesef...

zihni dedi ki...

bir insanın iki üniversite bitirmiş olması bu kadar "adsız" ve örtünün altında gizlenmeyi gerektiriyorsa, okuma fırsatı verilmeyen milyonlarca Anadolu genç kızlarının adı nasıl bilinsin!

Durum böyle içler acısı!
o adsız, kendi balkonundan mırıldanıyor. oysa inanç, eğitim düzeyi, kişilik ve giysisine saygıda kusur edecek insan karşısında öncelikle bu blog sahibesini, sonra beni bulur. ve kimsenin farklı düşüncesini açık kimlikle belirtmesni küçümseyecek ve hakaret edeck olduğunu da düşünmüyorum.
bu yazı için
sormuş: "bu ne aptallık?" diye.

* YeLiZ * dedi ki...

Basortulu bir insan basortusunu savunabilir ,cok normal.
Onun icin en onemli sorun basortusu de olabilir ama bu adsiz/sansiz sahis her kimse bu blog yazarinin yasina ,kulturune ve meslegine ,her seyden once kisiligine gostermesi gereken saygidan bi haber sekilde yazmis malesef.
Adsiz kardesin senin en azindan yazdigin kisiyi tanima sansin var ,ne mutlu sana.
Oysa ki bu blog yazari kime yazdigini bilmiyor,kara carsafli biriyle bakismak gibi bir sey yani ! dedigi gibi keske sizde blog acsaniz....neyse

Amerikada turbanli ogrenci dolu.Ama onlar bizim gibi elhamdurillah musluman degiller sadece ,bir de Fettullahcilar.Hepsi degil ama bir cogu
Asla da soylemezler bunu size
Ataturkcu gogsunu gore gore soyler ya ,ya da atiyorum FB taraftari , hayvanseverler vs...kim neyin fanatigi,neyin takipcisiyse iste...
Ge gor ki Fetosun da cok muridi var ,oyle oyle diil,her sene de katlanarak cogaliyor ama onunkiler hic :evet ,Hepimiz Fettullahiz ! demez :)
Hep merak etmisimdir neden diye...

Her neyse
camilere kimsenin bir sey dedigi yok
benim icin de cami demek huzur demek,orasi benim ibadet yerim ama cami acigimiz yok!

Yani once okulu,egitimi dusunmek hristiyan mi yapar bizi?
Bizi birakin da sizdeki onyargiya bakin hele

hah biz siz olduk simdi
ne zamandan beri biz-siz olduk biz?
benim babaannem de basortusunu takardi ama o zamanlar basortusu hic konu olmazdi.Baglama sekline kimse takilmazdi,ona kimse donup donup bakmazdi

* YeLiZ * dedi ki...

Bir de saniyormusunuz ki basi acik olanlar ozgur ?
Burda sahil kenarinda kosarken giydigim sortu Istanbul'da ,evimin balkonunda giymeye korkarim ben
Basortusune onyargi var da mini etege yok mu saniyorsunuz?
Mini etek giydgi icin dindar kesimlerden kendisine sanki f.a.hi.seymis gibi bakilan kac kisi vardir sizce?
Ustelik bu bakislar cogaliyor gunden gune.

Saniyor musunuz ki basi aciklar ozgurce yasiyor gununu?

Insanlar birbirlerine saygi duyup,on yargili olamadigi surece hicbirimize ozgurluk,hic birimize huzur yok malesef ! :(

* YeLiZ * dedi ki...

son bir sey daha ,Turkiyedeyken samanyolu vb kanallardaki programlari seyrettim bir ara ; su insanlik dersi veren,egitici(!) olan programlari.
Kotuler hep basi acik olanlar,icki icenler ,yabanci muzik dinleyip,gece disari cikanlar
Iyiler,magdur olanlar ise hep namazinda,basi kapali,dini butun olanlar
Bu nasil beyin yikamak,bu nasil gizliden gizliye islemekdir inanamadim.
Acik olmak cok daha zor olacak yakinda endiselenmeyen
Basi olan is bulamadigi icin kapanacak
basi acik olana kotu kadin muamelesi yapilacak
siz size diil de ,bize uzulun bence...

Adsız dedi ki...

Xin chao cac bac, em la thanh vien moi. xin chao moi nguoi

Çınar dedi ki...

Çok şey yazmak istedim adsızın yorumu üzerine ama seni ve yorum yazan diğer arkadaşlarımı okuyunca gördüm ki söylemek istediğim herşeyi siz çok güzel söylemişsiniz zaten. Bana, altına imzamı atmak kaldı yalnızca.



Xin chao cac bac, em la thanh vien moi. xin chao moi nguoi

Demiş ya Adsız

Ne söylediğimin ben de farkında değilim demek istemiş ve noktayı koymuş. Doğru söze ne hacet...

Sevgiler

Esmir dedi ki...

Yürekten katılıyorum verdiğiniz tüm yanıtlara...Nasıl bir düşünce yapısıdır ki bu!türban konusunda savundukları şeyin ne anlama geldiğinin farkında olmasın bir insan!.. böylesi bir özgürlük anlayışı salt kişileri bağlıyor olsa amenna oysaki tüm toplumu ilgilendiren bir hareketliliktir bu!sonu aydınlık değil karanlığa sürükleyen...

bunu anlamak ayırdına varmak bu kadar mı zor!gerçekten okuyan, okuduğunu iyi anlayan, sorgulayan, araştıran, dayatılanı değil mantığın yolunda doğruları bulan, tartışmaktan kaçınmayan, açık ve net olan vede kardeşçe, güzel duygularla herkesin mutlu olduğu, bir ülkede yaşamanın mücadelesini veren! barışçı ve aydınlık bir dünya için...tüm bu açmazlardan kurtulacak aklın ve mantığın bizleri gerçeklere götüreceğinin ayırdında olan bir nesille ancak kurtulabiliriz bu çıkmazlardan...

bir de kaybettiklerimizi görebilsek asıl! çok daha önemli yangınlar sarmışken her yanı...başa örtülen örtüyü konuşadururken sürekli! altımıza serecek bir yaygımız bile kalmayacak bir gün!..

bizi bizden daha çok düşünen olmaz!

Sevgi ve saygılarımla...

haykırış dedi ki...

Sevgili Aysema öğretmenim,
Sanalda korkaklığın diğer adının "Adsız" olduğunu da böylelikle öğrenmiş oldum..
İnsanlar söylediklerinin arkasında cesurca duramıyorlarsa onlara verilecek bir laf vardır ama ben o lafı bu sayfa sahibine ve değerli yorumculara saygısızlık etmemek amacıyla yazmayacağım ama "Adsız" adlı kişi ve onun gibilerin iştigalleri olduğu için gayet iyi anlamıştır..
Sevgi ve saygılarımla

MUTFAKISTAN dedi ki...

ONCE ADINI VERSIN SONRA YAZSIN
GARIP INSAN BIZDE MUSLUMANIZ HEM LAIK HEM MUSLUMAN OLMAZ DIYENLERE INAT ....ALLAH KAHRETSIN BU ZIHNIYETLERI DEFOLUN ULKEMIZDEN YETER ARTIK...

* YeLiZ * dedi ki...

sanirim ikinci adsiz mesaji SPAM
Xin chao Vietnamca cunku

Gülen Tezer Üstün dedi ki...

BEN SİNİRİMDEN BÜYÜK HARFLE YAZACAĞIM; ŞİMDİDEN ÖZÜR DİLERİM..
TANIKLIK ETMEKTEN BÜYÜK ÜZÜNTÜ DUYDUĞUM BİR OLAYI DA ÖĞRETMENİMİN BÜTÜN SÖZLERİNE ISLAK İMZAMI ATARAK AKTARMAK İSTİYORUM.
90'LI YILLARIN SONU OLABİLİR. YER: KARABÜK. EŞİ OKULLAR DOKTORU OLAN BİR LİSE ÖĞRETMENİ TAM BİR SENE EŞİNİN VERDİĞİ RAPORLA ÇOCUKLARI EĞİTMEK OLAN GÖREVİNE GİTMEYİP MAAŞINI DA TAKIR TAKIR ALDI! VATİKAN'A GİTMEMİZE GEREK YOK. MÜSLÜMAN BİR ÜLKEDE YAŞADIĞIMIZIN BİLİNCİNDE OLAN İNSANLARDAN BİRİ OLARAK DİYORUM Kİ BU MU MÜSLÜMANLIK? EĞER BUYSA BEN MÜSLÜMAN DEĞİLİM! BU ZİHNİYETTEKİ, TÜRBAN KONUSUNDAKİ BU ISRARLI MÜSLÜMANLIĞI KABUL ETMİYORUM!
DİNİ VECİBELER EVDE YAPILABİLİR AMA EĞİTİM-ÖĞRETİM?
ÜLKEMİN HER KARANLIĞA GÖMÜLDÜĞÜNDE BU TÜRBAN MESELESİNİN ORTAYA TEMCİT PİLAVI GİBİ KONMASINDAN SİZ TÜRBAN ISRARCILARI DA SIKILMADI MI?
ÜLKEM BÖLÜNÜYOR, ÜLKEM KARIŞ KARIŞ SATILIYOR. BATARSAK HEP BİRLİKTE BATACAĞIZ.

therru dedi ki...

merhaba aysema öğretmenim,

gerçekten çok güzel bir yanıt vermişssiniz. hem yazınızı bir çırpıda okudum, hem de bu yazıya gelen tüm yorumları.

türban konusunda eklemem yok, fakat farklı bir açıdan ele almak istiyorum adsız arkadaşımızın yorumunu.

yalnız ben bu adsız arkadaşımızın söylediklerini pek inandırıcı bulmadım. sanki bambaşka biri ortalığı karıştırmak için atıp tutmuş gibi görünüyor. ben 2 dil biliyorum, yurt dışında 2 üni yaptım falan, o eğitim seviyesinde kimse kendisinden o şekilde bahsetmez. üstelik, insanınn eğitimi sadece başarılarını listelerken değil, düşünce tarzında, kelimelerinde ve anlatımında da ortaya çıkar.

son olarak da, camilerin çokluğu sizi rahatsız ediyorsa vatikan'a marş marş demiş. camilerin çokluğunu eleştirmek, vatikanı haklı bulmak anlamına nasıl bağlandı anlayamadım! al birini vur ötekini değil mi? adsız arkadaş madem dini islamiyeti o kadar iyi anlamış, yurt dışında okullar bitirmiş, diller öğrenmiş, nasıl oluyor da kendinde sözlü de olsa dinden çıkarma, islamiyete layık görmeme hakkı buluyor? dinine bağlı olmak, rengarenk vakko türbanlarla saçlarını kapamak mı? onca gösteriş sevap mı?