23 Aralık 2010 Perşembe

AŞK GİBİ BİR ŞEY OLDU BEKLEMEK



ne çok mektup getirirdi postacı
kimi yurt içindendi, kimi dışından
ne çok dergi, ne çok kitap, ne çok gazete
renk renkti pulları hepsinin de
ben mi çok severmişim dostlarımı o zamanlar
yoksa onlar mı beni

aşk gibi bir şey oldu beklemek...



Vedalar beni hep etkilemiştir. Hala da etkiliyor. 2010 yılına güle güle demeye hazırlandığımız şu günlerde daha duygusal mıyım neyim? Yanlış anlamayın lütfen, 2010 yılı çok iyi geçti demek istemiyorum.

Toplum olarak hop oturup hop kalktığımız bir yıldı 2010...

Şimdi 2011'i bekliyoruz. Eski yılın götürdüklerini biliyoruz da yeni yılın ne getireceğini bilmiyoruz. Ama gelenin gideni aratmasından da korkuyoruz. En azından ben korkuyorum.



yıllar var ki yoksunum o dost mektuplarından
sanki savaş, sanki deprem
bir anda hepsi birden göçüp gitmişler sanki

ne çok selam getirirdi postacı bir zamanlar
aşk gibi bir şey oldu selam beklemek şimdi




Not: Şiir H.H.Korkmazgil'in (Bir Zamanlar)

12 yorum:

sufi dedi ki...

Ne çok çiçekli böcekli, noel babalı yılbaşı kartları alır postacının elinden, ne çok sevinirdik.Önce zarflardaki elyazısına bakar kimden geldiğini tahmin eder sonra da beğendiğimiz resimleri sıralardık masamızın konsülün üstüne.Yine nostalji yaptırdın Aysema'm bak, götürdün beni geçmişe teşekkürler ve sevgilerimle.

Ful yaprakları dedi ki...

eskiden ne çok mektup yazardık...
her gün posta kutusuna bakardık yeni yıl gelmeden, özenle tebrik kartları hazırlanırdı, postalanırdı.çocukken o kartları biz yapardık :)
şimdi her şey gibi o da nostalji oldu ne yazık ki...

Çınar dedi ki...

Bayramların ve yeni yıl kutlamalarının o rengarenk, gönderenin ve alıcının zevk ve ilgi alanlarını yansıtan kartları seçme ve postalama işlemine bir hafta öncesinden başlardık.
Başlı başına çok zevkli bir süreçti kart seçimi, üstüne yazılacaklar ve postalama işi.

2011 in bu yılı aratmaması dileklerimle - ki gelişmeler kaygı verici -

Sevgiler

Mavi Balon dedi ki...

Sevgili Leylak Dalı önderliğinde bi yılbaşı kartı yollama etkinliği yaptık biz. herkes adresini verdi kartaları da attık keşke katılsaydınız ?

Nehir İda dedi ki...

Postacıyla karşılaşırsam neşeyle aaa mektubum gelmiş kimdennn diyorum adam yıllardır aynısın abla ya bankadan diyor:))

aysema dedi ki...

Sevgili Sufi,
Heyecanla postacı yollarını beklerdik değil mi? Kartpostalları biriktirirdik bir de. Bir kısmı hala duruyor bende. Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Nostalji oldu ne yazık ki... Oysa ne kadar içten, ne kadar duygu yüklüydü değil mi?
Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Çınar,
Kaygılarımızın boşa çıkmasını, kuruntudan öte gitmemesini dilemek istitorum yine de...
Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Mavi Balon,
Leylak Dalı'nın bu etkinliğini izliyorum. Çok hoş olmuş. Bayram ve sonrasında uzun süre evde olmayınca kaçırmışım ben. Keşke katılabilseydim. Ama sizlerin gönderdiklerinizi, sizlere gelenleri anlattığınız yazıları okuyorum, kendim almış gibi seviniyorum.
Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Nehir İda,
Çoğu kez karşılaşmıyoruz bile... Posta kutusuna bırakıp gidiyorlar. Onlar da dediğin gibi banka makbuzları, tlf. faturaları...
Eskiden postacı yolda bile görse, verirdi mektubumuzu,ya da bugün yok derdi. Tanırdı herkesi. Zaman değişiyor.
Sevgilerimle...

beenmaya dedi ki...

bir yanım her gün haberdar oldukların, gördüklerim, yaşadıklarım nedeniyle korkuyor evet. körlük her yere yayılmaya başlıyor ve önümüzü göremiyoruz artık. ama bir yanım da sizin gibi yüzünü görmeden yüreğini bildiğim, yürekten değer verdiğim insanların varlığına şahit oldukça vazgeçme diyor. bu karanlığın sonunda aydınlık da var ve sen sakın umudunu kaybetme!

aysema dedi ki...

Sevgili Beenmayam,
Umut var, hem de yakın bunu hissediyorum... Yazmamız, okumamız,eleştirmemiz umudun varlığının kanıtı değil mi?

Farkındaysan telaştalar, artık daha çok hata yapıyorlar, bu da görmeyen gözlerin bile açılmasını sağlayacak.

Ben de seni ve senin gibi yüzlerce güzel insanı tanıdım blog sayesinde. Umut ışıklarımız hiç sönmesin.