4 Şubat 2011 Cuma

TORBA

"Her şey, 1991 yılının haziran ayında dönemin İçişleri Bakanı Mustafa Kalemli'nin, Emniyet Genel Müdürlüğü'ne Ünal Erkan'ı atamasıyla başlıyor.
Erkan göreve gelir gelmez en fazla Polis Akademisi'yle ilgili şikayetlerle karşılaşıyor.
Daha önce Polis Koleji'nden mezun olanların devam edebildiği Polis Akademisi'nin ilk ve son sınıflarına, yapılan bir düzenleme ile dışarıdan da öğrenci alınmasından yakınılıyor.

Hatta dışardan alınanların çoğunluğunun belli bir tarikatın üyesi oldukları ileri sürülüyor.
Şikayetlerde, 'mezun olacak tarikata mensup seçme öğrencilerin' Emniyet'in istihbarat, personel, muhabere birimleri ile polis okullarına atanacakları da ileri sürülüyor.

Bir gün saat 23.30'da Bakan Kalemli ve Genel Müdür Erkan'a şu şikayeti ulaşıyor:

'Polis Akademisi'nde gece saat 24.00'te mezuniyet kura çekimi yapılacak. İşin içinde sahtekarlık var. Tarikat mensupları önemli yerlere atanacak.'

Erkan, inanmak istemiyor, gece yarısı kalkıp Akademi'nin yolunu tutuyor.İçeri girdiğinde şikayetin doğruluğu ortaya çıkıyor.

Mezuniyet kura çekimi yaptıranları masadan kaldırıyor ve kendisi oturuyor.

Kuraya gelen öğrencilerin listesini incelediğinde, bazılarının karşısında işaret bulunduğunu görüyor.
Masanın altında ise iki ayrı kura torbası...

Kura torbalarının birinin içinde Emniyet'in istihbarat, personel, polis kolejine ilişkin yerler çıkıyor.
Diğer torbada ise, karakollar ve diğer sıradan görev yerleri...

Kurasını çekmiş olan ve karşısında işaret bulunan öğrencileri tek tek inceliyor. Hepsinin daha önce ayarlanmış torbadan kuraları çektiği ortaya çıkıyor.

Öğrencilerin Akademi'ye girişlerini araştırdığında, yüzde 90'ının kolej kökenli olmadığını, son anda yapılan düzenlemeye göre Akademi'ye birinci sınıftan veya son sınıftan katıldığı tesbit ediliyor.

Bu öğrencilerden bazılarını sorguya çekiyor.
Öğrencilerden biri şu itirafta bulunuyor:

"Biz Karşıyaka semtinde F.G.Hocaefendimizin açtığı ışık evinde toplanırız. Orada eğitim alırız..."

Geniş çaplı bir operasyon başlatıyor. İşin sorumluları hakkında soruşturma açtırıyor ve mahkemeye sevk ediyor.

Erkan, 9 ay görevde kalıyor, ardından Olaganüstü Hal Bölge Valiliği'ne atanıyor.

Aradan geçen zaman içinde o dönemde görevden el çektirilen kişilerin hemen hepsinin Emniyet'e döndüklerine tanık oluyor.

Hem de bugün birçoğu kritik noktada oturuyor.
Açtırdığı soruşturma dosyaları ise kayboluyor..."

Köstebek
Dr Necip Hablemitoğlu
s. 318-319-320




EK
:POLİS DEVLETİNİN NERESİNDEYİZ?
Mustafa Özkan yazmış.


3 yorum:

alizafersapci dedi ki...

Görebilenler için her şey apaçık ortada.
Yapılacaklar da belli.
Dostlukla.

beenmaya dedi ki...

bir önemi var mı? yok. buna da gözlerimizi kapar, geçer gideriz üzerinden. diğer pek çok gerçeği uluorta olmasına rağmen görmezden geldiğimiz gibi!

Yaşar dedi ki...

yaa...
ne garip; bizim ülkemizde bunlar normal karşılanmaya başlandı...
kendimden geçtim, çocuklarımın geleceğinden korkuyorum artık...