11 Haziran 2011 Cumartesi

KÖMÜRLEN Mİ YAZILMIŞ ANA BENİM KADERİM?



"Kömürlen mi yazılmış ana benim kaderim?" diye yazmışlar kamyonun arkasına... Üzerine tıklarsanız daha rahat okuyabilirsiniz. Görünce sizler için çektim fotoğrafını..

"Kader", en son ne zaman kullandınız bu sözcüğü?

Yok yok, "Kadere inanır mısınız?" tartışması başlatmak niyetinde değilim. Ama kader konusunda da işin biraz kolayına kaçtığımızı düşünüyorum. Soru şu, kaderi değiştirmek mümkün mü?

Değiştirebileceklerimiz de var; değiştiremeyeceklerimiz de... Anamızı, babamızı değiştiremeyiz örneğin; ama hatalarımızdan ders alabiliriz. Sorunları çözmek için elimizden geleni yapabiliriz. Hasta olmamak için sağlık kurallarına uymaya çalışırız. İşçi sağlığı ve iş güvencesi diye hazırlanan yasaları uygularız. Bebeğimizi camları kapalı bir aracın içinde saatlerce bekletmeyiz. Depreme dayanıklı konutlar yaparız Japonya'daki gibi örneğin.

Kaderimde ne varsa, o olur diyerek sahte benzinle yola çıkarsak, uykusuz direksiyonun başına geçersek, trafik kurallarına uymazsak kaza kaçınılmaz olur. Hem kendimizi hem de başkalarını yakarız.
Gördüğümüz yanlışları, uğradığımız haksızlıkları, hatta başkalarına yapılanları "kader" diyerek sineye mi çekeceğiz?

Dinimize göre iki çeşit kader vardır: Değişen kadere kaza; değişmeyen kadere müsemma kader denir.

Müsemma kader için yapacak bir şey yok:

"Yine mevsimler geçecek, yine yağmurlar yağacak, giden gençliğim geri dönmeyecek..."

Amaaa kaza denen kadere dur demek için yapacağımız çok şey var:

Bedevi, elindeki bir hurmayla peygamberimize gelip "Ya Resululah! bu hurma benim kısmetim midir, değil midir?" diye sorar. Peygamberimiz de:
"Yersen kısmetimdir; yemezsen değildir" diye buyurur.

Her şeyi kaderin üstüne atıp sorumluluk almaktan kaçanların çıkaracağı ders yok mudur bu yanıttan?

Yarın ulusumuzun kaderini belirleyecek çok önemli bir sınav var karşımızda. Sadece oy kullanmak yetmiyor; oy kullanmaya giderken aklımızı da yanımıza almak zorundayız. Yoksa!..

"Kaderimiz böyleymiş, ayrıldık istemeden..." şarkısı da "Kadeeerrrr! Kime şikayet edeyim seniiii..." ezgisi de derdimize derman olmaz.

"Bir benim oyumla mı?" demeyin. Çoğunluklar birlerden oluşuyor. Yarın akşam kötü kaderimize, dur, dediğimiz haberlerde buluşmak dileğiyle...

8 yorum:

elifin terazisi dedi ki...

Olmalı, olacak, istiyorum ve yalnız değilim biliyorum.

aysema dedi ki...

Umutla bekliyoruz sevgili elifin terazisi. Olmalı, evet evet olmalı...

içimden geldiği gibi ~~~ dedi ki...

saatler geçmiyor desem??

aysema dedi ki...

Aynı durumdayız... Hilesiz hurdasız olması için çok uyanık olmamız gerekiyor. Seçmen sayısından çok fazla oy pusulası basmışlar.
Sevgilerimle...

kamikaze dedi ki...

Aysema öğretmenim çok güzel anlatmışsınız.yüreğinize sağlık.ailecek dikkatli bir şekilde vatandaşlık görevimizi yerine getirdik.Hayırlı,uğurlu olsun inşallah.hilesiz hurdasız bir seçim olmasını dilerim.

oyumben dedi ki...

Bizimkiler hile yaparsa mübahtır anlayışı olduğu sürece değişen bir şey olmayacaktır.

aysema dedi ki...

Sevgili Kamikaze,
Hepimiz görevimizi yaptık, bundan sonra da ulusumuz için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Seçim bitti, hayırlısı olsun...
Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Oyumben,
Sonuç ortada, tüm olanaklar kullanıldı, her yol mübah göründü. Bir teselli, tek başlarına Anayasa'yı istedikleri gibi değiştiremeyecekler ya da sözler verdikleri birileriyle el ele, kol kola bir yola girerler. Bekleyip göreceğiz.