13 Haziran 2011 Pazartesi

SEÇİM BİTTİ



"Gençsin, cesursun ve zekisin.
'Hakkını yediler!' biliyorum ama sızlanma,
Harekete geç, elinden geleni yap, savaşmaktan kaçma.
Dişini tırnağına takıp çalışırsan gün senindir.
Öyleyse yaşlı bir ödlek olma.
Sadece cesaretini topla; vazgeçmek kolaydır;
Zor olan başını dik tutmaktır.

Kolaydır yenilgiye ağlamak ve ölmek,
Kolaydır böcek gibi yaşayıp dalkavukluk etmek.

Ama ümit yokken dövüşmek ve dövüşmek,
İşte hepsinin en iyisi bu oyundur.
Ve her yorucu yarıştan çıktığında,
Yıkılmış, yenilmiş ve yaralı olsan da,

Bir kere daha dene, ölmek ölesiye kolaydır,
Asıl zor olan hayatta kalmaktır."(Robert Service)

Seçim bitti, Türkiye kararını verdi, hayırlı olsun. Dilerim korktuklarımız başımıza gelmez, biz yanılmış oluruz. İnanın bunu çok istiyorum, ama görünen köy karşımızda duruyor. Ulusumuzu zor günler bekliyor.

Umutsuzluğa kapılmamız için pek çok neden var, ancak içinde bulunduğumuz koşullarda bunun işe yaramayacağını, sorunlarımızı çözme yolunda elimizi ayağımızı bağlayacağını da görmek zorundayız. Şimdi aydınlara her zamankinden daha çok görev düşüyor. Kızmıyorum, üzülüyorum sadece, başına örülen çorapları fark edemeyen bir çoğunluğumuz var. Suç onlarda değil, onların karanlıkta kalmasından nemalananlardadır. Yenilen onlar mı yoksa aydınlar mı bunu zamanla göreceğiz. Keşke aydınlar yanılmış olsaydı. Yanılmadık, yenilmedik dostlar inanın.

Aydın olmak kolay değil, kaç yıl okudunuz bir düşünün bakalım? Dirsek çürüttünüz yıllar yılı okul sıralarında, mürekkep yaladınız... Hala da okuyorsunuz, elinizden kitap düşmüyor biliyorum. Ama bir kusurumuz var sevgili dostlar, bildiğimizi sadece bilenlerle paylaşıyoruz. Bilmeyenlerle aramıza kalın duvarlar örüyoruz çoğu kez, aydınlığımızı karanlıklara yansıtamıyoruz. Ve darmadağınığız, örgütsüzüz, sahipsiziz. Birlikte çalışmayı bilmiyoruz. Hep azınlıkta kalıyoruz...

Sonra da neden böyle oldu diye şaşırıyoruz.

Bundan sonra daha çok çalışmalıyız, daha uyanık olmalıyız; bunu ulusumuzun geleceği için yapmalıyız. Karanlıklar aydınlanıncaya değin durmak yok. "Atatürk durmuş mu ki biz duralım? Atatürk ölmüş mü ki biz ölelim?"

Ne dersiniz? Var mısınız?

16 yorum:

özlem dedi ki...

Ben anlamıyorum nasıl bu kadar azınlık oluverdik biz?

aysema dedi ki...

Sevgili Özlem,
Biz hep azınlıktaydık zaten, yeni değil bu. Ancak azınlıkta olmamız düşüncelerimizin yanlış olduğu anlamına gelmiyor ki...
12 Eylül Anayasasına % 98 "Evet" derken biz "Hayır" dedik. Haklı olduğumuz 31 yıl sonra anlaşıldı ancak.
"Ben zenginleri severim" dediği halde yoksulların hayran olduğu Özal'a da hayır dedik, papatyalarına da, prenslerine de... Ülkeyi ne hale getirdikleri çok geç anlaşıldı.
Bugün yapılan yanlışların, tehlikeli oyunların ülkeyi çıkmaza götüreceğini görüyor, biliyoruz; "Yapmayın yazıktır bu ulusa" diyoruz. Biz uyandırmaya çalıştıkça birileri de uyutmaya çalışıyor...
"Öyle dalmış ki yüzyıllar süren uykusuna uyandıramazsak uyanacak değil". Aydınlara çok iş düşüyor. Sevgilerimle...

Mehmet Bilgehan Merki dedi ki...

83 anayasasına red oyu veren 600.000 kişiden birisi olma onurunu taşıyorum. Oy verme anından bugüne kadar da çekinmeden her mahalde söyledim. Ama bugün 83 anayasının bu derece sömürüleceğini evvelce söyleseler inanmazdım. Evet biz azınlığız, hem de öteden beri. ama Hegel'in 200 sene önce söylediği gibi, devletleri devlet yapan halkı (yani insanları) değil bilgi ve kültürdür.
Sevgili Aysema dediğiniz gibi bunları aşmak için 3 seçeneğimiz var; a) eğitim ve kültür, b) eğitim ve kültür c) eğitim ve kültür.

aysema dedi ki...

Sevgili Merki,
İşte o nedenle eğitilmişlere saldırıyorlar, kültürel değerlrimizi yok etmeye saldırıyorlar. Tarih acı bir şekilde gerçek yurtseverleri haklı çıkarıyor, ama o zamana değin çok canlar yanıyor.
Zor günler az hasarla aşılır, umalım mı?
Teşekkürler paylaştığınız için.

E S M İ R dedi ki...

Eğitimli ve her şeyin farkında olan o küçücük azınlığa her zamankinden daha çok iş düşüyor artık!sözkonusu farkında olan her vatandaş + 3 kişi ve hatta daha fazla insan kadar çok çalışacak, daha çok mücadele edecek!..diğer kandırılmış çoğunluğu küçümsemeden, sabırla ve anlayacağı dilden aydınlatacak!..damlaya damlaya!..aksi halde büyük yıkımlarla küresel güçlerin emellerine kavuştuğu ve haritada bambaşka bir şekle bürünmüş bir toprak parçası olacağız ki!hazin mi hazin mi!..teslim olmak yok!yola devam edeceğiz umutla!..

Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Esmir,
Teslim olmak yok, umutla yola devam edeceğiz ve örgütleneceğiz. Şimdi çok daha önemli bu hepimiz için. Çabuk kırılıyoruz, çabuk dağılıyoruz ve böylece midesiyle birbirine bağlı olanların oyununa geliyoruz. Biz toplumun geleceğini düşünüyoruz; onlar kendi geleceklerini birilerinin sırtına basarak güvenceye almanın derdindeler...
Aydınlıklar karanlıkları aydınlatıncaya kadar çalışmak zorundayız.
Sevgilerimle...

JİVAGO dedi ki...

Yorum yapmakta zorlandığım anlar Sevgili Dost. Gerçi yazı ve yorumlar hislerime tercüman olmuş. Bizlerin yanılmasını çok isterdim.

Dostlukla..

aysema dedi ki...

Keşke biz yanılsak Sevgili Jivago, biz yanılsak da ülke kazansa, ama...

Handan dedi ki...

Ne güzel yazmışsın Aysemacım.

aysema dedi ki...

Sevgili Handan,
Teşekkür ederim, beğenmene sevindim. Bir kişi bile kalsa umut vardır. Umudumuzu yitirirsek her şey o zaman biter...

Sazan dedi ki...

Öğretmenim, ben de bilemediğim bir iki şeyi yazdım dün.

Katıldığım ilk şey hep azınlıkta olduğumuz ve şu aşamada (bunu geniş vadede söylüyorum), bir başka sağ partinin güçlenmesi dışında dileyeceğimiz bir şey yok.

Sevgiyle kalın, saygılar...

aysema dedi ki...

Sevgili Sazan'ım,
Yazını okudum da diyecek bir şey bulamadım. Sazan olan yalnız sen değilsin ki, artık hepimiz sazanız...
Sağın seçeneği sağ bile değil artık.
Sevgilerimle.

pisikopati dedi ki...

Aydınlanmak dayanışma ruhunu öldüren birşey galiba. Seçim sonrası Deniz Baykal'ın söylediklerini duyunca bunu bir kez daha anladım. Ben CHP'nin aldığı sonuçtan memnun değilim, bunu bir başarı olarak görmüyorum." Sözün özü yaşasın parti içi kuyu kazma süreci (zaten hiç bitmemişti eminim de seçim öncesi biraz hasır altı edilmişti).

aysema dedi ki...

Sevgili Pisikopati,
Hiçbirimiz sonuçtan memnun değiliz, ama bu kadarız işte. Daha çok dayanışma içinde olacağımız, hatalarımızdan ders alacağımız bir sırada tartışmaların, medya önünde yapılmasının kime ne faydası var ki...
Daha güzel günlerde buluşmayı hak ettiğimizi düşünüyorum.

içimden geldiği gibi ~~~ dedi ki...

Bundan böyle YGS mağduru çocuklar,siyanürden ölenler,deprem sonrası hala çadırda kalanlar,şampiyonluğu göz göre göre elinden alınanlar için üzülmeyeceğim.Seçimi onlar yaptı kurunun yanında yaşta yandı.Çok kızgınım Aysemacım.

aysema dedi ki...

Sevgili İçimden geldiği gibi

Yazdıklarının biri bile yaşansaydı gelişmiş ülkelerde yer yerinden oynardı. Ama bizde oy kazandırıyor, garip bir şekilde.
Toplumsal duyarlılığımız gelişmediği için belki de.

Yılan bize dokununca feryat ediyoruz, duyan olmuyor; çünkü biz de başkalarına aynısını yapıyoruz.

Eğitim sorunu belli bir kesimin sorunu, diğerleri ianeye bakıyor.
Siyanürlü su, şimdilik, Simav'ın kaderi, sıranın bize gelmesini bekliyoruz, deprem de öyle...

Ama tüm bunlara karşın sorumlu biziz. Biz aydınlarız. Çünkü onlar farkında değil, biz farkındayız. Uyandırmazsak uyanacak değil.

Bir televizyonumuz, gazetelerimiz niye yok, bu kadar mı aciziz...
Sevgilerimle...