28 Aralık 2011 Çarşamba

ARAMIZDA KADIN VAR MI?


Yer: Ankara'da Swiss Otel
Yazarlar ve Gazeteciler Vakfının toplantısının yapıldığı salon
Tarih:21 Aralık 2011- Çarşamba
Konu: TRT

Soru: Aramızda Kadın Var mı?
Yanıt: Yok

Soruyu soran: TRT Genel Müdürü
"Aramızda Kadın Var mı?" sorusunu kadın gazeteci ve yazarlar neden gelmedi, keşke onlar da aramızda olsaydı amacıyla sormamış.
Ya ne için sormuş?
Rahatça küfür etmek için...

Ne demiş?
Rojin denen aşufte...
Neden?
Gazeteci sorularıyla müdür beyi tahrik etmiş, hem bu tür konuşma onun üslubuymuş!
Sanatçı Rojin'den özür dilemek zorunda kalınca söylüyor bunu.

Gazeteciye güven olmuyor işte, erkek de olsa Taraf yazarı Orhan Miroğlu tutmuş bunu gazetesinde yazmış...

(Nedense çok çabuk tahrik oluyor bu beyler. Çok da çabuk tatmin oluyorlar.Sınav sorularının şifrelendiği ortaya çıktığında, kendilerinden biri yok öyle bir şey(!) diyince bir anda hep birlikte tatmin olmuşlardı, hatırlarsanız.)

Kadınları koruyoruz maskesi altında ahlak bekçiliği yapmaya çalışırken kendi ahlak zaaflarını gizlemeye çalışıyorlar kuşkusu uyanmıyor mu sizde de? Yılları türban tartışmalarıyla heder ederken gerçek sorunlar karşısında nasıl da şaşırdıklarını, ülkeyi sorun yumağına getirdiklerini görmeyen gözler görürken, işitmeyen kulaklar duyarken, suskun diller bülbül gibi şakırken hala en büyük makamlarda çalımla oturuyorlar.

Zamanında ağızlarına bir parmak bal çalıp kullandıklarını, birer birer harcıyorlar, evet ama yetmiyor. İşi biten, vadesi dolan, kullanılıp bir kenara atılanlar şimdi konuşmaya başlıyor işte...
Pastadan pay alamamanın kızgınlığı mı bu, bilemiyoruz. Yandaş gazeteciler TRT'de bol paralarla izlenmeyen programlar yaparken bavulla belge üreten sonradan olma çakma gazetecilerin pabuçları dama mı atılıyor birer birer... Kullanıldıklarının farkına varmanın verdiği pişmanlık mı bu?

Bizler referandumda hayır demiştik. Onlar "evet, ama yetmez!" Şimdi sızlanıyorlar...

Bütün açılımlar kapanmadı mı? Açılan bütün sınır kapıları kapanmakla kalmadı, savaşın eşiği oldu. Kumşularla sıfır sorun balonunun havası sönmedi mi? Askerin yerini polis alacak dediler. Öğretmenlerden polis yapmaya kalktılar. Uzun zamandır aslında öğretmen olarak yetişip atanamayan, bu nedenle polis kıyafeti giymek zorunda kalan şehit öğretmen-polis cenazeleri sizin de içinizi acıtmıyor mu?

Pek çok kadın bu dönemde öldürüldü ya da tecavüze uğradı yazık ki... Yine referandum sonucu getirilen yargıçlar tarafından küçücük kızlara topluca tecavüz edenler neredeyse haklı bulundu...
Kadınlara özgürlük derken sadece onların başını bağlamayı bilen, en az üç çocuk doğurun, erkeğin eşlerinden biri olun diyen bir anlayıştan fazla bir şey beklemiyoruz.

Amaaa o kişi, bizim vergilerimizle yaşayan, pek çok kanalı olan TRT'nin tepesine oturtulmuşsa kimlerin özür dilediğinin ne önemi var?

Hem özür konusunda samimi iseler sırada o kadar çok kişi var ki özür dilemeleri gereken...

Gazeteci ve Yazarların toplantısında kadın sanatçıya küfreden bu kişi, erkek arkadaşlarıyla bir araya geldiğinde kim bilir neler söylüyordur?

Asıl "aşufte" kim acaba?

Yeni yıl bilimin ışığında, akıllı insanların bizi yöneteceği yıl olsun ne diyelim...


not:1) Aşufte: Oynak, açık saçık kadın, kokot (TDK)
2)Yahya Kemal" Endülüste Raks" şiirinde güzelin kakülünü aşüfteye benzetiyor:

"Alnında halka halkadır aşüfte kakülü,
Göğsünde yosma Gırnata'nın en güzel gülü..."
3) Bugün elektrik faturamız geldi. TRT için de para kesilmiş, zorunlu ödüyoruz.
Ben bu parayı ödemek istemiyorum. Çünkü TRT'yi hiç izlemiyorum.

EK:Yılmaz Özdil yazmış:
Best of 2011(part one)
Hürriyet
Best of 2011(part two)

4 yorum:

Parpali dedi ki...

Erkeklerin bütün dertlerini kadınlar üzerinden anlatıyor olması ne acı. Khaled Hosseını, "Bin Muhteşem Güneş" adlı kitabında der ki;
"Bunu öğren, kafana iyice sok, kızım," dedi Nana. "Pusulanın hep kuzeyi gösteren ibresi gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da daima, mutlaka bir kadını gösterir. Her zaman. Bunu hiç unutma, Meryem."
Not: Gönül yarası filmindeki Aynur Doğan'dı öğretmenim.

aysema dedi ki...

Sevgili Parpali,
Düzeltmen için çok teşekkür ederim. Nedense aklımda öyle yer etmiş. Yazdıktan sonra okumak gerekiyor, ama çoğu kez ben bunu yapmıyorum. Çünkü okursam vazgeçerim endişesi taşıyorum her yazıda...
Ben her erkeğin bu kadar kesin yargılarla suçlanmasının haksızlık olduğunu düşünüyorum: "Pusulanın hep kuzeyi gösteren ibresi gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da daima, mutlaka bir kadını gösterir. Her zaman..."
Sorun kadın ya da erkek olmamızda değil; İnsan gibi insan olamamızda galiba.
Sevgilerimle...

MEHMET dedi ki...

Eskiden sadece bizim olan TRT, artık yandaş medyanın başı çekeni durumunda. Aramızda kadın var mı diyen zati muhteremin feodal yapısı, eski il radyomuzda program yapan rahmetli sanatçıların kemiklerini sızlatıyordur. Biz, bunu toplumca ne zaman hak ettik dostum?

aysema dedi ki...

Sevgili Mehmet,
"Boşvere boşvere bu hale geldik, her yüze güleni biz dost bildik..." eski bir şarkının sözlerinde gerçek payı var mı ki?
Yeni yıl yeni umutlar demekmiş, yeni yılda iyiden yana tüm umutlarımız gerçekleşsin diyelim biz yine de. Çıkmamış candan ümit kesilmez. Sessiz çoğunluk sabırlıdır.