14 Aralık 2011 Çarşamba

ANAMA ANA DİYESİN BABAMA BABA DİYESİN

Sevgili,

En mutlu günlerimizden biriydi...

Küçük kızımızın sevdiğinin ailesini evimizde konuk ediyorduk. Nişan telaşı sarmıştı yüreklerimizi, heyecan doruktaydı. Her şey çok güzel olmuştu.
Nişandan sonraki sabah kahvaltı bitiminde sohbete geçildi.

İşte o sırada Sevgili Kayınvalidem aldı sazı eline, başladı beni şikayete:

"Bu var ya bu, ilk zamanlar bana hiç anne demedi!"

Gördün mü olanı? Zamanlama da dört dörtlüktü hani... İşin fenası söyledikleri de doğruydu. "Anne" dememiştim, diyememiştim. Hala da şöyle ağzımı doldura doldura anne diyemiyorum yazık ki...

Kayınvalidem 85 yaşında, otuz altı yıl, içinde sakladığı sitemi, mükemmel bir zamanlamayla yüzüme vurdu, yeni dünürlerimizin yanında.

Bu konu, seninle aramızda hiç sorun olmamıştı değil mi Sevgili? Oysa pek çok aile sırf bu yüzden nice tatsız tartışmalar yaşamıştır kim bilir?

Şimdi ben de kayınvalideyim. Bunu yazmak bile tuhaf geliyor, çünkü ben kendimi hiç kayınvalide olarak göremedim ki... Belki de kız annesi olmanın avantajı bu, malum cici anne de deniyor kız annelerine.
Sorun genelde aynı kişiyi seven iki kadın arasında yaşanıyor. Gelin kaynana arasındaki malum rekabet duygusu ya da kötü örneklerin dilden dile anlatılması sonucunda oluşan önyargılı başlangıçlar sorunları körüklüyor. Konu önemli çünkü hiç yoktan insanın en güzel yıllarında gereksiz acılar yaşanıyor.

Beni bunları yazmaya iten, başlıkta adını andığımız Edip Akbayram'ın sesiyle de insanın içine işleyen sözlerin gerçekleşme olasılığının kolay olmadığı gerçeği. Ne diyor Edip Akbayram:

"Anama ana diyesin, babama baba diyesin,
Sen bize gelin gelesin, nerde kaldın kibar gelin?"

Sözler insanın içini ısıtıyor değil mi?

Ancak tüm insan ilişkilerinde olduğu gibi burada da sihirli sözcük "saygı" diye düşünüyorum. "Anne" ve "baba" hayatımızdaki en önemli iki insan için kullandığımız sevgi, saygı, güven,fedakarlık gibi pek çok güzel anlamı yüklediğimiz sözcükler. Dolayısıyla bu sözcükleri hayatımıza yeni giren aile büyükleri için kullanmak çok zor. Sanırım zorlanmalarımızın nedeni de bu. Onun için büyüklerin bu konuda ısrarcı olması işi daha da zor bir duruma getirecektir. En iyisi karşılıklı saygı göstermek, ilişkileri saygı çerçevesi içinde yürütürken zamanla oluşacak sevgi köprüsünü sağlam temeller üzerine oturtmak.

Damatlarım bana anne demediler. Sana da baba... Daha doğrusu adımızın sonuna eklediler bu güzel sözcükleri. Çok hoşuma gitti. Hiçbir hitap kullanmasalar da sorun değil.Amca, teyze de diyebilirler. Önemli olan ilişkilerdeki güzellik.

Canımızın canları onlar, sevgili yavrularımızın sevdikleri... Sadece bu bile gelin ya da damatları hoş tutmamız için yeterli bir sebep değil mi? Ve onların ayrı bir aile oldukları gerçeğini kabullenmek...


Bu konuda başkalarının ne düşündüğünü de çok merak ediyorum doğrusu.


Anama ana diyesin
Babama baba diyesin


Kolay mı bunu hemencecik söylemek?


Not: MEKTUPLAR blogumda yayınlamıştım, burada da paylaşmak istedim. Anne- baba denmesi konusundaki düşüncelerinizi merak ediyorum.Yazarsanız sevinirim.

12 yorum:

İpek dedi ki...

Kolay olmuyor hemen öyle söyleyivermek, eğreti duruyor,benim kayınvalidem ve kayınpederim şeker gibi insanlar olmalarına ragmen zorlandım ama zorlansam da söyledim çünkü biliyorum ki demesem üzülecekler. Bir de karsınızdaki insanın size laf sokan, sizi beğenmeyen ve hatta bazen istemeyen biri oldugunu düşünün, kayınpederinizin babalıktan bir haber olan biri oldugunu düşünün, sizin gözünüzde anne baba sıfatını haketmeyen insanlara bunu söylemek, söylemek zorunda bırakılmak ne kadar zordur. Bir de mesela kendi anneme kayınvalidemle ilgili bir şey anlatırken annem şöyle dedi diyemem, adını kullanırım, x şöyle dedi derim. Kendi anne babamın yanında onlara da anne baba demek hala çok garip gelir bana.

Ecehan dedi ki...

Sevgiyle bakan bir çift gözü,
Saygı duyduğunu hissettiren nezaketi,
Hoşgörüyü düstur edinmiş ilkeleri,
Evladın için, evlatları için çarpan bir yüreği,
hissedebiliyorsa insan; ha öyle demiş ha böyle demiş ne fark eder? diye bir ahkâm kesmek istedim. Benimkisi ahkâm kesmek çünkü henüz damdan düşmedim. Ama muhtemelen evet evet kesine çok yakın derecede o günler geldiğinde de böyle hissedeceğim.
Sevgilerimle...

laleninbahcesi dedi ki...

Dilekcim
Biz evlenirken dedik ki, herkesin bir annesi bir babası olur hayatta...Sonradan tayinle ana baba olunmaz. Saygımızda , sevgimizde asla kuru etmedik. Kayınvalidem anneme- sen bana kızını verme, oğlumu al diyecek kadar yüce gönüllü biriydi.
Şimdi kızlarıma da tembih ediyorum, siz söylemek isterseniz anne baba deyin ama sakın bize eşleriniz demesin. Bana çok garip geliyor.

Sevgimle

Elif'in Terazisi dedi ki...

Ben de şöyle ağzımı doldura doldura anne diyemedim. Rahmetlide bana kızım diyemedi. Önemli olan karşılıklı saygının olması, sevgi arkadan gelirse gelir. Siparişle olmuyor bu işler.

Evren dedi ki...

bir kelimenin söylenişidir onun anlamını bütünleyen. seni seviyorum bile yeri gelir, dövmekten beter adamı. ben de tercihen isimlerin sonuna ekliyorum anne, baba, dayı, teyzeleri vb. kendiminkiler hep özel kalsınlar diye :)

Tabiat Ana dedi ki...

Sevgili Dilek abla
ben kayınvalidem ve kayınpederime anne baba diyorum.İlk söylerken zorlandım (1kez) sonrası hiç sıkıntı olmadı açıkcası.Kayınpederime ilk kez telefonda baba demiştim telefonu bırakıp anneme koşmuştu Melek bana baba dedi diye :) birbirimizi seviyoruz.Anlaşmazlıklar elbette var bazen ben tolere ediyorum bazen onlar.Sevgiyi,ama aslında saygıyı kaybetmeden yaşamak önemli olan aslında ,ister anne baba de ister teyze amca farketmez sevgiler

Adsız dedi ki...

kardeşimin evlenmesiyle biz de yüzyüze geldik bu hitap şekilleriyle ama neyse ki sorun olmadı her iki ailede de...kardeşim de, eşi de isimlerin sonuna ekliyorlar hitap şekillerini ki bence de olması gereken bu sanki....

beenmaya

Arzu Sarıyer dedi ki...

Benimde isteyerek söyleyemediğim iki sözcük Sevgili Dilek.Hele yeterince sevgi oluşamıyorsa daha da zor.Saygıdan,çevre ne der çekincesinden demek zorunda kalmak üzüyor ama toplum kuralları işte...

Ozgur dedi ki...

ne söylendiğinden çok sesin tonu, tınısı daha önemli geliyor bana:)

zihni dedi ki...

beklenen ilginin zeminini oluşturma becerisini önceden sergileyebilmişsek, beklediğimiz ilgi ototmatikman gelir. Yoksa, taşıma su ile değirmen dönmez. Geleneksel akıntıya gidip de "baba-anne" denmesi itici gelir bana göre.

Özetle, hak ediyorsak kendiliğinden gelir. Bir deyişin şekilsel yanı hiç umrumda olmaz. Genel yorumda farklı cümlelerle benzeşiyoruz.

Syhn dedi ki...

bekar biri olarak, anne derken zorlanacağıma eminim.
ama anneme nasıl davranılsın istiyorsam öyle davranacağım düşüncesindeyim. çünkü bazı insanlar hitap şeklini umursamazken- siz gibi-
bazı insanlar oldukça önemseyebiliyor - kayınvalideniz gibi-

iyi niyetli yaklaşıp, karşı tarafın isteklerini önemsemek lazım diye düşünüyorum.

aysema dedi ki...

Sevgili Dostlar,
Katkılarınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim.
Sevgi ve dostlukla...