5 Aralık 2011 Pazartesi

VIDI VIDI VIDI... " ÖP YA DA ÖLDÜR"


Futbolda Şike
Veto
Gül
Tayyar
Mektup

Günlerdir konuşuluyor; konuşmayan kalmadı. Eee ben neden konuşmayacak mışım? Konuşurum, kime ne? Bu ülkede konuşan herkes bilerek mi konuşuyor sanki.
Bu kadar önemli konuda susulur mu? Siz de konuşun. Tutkal bu, en aykırı kişileri bile bir anda birbirine yapıştırıyor. Hem de öyle böyle değil; "Öp ya da Öldür" modunda...

"Öp ya da Öldür" bir film adı aslında 1998 yapımı. Avustralya sinemasından.
Bill Binnett'in bu filminde:
Tuzağa düşürdükleri insanlara uyuşturucu verip soyan iki arkadaşın öyküsü anlatılır.
Otel odasında tuzağa düşürdükleri adamlardan biri ölür. Odadan alıp kaçtıklarının içinde bir de video kaset vardır. Kasette ünlü futbol yıldızı Zipper Doyle'un genç bir eşcinselle görüntüleri vardır. Polis ve skandaldan çekinen Zipper suçluların peşindedir. Zipper'in amacı polisten önce onlara ulaşıp ne pahasına olursa olsun kaseti geri almaktır. Ama skandal üstüne skandal patlar doğal olarak.

Amaaan neyseki bizde böyle kaset çalma olayları olmuyor! Bizimkiler kaseti biraz zahmetli çekseler de dağıtımı kolayca yapıyorlar. Kimse de onların kim olduğunu aramıyor. Ak pak olarak aramızda dolaşıyorlar. Onlar istediklerini vezir, istemediklerini rezil etmeye devam ededursunlar; gelin bir başka filme bakalım:

Sözünü edeceğim film, küçük bir sanayi kentinin futbol takımı çevresinde geçiyor. Bizde gösterilmemiş iyi ki bu film. Yoksa onlara benzerdik maazallah! Fransız yönetmen Jean Jacques Annaud'un "Coup de Tete"'adlı filminden söz ediyorum. Bizimle hiç ilgisi yok bilesiniz.

Neyse, orada yaşayan erkeklerin sosyal yaşamı:

Fabrikada çalışmak,
Futbol takımında oynamak,
Ya da taraftar olmakla sınırlıdır.

AS Trincamp adlı takımın yıldız oyuncusunun suç işleyip takımdan uzaklaşma tehlikesi başgösterince, yöneticiler suçu başkasının üzerine atarlar. Amaç küçük kentte yaşamın sürmesidir.
Haksız yere suçlanıp hapse giren kişi de sonradan intikam almaya çalışır. Haksız mı diyeceğiz bu kişiye şimdi?

Sevgili Okuyucularım, Meşin Yuvarlak çoktandır yeşil sahaların dışına taşmıştı; şimdilerde mahkeme salonlarına taşınıyor. Kirleniyoruz hep birlikte, hızla... Sadece futbolda olsa sevineceğim; ama yaşamın her alanına bulaşmış çamur yığınları karşımızda tepeler oluşturuyor...

Kısa sürede imparator, patron, baron olanlar; makam, mevki sahibi olanlar; yat,kat, arabalar, villalar alanlar... Yoksullardan topladıkları paralarla medya satın alıp halkı uyutanlar; çalanlar, çırpanlar, dalavereciler... Haksız edindikleri parayla yardım eder görünenler, alidibo diye ünlenip adalet dağıtmaya soyunanlar varken olup bitenler konusunda sağlıklı karar verecek akıllı bir yiğit bulunur mu ki?

Suçlular ikiye ayrılıyor çoktandır.
Bizden olanlar öpülüyor; olmayanlar öldürülünceye kadar dövülüyor...

Ha bir de etkili yetkili olduğu halde bununla yetinmeyip "Himen! Gölgelerin gücü adına, tüm güç bende olmalı!" diyen biri şöyle bir açıklama yapabiliyor:
"Elimde falancanın aleyhinde belgeler var; günü gelince açıklayacağımmmm!"

Kardeşim suç varsa hemen hesap sormak zorundasın. Yargı bunun için var. Ama öyle yapmıyor tehdit olarak elinde tutuyor. Diz çökenler kurtuluyor, diğerleri süründürülüyor. Adına da ileri demokrasi deniliyor, adalet deniliyor...

Aslında, beni bile, futbolla oyalarlarken asıl maç perde gerisinde oynanıyor. "Himen kim olacak?!" sorusunda düğümleniyor galiba. Anketler, demeçler, biatlar neyin nesi durup dururken?

Cumhurbaşkanı seçimi ne zaman yapılacak? Bilen varsa lütfen söylesin...

Maç henüz bitmedi, bekleyip göreceğiz. Top kimin elinde bilmiyorum, ama golü atan kupayı alacak. Çalımlara dikkat lütfen...



10 yorum:

alizafersapci dedi ki...

Hoş bir yazı, aman çalımlara dikkat!

oyumben dedi ki...

Olanları daha iyi anlayabilmek için tavsiye edeceğim bir dizi var: Visitors. Bu dizi uzaydan gelip Dünya'yı ele geçirmeye çalışan insan görünümlü kertenkeleleri anlatıyor. İşin ilginç yanı kullandıkları yöntemler çok tanıdık. :)

aysema dedi ki...

Sevgili Alizafersapcı,
O kadar çok çalım var ki hangisine dikkat edeceğimizi şaşırdık. Oyunlar kuralına göre oynansa daha kolay olacak, ama herkes kendi kuralını uyguluyor.
Teşekkürler...

aysema dedi ki...

Sevgili Oyumben,

Sözünü ettiğiniz dizi eskiden Ziyaretçiler adıyla yayınlanan diziydi sanırım. Çocuklar izlerken ben de izlemiştim. Çok iğrenç görüntüler vardı hatırladığım. Tekrarına bakmaya dayanabilir miyim, bilmiyorum.
Teşekkürlerimle...

Adsız dedi ki...

Futbolcular sahaya girsin mi, girmesin mi? Oynasın mı, oynamasın mı? Koca koca adamlar bunu tartışıyor tüm televizyonlarda.
Melekler kanatlı mı kanatsız mı tartışmasını getirdi aklıma...
Ülke elden giderken şu hale bak?
Bütün bu tartışmalar adalete güvenilmemesinden kaynaklanıyor.
Yoksa suç varsa cezası uygulanır.

laleninbahcesi dedi ki...

televizyon kanallarını mahalle kahvesine çevirdiler.Şimdi bunların maç yayınlaması yasak ancak üçer beşer dakikalık havuzdan haber paylaşımları var.o yüzden çenelerine vurdu... Akp aynen gönderecekmiş yasayı geri... Gül de zaten çalım ediyo hhe...Elimden geleni yaptım napiiiim. Hem görün bakın benim parti ile falan bi işim yok. Ben bir tek sizinim sizin diyor.
Dilek yav, dün akşam seni gördüm rüyamda.. Ah bir de hatırlasam, hemen gelirim anlatmaya...Tek hatırladığım vapurdaydık.

aysema dedi ki...

Doğru söylüyorsun, suç varsa cezası da olmalı. Hukuk herkese lazım sonuçta, onun içinde tarafsız olmalı...

aysema dedi ki...

Sevgili Lale,
Çok haklısın, hele de pasta çok büyükse kavga da büyük oluyor.

Bugün bir kanalda tesadüfen rasladığım Zühal Olcay'la Halil Ergün'ün eski bir filmini izliyorken vapura bindiklerini gördüm.
Ahhh! O gemide ben de olsaydım, diye geçirdim aklımdan.

Rüyanın devamını bekliyorum.
Sevgilerimle...

Adsız dedi ki...

"Fenerbahçe'den başlayan şike operasyonundan Fenerbahçe Orduevi'ndeki Ergenekon yapılanmasına uzanılması bekleniyordu. Ancak tam tersi gelişmeler yaşandı. Şimdi Fenerbahçe'den açılan bu kanaldan Ergenekoncular kurtarılacak mı kaygısı oluştu."

Yeni Şafak gazetesindeki yandaş bir yazar şike operasyonunun hangi amaçla yapıldığını açıklamış, bugünkü yazısında.Ergonakana bağlanmak istenirken olay istemedikleri yola girince üzülmüş, uyarıyor AKP li vekilleri.
Abdulkadir Selvi adlı bu yazar yazısının sonunda:

"İşin özü, AK Parti milletvekilleri tünelin ucundaki ışığın ne anlama geldiğini çözmeye çalışıyorlar.

Gerçekten tünelin ucundaki ışık mı, yoksa üzerimize gelen kamyonun farları mı?

AK Parti grubundaki havayı, "Penaltı anındaki kalecinin endişesi" olarak tarif edebiliriz."

Ya işte böyle.
Amaç temiz toplum, temiz futbol gibi yüce duygulara dayanmıyor. Ergenekon diyerek kendilerine karşı olanları bitirme çabası.
Ama bu kez sert kayaya çarptılar. Bu ülkede en güçlü örgüt taraftar olanlardan oluşuyor.Hem onlar aydınlar gibi kibar kibar kendini savunma yöntemlerine başvurmazlar. "Kodu mu oturturlar."
Bu kez işleri zor anlayacağınız. Onun için FG dahil hepsi tutuştu.

aysema dedi ki...

Sevgili Adsız,
Oyun içinde oyun var. Bir bilmece ki çözdükçe dolanıyor...