13 Mart 2012 Salı

ÇOCUK GÖZÜYLE YANGINLAR





Ben bir çocuğum; büyümekten çok korkuyorum.
Korkuyorum çünkü onların yaptıklarını gördükçe, sıçrayarak uyanıyorum tatlı uykularımdan...
Koca koca insanlar tekme tokat birbirlerini dövüyor! Bizim eğitilmemiz gerekiyormuş! 4+4+4 diye garip bir yasayı kabul etmişler kavga gürültü arasında. Bu nasıl olacak böyle?

Aklıma okuduğum "Falaka" öyküsü geldi onları izlerken. Dindar eğitim varmış eskiden. Sarıklı hoca ve öğrencileri yerlerde oturuyorlarmış. Konuşanı, yaramazlık yapanı hocaefendi falakaya yatırıyormuş. İki çocuk tutuyor, bir çocuk da yere yatırılan yaramaz çocuğun ayaklarının altına sopayla vuruyormuş. 4+4+4 nedir, pek anlayamadım. Yoksa vurulacak sopa sayısı mı bu?

Ben bir de şu sözden hiçbir şey anlamadım. Diyor ki:

"Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, kalbinin davacısı bir gençlikten bahsediyorum.”

Ben böyle bir genç olmak istemiyorum. " Yurtta Barış Dünyada Barış" diyen Atatürk'ün sözünü seviyorum, ama bunu söylemekten korkuyorum. Falaka insanın canını yakıyormuş.
Kindarlık iyi değil diyordu ninem. Bunu söylemek de yanlış mı acaba? Beni annemden babamdan ayırıp hapse tıkarlar mı?
Suçsuz insanları hapsedip bir yıl sonra ŞIK olmamış deyip ŞENER şen-er serbest bırakıyormuş büyükler, ben bir gün bile annemden ayrılmaya dayanamam ki...

Dedem kibritle oynama, yangın çıkar, diye uyarıyor beni. Haklı galiba.

Madımak'ta yaramaz adamlar yangın çıkarmış, pek çok insan yanarak ölmüş. Ölenler mi suçlu, yakanlar mı suçlu anlayamadım doğrusu. Yakılarak öldürülenler öykü yazıyorlarmış, şiir yazıyorlarmış, türkü söylüyorlarmış. Kitap okumak da suç mu acaba? Ben okumaktan da korkmaya başladım. Gizli gizli mi okusam ne yapsam? Beni de yakarlarsa!

O yangın görüntülerine dikkatle bakıyorum. Bir çocuk babasının omuzları üstünde yangını seyrediyor, şaşırıyorum. Babam beni öyle bir yere asla götürmez, insanların yanmasına sevinilir mi? Buradaki izleyiciler çok seviniyor, hoplayıp zıplıyorlar gördünüz mü? Şimdi yakanları affetmişler galiba. Yoksa insanları yakmak iyi bir şey mi? Yakanlar belli ki kitapları sevmiyorlar, okumayı bilmiyorlar.Çoğu dindar eğitim almış. Ben böyle bir eğitimi istemiyorum. Falakaya onları yatırsınlar bana ne! Ben okumayı seviyorum. Kitap yazanlar öldürülürse biz nasıl eğitileceğiz?

Yangın demişken şunu da söylemek istiyorum. Ülkemizde yaramazlar çok galiba. Her gün bir yangın haberi var televizyonlarda. Van depreminde ölenler çadırda uyuyorlardı ya; ben onlara çok üzülüyordum. Kar yağarken çadırda üşümesinler diye soba yakmış babaları, çocuklar da gece yanarak ölmüş iyi mi? Keşke büyükler ateşle oynamasalardı, kaloriferleri yaksalardı, ölmeseydi o çocuklar da...

İstanbul'da bile büyük amcalar çadırda yaşıyormuş. Çocukları için para kazanmaya gelmişler, çadırda yanarak ölmüşler. Keşke işe gitmeselerdi. Ben oyuncaklarımı gönderirdim onlara... Bu çadırlarda ölenler mi suçlu, onları oraya tıkanlar mı bunu da siz söyleyin olur mu? Onları çadırda uyutanların adları neden söylenmiyor yoksa onları da mı affediyorlar?

Yine de ben ateşle oynamayı sevmiyorum. İnsanları yakanları da...

4 yorum:

Elif'in Terazisi dedi ki...

Keşke çocuk olsaydım, korkularımı yaşadığımda annem ya da bir büyüğüm gelir başımı şefkatle okşar " bu yaşadıkların gerçek değil, olamaz da, bir kabus görmüşsün" derdi.:(((

AylinSılığ dedi ki...

İçim acıyor, kendim icin degil, oğlum icin korkuyorum:(

Mehmet Bilgehan Merki dedi ki...

Ne yazık ki, geleceğimizden ödünç aldığımız bu dünyayı her an biraz daha mahvederek onlara teslim edeceğiz, eğer geriye bir şey kalırsa...

E S M İ R dedi ki...

Dün, vahşeti besleyen, hurafelerle kuşatılan üstelik tüm bunları Allah adına yaptığını söyleyerek; yakıp, yıkan! yok eden!..bir zihniyetin, uzantıları!..bugünde eğitimde alınan yeni kararlar!.. Çocuklarımız birbirini kardeşçe sevmeyi öğrenmek yerine kin ve nefret duyguları beslerlerse!..bu yangınlar biter mi!..

çocuklarımız, gençlerimiz ve geleceğimiz adına çok kaygı duymaktayım!..