23 Ocak 2013 Çarşamba

ULUSAL MÜCADELE

"Bir patırtı, bir gürültü...
Sanki bir şeyler oluyor, bir şeyler olacak...
Ayol suracıkta her işimiz, her kuvvetimiz meydanda. Dört tarafımız açık. Dünya vaziyetimizi biliyor. Hülyanın, blöfün sırası mı? Hangi teşkilat, hangi kuvvet, hangi kahraman? Hülyanın bu derecesine, uydurmasyonun bu şekline ben de dayanamayacağım. Bari kavuklu gibi ben de sorayım:

-Kuzum Mustafa, sen deli misin?"

Refik Halit Karay, Milli Mücadele'nin başlangıcında Türk ulusunun başarısız olacağına inanıyordu. Yukarıda tırnak içindeki satırlar ona aittir. "Kuzum Mustafa, sen deli misin?" diye uyarıyor büyük Atatürk'ü...

"Elde avuçta hiçbir şey yokken emperyalizme, galip devletlere, Yunan ordusuna, Ermenilere, Pontus çetelerine karşı silahlı mücadeleye girişmeyi çılgınlık sayanlar çoktur. Silahsızlandırılmış Türk ordusunun bu tarihteki gücü, o da kağıt üzerinde, 35-40 bin kişidir. Oysa Türkiye'deki silahlı işgalcilerin sayısı giderek 400.000 kişiyi bulacaktır. Yoksul, bitik Anadolu, 400.000 işgalciyi ve on binlerce silahlı-silahsız haini yenmeyi başaracaktır.

Milli Mücadele işte bu mucizenin, bu onurlu, güzel çılgınlığın da adıdır."


Ulusal bağımsızlığımızın önderi Atatürk'ümüzü ve"Şu Çılgın Türkler"i bir kez daha okumakta yarar var...      

2 yorum:

bücürükveben dedi ki...

Aysema'cığım Atatürk'e sorulan bu soru hakikaten çok çarpıcı, işte Atatürk budur, hep diyorum hepimiz birer Mustafa Kemal olmalıyız, artık sabırlar kalmadı, Erdal Sarızeybek'in ta 2007'de yazdığı İhaneti Gördüm kitabını okuyordum dün, daha o günlerden "şimdi ne olacak? diye sormuş ve sorusunu kendi cevaplamış bunlar apo ile masaya oturacaklar, pazarlıklar yapacaklar, halk ya artık bıkıp, ne yaparlarsa yapsın ses çıkartmayacak, ya da silkinip bunları siyasetten silecek" benim üzüntüm sanki ses çıkartmayacaklar gibi:(((
sevgiler

elifinterazisi dedi ki...

Turgut Özakman mahallemizdeki kütüphaneye bir kaç kez konferans için gelmişti, konuşmalarını hatırladım...