13 Ocak 2013 Pazar

ZIKKIMIN KÖKÜ DE


"Bal arıdan, kavga karıdan olur."
"Kadının cihadı, eşiyle güzel geçinmesidir."
"On beşinde kız ya erde, ya yerde olmalıdır."
"Tarlayı taşlı yerden, kızı gardaşlı yerden al."
"İşin eve, avradın ere, paranın ele yakını makbuldür."

Genel kültürünüz artsın diye mutlaka okumanız gereken bir kitaptan bu alıntı cümleler. 
Yazarı: Polis Akedemisi Başkanı Remzi Fındıklı.
Kitabın adı: Hasılı Kelam (Sözün Özü)
Tavsiye eden: Sevindiğini kanıtlaması için vatandaşa, "Takla at da inanayım!" diyen ünlü içişlerimize bakan.

Öğrencilerimden özür diliyorum sizlerin huzurunda. Cahilliğime versinler. Onlara Şeker Portakalı'nı okuttum. Hatta Zeze'nin hayatının bölümlerini anlatan  "Güneşi Uyandıralım ve Deli Fişek" i de okumalarını önerdim. Onlar da okudular. Yetmezmiş gibi "Fareler ve İnsanlar"ı bile okuttum. Başka kitaplar da var klasik olmuş, hepsini okudular, sınıfça konuştuk, tartıştık,eleştirdik. Yıllar sonra baktım hepsi üniversiteler bitirmiş; kimi ODTÜ, KİMİ BÜ, kimi İTÜ... Affedilir gibi değil!

  Meğer bu kitaplar hep sakıncalıymış, bilemedim. Koskoca İzmir Milli Eğitim Müdürü kitapları okumamış, ama bazı bölümlerini zararlı bulmuş, Türkçe öğretmenine soruşturma açmış, bu kitapları önerdiği için iyi mi? Tam zamanında emekli olmuşum. Yoksa başım beladan kurtulmazmış...

Zıkkımın Kökü...(TIK 19 Haziran 2008'de de yazmışım) 

Yok yok, kimseye bir şey demiyorum, kimse yanlış anlamasın. "Zıkkımın Kökü" de yasaklanması istenen kitaplar listesindeymiş. Haklılar tabi, adı bile insanı tedirgin ediyor, çemkirir gibi... 
Yoksul, çok yoksul olan bir çocuk kahramanın hayatı var bu kitapta da. Tıpkı "Şeker Portakalı" nın Zeze'si gibi Muzaffer de yoksulluk içinde okuyor. Okuduğu yetmezmiş gibi babasının yaptığı takunyalarla okula giden Muzaffer tutup bir de ünlü yazar Muzaffer İzgü oluyor. Güldürürken düşündürüyor üstelik...


 Yassak kardeşim, bu ülkede düşünmek yasak, düşündürmek yasak... 

Anlamadan Arapça okusunlar yeter. Ezberlesinler, söyleneni yapsınlar, konuşmasınlar. Ben sizin babanızım ben ne dersem o olur! Yat dersem yatacaksınız, kalk dersem kalkacaksınız; doğurun dersem doğuracaksınız, öl dersem öleceksiniz o kadar! Kabul edenler, etmeyenler? Kabul edilmiştir!

Bu arada Anadolu Liseleri, Fen Liseleri de yakında sizlere ömür olacakmış. Zeki çocuklar bu okullarda okuyup da tinerci mi olsun?! Değil mi ama? Biraz törpülenmeleri gerekiyor, genel kültür(!) almaları gerekiyor. İmam Hatip Liseleri onları bekliyor...
 11 Haziran 2010'da yazmışım, bakın isterseniz: ÇOCUK VE BALIKLAR

İyi pazarlar...
  

8 yorum:

bücürükveben dedi ki...

Karikatür çok hoş:))bir kedici olarak bayıldım:))aysema'cığım ne diyeyim ben şimdi buna, Sözcü'de gördüm yorum olarak 'tükürüyorum' yazdım bilmem yayınladılar mı?:))))bunlar sapık anacım zaten dindarım diyenlerin çoğu sapık nasıl şey bunlar anlamıyorum...kıyamet kopmalıydı artık uğraşmaktan bıktım bu zırcahillerle..hayır hangi biriyle uğraşacağız o kadar çoklar ki! eline sağlık canım...

Çınar dedi ki...


Ayşe Kulin'in Veda kitabı da sakıncalılar arasında

"Eğitim Sen’in verdiği bilgilere göre 10 yıllık AKP iktidarında ilk ve ortaöğretim öğrencilerine önerilen 100 Temel Eser listesinde yer alan Türk ve dünya klasiklerinde çok sayıda değişiklik yapıldı. Buna göre özel yayınevleri tarafından 100 Temel Eser olarak basılan dünya klasikleri “çeviri oyunları” ile dini söylemlerle dolduruldu.

Sendika yetkilileri çeviri oyunlarına “Oscar Wilde’ın Mutlu Prens’inde Miller ve Hans ‘Hayırlı Sabahlar’ biçiminde selamlaşıyor”, “Pinokyo ‘Allah rızası’ için ekmek istiyor”, “Andersen’den Masallar’daki Bülbül Masalı ‘Bir varmış, bir yokmuş, Allah’ın kulu çokmuş’ sözleri ile başlıyor”, “Heidi’de ‘Dua etmek insanı rahatlatır’ öğüdü veriliyor” örneklerini veriyor.

“Şeker Portakalı” ve “Fareler ve İnsanlar” eserlerinin sansürlendiği haberleri ile başlayan tartışmada Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, söz konusu kitaplarda sansüre ilişkin bir işlemin olmadığını açıklamıştı.

Ancak Eğitim Sen yöneticisi Tuğrul Culfa, “Şeker Portakalı ile birlikte Küçük Prens, Yusuf Atılgan’ın Anayurt Oteli gibi eserler de ‘müstehcenlik, ahlaka aykırılık’ gibi gerekçelerle öneri listesinden çıkarıldı” bilgisini verdi. Culfa, Ankara 50. Yıl Lisesi’nde öğrencilerine Ayşe Kulin’in Veda eserini öneren öğretmene soruşturma sonucu ceza verildiğini ancak cezanın mahkeme tarafından iptal edildiğini belirtti. Bakanlık yetkililerinin Veda eserini de “müstehcen” bulduğunu belirten Culfa, Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nin de soruşturma konusu edildiği müstehcenlik operasyonu ile “Toplumun, ders kitabıyla, edebiyatıyla, sinemasıyla, dizisiyle yeniden şekillendirildiği” değerlendirmesini yaptı. "
internetten

http://www.muhalifgazete.com/57735-Vedayi-oneren-ogretmene-sorusturma-.htm


Zihni Ö dedi ki...

Hasılı Kelam (Sözün Özü)

"kelamın hası"
bir büyüğüm bu tür saçma sapan sözlere "lafın pohu" derdi:)

Çok görmemeli, "o malum çizgi"nin üstünde duran insanın ufku o kadarcık olur! Sorun, (dediğiniz gibi) kendi aklını başkalarına ipotek edenlerde. Bir de onlarla aynı "demokrasi" avlusunda tıkanış olmanın zorunluluğu kısır döngü!...
gerisi ayrıntıların türevi.

Adsız dedi ki...

saint louis missouri dating sites http://loveepicentre.com/testimonials.php find love dating site

Elif'in Terazisi dedi ki...

Şeker Portakalı, Güneşi Uyandıralım'ı okuduğumda çocuklarım yoktu. Sonra onlara tavsiye eden, önlerine koyan benim.
Son günlerde düşünüyorum düşünüyorum bulamıyorum, neresi müstehcendi bilemedim.
Kızlar dalga geçiyor, sen nasıl bir anneysen müstehcen yayınları çocuklarına bir de kız kısmına okuttun diye...
Valla ben artık nasıl bir ahlaksız anneysem Zıkkımın Kökü'nü de beğenerek okuduydum, yok ben iflah olmam gayrı:)

Özgür dedi ki...

Kusura bakmazsan ablam küfür edeceğim.

Aleni olarak resmen üstümüze çıktılar kerkiniyorlar. Bu kadar müstehcen yaşadığımız bu hayatın karşısında derslerde porno dergi okutulsa bile çocukların ahlâkı daha fazla bozulmaz. Eğitim sistemine resmen tecavüz ettiler.
Artık iktidar gitse bile ellerinden farketmiyor 10 yılda bozduklarını 30 yılda düzeltemez kimse.

♥GÖNÜL ÇELEN♥ dedi ki...

Karikatür çok güzel.Yıllarca okutulmuş bu kitaplar.Bu kitaplar zararlı olsaydı,Hiç bir öğretmen kitapları okutmakta hemfikir olmazlardı.Ben bunu bilirim.
Sevgiler:)

Evren dedi ki...

can yayınlarından çıkan bütün çocuk kitaplarını alırdı annem, şeker portakalı, küçük kara balık ve diğerleri, hepsini okudum, bugün dünyaya baktığım yerden rahatlıkla şunu görmemi sağladıkları için: insan olmak ve insan kalmak bu dünyada bir mucize!