Ankara Belediyesinde Neler Oluyor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ankara Belediyesinde Neler Oluyor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Eylül 2008 Pazar

ALIŞTIRMAYA GÖR


İki gündür su bekliyorum. Her zaman neredeyse telefonu kapamamla eş zamanlı çalardı kapımızın zili... Kapıyı açtığımda sevimli , mavi mavi bakan genç taşıyıcı ve bir damacana suyu hazır bulurdum.

Temizliğe gelen kadından duymuştum. Çalıştırıcılar, taşıyıcılara çok az para veriyorlarmış. Oğlu, işsizlikten yapıyormuş bu işi... Ben de biraz da onun etkisiyle su getiren çocuğa her seferinde bir YTL fazla veriyordum. Emeğine küçük bir katkı da benden olsun diyerek. Suyum da çabucak geliyordu.

Ancak artık emekliyim ya, parayla ilişkim iyice zayıfladı. Çoğunlukla evdeyim. Para kullanmadığım için bozuk param da pek olmuyor. Son iki seferde su parasını zorla denkleştirdim verdim. Yani fazladan verecek bozukluk bulamadım...

Ve dün yazdırdığımız su hala gelmedi. Meğer alıştırmışım oğlumuzu farkına varmadan.

Neyse hazırladım bir YTL'yi, gelince vereceğim. Benim sorunum kolay aşılacak gibi görünüyor. Ya pek çok kişiyi yardıma bağlayanlar ne yapacak ? Onların hali hal değil !

Deniz Feneri söndü sönecek...

Hükümet yetkilileri sıkıştı, sıkışacak...

Belediyeler, Devlete borçları nedeniyle, sıkıştırılıyor; sıkıştırılacak...

Gerçek Olmayan ( Hayali ) İhracaatlar yakalandı, yakalanacak...

Millet alışmış, bekleyecek !

Ver diyecek,
Yok ki , diğerlerinin sırtından yapılan borçlar ödenecek!
Ödemezsen !
Elektrikler kesilecek...
Tüm ülke karanlığa gömülecek !
Boşver yine ülkeyi, biz arkanızda olacağız...
Oy oy, açız, bir torba koy !

Alışmışız bir kere, yok deme ! En az üç çocukla ne yaparız biz?
İş yok, güç yok ! Vereceksin, vermezsen...

Oy.....

" Alışmış kudurmuştan beterdir."

Keşke alıştırmasaydık bedava yaşamaya...

"Emeksiz yenen aş, ya karın ağrıtır; ya baş."

Görünen o ki, çok kişinin başı ağrıyacak ...


26 Şubat 2008 Salı

KADINLARDAN KORKULUR MU

Bazıları nedense çok korkuyor. Haksız da sayılmazlar hani.
Baksanıza Ankara Büyük Şehir Belediyesinin yan kuruluşunda olanlara...
Adamı bu genç yaşta genel müdür yapmışlar. Canını dişine takmış çalışıyor. Dini bütün. Çok da zengin, başkanı gibi... Kadınların türbanlarından yana... Onları çok seviyor, kimsenin incitmesini istemiyor. Gidip evlerinde rahat rahat otursunlar. Evse ev, hem de beş tane almış birine. Paraysa para... Kendinde nakit olmasa da şöförünü gönderip artık milyarlarca dolar mı olur, TL mi olur "Koş al gel!" diyince adamın şöförü alıp getiriyor. Bizim gibi bankaya mı gidecek, sıra mı bekleyecek, evrak mı dolduracak, faiz mi ödeyecek, kefil mi gösterecek ! Bugün bana yarın sana.. Adamın şöförü bile işi biliyor. İş bitiriyor.
Şöföre bul, der demez paralar bulunuyor. Bulunuyor da kadınları memnun ediyor mu? Eder mi?
Hep şu laikler yüzünden... Eskiden böyle miydi ya... Ne rahattık. "Karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmezdik de gıkları bile çıkmazdı dördünün de!
Şimdi düştüğümüz duruma bakın. İmam nikahlı olan koskoca genel müdürü tehdit ediyor. Para da para... Kendisine beş daire aldım , para koşturdum memnun edemedim. Bak şimdilik diğer gerçek nikahlı karımın sesi çıkıyor mu? Azdırıyorlar kadınları baş edebilirsen et. Pabuç kadar dil... Allahtan bende henüz üç tane var. Bir resmi nikahlı, bir imam nikahlı bir de sevgilim var. O yeni... Önce sekreterimdi çalıştırmadım , şimdi sevgilim. Bırakmıyorlar ki rahat rahat yaşayalım. Hepsinin ayrı ayrı evi var. Sırayla dolaşıyorum, hiç bir eksiklikleri yok. Türbanın en kalitelisini alıyorum yine de memnun olmuyorlar. Anlaşılan tüm kadınları kafese koymalı yine. Şu yerel seçimleri de atlatalım, başkanıma söyleyeceğim. Sadece İmam Hatip Liselerine gitsin kızlar. Gözleri açılmasın. Adamı günaha sokuyorlar.
Be kadın, şöför parayı getirmedi mi sana!.. Daha beni neden korkutuyorsun, tehdit ediyorsun ? Getirip iki sefer de kızımıza teslim etmiş. Bak buna da sinirlendim. Kapıyı kızımıza niye açtırıyorsun ? Şöförden parayı alırken inşallah türbanını takmıştır. Ben dindar adamım, öyle şey istemem.
Tek sen olsan dediklerinin hepsini yapacağım ama, diğer ikisi de kadın. Onların da istekleri var.
Savcılara bütün bunları anlattım. Sana, tehdit ettiğinde, korkudan verdiklerimin hepsini geri istiyorum. B azıları da daha önce neden suç duyurusunda bulunmadığımı soruyor. Bu bizim aile meselemiz diye düşündüm.
Karılarımla benim iç meselem dedim ama artık dayanacak gücüm kalmadı hakim bey... Susturun şu kadınları. Herkes evinde otursun. Elinin hamuruyla erkek işlerine karışmasınlar.
Ben " din " derim işlerimi yürütürüm. Bakın benim gibi "din" diyenlere Allah yürü ya kulum diyor. İnanmazsanız etrafınızdakilere bakın. Paraya para demiyorlar. Bak hakim bey, sen de din de de gör, emekli ikramiyeni bir günde kazanırsın... Bırak ar, namus, dürüstlük, vatan millet demeyi!..Onlar kadınlarla ilgili. Erkek adam para kazanacak... Ha bir de eşinin başı türbanlı olacak... Yoksa vay haline !
Bir şey daha ... Tanıdığınız bildiğiniz şöyle eli yüzü düzgün biri yok mu? Dinin gereği dört de...

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...