10 Kasım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Kasım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Kasım 2012 Cumartesi

ATAMIZI SAYGIYLA ANIYORUZ




Atatürk'ün sesinden türkü dinlemek ister misiniz?

BURADA


KARA BİR RÜZGAR
"Kara bir rüzgârdı üstünde bir yurdun,
Kara bir vicdan, kapkara.
Esip durdu hışım gibi, taun gibi,

Akla düşman, aydınlığa.

Kara bir rüzgârdı, kötücül, zalim,
Daha doğmadan söndüren tomurcuğu.
Genç kızın ergenlik düşüne düşman,
Bebek bakışındaki meraka.

Kara bir rüzgârdı, geçtiği her yerde
Zehirliyordu iyi ve canlı ne varsa,
Aydınlık uç vermesin diye,
O topraklarda bir daha.

Kara bir rüzgârdı, hiçbir şey,
Daha ölümcül olamazdı ondan,
İnsanın sapkınlığıydı çünkü,
İnsan görünümlü, insana düşman.

Kara bir rüzgârdı, can alıcı,
Yedeğinde cellatlar, mezbahalar, cezaevleri,
Buyruğunda kara büyü, kara ruh, kararmış adalet,
Elinde ölüm terazisi, cinayet kılıcı.

Kara bir rüzgârdı, esmekte hâlâ,
Karanlık saçarak, kötülük ve riya,
Gömmek için iskelet elleriyle
Bir ülkeyi dönüşsüz karanlığa.

(Ataol Behramoğlu)

9 Kasım 2012 Cuma

İSTANBULLU OLMAYA KARAR VERDİK

Alanya'dan döndük, üç gün evimizde kaldıktan sonra  İstanbul'a geldik. Bir haftadır Ali Ağaoğlu modunda ev ev dolaştık. Bu değil, bu da değil, bu hiç değil! 
Ne diyor Ağaoğlu: İnsanlar mutlu olsun konutları yapıyorum! Eee biz de insanız değil mi? Şu konutlardan biz de alalım dedik, baktık 1+1 (900 000)TL, diğerlerine bakmadık bile... 
 1+1'ler Keyif Konutuymuş! Eee para, bizler gibi, emeğiyle geçinenlerde yok ama birilerinde var, keyif çatacaklar doğal olarak. Bir evleri olacak, bir de gözlerden uzak keyif konutları... 
Aman boş verin, biz öyle böyle hep aynı yerdeyiz...
  Onlar çok kazanıp çok da kaybediyorlar. En önemlisi onurlarını.
Niceleri geldi geçti... 

Bu yoksul ülke "papatyaları", "prensleri", "oğulları", "kızları","damatlar","gelinleri", kuş gribi diyip "yumurtadan yağ çıkaranları" tarihin çöplüğüne atmadı mı? 
Deniz kumunu yıkamadan inşaatlarında kullandığını övünerek itiraf eden adamın evleri de keyfi de kendine kalsın dedik, ve biz aradığımızı Uğur Mumcu'da bulduk...

Anlayacağınız İstanbul'a yerleşmeye karar verdik. Gidip gelmekten yorgun düştük, "çocuklara yakın olalımda" karar kıldık. Bütçemize uygun, krediye uygun Kartal Uğur Mumcu'da site içinde (3+1) bir ev aldık. Umarım iyi olur. Gerçi taşınmamıza iki yıl var, eşim emekli olunca geleceğiz, ama şimdiden planlarımızı yapmaya başladık bile... Yeni evimizin karşısında Uğur Mumcu Kültür Merkezi var, bu bile beni mutlu ediyor... Artık hayırlısı diyeyim...

10 Kasım'da Anıtkabir'de olmayı çok istiyordum,ama gidemeyeceğim. Evin işlemleri pazartesiye kaldı, o nedenle ben de İstanbul'daki dostlarla el ele tutuşmaya gideceğim Atamızı anmak için...

İyilik, dostluk, güzellik, insanlık kazanacak biliyorum. Umutluyuz değil mi? Kötülükler er geç cezasını çektiriyor yapana... O günler de gelecek...



Not: Bu vatan nasıl kuruldu?
 Atatürk'ün Anlatımıyla
İşte O Müthiş Metin

 

6 Kasım 2009 Cuma

DERSİMİZ ATATÜRK



Şu Çılgın Türkler kitabının yazarı Turgut Özakman'ın senaryosunu yazdığı, Hamdi Alkan'ın yönettiği "Dersimiz Atatürk" filminin çekimleri başlamış.

Filmde Atamızı Halit Ergenç canlandıracakmış. Yakışır... Aynı zamanda Anıtkabri ziyaret edenler de filmde görev almış olacakmış. Yanlış anlamadımsa 10 Kasım'da Anıkabre gidenleri de çekeceklermiş film için. Keşke gidebilseydim, ama sanırım gidemeyeceğim. Atatürk filminde yer almak düşüncesi bile heyecanlandırıyor beni...

Film 19 Mayıs'ta gösterime girecekmiş. Merakla bekliyorum.

"Ey
beni
ağzı açık
dinleyen adam!
Belki arkamdan bana
bu kalbini
haykırana
"kaçık"
diyen adam!

Sen de eğer
ötekiler
gibi kazsan,
bir mana
koyamazsın
sözlerime."
Nazım Hikmet işte böyle seslenmiş birilerine...

En güzel dersimiz Atatürk'tür, iyi anlamak gerekiyor onu. Başlayın çalışmaya...

BİZE BAĞLI

"Bu akşam da gönlünce bitmediyse gün
Demek tümü bizim omuzlarımızda yükün
Gelin buna bir çare bulalım.
Bunca olduğumuz gayrı yetmiyor
Yarın daha iyi adam olalım
Yarın daha sağlam daha akıllı
Yarın daha sevdalı daha haklı
Günün bize bağlı olduğunu bilelim.
(M.C.Anday'dan)

3 Kasım 2009 Salı

"TÜRKİYE CUMHURİYETİ SONSUZA DEĞİN YAŞAYACAKTIR"BUNUN ALTINA İMZA ATILMAZ MI? SEN DE İMZALA

Erzurum Kongresi Açış Konuşmasında:

" Şurada acıklı bir hakikat olmak üzere arzedeyim ki, memleketimizde külliyetli ecnebi parası ve birçok propagandalar cereyan ediyor.

Bundan gaye, pek aşikardır ki, milli hareketi akim(etkisiz) bırakmak, milli emelleri felce uğratmak ve bazı mühim vatan parçalarını işgal gayelerini kolaylaştırmaktır.

Bununla beraber, her devirde, her memlekette ve her zaman zuhur ettiği gibi bizde de vatansız ve aynı zamanda şahsi refah ve menfaatini vatan ve milletin zararına arayan sefiller de vardır.

Fakat mukaddesatının kurtuluşu gayesiyle çırpınan bütün millet bu mücadelede yolunda her türlü manileri muhakkak ve mutlaka kırıp süpürecektir."

Evet, Sevgili Okurum, işte Atatürk Erzurum Kongresinde bunları söylüyor. Ta o zamanlardan bugünlere de ışık tutuyor. Özetle:

Kendi çıkarlarını düşünen insanların, ulusal çıkarlardan yana olanlara tuzak kuracağını, onları baltalamaya çalışacağını , ancak bütün bir ulusun mücadele azmini yenemeyeceğini söylüyor...

Dün de mücadele azmimizi kıramadılar, bugün de kıramayacaklar.

Ufukta ışık görünüyor. Umutlanıyor muyuz? Yarına daha güvenli mi bakmak istiyoruz?

Bunun çaresini, hiçbir yerde ve hiçkimsede aramamalıyız.
Umut da, güven de, çözüm de Atatürk ilke ve devrimlerinde apaçık belirtilmiştir.

Bundan güç alan bir grup arkadaş "Türkiye Cumhuriyeti Sonsuza Kadar Yaşayacaktır." başlığı altında imza kampanyası düzenlemişler. Onları kutluyorum. Ben imzamı seve seve attım. Siz de davetlisiniz, isterseniz bir uğrayın. İşte burada-(BMK)
Toplanan imzalar "10 Kasım Atatürk'ü Anma Günü"müzde Anıtkabir'e götürülecekmiş. Sevgili Dostlar sizler, bizler var oldukça, birlik oldukça, sesimizi daha güçlü duyurdukça TÜRKİYE CUMHURİYETİ de var olacaktır.


10 Kasım 2007 Cumartesi

10 KASIM


"Ankara' nın taşına bak
Gözlerimin yaşına bak
Uyan uyan Gazi Kemal
Şu feleğin işine bak

Kılıncımı vurdum taşa
Taş yarıldı baştan başa
Uyan da bak Gazi Kemal
Başımıza gelen işe

Ankara' nın dardır yolu
Düşman aldı sağı solu
Sen gösterdin Paşam bize
Böyle günde doğru yolu "

" BU ANADOLU VAR YA BU ANADOLU
BU SAPSARI SITMA , BU MASMAVİ GURUR
NE TOSUNLAR DOĞURURMUŞ NE TOSUNLAR
BAK DAHA NELER DOĞURUR......"
(B.R.Eyüpoğlu)

9 Kasım 2007 Cuma

ATATÜRK DİYOR Kİ...


"Gerici düşünceleri güdenler belli bir sınıfa dayanacaklarını sanıyorlar.
Kesin olarak bu bir aldanmadır. Aldatıcı bir düştür.İlerleme yolumuzun üstüne dikilmek isteyenleri ezip geçeceğiz.Yenilik yolunda duracak değiliz."
"Dünya ürkütücü, coşkun bir akımla ilerliyor. Biz bu ahengin dışında kalabilir miyiz?"

" Kadınlarımız, eğer ulusun gerçek anası olmak istiyorlarsa , erkeklerimizden daha aydın olmaya çalışmalıdırlar. Şuna inanmak gerekir ki, dünya yüzünde gördüğünüz her şey kadının eseridir.Bizim toplumumuzun başarısız olmasının nedeni , kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten doğmaktadır. Yaşamak demek etkinlik demektir. Bunun için bir toplumun bir öğesi etkinlikte bulunurken, diğer öğesi eylemsizlik içinde olursa o toplum felçtir. "

" Sizler, Yeni Türkiye'nin Genç Çocukları, yorulsanız da beni izleyeceksiniz.Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler , hiç bir zaman yorulmazlar.

Gençler, yürekliliğimizi güçlendiren ve sürdüren sizlersiniz.Siz almakta olduğunuz eğitim ve aydınlıkla, insanlık ve uygarlığın, yurt sevgisinin, düşünce özgürlüğünün en değerli simgesi olacaksınız.Yükselen yeni kuşak; gelecek sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz..."

"Öğretmenler, yeni kuşağı Cumhuriyetin özverili öğretmen ve eğiticileri sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni kuşak sizin eseriniz olacaktır.Hiçbir zaman akıllardan çıkmasın ki, Cumhuriyet sizden "fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür " nesiller ister..."

" Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz devrimlerin amacı Türkiye Cumhuriyeti halkını tam anlamıyla çağdaş ve tam anlam ve biçimiyle uygar bir sosyal toplum durumuna getirmektir. Devrimlerimizin temel amacı budur. Bu gerçeği kabul etmeyen düşünceleri dağıtmak zorunludur."

"Efendiler ve Ey Ulus , iyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müridler ülkesi olamaz. En doğru, en gerçek yol gösterici bilimdir..."

"Benim ölümlü can varlığım birgün elbet toprak olacaktır.Ama Türkiye Cumhuriyeti sonsuza değin yaşayıp gidecektir."

"Beni görmek demek, yüzümü görmek demek değildir.Benim düşüncelerimi anlıyorsanız. bu yeterlidir."

Bugün Türkiye'de herkes Atatürk diyor. Yarın törenlerle Atamız anılacak. Atatürk'ü sadece anmakla yetinmemeliyiz, anlamaya da çalışmalıyız. Evet.. Atatürk'ü anmanın, anlamanın,en güzel, en doğru yolu onun söylev ve demeçlerini yeniden okumaktır.

Atatürk gözlerini yaşama kapadığı zaman Genç Cumhuriyet on beş yaşındaydı. Bu on beş yıl yoğun biçimde yaşanmış ; üst üste gerçekleştirilen devrimlerle, çağdaş devletin temeli atılarak ilkeleri saptanmıştır. O yıllarda ulusun çoğunluğunun toplumsal nitelikleri düşünüldüğünde Atatürk'ün çapı ve karekteri daha iyi anlaşılır.

19. yüzyılın son çeyreğinde doğan bu büyük insan, 20. yüzyılın ilk çeyreğinde gerçekleştirdiği devrimlerle 21. yüzyıla ışık tutuyorsa ...

İşte ATATÜRK'Ü sevmek ve yaşatmak ülküsü bu noktada kendini göstermektedir. Bugün genç fikirli, gerçek fikirli olanlar, " AYDIN" niteliği taşıyanlar Atatürk saflarındadır. Bütün yurtta Atatürkçü düşüncenin, Atatürk devrimlerinin savaşını vermektedir. Bu konudaki kararlılığımız, sadece Atatürk'e saygımızdan, sevgimizden değil; Türkiye Cumhuriyeti Yurttaşı olarak bütün dünya ülkeleri önünde özgür ve bağımsız yaşama isteğimizden kaynaklanmaktadır.

Bugün ulusal bütünlüğümüzü bozmak isteyen ; ayrımcılık, bölücülük yapan eşkiya çeteleri, bazı Atatürk düşmanları, sahte Atatürkçüler.... Ne kadar Atatürk'e dil uzatsalar da O'nun devrimlerini yozlaştırmak isteseler de amaçlarına ulaşamayacaklardır. Çünkü aydınlıklar karanlıkları kesin olarak yener.

Atatürk'ün ulusumuza getirdiği aydınlıklar yaşıyor, yaşayacaktır. Cumhuriyet ve devrimlerin inançlı bekçileri, genç ve gerçek fikirli olanlar, Atatürkçü aydınlar bu inanç ve kararlılıklarını, kuşaklar boyu sürdüreceklerdir.

Yarın 10 Kasım...Her ne kadar O'nun sağladığı ortamın olanaklarından yararlanarak, onu ve ilkelerini ortadan kaldırmaya çalışanlar olsa da bunu başaramayacaklar. Eğitim ordusu, Atatürk'ü anlatmaktan , gerçekleri dile getirmekten asla vazgeçmeyecektir.

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...