Hrant Dink etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hrant Dink etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ocak 2012 Cuma

İYİ Kİ BÜYÜKLERE KARNE VERMİYORLAR









Dört mevsimi birlikte yaşayan bir ülke düşünün...

Akdeniz(Alanya'dan) ve Karadeniz(Zonguldak'tan) fotolar ekledim. (Zonguldak'ın kar görüntüleri arkadaşlardan.) Yetmez derseniz yaşadığınız bölgelerin görüntülerini ekleyebilirsiniz...

Bu bir zenginlik mi? Evet, ama yetmez.

Gerekli önlemleri almazsan,
planlı düzenli çalışmazsan,
emeğe- emekçiye önem vermezsen,
görev yapmak, hizmet etmek için değil de makam kapmak derdine düşmüşsen,
zenginlikler felaket olur karşına dikilir.

Zonguldak'ta maden şehitleri kaderimizdi; şimdi sebze pazarı çöktü yeni ölümler eklendi kaderimize...

Kar kürenecekti hepsi bu, kışın kar yağar, beklenmeyen bir şey mi bu?
Yağmur yağarsa loğarlar temizlenecek; kar yağarsa yollar açılacak, tuzlanacak, damlar kürenecek... Zor mu ?

Habur'daki özel mahkeme,
Van depremindeki ihmaller,
yazılmamış kitapların tutuklanması,
gazeteciler, aydınlar,askerler,
özel yetkili mahkemeler,
referandum oyunu,
yalancı ihbarlarla kozmik odaya girilmeler,
Uludere katliamı,
Deniz Feneri...

Yeter mi?
YETMEZ AMA YÜRÜ
Onuncu Köy
Cumhuriyet(20 Ocak 2012)
Bekir Coşkun
Lütfen okuyun.

Çocuklar bugün karnelerini aldı. Öpüyorum onları.

İyi ki büyüklere karne vermiyorlar. Yoksa yanmıştık...





15 Eylül 2010 Çarşamba

HANGİSİ DAHA KÜÇÜLTÜCÜ?

1)

"Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (), uğradığı saldırıda hayatını kaybeden gazeteci 'in ailesinin yaptığı başvuruda Türkiye'yi suçlu buldu. AİHM, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 2, 10 ve 13. maddelerini ihlal ettiğine hükmetti. Türkiye, 133 bin Euro ödeyecek."

Yukarıdaki alıntı Sabah gazetesinden. Başlığı: Tokat Gibi Karar. Duygu Leloğlu'nun haberi.

2)


"İSTANBUL - Dünya Basketbol Şampiyonası’nda Başbakan Tayyip Erdoğan’ın eşiyle beraber izlemeye geldiği Türkiye-Rusya maçında ‘ponpon kızlar’ın sansürlenmesi sonucu Türkiye FIBA’dan para
cezası aldı. Ponpon kızların şova çıkmaması nedeniyle Türkiye Basketbol Federasyonu’na 3 bin 200 İsviçre Frangı (yaklaşık 4 bin 750 TL) para cezası verildi. (Spor Servisi)"

Bu haber de Radikal'den alıntıdır. Başlığı: Ponpon Kızlar Sansürüne Ceza.

3)


" 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası final maçı sonrası seyirciler tarafından yuhalanan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı arayan basketbol milli takımının kaptanı Hidayet Türkoğlu, yaşanan olaydan dolayı duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Maç sonrası taraftar tarafından protestoya uğrayan diğer bir isim ise Abdullah Gül oldu.

Hidayetten telefon

Madalya töreni sırasında devam eden protestolar Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan salondan ayrılırken de devam etti. Bu olayın ardından kaptan Hidayet Türkoğlu yuhalanma nedeniyle Başbakan’a “Çok üzgünüz. Seyircinin bu protestosunu hiç anlamadık. Bunu hiç hak etmiyorsunuz” diyerek yaşananlardan duydukları üzüntüyü aktardı.
"

Evet üçüncü haber de bu... Haberajans.com sitesinden alındı.

Üç haber de çok küçültücü, ama hangisinin ulusumuzu daha küçük düşürdüğüne karar veremedim. Özür dilemesi gereken başkaları da var mı?

EK:25 Milyon Dolar Gelir, Hoş Gelir, Ley Ley Limi Limi Ley

19 Ocak 2010 Salı

HRANT DİNK


Hrant Dink'i Siyaset Meydanı'ndaki konuşmalarıyla tanımıştım. Öyle içten, öyle coşkulu, öyle haklı antatıyordu ki saygıyla dinliyordum onu. Saygı yanında sevgi de duymaya başlamıştım.

Öylesine insan, öylesine dost, öylesine bizdi ki... Hepimiz bu ulusun yurttaşıydık. Kimsenin kökeni umrumda değildi, hala da öyle...

Günümüzde kimileri kaşımayı, kışkırtmayı varlığının tek nedeni olarak görüyor. Böl ve yönet derdine düşmüş, ulusu felakete sürüklüyorlar. Kürt, Ermeni sözcükleri zayıf karnımız, buradan başarabilir miyiz hesaplarının sınırı yok!

Oysa insanlar "at" değil ki kökenine bakalım! İnsanlar "kedi" de değil, "köpek" de...

Herkes insan olduğu sürece saygındır. Ve bağlı olduğu ülkenin gelişmesine, ilerlemesine, insanca yaşamasına katkı sağlayan "yurttaş" olmanın bilinciyle yaşayan herkes saygıyı hak ediyordur.

Kökeni isterse saf kan olsun, eğer bir kişi ulusumuzun aleyhine çalışyorsa , kendi çıkarları için insan öldürüyorsa, bölücülük yapıyorsa, vatanı satıyorsa o bizden değildir. O bizim düşmanımızdır. Sırf kökenine bakarak saygın kişi diyebilir miyiz bu alçaklara?

Hrant Dink, saygın yurttaşlarımızdan biriydi. Ve bu bazılarının hiç işine gelmedi. Üç yıl önce öldürüldü. Göz göre göre öldürüldü!

Piyonlar yakalandı. Yanlışlıklar komedisi içinde(Kasıtlı mı desem?) şovlarla tutuklandı. Ama hep birileri tarafından kollanıp korunduğu, konuşmamaları için sus payları verildiği izlenimleri oluştu.

Bugünkü haberlerde tetikçinin, mahkum olarak bulunduğu hapishaneye "koruma görevlisi" olarak atanacağı vardı. Neymiş, KPS'den "85 puan" almışmış! O puanı nasıl aldığını siz merak etmediniz mi? Aldı mı, aldırıldı mı?

Polis Kolejleri sınavı neden iptal olmuştu, hatırlayın bakalım? Sorular, yanıtlar birilerinin önüne servis mi ediliyor? Pırıl pırıl gençler KPS cehenneminde kavrulurken hem de... Ulusumuzun altına dinamit koyanlar baştacı yapılıyor, bunun hesabını kim verecek?

Bugün 19 Ocak 2010... Hrant Dink'i üçüncü ölüm yılında anıyoruz. 24 Ocak'ta Uğur Mumcu'yu anacağız. Ve diğerlerini...

Son olur mu ki? Sanmıyorum. Amaçlarına ulaşıncaya kadar "her yol mübah" diyenler durmayacaktır. Suçlular, gerçek suçlular hesap vermediği sürece böyle gelmiş böyle gidecek...



Okumakta yarar var... TIK



KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...