suç ve ceza ve ödül etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
suç ve ceza ve ödül etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mart 2010 Salı

ÖDÜLLENDİRİLDİM


Ödül almak herkesi mutlu eder.Beni de çok mutlu etti, onur duydum. Üstelik bu ödül kendisine çok saygı duyduğum bir bloger arkadaşım tarafından verildi...

Sevgili Haykırış, hiçbir beklenti ve hesap peşinde olmadan, içinden geldiği için böyle bir ödül hazırlamış. Çok da emek vermiş. Üşenmeden, değerli zamanını bu iş için harcamış.

Beğendiği bloglara "Kişisel Blog Ödülü" verdi. Onların arasında olduğumu görünce çocuklar gibi sevindiğimi söylemeden geçemeyeceğim. Kendisine huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

Ailesiyle mutlu, sağlıklı nice güzel yıllar yaşamasını diliyorum. Kendisinin blog alemi için büyük bir ödül olduğunu da eklemeden geçemeyeceğim. İyi ki yazıyorsun, iyi ki seni tanıdık Sevgili Haykırış...


27 Eylül 2008 Cumartesi

VİCDAN ÜSTÜNE


" Occultum quaties animo torture flagellum "
(Juvenalis)

İçimizde gizli bir kırbaç taşıyan o cellat.


Şu masal çocukların ağzındadır. Bessus adında biri, bir serçe yuvasını hiç yüreği sızlamadan bozup yavruları öldürmüş, bundan ötürü kendisine çatanlara :

Haklıydım, demiş. Çünkü bu serçe yavruları durmadan beni babamı öldürmekle suçluyorlardı haksız yere.

Bu baba katili o güne dek bilinmeden, kuşku uyandırmadan kalmış, ama vicdanının öc alıcı cadalozları cezayı çekecek olanın kendisine suçunu açıklattırmıştır.

Hesiodos, ceza suçun ardından hemen gelir, sözünü düzeltir:

Ceza ile suçun aynı anda , birlikte doğduklarını söyler.Cezasını bekleyenler onu çekiyor demektir. Cezayı hak etmiş olan onu bekliyordur. Kötülük kendisine işkenceler uydurur.

" Malum consilium consultori pessimum" ( Bir atasözü)

Kötülüğün beterini kötülük eden görür.

Nasıl ki arı başkasını sokunca kendisine daha zarar verir, çünkü iğnesi ve gücü elden gider.


" Prima est haec ultio, quod se
Judice nemo nocens absolvitur." ( Juvenalis )

İLK CEZA ODUR Kİ, HİÇBİR SUÇLU
KENDİ YARGIÇLIĞINDAN KURTULAMAZ.


Denemeler ( Montaıgne)



D.M.M. Fırat tarafından yapılan basın toplantısının ardından Kemal Kılıçdaroğlu da basın toplantısı yaptı.

"Vicdan Üstüne" alıntısı bu basın toplantısının çağrıştırmaları üzerine sizlere sunuldu.


BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
VE
"TATLI TATLI YEMENİN ACI ACI GEĞİRMESİ OLURMUŞ" Sözü UNUTULMASIN...

27 Mart 2008 Perşembe

GÖZ GÖZÜ GÖRMÜYOR


Göz gözü görmüyor. Her yer toz duman olmuş...

Adamın biri bir cezadan kaçmak için saklanıp kılık değiştirmiş. Gözünün birini de bantlamış. Amacı kendini güvenceye almak. Bunun için de tek gözlü gösteriyormuş kendini... Biraz daha özgür yaşamaya başlamış böylece. Aradan uzunca bir süre geçmiş. Artık tehlikenin geçtiğini düşünüp gözündeki bantı çıkarmaya karar vermiş. Ve bantı çıkarmış. Ne gördü diye merak mı ettiniz ? Hayır görememiş, hiçbir şey görememiş... Adamın o gözü görmüyormuş artık...
Evet mademki gözlerimiz var, görmeliyiz. Mademki kulaklarımız var duymalıyız. Mademki aklımız var kullanmalıyız öyle değil mi sevgili okuyucularım...

Bir söz var, bilirsiniz : " Zeka tarla gibidir, ekip biçmek ister." diye. Siz tarlanızı ekip biçmezseniz bağ yapabilir misiniz ?
"Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur. " O dağ da gelir Zonguldak'ın gündemine oturur...

"Dağı Tıraşlamak İçin Yardım Kampanyası " açmak ! Duydunuz mu ? Ben duydum ve çok güldüm... Daha önce söz etmiştim, hatırlatayım... Zonguldak Çaycuma'da havaalanı yapılmış. Her şey hazır... Pilotlar oyun bozanlık yapmışlar sadece... "Biz o havaalanına inmeyiz ! " diye direniyorlarmış. Nedeni tıraşlanması gereken bu dağ ! Traş diyip de geçmeyin, bu sizin tıraşınıza benzemiyor ki ? Koca dağ , hangi berber bu işin üstesinden gelebilir ki... Neyse efendim sözü uzatmadan söyleyeyim, bu dağ tırşlanmadan uçak seferleri yapılamayacakmış... Yöneticiler düşünüp taşınıp, akıllarını kullanıp bu yükten kurtulmak için tıraş kampanyasını başlatmışlar... Destek olmakta yarar var. Bir kentin dünyaya açılan kapısı havaalanı... Açılmalı ve kullanılmalı , güvenle... Beni üzen bu akıl ilk başlayışta neredeydi ? Bunun sorumluları kim ve şu anda buna benzer bir başka iş planlıyor olmasınlar ?

Suç ve Ceza... İki kardeş... Bir de üçüncü kardeş olarak Ödül'den söz edebiliriz... Ceza da Ödül de gerçekten hak edene verilirse çok etkili olur. Ceza daha büyük suçların engellenmesini sağlar; ödül ise daha büyük, daha güzel başarılara imza atma isteği uyandırır. Yeter ki yerinde ve zamanında kullanılsın ve hak edene verilsin...
Siz , suç işleyene değil de, bunun önlenmesi için çaba harcayana " Sus, ortam geriliyor !" derseniz ve hepbirlikte susarsanız işlenen suçun ortağı olmaz mısınız ? Bence yapılması gereken göz yummak değil, aksine gözünü açıp suçu önleme konusunda ortak akıl oluşturmaktır. Ne dersiniz ?
Bir müzisyen çocukluğunda kekeme taklidini çok yaptığı için sonra gerçekten kekeme olduğunu söylemişti, belki duymuşsunuzdur.
Taşlamacı Martialis , bir Romalı için : " Öyle başardı ki hasta görünme sanatını gerçekten nekrise tutuldu ." diye yazar...

Evet göz gözü görmüyor... Ortam çok gergin... Tehlikeli bir oyun gözümüzün içine baka baka oynanıyor... Gerginlik tepeden tırnağa yayılıyor. Dil Tarih Coğrafya Fakültesi çıkan olaylar nedeniyle kapatılıyor. Sokaklar iyi görüntü vermiyor. İnsanlar sorunlu... Öfkeli... Kimisi öfkesini annesinden, onu öldürerek , çıkarmaya çalışıyor, kimileri spor kulübünü basıyor, orada birilerini öldürüyor, Bafra örneğinde olduğu gibi... Kimisi şiddeti kendine yöneltiyor. Uyuşturucudan binlerce genç zehirleniyor. Geçim sıkıntısı içindeki insanlar karnının gurultusundan başka bir şey duyamıyor, ekmekten başka bir şey göremiyor... Sokaklarda çatışmalar yaşanıyor.

Uzatmak istemiyorum. Biz bu oyunları hep gördük ve yaşadık. Okuduk, öğrendik. Tekrar yaşamak istemiyoruz. Hukuka güveniyoruz. Sorunlarımızı hukuk yoluyla çözmeye alışmalıyız... Hukuka saldırmak hukuksuzluğu savunmak anlamına gelir ki hukuksuz ortam hepimizin sonunu getirir... Hukuka kızmak yerine hukukçuları rahatlatacak, işlerini sağlıklı yapabilecekleri ortam ve olanakları artırmalı değil miyiz ?

Gözümüz var, görmezsek
Kulağımız var, işitmezsek
Aklımız var , kullanmazsak,
Dilimiz var, söylemezsek

Ne farkımız kalır taştan kayadan ? Söyler misiniz ?

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...