16 Nisan 2009 Perşembe
DELİLLERİ KARARTMAK
Dün genç bir üniversite öğrencisi Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'e biraz uzaktan sesini duyurmaya çalışıyor. Adalet Bakanı etrafını sarmış kendisini soru yağmuruna tutan gazetecilerden bunalmış bir ruh halinde, denizde boğulacakken son anda atılmış can simidi gibi çocuğun sesine dönüyor:
" Sen gel bakayım buraya..."
diyor, yüzünde en babacan ifadesiyle. Nasıl olmasın? Hem gazetelere her seferinde aynen söylediği cümleyi tekrarlamaktan kurtulacak, hem de bir gençle ilgilenerek güzel bir imaj yakalayacak!
Ama yağmurdan kaçarken doluya tutuluyor sayın bakanımız. Çağırdığına çağıracağına bin pişman oluyor. Keşke gazetecilerin arasında kalsaymış.
Genç öğrenci mutlu bir yüz ifadesiyle bakana yanaşıyor ve soruyu patlatıyor:
" Ergenekon" soruşturmasında her şey fazla serbest de ;
"Deniz Feneri" soruşturmasında her şey fazla yasak, NEDEN?"
Bakanımız: " Ben karışamam, Savcılar Bağımsızdır." dedi. Öyle uygun görmüşler... Tarafsız olduğunu söyledi.
İki davada şu anda yargı aşamasında. Yargılananların hiçbiri için suçlu da suçsuz da diyemeyiz. Bekleyip göreceğiz.
Yalnız öğrenci kardeşimizin sorusunu da düşünmeden edemeyeceğiz:
"Ergenekon" kapsamında , gece yarıları apar topar,gözaltına alınan, ülkemizde saygınlık kazanmış, gözbebeğimiz, onur kaynağımız insanların evleri didik didik aranıyor, deliller toplanıyor. Eleştirenlere de "Deliller karartılmasın diye böyle yapıyoruz." deniyor. Peki, güzel... Ama biraz çabuk olun da suçsuzlar içerde boş yere ceza çekmesin, diyoruz biz de...
Sonra da "Deniz Feneri" davasını düşünüyoruz. Burada konuşmak yasak. Hala Almanca'dan Türkçe'ye tercüme işlemleri yapılıyor. Adalet Bakanımız birkaç hafta içinde tercüme işlemi biter, herhalde, diyor. O zaten tarafsız. Tercüme işi bitince orada suçlananların da evleri aranacak, deliller toplanacak, gözaltına alınacaklar... Yargı sonucunda suçlularla suçsuzlar ayrılacaklar.
Biz genç öğrencinin sorusuyla bitirelim yazımızı:
" Neden, Ergenekon'da her şeyi serbest bıraktınız da Deniz Feneri'nde her şeyi yasakladınız?
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
KİMSE YOK MU
"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...
-
ANKETİN SORUSU ŞU: Sizce Türkiye'nin en ÖNEMSİZ sorunu nedir? Seçeneklerden sadece birini tıklayacaksınız. Şimdiden teşekkürler...
-
Eşime sordum: "57" dedi, inanamadım! Şaka yapıyorsun, dedim. Hesapla bak, dedi. Hesapladım, hesapladım işin içinden çıkamadım......
18 yorum:
49 gündür yapılamayan bir çeviri var ortada bı kadar zor mu bu iş olmadı bize verilsin seve seve bedava yaparız...
Sevgili Beenmaya,
Benip düşünüp de yazmadığımı sen yazmışsın. Verin Blogerdeki dostlarımıza çabucak çevirsinler, diyecektim vazgeçtim. Çünkü belki de gecikmesi işlerine geliyordur. Kimbilir? Çeviri bitince evleri basacaklar, deliller karartılmadan toplayacaklar.
E tercüme zor tabii. Dosyadakiler işlerine gelmeyince, neresinden nasıl çevirsek diye uğraşıyor adamcağızlar. Yazık, çok üzülüyorum!
Valla ALMANCA bilsem ben tercüme edeyim, diyeceğim ama bilmiyorum. Almanca öğretmeni arkadaşlarım vardı, onlar da Türkçe öğretmeni oldular branş değiştirip. Çünkü okullarda kimse Almanca öğrenmek istemiyordu artık. Varsa yoksa İngilizce! Gördünüz mü doğru dürüst çeviri yapacak kimse kalmamış koskoca ülkede...Blogerler yetişin...
Sen de boşver Parpali, hatta sen bu kursu değiştir. Hocaefendi kurslarına katıl da dünyada mutluluğu yakala! Bak onlar nasıl rahat ediyor.
fakire gelen parayı yemek şahane,çeviri yapamamak bahane.işte deniz feneri açıklaması.
Sevgili Eylem,
Galiba akıllardan en çok geçen de bu. Ama yoksulun sırtından şirketler kurmuşlar, dinleri imanları para olanlar, dindarları kandırmış, Almanya'da yargı kararıyla kesinleşmiş davayla suçlu oldukları anlaşılmış ve bunlarla ilşgili bizde suçlanan görev başındakilerden söz etmeyeceğim.Çünkü yasak!
Bakanın "Deliller karartılmasın diye" açıklaması çok doğru deniz fenerinin tüm delilleri kapkara zaten.Elle tutulur bir yanı yok ki.
Sevgili Sufi,
Deniz Feneri'nin dokunulmazlığı var. Nedense?
Almanya çözdü, belki bizde de bir gün çözülür...
Sevgili dostlar;
Kürtlerin elinde tuttuğu, yönettiği tüm tarikat ve cemaatler Deniz Feneri'nin sırtından para kazanıyor.
Deniz Feneri sadece 2007 yılı Kurban Bayramı'nda 6 milyon dolar kurban bağışından kazandı. Bu rakam sadece Türkiye sınırları içindedir.
3 kez Filistin'de halkın kalabalık olduğu noktadan İsraile füze attılar. İsrail'de füzelerin atıldığı yere yani halkın olduğu yere füze atarak karşılık verdi.
Sonuç:
Filistin'de çocuklar öldürüldü pamuk eller cebe...
Camiler başta hayır kurumları seferber oldu.
Gidin bakın bakalım. Filistin'de gerçekte artık olmayan halk (sadece radikal islamcıların çeşitli müslüman ülkelerden topladığı it kopuk sürüsü) dışında doğru dürüst bir aile bulabilecek ve yardım aldığını söyleyen bulabilecek misiniz.
Gerçekte Adana'da yaşayan bir çocuğu, Filistin'de ailesi ölmüş göstermek düzmeceleri delilli olarak ispatlandı.
Son olayda sadece Türkiye'den toplanan miktar (Kızılay ve eşya yardımları hariç) 7 milyon dolardır.
Nerede acaba bu para.
Almanya görevini yaptı. Tüm rapor ve sonuç belgeleri gönderildi.
Şu anda çeviri filan değil olay.
Nasıl birilerini kurtarırız çabası. Bunuda çok rahat başarıyorlar zaten.
Bu dava resmen açıldığında zaman aşımları ve (Türkiye'deki) delil yetersizlikleri nedeni ile düşecek.
Ergenekon ise toplumu alıştıra alıştıra (ki bu toplum çok rahat alışır) tüm cumhuriyetçilerin kontrol altına alınması ile sonuçlanacak.
Sonrası....
Bilmem... :)
Siz söyleyin ne olmuş olur?
Ne kadar karamsarım değil mi?
Yoksa buna kendini aldatmamak mı deniyor du?
Dostça kalınız.
Sayın Demotike,
Ülkemiz üzerine organize olmuş iç ve dış destekli bir oyun oynandığını aklı başında olan, art niyetsiz herkes görüyor.
Ortaya yalan yanlış bilgiler atılıyor, sonra belli gazete ve televizyonlar gerçekmiş gibi yayınlıyor. Birileri bunun üstüne atlıyor vs...
Kurban derisi savaşlarını da yaşayarak gördük. Almanya'daki yurttaşlarımızın kandırılıp soyuluşunu da...
Durum çok karanlık gerçekten. Burada meşhur şu sözü söylemeden geçmek istemiyorum.
"Gecenin en karanlık zamanı şafağa en yakın olduğu andır."
Haklısınız Sayın Aysema;
"Gece yaşanan ne olursa olsun, üstüne yeni bir gün mutlaka doğacaktır"...
Dileğimiz Atatürk aydınlığında yaşanacak güzel günler olsun Sevgili Demotike...
Dostlukla...
Çok güzel.
oya
Teşekkürler Oya...
Yüreğinize sağlık...Doğru söze ne denir ki?:((
Sevgili Banu,
Hepimizin yüreğine ve aklına sağlık. Çünkü son günlerde yaşatılanlar sağlıklı akıl ve yüreklerin işi değil...
Duydunuz mu, Almanya'dan gönderilen "Deniz Feneri" soruşturmasıyla ilgili dosya gönderilirken Türkçe tercümesini de birlik göndermişler. Bu bilgi kamuoyundan gizlenmiş. Tercüme yapılıyor denilerek oyalama yapıyorlarmış. Adalet Bakanı kendi kendini yalanlamak zorunda kaldı ve hala yerinde oturuyor. Adaletsiz Adalet Bakanı, adaleti sağlayacakmışşşş!
Tam iki aydır(60 gün) Deniz Feneri ile ilgili Almanya'dan gönderilen dosyanın tercümesi yapılıyor, deniyordu. Demek ki "Ucunun kime dayandığına" bağlıymış onun adaletten anladığı ne diyebiliriz ki?
Ülkem adına UTANIYORUM...
Yorum Gönder