Bir haftalığına gittiğim İstanbul'da iki aya yakın kaldım.Neler mi yaptım? Oooo anlat anlat bitmez. Şimdilik kısa kısa yazayım mı?
Öncelikle şunu söyleyeyim; gelinlik hakkında çok şey öğrendim. Gelinlik mi alacaksınız, bana sorun. İstanbul'da dolaşmadığım gelinlik mağazası kaldı mı bilmiyorum, elimde fotoğraf makinasıyla hem de. Bazen kaçak, bazen izinli çektim de çektim.Sonunda aradığımızı bulduk. Zor oldu.
Kızım diye söylemiyorum, ne giyse yakıştı, her giydiğine "işte bu" dedim çünkü... Mutluluktan ayaklarım yerden kesildi desem yeter mi? Ayrıntılar sonraya kalsın. Daha zaman var.















Evimi özlemişim. Eşimi, hafta sonları gelip gitse de özlemişim.Çocukların evinde yeni yetmeler gibi kaçamak görüşmek evde olmanın yerini tutmuyor bilenler bilir değil mi?
Dün akşam otobüsten indim; eşim karşıladı; gözlerinin içi gülüyor, eve geldik. Telaşlı, masayı hazırladı; yardım etmeme bile izin vermiyor. Neler mi var masada? Sıkı durun: yaprak dolması, patlıcan salata, mantar sote, tavuk pirzola yanında biber ve domates kızartması... Tamam dolma,patlıcan ve mantar hazır alınmış; ama diğerleri evde yapılmış... Sonra bana bira, kendisine rakı doldurdu ve mumu yaktı; ışıkları söndürdü. "İyi ki doğdun, iyi ki döndün" şarkısı...Bir önceki akşam da çocuklar havalara uçurmuştu beni. Şahane akşam yemeğinden sonra, Ela'mın ve benim şaşkın bakışlarımız eşliğinde sevgili damadım ışıkları söndürdü; üzerinde mumlar yanan pastayla büyük kızım, bir demet kırmızı gülle küçük kızım salona girdi... "İyi ki doğdun anne" der demez, Ela ellerini birbirine vurarak "İyi ki doğduuunn annneannneeee" şarkısını söylemeye başladı. Artık ben ben olmaktan çıktım, o anda büyük bir yürek oldum tüm dünyayı içine alabilecek. Silinmeyecek anlar vardır insan yaşamında, işte o anlardan birini yaşattılar bana. Hepinizi çok seviyorum. Evet, iyi ki doğdum, iyi ki var oldunuz...
Yaşadığım şehri, buradaki dostlarımı özlemişim. Baharını yazını, kömür karasını özlemişim. Penceremden içeri sızmış kurumu, bahçemdeki çiçek açmış erik ağaçlarını, sisli puslu havasını; aşağıdaki sahada, nisan ayını şenlendiren geleceğimizin güvencesi Ulusal Egemenlik bayramımızı kutlamaya hazırlanan çocuklarımızın sesini özlemişim.
Bloguma yazmayı, blog yazarlarını okumayı özlemişim.
Herkese merhaba, ben döndüm...








