20 Kasım 2011 Pazar

BUGÜN DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜYMÜŞ

Bayramda birlikteydik.

Gittikten sonra telefonda konuşuyoruz:

- Nasılsın Tatlım?
-İyiyim. Sen nasıılsıınnnn?
-İyiyim, ne yapıyorsun?
-Geleyor musun?
-Doğum gününde geleceğiz Ela'cığım...
-Doğum günüm başladı bile... Geeeliiiinnnnn!

Doğum günü: 31 Aralık'ta...
İyi ki doğdun Ela Yağmur, seninle hayat çok güzel.



















Tüm çocuklar korunmayı, insanca yaşamayı, sevilmeyi, okşanmayı hak ediyor.

"Gündemde Çocuklar Olmalı" , evet...

Çok çocuk yapın(!) demek kolay; zor olan onları mutlu, sağlıklı yaşatabilmek, eğitimli yurttaşlar olarak yetiştirebilmektir...

Deprem değil, biz öldürüyoruz onları!


"Lunaparkta Yaşamak" Bulogunda Kamikaze'nin Duyurusunu okuyun lütfen:

DEPREM BÖLGESİNDEKİ

300.000 ÇOCUĞUN YAŞAMI RİSK ALTINDA

VAN-ERCİŞ BÖLGESİ’NDEKİ ÇOCUKLARIN YAŞAMINI KORUMAK İÇİN

HERKESİ İVEDİLİKLE HAREKETE GEÇMEYE ÇAĞIRIYORUZ.

19 Kasım 2011 Cumartesi

SAVAŞ MI DEDİNİZ?


ARTIK, SURİYE İLE SAVAŞ HALİNDEYİZ

Ürkütücü değil mi?
Yeni Şakak Gazetesinde İbrahim Karagül yazmış...

Hem Vicdani Ret, Hem Bedelli Askerlik diyeceksiniz; hem de savaş çığlıkları atacaksınız. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu demezler mi?
Taşları bağlayıp...

Ben SAVAŞA HAYIR diyorum...
"YURTTA BARIŞ
DÜNYADA BARIŞ"
Ya siz?

EK: Bayrak Yakmak ve Savaşa Doğru
Can Poyraz yazmış, okuyun lütfen...

18 Kasım 2011 Cuma

VAN MİNUT




YENİ MİLLETVEKİLLERİNE

Haklısınız, bir büyük millete vekilsiniz;
Göğsünüz kıvanç dolu, gerildikçe gerilir.

Bilin ki Atatürk'ün kurduğu Ankara'ya
Atatürk'ün yolundan yürünerek girilir.

Bir avuç yobaz için, bir sürü cahil için
Devrimi çiğneyecek ayak varsa kırılır.

Bir de bakarsınız ki her meydanda bir kere
Her genç Türk'te bir kere bir Atatürk dirilir.

Bir an unutmayın ki Atatürk ülkesinde
Ahiretten önce de Yüce Divan kurulur."

Behçet Kemal Çağlar

PADİŞAHIN SELAMI VAR
Yılmaz Özdil yazmış...

17 Kasım 2011 Perşembe

ÖZÜR

Sevgili Dostlarım,
Sizlerden özür diliyorum. Öldüğü blogundan duyurulan arkadaş ölmemiş, bizi yanıltmışlar, sizleri üzdüğüm için özür diliyorum...

Her şeye karşın yaşamasına sevindim, yolu açık olsun. Bir an önce toparlanıp kızına sarılsın sımsıkı...

BEBEKLER ÖLÜYOR ÖLÜMDEN HABERSİZ başlıklı yazımda onunla ilgili yazdıklarımı sildim, fotosunu da çıkardım.

Saygılarımla bilgilerinize sunuyorum...

16 Kasım 2011 Çarşamba

TÜM BLOG YAZARLARI


Facebook hesabınız varsa lütfen sayfayı inceleyin, beğenirseniz destekleyin. Blogunuzun bağlantısını sayfada yayınlıyorlar. Daha çok kişiye ulaşabiliriz böylece.

Okumakta, Yazmakta,Yorumlamakta, Paylaşmakta, Toplanmakta, Birleşmekte,
Sansürün((filitre) gündemde olduğu şu günlerde birlik olmakta yarar var bence...
Tüm Blogları Destekliyorum...
Ne dersiniz?

İDEAL AİLE


On iki nüfuslu bir aile...
Dokuz çocukları vardı, biri öldü...
Sekiz çocuk daha var geride...
Hala ideal aile...

Van'ın Erciş ilçesi Çelebibağ Belde'sinde deprem sonrası, naylondan yaptıkları çadırda yaşamaya çalışıyorlarmış; yedi yaşındaki Deniz Olgun ölmüş, enfeksiyon kapmış; engelli bedeni daha fazla dayanamamış eksi on dört derecedeki soğuğa...

Oysa AĞUSTOS'ta kalıcı konut sözü vermişti , başbakan! Deniz ne bilsin çocuk işte, tutmuş ölüvermiş. Herkes kısmetiyle doğuyor, kısmetsizmiş...

"Biraz üşüyeceğiz" demiş başbakan, ama , bunu siz üşüyeceksiniz anlamında kullanmış; çünkü hemen uçağına atlayıp gitmiş o, üşümemiş, minik Deniz'in sekiz kardeşi naylon çadırda üşümeye devam ediyormuş.

Zatüreye yakalanan üç yüz çocuk daha varmış Ağustos'u beklemesi gereken; oysa onlar kışın üşüyor, şimdi üşüyor, şu an donuyor, hemen ölüyor...

Kişisel yardım edilmeli, evet. Amaaaaa....

Aması kişiler devlete vergi vermiyor mu? Veriyor. Hatta verginin vergisini de veriyor. Devlet, sosyal devlet, üstelik doğurun! en az üç çocuk doğurtun diyen hükümetin başı, neden insanların ölmesine göz yumuyor?

Hükümet,Milletin parasını -üç ayrı uçakla- bavullarla başka ülkelerin teröristlerine hesapsız kitapsız götürmüyor mu? Ölen çocukların, hasta çocukların, depremzedelerin kısmetini çalmıyor mu?

En az üç çocuk demek kolay, zor olan o çocukları insanca yaşatabilmekte değil mi?


EK: Depremde İstanbul İçin En Riskli Yerler
ve
En Tehlikeli İller


Hürriyet- Jeoloji Profesörü Ahmet Ercan açıklamış.

14 Kasım 2011 Pazartesi

BEBEKLER ÖLÜYOR ÖLÜMDEN HABERSİZ

"Bir köy gördüm ta uzaktan,
Dağlar ardında kalmış bilmezsiniz,
Kar örtmüş, göremezsiniz karanlıktan
Yalnızlıktan üşür üşür de çaresiz.

Alilerin kızı Emine'yi gördüm,
Öldü... Yusufların Kadir öldü, emmisinin Durdu öldü.
İkindiye doğru evlerine vardım,
Gördüm Döne öldü, Ali öldü, Dudu öldü."

Ceyhun Atuf Kansu memleketin bugününü görseydi ne derdi kim bilir?

Yazamıyorum, duygularımı anlatacak sözcükleri bulamıyorum. Memleketin durumu vahim ötesi. Ölüm püskürtmede yer gök... Çatlaklar yönetiyor geleceğimizi; çatlak büyüdükçe büyüyor. Yerle bir ediyor tüm hayatları, yine de doymuyor...

Ölüyoruz, bazan tek tek bazı zamansa topluca... Depremde ölüyoruz, terör belasında ölüyoruz,trafikte ölüyoruz, hastanede ölüyoruz, iş peşinde ölüyoruz...
Enkazdan kurtarılmayı beklerken sıkılan biber gazından ölüyoruz. Bizi kurtarmaya gelen Japon'u öldürüyoruz, gazetecileri öldürüyoruz... Hapishanelere tıktığımız aydınları öldürüyoruz. Yüreğimiz daralıyor, aklımız almıyor; giderken bunca can, bunca canan görevini yapıyormuş gibi davrananları affedemiyoruz. Onlar adına insanlığımızdan utanıyoruz. Kalbimiz tekliyor, kalbimiz dayanmıyor, ölüyoruz... Topluca ölüyoruz, tek tek ölüyoruz...

Bazılarımızsa ölmeden ölüyor...

10 Kasım 2011 Perşembe

ATA'MIZI AKLIN IŞIĞI ALTINDA SAYGI VE SEVGİYLE ANIYORUZ



"Mustafa Kemal ATATÜRK, 19 Mayıs 1919'da tek bir adamdı: Bugün bir ordudur.
O tek adam; halkı kendine inandırarak ve bağlayarak vatanı kurtardı. Şimdi sen sadece bu inkılabı sarsıldığı yerde koruyacaksın. Düştüğü yerde kurtaracaksın.

Yapamaz mısın diye soramam: YAPMAZ MISIN?"

(Varlık, 365, 1 Aralık 1950- Falih Rıfkı Atay)

****

ATATÜRK DİKTATÖRDÜ
(Bekir Coşkun-CUMHURİYET)




29 Ekim 2011 Cumartesi

GAFİL GEZME ŞAŞKIN...


Televizyonlarda yas yok...
Eğlencenin bini bi para...
Magazin mi? Gırla...

Sadece en iyi bildikleri konuda televizyonlara çıkıyorlar dizi dizi... Yardım edin!

Kime mi? Paraların nereye gideceği meçhul, eskiler püsküler depremzedelere...
Deniz Feneri yine kurtarıldı... Yakında kurban derisi toplamaya başlarlar.
Yaptıkları binalar yıkılmış, insanlar ölmüş, şehitler törensiz gömülmüş ne gam! Gelsin paralar, gelsin paralar...

Şimdi tam sırası, millet can derdine düşmüşken Cumhuriyetimizin 88. kutlama törenleri tüm yurtta yasaklanıveriyor! Bunun adı fırsatçılıktır. Acıdan nemalanmaya çalışmaktır.
Gaflet, dalalet hatta hıyanet...

Gafil gezme şaşkın, bir gün ölürsün...

Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun...
Ne senden geçeriz ATA'M, ne senin eserinden...

14 Ekim 2011 Cuma

SELAMSIZ SABAHSIZ




Selamsız sabahsız gidiverdim değil mi? Oysa ilk fırsatta dönmekti amacım, olmadı, dönemedim bir türlü...

Babam ameliyat oldu, uzunca bir süredir Alanya'dayım. Sanırım bayram sonrası döneceğiz. Şimdi iyi çok şükür, fizik tedaviye başlayacağız bu hafta...
Bunun dışında yoğun mu yoğun bir yaz geçirdim:

Üç Alanya, iki İstanbul, iki Dikili, bir Uşak, bir İzmir, bir Antalya, bir Bandırma, Kemer, Çamyuva, Çeşme, Kınalıada, Şile, Ağva, Erdek... sayarken yorulduğum bir dolu yolculuk; tren dışındaki tüm ulaşım araçlarıyla hem de...

Hepinizi çok özledim, arayıp soranlara çok çok teşekkür ederim; internet sorunum çözüldü gibi, artık daha sık yazacağım. Şimdilik bu kadar, hafta sonunuz güzel geçsin sevgili dostlarım ..

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...